Bence biraz sonra bunun nedenini anlayacaksınız. Hatta belki anlamışsınızdır bile.En ik denk dat je zometeen ziet, of misschien zie je het al... waarom ik dit precies doe.
Bence biraz sonra bunun nedenini anlayacaksınız. Hatta belki anlamışsınızdır bile.E se ci pensi un secondo, o magari hai gia' realizzato perche' lo sto facendo.
Bence biraz sonra bunun nedenini anlayacaksınız. Hatta belki anlamışsınızdır bile.Myślę, że zaraz zobaczycie, a może już wiecie, dlaczego to robię.
Bence biraz sonra bunun nedenini anlayacaksınız.음 여러분도 알아채셨겠죠?
Bence biraz sonra bunun nedenini anlayacaksınız.ואני חושב שתראו תוך שנייה, או אולי כבר
Bence biraz sonra bunun nedenini anlayacaksınız.وأعتقد أن سترى في ثانية، أو ربما كنت فعلا
Bence biraz sonra bunun nedenini anlayacaksınız.なぜ、こうしたか もう気がつきましたか?
Birazdan ne demek istediğimi anlayacaksınız.Eu acho que você verá o que estou dizendo.
Birazdan ne demek istediğimi anlayacaksınız.제가 무슨 말을 하는 지 알게 될것입니다
Birazdan ne demek istediğimi anlayacaksınız.Myslím, že uvidíte, co říkám.
Birazdan ne demek istediğimi anlayacaksınız.Мисля, че ще разберете какво искам да кажа.
Birazdan ne demek istediğimi anlayacaksınız.تعنقد انك ترى ما افعله
Bence şekillerle gördüğünüzde daha iyi anlayacaksınız özellikle de sağ el kuralınıאני חושב שכאשר תראו את זה בעיניים, זה ייראה לכם יותר הגיוני, במיוחד לאחר שתתרגלו לכלל יד ימין.
Benim RAB olduğumu, başlarına bu felaketi getireceğimi boşuna söylemediğimi anlayacaklar.Así sabrán que yo soy Jehovah. ¡No en vano he dicho que les haría este mal!'
Benim RAB olduğumu, başlarına bu felaketi getireceğimi boşuna söylemediğimi anlayacaklar.A zvedia, že ja som Hospodin a že som nehovoril nadarmo, že im učiním toto zlé.
Benim RAB olduğumu, başlarına bu felaketi getireceğimi boşuna söylemediğimi anlayacaklar.A zvědí, že já jsem Hospodin, a že jsem ne nadarmo mluvil, že na ně uvedu zlé toto.
Benim RAB olduğumu, başlarına bu felaketi getireceğimi boşuna söylemediğimi anlayacaklar.E saberão que eu sou o Senhor; não disse debalde que lhes faria este mal.
Benim RAB olduğumu, başlarına bu felaketi getireceğimi boşuna söylemediğimi anlayacaklar.És megismerik, hogy én vagyok az Úr: nem hiába mondottam, hogy megcselekszem velök e gonoszt.
Benim RAB olduğumu, başlarına bu felaketi getireceğimi boşuna söylemediğimi anlayacaklar.I poznają, żem Ja Pan, a iżem nie darmo mówił, że na nich to złe przywiodę.
Benim RAB olduğumu, başlarına bu felaketi getireceğimi boşuna söylemediğimi anlayacaklar.그 때에야 그들이 나를 여호와인줄 알리라 내가 이런 재앙을 그들에게 내리겠다 한 말이 헛되지 아니하니라
Benim RAB olduğumu, başlarına bu felaketi getireceğimi boşuna söylemediğimi anlayacaklar.Og de skal kende, at jeg er HERREN; det var ikke tomme Ord, når jeg talede om at gøre den Ulykke på dem.
Benim RAB olduğumu, başlarına bu felaketi getireceğimi boşuna söylemediğimi anlayacaklar.og de skal kjenne at jeg er Herren. Det er ikke for ingen ting jeg har talt om å føre denne ulykke over dem.
Benim RAB olduğumu, başlarına bu felaketi getireceğimi boşuna söylemediğimi anlayacaklar.Sapranno allora che io sono il Signore e che non invano ho minacciato di infliggere loro questi mali
Benim RAB olduğumu, başlarına bu felaketi getireceğimi boşuna söylemediğimi anlayacaklar.Şi vor şti că Eu sînt Domnul, şi că nu degeaba i-am ameninţat că le voi trimete toate aceste rele.
Benim RAB olduğumu, başlarına bu felaketi getireceğimi boşuna söylemediğimi anlayacaklar.Tedaj bodo vedeli, da sem jaz GOSPOD. Nisem zaman govoril, da jim hočem storiti to zlo.
Benim RAB olduğumu, başlarına bu felaketi getireceğimi boşuna söylemediğimi anlayacaklar.und sie sollen erfahren, daß ich der HERR sei und nicht umsonst geredet habe, solches Unglück ihnen zu tun.
Benim RAB olduğumu, başlarına bu felaketi getireceğimi boşuna söylemediğimi anlayacaklar.Και θελουσι γνωρισει οτι εγω ο Κυριος δεν ελαλησα ματαιως, οτι ηθελον καμει εις αυτους τα κακα ταυτα.
Benim RAB olduğumu, başlarına bu felaketi getireceğimi boşuna söylemediğimi anlayacaklar.и узнают, что Я Господь; не напрасно говорил Я, что наведу на нихтакое бедствие.
Benim RAB olduğumu, başlarına bu felaketi getireceğimi boşuna söylemediğimi anlayacaklar.И ще познаят, че Аз Господ Не съм казал напразно, Че щях да им сторя това зло.
Benim RAB olduğumu, başlarına bu felaketi getireceğimi boşuna söylemediğimi anlayacaklar.וידעו כי אני יהוה לא אל חנם דברתי לעשות להם הרעה הזאת׃
Benim RAB olduğumu, başlarına bu felaketi getireceğimi boşuna söylemediğimi anlayacaklar.ويعلمون اني انا الرب. لم اقل باطلا اني افعل بهم هذا الشر
Benim RAB olduğumu, başlarına bu felaketi getireceğimi boşuna söylemediğimi anlayacaklar.他 們 必 知 道 我 是 耶 和 華 . 我 說 要 使 這 災 禍 臨 到 他 們 身 上 、 並 非 空 話
Benim RAB olduğumu, başlarına bu felaketi getireceğimi boşuna söylemediğimi anlayacaklar.他 們必 知道 我 是 耶和華 . 我 說要 使 這災禍臨 到 他 們 身上 、 並非空話
Beyin daha iyi olsa bile beynin neyin önemli, neyin önemsiz olduğunu anlayacak bir mekanizması yok.Creierul nu are nici un mecanism sa faca diferenta intre ce e relevant si ce nu.
Beyin daha iyi olsa bile beynin neyin önemli, neyin önemsiz olduğunu anlayacak bir mekanizması yok.El cerebro no tiene mecanismo alguno para saber lo que es relevante o menos relevante.
Beyin daha iyi olsa bile beynin neyin önemli, neyin önemsiz olduğunu anlayacak bir mekanizması yok.Même si le cerveau est meilleur, le cerveau n'a aucun mécanisme pour savoir ce qui est pertinent ou pas.
Beyin daha iyi olsa bile beynin neyin önemli, neyin önemsiz olduğunu anlayacak bir mekanizması yok.nawet jeśli mózg jest lepszy, nie ma on mechanizmu, który rozróżnia co jest bardziej istotne lub mniej.
Beyin daha iyi olsa bile beynin neyin önemli, neyin önemsiz olduğunu anlayacak bir mekanizması yok.Ο εγκέφαλος δεν έχει μηχανισμό να γνωρίζει τι είναι σχετικό ή λιγότερο σχετικό ...
Beyin daha iyi olsa bile beynin neyin önemli, neyin önemsiz olduğunu anlayacak bir mekanizması yok.Дори и мозъкът да е по-добър, той няма механизъм, с който да различава кое е съществено и кое не е.
Beyin daha iyi olsa bile beynin neyin önemli, neyin önemsiz olduğunu anlayacak bir mekanizması yok.脳には、何が適切で、何がそうではないかを 識別する機能はない。 それは、知性の問題だ。
Beynimiz iki ayrı noktadan gelen bu ışınla baktığımız cismin neye benzediğini anlayacaktır.Da mesma forma, vejo estes dois raios de luz divergentes de algum ponto comum
Beynimiz iki ayrı noktadan gelen bu ışınla baktığımız cismin neye benzediğini anlayacaktır.이 사람의 뇌는 옳거니, 두 개의 광선이 저 너머에 있는 지점에서 방출되는 것이로군 하고 생각하게 됩니다
Beynimiz iki ayrı noktadan gelen bu ışınla baktığımız cismin neye benzediğini anlayacaktır.Skutečností je, že tady vzadu nejsou.
Beynimiz iki ayrı noktadan gelen bu ışınla baktığımız cismin neye benzediğini anlayacaktır.Twój mózg powie "Okej, mam 2 promienie wybiegające z miejsca, które wygląda jak punkt, o tam"
Beynimiz iki ayrı noktadan gelen bu ışınla baktığımız cismin neye benzediğini anlayacaktır.Сега реалността е, че те не са тук отзад.
Birazdan daha iyi anlayacaksınız. Aslında burada bitiyor. 68-42=26Huit moins deux est égale à six, huit moins deux est égale à six.
Birazdan daha iyi anlayacaksınız.Daqui a pouco vou esclarecer isto.
Birazdan daha iyi anlayacaksınız.Hned to vysvětlím.
Birazdan daha iyi anlayacaksınız.Ich werde das gleich noch etwas klarer machen.
Birazdan daha iyi anlayacaksınız.Ik ga dat zo wat duidelijker maken.
Birazdan daha iyi anlayacaksınız.이 것을 잠시 후에 더 명확하게 하겠습니다.
Birazdan daha iyi anlayacaksınız.Mindjárt jobban elmagyarázom ezt.
Birazdan daha iyi anlayacaksınız.O malú chvíľu vám to trochu objasním.
Birazdan daha iyi anlayacaksınız.Te lo rendo piu' chiaro tra un secondo.
Birazdan daha iyi anlayacaksınız.Tôi sẽ giải thích chúng trong vài giây.
Birazdan daha iyi anlayacaksınız.Θα το κάνε πιο ξεκάθαρο σε λίγο.
Birazdan daha iyi anlayacaksınız.Тоест 20 .
Birazdan daha iyi anlayacaksınız.Я разъясню это через секунду
Birazdan daha iyi anlayacaksınız.سأحاول أن أوضح ذلك بعد قليل
Birazdan daha iyi anlayacaksınız.これで、実際には計算は終わりました。