anlayış ile cümle

anlayış kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
"Sanat sanat içindir" anlayışını savundu.Zavzemal se je za »umetnost zaradi umetnosti same«.
Köylülerin çoğunda doğaya ve kami denilen atalarının ruhlarının ibadetine dayalı bir din anlayışına sahipti.Večina vaščanov je sledila veri, ki je častila naravne in predniške duhove, imenovane kami.
Çok az sayıda sesle, minimal bir anlayışla müzik üretmeye başladı.V redkih primerih so slišni nejasni glasovi ali glasba.
Çocukları çok sever ve çok anlayışlıdır.Je prijazen in ima zelo rad otroke.
Bu da en azından mitolojik yapılanma ve anlayışa dair önemli ipuçları barındırır.Sicer pa vključujejo tudi pomembne delce poganske mitologije in verovanja.
Korodaki bu klasik anlayış bugün de aynen devam etmektedir.Klasični pouk se v Ljubljani v skromnejšem obsegu nadaljuje tudi danes.
Ayrıca Türkiye yapacağı F-35 üretimi ile ilgili olarak karşılıklı anlayış muhtırası imzalamıştır.Turčija sicer sodeluje tudi pri F-35.
Realistik sanat anlayışı egemendi.Začela so nastajati realistična umetniška dela.
Aarseth'in onun hakkında konuştuğunu hatırlıyorum, bana onun espri anlayışı olmadığını söylemişti.Prisimenu, Aarseth kalbėjo apie jį ir sakė, kad jis visiškai neturi jokio humoro jausmo.
Destek ve anlayışınız için teşekkür ederim.Susilaukti simpatijos ir dėmesio.
Oysaki İslam anlayışına göre Allah adaletin kaynağıdır.Islame žinojimas (arab. علم = ʿilm) laikomas Dievo apreiškimu.
Eşi onu anlayışla karşıladı bunun üzerine O'da biraz rahatladı.Vėliau jo žmona sužinojo apie neištikimybę ir jis grįžo pas ją.
İnsanlar anlayışlı davranmasını çok sonraları öğrenir, o da öğrenirse.Žmonės jau po trumpų paaiškinimų sugeba juos suprasti.
Köy odası kültürü ile misafirperverlik anlayışı yüzyıllardır süregelmiştir.Kultūros paveldo samprata klostėsi šimtmečius.
Bu anlayışı Nagarjuna şu cümlelerle belirtmiştir: “Varoluş bir boşluktur.Gana tiksli šios tiesos formuluotė yra ir tokia: „Gyvenimas yra sklidinas kančios“.
Batı anlayışında Budizm, bir dinden çok kısmen felsefî görüş olarak nitelendirilmektedir.Budizmas laikomas labai pragmatiška religija.
Akılcı bir etik anlayışı olan bu anlayışta irade konusu da irdelenir.Šios etikos bruožai taip pat matomi konfucianizme.
Despotizm (Baskıcılık): Zorba yönetim anlayışı.Despotizmas: valdymas, pasižymintis žiaurumu.
Bu yeni anlayışın yeri Belisırma idi.See veendumus kandus nähtavasti uusaega välja.
Bunlar pozitif ve negatif ideoloji anlayışlarıdır.See on negatiivse ja positiivse vabaduste mõistete erinevus.
Platon'un öğretisinde de bu anlayışa paralellik görülür.Platoni ideedeõpetuse järgi on igasugune sarnasus tingitud ideest.
Bu anlayışın temelinde ruhun yaşadığı evi kırk gün sonra terk ettiği inancı vardır.Õigeusu uskumuste järgi ei lahku pärast surma hing kehast 40 päeva jooksul.
Bu sayede çok çeşitli ürünler piyasaya sürülebildi ve tüketim toplumu anlayışının ortaya çıktı.Vahepeal oli leitud hulk uusi liike, nii et jaotus paistis mõistlik.
Konut Birimi (Unite d'Habitation) bu anlayışın örneklerinden biridir.Crespi d'Adda linn on selle stiili heaks näiteks.
Matematikte daha derin bir anlayış için Alpher'in bilgisine ihtiyaç duyuyordu.Wittgensteini uurimistöö nõudis täiendavat matemaatika õppimist.
Toplum için sanat anlayışını da benimsemişlerdir.Töid ka ühiskondliku mõtte ajaloost.
Ancak zamanla bu eğilimden vazgeçti ve devrin Avrupa seçmeci anlayışına yöneldi.Sellest taastumine võttis oodatust rohkem aega ja sellepärast loobus ta Euroopa meistri tiitlist.
Modern sanat anlayışında eserler icra etmiştir.Tänapäevaseid kunstiteoseid tuleb mõista selle valguses.
Katolik ruh anlayışı Kişisel kimlikIsiksusepsühholoogia Iseloom
Modern müzecilik anlayışı ile her yaş kesimine hitap eden bir biçimde kurulmuştur.Igal ööl ärkavad muuseumieksponaadid sõna otseses mõttes ellu.
Özellikle capoeira felsefesindeki kardeşlik ve anlayışın göstergesidir.Sellel põhines Herakleitose ja Pythagorase filosoofia tarkus.
17. yüzyıl anlayışında17세기때의 인식은
17. yüzyıl anlayışında Ay, kusursuz kutsal bir küre idi.A percepção no século XVII era que a Lua era uma esfera celestial perfeita.
17. yüzyıl anlayışında Ay, kusursuz kutsal bir küre idi.Au 17° siècle, on voyait la lune comme une sphère céleste parfaite.
17. yüzyıl anlayışında Ay, kusursuz kutsal bir küre idi.A XVII. században azt gondolták, a Hold tökéletes, mennyei gömb.
17. yüzyıl anlayışında Ay, kusursuz kutsal bir küre idi.Die Wahrnehmung im 17. Jahrhundert war, dass der Mond eine perfekte Himmelssphäre darstellte.
17. yüzyıl anlayışında Ay, kusursuz kutsal bir küre idi.In de perceptie van de 17e eeuw was de maan een perfecte hemelse sfeer.
17. yüzyıl anlayışında Ay, kusursuz kutsal bir küre idi.La percepción en el siglo XVII era que se trataba de una esfera celeste perfecta.
17. yüzyıl anlayışında Ay, kusursuz kutsal bir küre idi.La percezione nel 17° secolo era che si trattava di una sfera celeste perfetta.
17. yüzyıl anlayışında Ay, kusursuz kutsal bir küre idi.Pada abad ke-17, Bulan dianggap sebagai bulatan sempurna di langit.
17. yüzyıl anlayışında Ay, kusursuz kutsal bir küre idi.Percepția în secolul 17 era că Luna e o sferă cerească perfectă.
17. yüzyıl anlayışında Ay, kusursuz kutsal bir küre idi.Uppfattningen på 1600-talet var att månen var en perfekt himlasfär.
17. yüzyıl anlayışında Ay, kusursuz kutsal bir küre idi.V 17. století panovala představa, že měsíc je dokonalá nebeská koule.
17. yüzyıl anlayışında Ay, kusursuz kutsal bir küre idi.V 17. stoletju so verjeli, da je Luna popolno nebesno telo.
17. yüzyıl anlayışında Ay, kusursuz kutsal bir küre idi.Vnímanie v 17-tom storočí bolo, že mesiac je dokonalá nebeská guľa.
17. yüzyıl anlayışında Ay, kusursuz kutsal bir küre idi.W siedemnastym wieku Księżyc postrzegano jako idealnie gładką sferę.
17. yüzyıl anlayışında Ay, kusursuz kutsal bir küre idi.Το 17ο αιώνα θεωρούσαν ότι το φεγγάρι ήταν μια τέλεια ουράνια σφαίρα.
17. yüzyıl anlayışında Ay, kusursuz kutsal bir küre idi.В 17 веке полагали, что Луна — идеальное небесное тело.
17. yüzyıl anlayışında Ay, kusursuz kutsal bir küre idi.През 17. век учените мислеха, че Луната има идеално чиста форма.
17. yüzyıl anlayışında Ay, kusursuz kutsal bir küre idi.У XVII столітті вважали, що Місяць - ідеально кулясте небесне тіло.
17. yüzyıl anlayışındaTheo quan niệm ở thế kỷ 17 thì
17. yüzyıl anlayışındaעל-פי התפיסה של המאה ה-17,
17. yüzyıl anlayışındaفالمفهوم السائد كان حينها في القرن ال17
17. yüzyıl anlayışında美しい球体だとされていましたが
Alice hastalarına çok sıcak, çok anlayışlı davranırdı.Alice byla velice laskavá, velice empatická ke svým pacientům.
Alice hastalarına çok sıcak, çok anlayışlı davranırdı.Alice era cordiale, molto empatica con i pazienti.
Alice hastalarına çok sıcak, çok anlayışlı davranırdı.Alice era foarte caldă, empatizând cu pacienţii.
Alice hastalarına çok sıcak, çok anlayışlı davranırdı.Alice era muito amável, muito empática com os seus doentes.
Alice hastalarına çok sıcak, çok anlayışlı davranırdı.Alice era muy cálida, muy empática con sus pacientes.
Alice hastalarına çok sıcak, çok anlayışlı davranırdı.Alice était très avenante et très empathique avec ses patients.

İlgili Sayfalar