anlayış ile cümle
anlayış kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Ve bu çeşit bir anlayış sadece sizinde onların ızdırabını gördüğünüzde mümkündür.그리고 그런 이해는 당신이 그들의 고통을 봐야지만 가능합니다
Ve bu çeşit bir anlayış sadece sizinde onların ızdırabını gördüğünüzde mümkündür.Och den sortens förståelse är möjlig endast när du, du ser deras lidande.
Ve bu çeşit bir anlayış sadece sizinde onların ızdırabını gördüğünüzde mümkündür.Si acest tip de intelegere este posibila doar cand vezi suferinta lor
Ve bu çeşit bir anlayış sadece sizinde onların ızdırabını gördüğünüzde mümkündür.Und dieses Verständnis ist nur möglich, wenn du, wenn du ihr Leiden erkennst.
Ve bu çeşit bir anlayış sadece sizinde onların ızdırabını gördüğünüzde mümkündür.Và sự nhận thức đó là hiểu được rằng những kẻ đó cũng rất là khổ não.
Ve bu çeşit bir anlayış sadece sizinde onların ızdırabını gördüğünüzde mümkündür.Y ese tipo de entendimiento sólo es posible cuando ves el sufrimiento.
Ve bu çeşit bir anlayış sadece sizinde onların ızdırabını gördüğünüzde mümkündür.И такое понимание возможно только тогда, когда вы, вы видите их страдания.
Ve bu çeşit bir anlayış sadece sizinde onların ızdırabını gördüğünüzde mümkündür.وهذا النوع من الفهم ممكن فقط إذ،إذا رأيت معاناتهم .
Ve bu çeşit bir anlayış sadece sizinde onların ızdırabını gördüğünüzde mümkündür.人々は怒り、差別心、無知から、ひどい行いをします。
Ve bu kimya hakkındaki anlayışımızın büyük kısmını oluşturur.Acestea pot fi luate departe de alte atomi.
Ve bu kimya hakkındaki anlayışımızın büyük kısmını oluşturur.A to w sumie pozwala zrozumieć dużą część chemii.
Ve bu kimya hakkındaki anlayışımızın büyük kısmını oluşturur.Dan yang benar-benar membentuk banyak pemahaman kita tentang kimia.
Ve bu kimya hakkındaki anlayışımızın büyük kısmını oluşturur.Dat vormt de basis van ons begrip van de chemie.
Ve bu kimya hakkındaki anlayışımızın büyük kısmını oluşturur.Der er faktisk grundlaget for en stor del af vores forståelse af kemi.
Ve bu kimya hakkındaki anlayışımızın büyük kısmını oluşturur.Dieser Prozess macht ein Großteil des Verständnisses für Chemie aus.
Ve bu kimya hakkındaki anlayışımızın büyük kısmını oluşturur.E isto compõe bastante da nossa compreensão da química.
Ve bu kimya hakkındaki anlayışımızın büyük kısmını oluşturur.Et ça représente en fait beaucoup de notre compréhension de la chimie.
Ve bu kimya hakkındaki anlayışımızın büyük kısmını oluşturur.E tutto questo costituisce una gran parte della nostra conoscenza della chimica.
Ve bu kimya hakkındaki anlayışımızın büyük kısmını oluşturur.Je založena na tom, kolik elektronů má atom nebo určitý prvek.
Ve bu kimya hakkındaki anlayışımızın büyük kısmını oluşturur.실제로 이런 현상에서 우리는 화학의 상당 부분을 이해할 수 있습니다.
Ve bu kimya hakkındaki anlayışımızın büyük kısmını oluşturur.Y eso constituye una gran parte de nuestra comprensión de la química.
Ve bu kimya hakkındaki anlayışımızın büyük kısmını oluşturur.Και αυτό στην ουσία αποτελεί ένα μεγάλο μέρος της κατανόησής μας σχετικά με τη χημεία
Ve bu kimya hakkındaki anlayışımızın büyük kısmını oluşturur.И в этом заключается большая часть нашего понимания химии.
Ve bu kimya hakkındaki anlayışımızın büyük kısmını oluşturur.И този момент всъщност формира голяма част от разбирането ни за химичните процеси.
Ve bu kimya hakkındaki anlayışımızın büyük kısmını oluşturur.І це, власне, формує більшу частину нашого уявлення про хімію.
Ve bu kimya hakkındaki anlayışımızın büyük kısmını oluşturur.וזה בעצם מעניק לנו הרבה מן ההבנה שיש לנו בכימיה.
Ve bu kimya hakkındaki anlayışımızın büyük kısmını oluşturur.و هذا في الحقيقة يشكل الكثير من فهمنا للكيمياء
Ve bu kimya hakkındaki anlayışımızın büyük kısmını oluşturur.化学の理解の多くを作っているのです. 化学はいくつの電子を原子が,あるいは元素が持っているかに基いています.
Ve daha iyi bir anlayış pulmoner arterlerin ve diğer arterler ve damarlar göre damarlar vücutta.A ať můžeme lépe pochopit vztah plicních tepen a žil k ostatním cévám v těle.
Ve daha iyi bir anlayış pulmoner arterlerin ve diğer arterler ve damarlar göre damarlar vücutta.E entender melhor as artérias e as veias pulmonares em relação às outras artérias e veias do nosso corpo.
Ve daha iyi bir anlayış pulmoner arterlerin ve diğer arterler ve damarlar göre damarlar vücutta.우선 폐동맥과 폐정맥이 몸속에 있는 다른 혈관들과 어떤 관계를 맺고 있는지에 대해 먼저 알아봅시다
Ve daha iyi bir anlayış pulmoner arterlerin ve diğer arterler ve damarlar göre damarlar vücutta.Żeby móc sobie lepiej umiejscowić tętnice płucne i żyły względem innych tętnic i żył, które są w naszym ciele.
Ve daha iyi bir anlayış pulmoner arterlerin ve diğer arterler ve damarlar göre damarlar vücutta.או אולי הרבה, כדי פשוט להבין איך הדם זורם. וכך נבין יותר טוב את עורקי הריאה
Ve daha iyi bir anlayış pulmoner arterlerin ve diğer arterler ve damarlar göre damarlar vücutta.والحصول على فهم أفضل للشرايين الرئوية و الأوردة بالنسبة للشرايين والاوردة الأخرى التي في الجسم.
Ve gerçekten sahip olduğum anlayışı derinleştiren ve aydınlatan bir tecrübe yaşadım.Am întâlnit o situație care m-a ajutat să am o înțelegere mai profundă a problemei.
Ve gerçekten sahip olduğum anlayışı derinleştiren ve aydınlatan bir tecrübe yaşadım.Dan saya ada sebuah pengalaman yang benar-benar memperdalam dan memperjelas pengertian saya.
Ve gerçekten sahip olduğum anlayışı derinleştiren ve aydınlatan bir tecrübe yaşadım.Egy élmény aztán elmélyítette és tisztázta a jelenségről alkotott véleményemet, felfogásomat.
Ve gerçekten sahip olduğum anlayışı derinleştiren ve aydınlatan bir tecrübe yaşadım.Et j'ai eu une expérience qui m'a vraiment approfondi et mis en lumière la compréhension que j'en ai.
Ve gerçekten sahip olduğum anlayışı derinleştiren ve aydınlatan bir tecrübe yaşadım.Eu tive uma experiência que aprofundou e elucidou a noção que eu tenho.
Ve gerçekten sahip olduğum anlayışı derinleştiren ve aydınlatan bir tecrübe yaşadım.Ik heb een ervaring gehad, die echt verdieping en verheldering bracht in het begrip dat ik ervan heb.
Ve gerçekten sahip olduğum anlayışı derinleştiren ve aydınlatan bir tecrübe yaşadım.전 한 가지 경험을 통해 빈곤의 문제를 보다 깊이 이해하게 되었습니다.
Ve gerçekten sahip olduğum anlayışı derinleştiren ve aydınlatan bir tecrübe yaşadım.Mám jednu skúsenosť, ktorá prehĺbila a ozrejmila moje porozumenie.
Ve gerçekten sahip olduğum anlayışı derinleştiren ve aydınlatan bir tecrübe yaşadım.Miałam okazję doświadczyć czegoś, co pogłębiło moje rozumienie biedy.
Ve gerçekten sahip olduğum anlayışı derinleştiren ve aydınlatan bir tecrübe yaşadım.Och jag hade en erfarenhet som fördjupade och klarlade för mig och gav den förståelse som jag nu har.
Ve gerçekten sahip olduğum anlayışı derinleştiren ve aydınlatan bir tecrübe yaşadım.Og jeg havde en oplevelse, der virkelig gjorde den dybere og tydeligere for mig, forståelsen, som jeg har.
Ve gerçekten sahip olduğum anlayışı derinleştiren ve aydınlatan bir tecrübe yaşadım.Porque realmente, es un problema de elección, y de falta de libertad.
Ve gerçekten sahip olduğum anlayışı derinleştiren ve aydınlatan bir tecrübe yaşadım.Protože ve skutečnosti je chudoba určovaná volbou a nedostatkem svobody.
Ve gerçekten sahip olduğum anlayışı derinleştiren ve aydınlatan bir tecrübe yaşadım.Und ich machte eine Erfahrung, die mein Verständnis davon wirklich vertieft und klarer gemacht hat.
Ve gerçekten sahip olduğum anlayışı derinleştiren ve aydınlatan bir tecrübe yaşadım.Και βίωσα μια εμπειρία που εμβάθυνε και ξεκαθάρισε μέσα μου το πώς την αντιλαμβάνομαι.
Ve gerçekten sahip olduğum anlayışı derinleştiren ve aydınlatan bir tecrübe yaşadım.Зі мною трапився досвід, який дійсно поглибив та пролив світло на моє розуміння.
Ve gerçekten sahip olduğum anlayışı derinleştiren ve aydınlatan bir tecrübe yaşadım.Имах едно преживяване, което наистина задълбочи и осветли за мен разбирането, което имам.
Ve gerçekten sahip olduğum anlayışı derinleştiren ve aydınlatan bir tecrübe yaşadım.И у меня было переживание, которое мне позволило вникнуть в глубь и пролило свет на то, как это надо понимать.
Ve gerçekten sahip olduğum anlayışı derinleştiren ve aydınlatan bir tecrübe yaşadım.הייתה לי חוויה שהעמיקה והסבירה לי את ההבנה שיש לי.
Ve gerçekten sahip olduğum anlayışı derinleştiren ve aydınlatan bir tecrübe yaşadım.ولدي تجربة عمّقت حقاً وشرحت لي الفهم الذي توصلت إليه.
Ve gerçekten sahip olduğum anlayışı derinleştiren ve aydınlatan bir tecrübe yaşadım.自分の理解していることを深め、そして明瞭にしてくれる経験を その体験を話します
Ve görünmezlik anlayışıyla oynamak çok ilgimizi çekti.Am fost destul de intrigați de ideea de a ne juca cu invizibilitatea.
Ve görünmezlik anlayışıyla oynamak çok ilgimizi çekti.Di sini kami tertarik untuk bermain dengan konsep kasat mata.
Ve görünmezlik anlayışıyla oynamak çok ilgimizi çekti.Dosť nás zaujalo hranie sa s myšlienkou neviditeľnosti.
Ve görünmezlik anlayışıyla oynamak çok ilgimizi çekti.Dost nás zaujalo hraní si s možností neviditelnosti.
Ve görünmezlik anlayışıyla oynamak çok ilgimizi çekti.Et nous étions pour le moins intrigués en jouant avec la notion d'invisibilité.