anlayış ile cümle

anlayış kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
7
HARF
3
HECE
5
ORT. KELİME
Sorun, anlayışımın kapsamı dışındadır.The problem is beyond the scope of my understanding.
Açıklama benim anlayışımın ötesinde.The explanation was beyond my understanding.
Bu kitap benim anlayışımın üzerindedir.This book is above my understanding.
Öğretmenimizin harika bir espri anlayışı var.Our teacher has a wonderful sense of humor.
Benim ilk izlenimim onun anlayışlı bir politikacı olduğu yönünde.My first impression was that he was a tactful politician.
Hayatın gizemi insan anlayışının dışındadır.The mystery of life is beyond human understanding.
Karşılıklı anlayış, barışı sağlar.Mutual understanding makes for peace.
Onlar arasında sözsüz bir anlayış olmalı.There must have been a tacit understanding between them.
Onun kuru espri anlayışı yok.He doesn't have a dry sense of humor.
Ne yazık ki onun espri anlayışı yok.It is a pity that he has no sense of humor.
Onun espri anlayışı yoktur.He has no sense of humor.
Onun bir mizah anlayışı vardır.He has a sense of humor.
Öldüğü güne kadar espri anlayışını sürdürdü.He kept his sense of humor until the day he died.
Yaşından dolayı anlayış göstermeliydi.He ought to have made allowances for his age.
Onun doğru ve yanlış anlayışı yoktur.He has no sense of right and wrong.
O başkalarına karşı anlayışlıdır.She is considerate of others.
Dostluk karşılıklı anlayışla oluşur.Friendship consists of mutual understanding.
Almanların espri anlayışı yok mu? Bunu komik bulmuyorum!Germans have no sense of humour? I don't find that funny!
Ahlak anlayışının seni doğru olanı yapmaktan alıkoymasına asla izin verme.Never let your sense of morals prevent you from doing what is right.
Anlayışın için teşekkür ederim.Thank you for your understanding.
Yani, Çin ulusuna karşı daha anlayışlıyım.That's to say, I have a better understanding of the Chinese nation.
Küresel bir anlayış sorunu var.There is a global problem of comprehension.
Tom, babalığın gerektirdiği anlayışa sahip değildi.Tom had no conception of what fatherhood entailed.
Bir tür karşılıklı anlayış olmalı.There must be some sort of give-and-take.
Tom'un kesinlikle bu konu ile ilgili daha iyi bir anlayışı var.Tom certainly has a better understanding of this matter than I do.
Tom ve Mary'nin bir anlayışı var.Tom and Mary have an understanding.
Anlayışınız için teşekkür ederiz.We appreciate your understanding.
Ben bütün kalbimle sizin Çince anlayışınıza hayranım.I wholeheartedly admire your understanding of Chinese.
O çok anlayışlı.She's very understanding.
O çok anlayışlıdır.He's very understanding.
Gelemezsen anlayışla karşılarız.If you can't come, we'll understand.
Tom'un espri anlayışı yok.Tom doesn't have a sense of humor.
Anlayışını takdir ediyorum.I appreciate your understanding.
Ben anlayışlarını takdir ediyorum.I appreciate your insights.
Tom anlayışlıdır.Tom is insightful.
Sen anlayışlısın.You're insightful.
Çok anlayışlısın.You're very understanding.
Tom anlayışla başını salladı.Tom nodded understandingly.
Anlayışınız için teşekkürler.Thanks for understanding.
O benim anlayışım.That's my understanding.
Pekala, durumunuza anlayış göstereceğiz.Very well, we'll make allowance in your case.
Mizah anlayışını kaybetme.Don't lose your sense of humor.
Senin mizah anlayışını sevmiyorum.I don't like your sense of humor.
Bir mizah anlayışım var.I have a sense of humor.
Ben anlayışsız değilim.I'm not unsympathetic.
Tom ve ben bir anlayışa sahibiz.Tom and I have an understanding.
Anlayışın için teşekkürler, Tom!Thanks for understanding, Tom.
O benim anlayışımdı.That was my understanding.
Bizim bir anlayışımız vardı.We had an understanding.
Onun kötü bir moda anlayışı var.He has a bad fashion sense.
Onun berbat bir moda anlayışı var.He has a terrible fashion sense.
Onun iyi bir mizah anlayışı var.He has a good sense of humor.
Onların espri anlayışı var.They have a sense of humor.
Anlayış esastır.Understanding is essential.
O benim anlayışım değildi.That was not my understanding.
Tom her zaman iğrenç bir mizah anlayışım olduğunu söylerdi.Tom has always said I have a sick sense of humor.
Biz onun için anlayış gösterdik.We've made allowances for that.
Sen çok anlayışlıydın.You've been so understanding.
Senin espri anlayışın nerede, Tom?Where's your sense of humor, Tom?
Tom çok anlayışlı.Tom is very understanding.

İlgili Sayfalar