anlattılar ile cümle

anlattılar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Adil Muhamed'in, takipçileri olduğunu anlattılar.엘리야 무하마드, 알라의 메신저입니다.
Adil Muhamed'in, takipçileri olduğunu anlattılar.Ελάιζα Μοχάμεντ, του αντιπροσώπου του Αλλάχ.
Adil Muhamed'in, takipçileri olduğunu anlattılar.إليجاه محمد، رسول الله.
Alexander'ın annesi, ebeveynleri, öğretmeni Aristo O'na Humeros'un İlyada Destanı'nı anlattılar .Alexanders moeder, zijn ouders, zijn leraar Aristoteles vertelden hem het verhaal van Homerus' "Ilias."
Alexander'ın annesi, ebeveynleri, öğretmeni Aristo O'na Humeros'un İlyada Destanı'nı anlattılar .Alexandrova matka, jeho rodiče, jeho učitel Aristoteles mu vyprávěli Homérův příběh "Illias."
Alexander'ın annesi, ebeveynleri, öğretmeni Aristo O'na Humeros'un İlyada Destanı'nı anlattılar .A mãe de Alexandre, os seus pais, o seu professor Aristóteles, contaram-lhe a história da "Ilíada", de Homero.
Alexander'ın annesi, ebeveynleri, öğretmeni Aristo O'na Humeros'un İlyada Destanı'nı anlattılar .la verdad subjetiva de Alexander: su mito y la mitología que lo construyó.
Alexander'ın annesi, ebeveynleri, öğretmeni Aristo O'na Humeros'un İlyada Destanı'nı anlattılar .Mama lui Alexandru, părinții lui și profesorul lui, Aristotel, i-au istorisit povestea Iliadei de Homer.
Alexander'ın annesi, ebeveynleri, öğretmeni Aristo O'na Humeros'un İlyada Destanı'nı anlattılar .Matka Aleksandra, rodzice, nauczyciel Arystoteles, opowiadali mu historię o "Iliadzie" Homera.
Alexander'ın annesi, ebeveynleri, öğretmeni Aristo O'na Humeros'un İlyada Destanı'nı anlattılar .Мать Александра, его родители, его учитель Аристотель, рассказали ему "Илиаду" Гомера.
Benim yerime esimle tartisip, aksamlari ogluma uyku oncesi masallari anlattilar.Hádali se místo mě s mou manželkou, četli mému synovi pohádky na dobrou noc.
Benim yerime esimle tartisip, aksamlari ogluma uyku oncesi masallari anlattilar.He riitelivät vaimoni kanssa puolestani ja lukivat iltasatuja pojalleni.
Benim yerime esimle tartisip, aksamlari ogluma uyku oncesi masallari anlattilar.De bråkade med min fru, och läste sagor för min son.
Benim yerime esimle tartisip, aksamlari ogluma uyku oncesi masallari anlattilar.Discutevano con mia moglie per me e leggevano le favole della buonanotte per mio figlio.
Benim yerime esimle tartisip, aksamlari ogluma uyku oncesi masallari anlattilar.Discutiam com a minha mulher por mim e liam histórias ao meu filho para ele adormecer.
Benim yerime esimle tartisip, aksamlari ogluma uyku oncesi masallari anlattilar.Ei se certau cu soția mea în locul meu, și ei citeau fiului meu poveștile dinainte de culcare.
Benim yerime esimle tartisip, aksamlari ogluma uyku oncesi masallari anlattilar.Họ tranh cãi với vợ tôi giúp tôi và họ đọc những câu chuyện trước lúc đi ngủ cho con trai tôi.
Benim yerime esimle tartisip, aksamlari ogluma uyku oncesi masallari anlattilar.Ils se disputaient avec ma femme à ma place et ils lisaient des contes le soir à mon fils.
Benim yerime esimle tartisip, aksamlari ogluma uyku oncesi masallari anlattilar.Kłócili się za mnie z moją żoną, czytali za mnie mojemu synowi historyjki na dobranoc.
Benim yerime esimle tartisip, aksamlari ogluma uyku oncesi masallari anlattilar.저 대신 아내와 다투어주고 잠들기 전 아들에게 동화를 읽어 주었습니다.
Benim yerime esimle tartisip, aksamlari ogluma uyku oncesi masallari anlattilar.Mereka berdebat dengan istri saya, dan mereka membacakan cerita menjelang tidur ke anak saya.
Benim yerime esimle tartisip, aksamlari ogluma uyku oncesi masallari anlattilar.Sie stritten sich an meiner Stelle mit meiner Frau und lasen meinem Sohn Gutenachtgeschichten vor.
Benim yerime esimle tartisip, aksamlari ogluma uyku oncesi masallari anlattilar.Vitatkoztak helyettem a feleségemmel, és esti mesét olvastak a fiamnak.
Benim yerime esimle tartisip, aksamlari ogluma uyku oncesi masallari anlattilar.Ze ruzieden met mijn vrouw en lazen mijn zoon verhaaltjes voor het slapen gaan voor.
Benim yerime esimle tartisip, aksamlari ogluma uyku oncesi masallari anlattilar.Καβγάδιζαν με τη γυναίκα μου, διάβαζαν παραμύθια στο γιο μου.
Benim yerime esimle tartisip, aksamlari ogluma uyku oncesi masallari anlattilar.Они спорили вместо меня с моей женой и читали моему сыну сказки на ночь.
Benim yerime esimle tartisip, aksamlari ogluma uyku oncesi masallari anlattilar.Спореха с жена ми вместо мен и четяха приказки за лека нощ на сина ми.
Benim yerime esimle tartisip, aksamlari ogluma uyku oncesi masallari anlattilar.הם התווכחו עם אשתי במקומי, והקריאו לבן שלי סיפורים לפני השינה.
Benim yerime esimle tartisip, aksamlari ogluma uyku oncesi masallari anlattilar.تجادلوا مع زوجتي من اجلي وقرؤوا لابني قصص ما قبل النوم.
Benim yerime esimle tartisip, aksamlari ogluma uyku oncesi masallari anlattilar.佢地幫我同老婆鬧交,幫我講故仔比個仔聽。
Benim yerime esimle tartisip, aksamlari ogluma uyku oncesi masallari anlattilar.私の人生の中で最高の1ヶ月でした
Birçoğu kişisel hikayemden çok etkilenmişti ve karşılığında kendi hikayelerini anlattılar.Alguns sentiram-se tocados pela minha história pessoal, e partilharam as suas histórias comigo.
Birçoğu kişisel hikayemden çok etkilenmişti ve karşılığında kendi hikayelerini anlattılar.Banyak yang tersentuh oleh cerita pribadi saya, dan mereka menceritakan cerita mereka sebagai balasannya.
Birçoğu kişisel hikayemden çok etkilenmişti ve karşılığında kendi hikayelerini anlattılar.Beaucoup ont été touchés par mon histoire personnelle, et en échange, ils m'ont raconté leur histoire.
Birçoğu kişisel hikayemden çok etkilenmişti ve karşılığında kendi hikayelerini anlattılar.In molti si sono commossi sentendo la mia storia, e hanno condiviso le loro storie in cambio.
Birçoğu kişisel hikayemden çok etkilenmişti ve karşılığında kendi hikayelerini anlattılar.많은 사람들이 제 이야기에 감동 받았고, 거꾸로 그들이 이야기를 들려주기도 했습니다.
Birçoğu kişisel hikayemden çok etkilenmişti ve karşılığında kendi hikayelerini anlattılar.Många berördes av min egen historia och de delade sina historier i utbyte.
Birçoğu kişisel hikayemden çok etkilenmişti ve karşılığında kendi hikayelerini anlattılar.Mange var berørte af min personlige historie, og de delte deres historier til gengæld.
Birçoğu kişisel hikayemden çok etkilenmişti ve karşılığında kendi hikayelerini anlattılar.Mijn verhaal raakte vele harten, en mensen vertelden mij hun eigen verhaal.
Birçoğu kişisel hikayemden çok etkilenmişti ve karşılığında kendi hikayelerini anlattılar.Mnoho z nich bylo mým příběhem pohnuto a na oplátku se podělili o své příběhy.
Birçoğu kişisel hikayemden çok etkilenmişti ve karşılığında kendi hikayelerini anlattılar.Muchos se emocionaron por mi historia personal, y compartieron sus historias a cambio.
Birçoğu kişisel hikayemden çok etkilenmişti ve karşılığında kendi hikayelerini anlattılar.Mulţi au fost afectaţi de povestea mea personală şi mi-au împărtăşit poveştile lor.
Birçoğu kişisel hikayemden çok etkilenmişti ve karşılığında kendi hikayelerini anlattılar.Sokakat megérintett a személyes történetem, és ők is megosztották velem a sajátjukat.
Birçoğu kişisel hikayemden çok etkilenmişti ve karşılığında kendi hikayelerini anlattılar.Viele waren von meiner Geschichte gerührt und haben im Gegenzug ihre eigenen Geschichten erzählt.
Birçoğu kişisel hikayemden çok etkilenmişti ve karşılığında kendi hikayelerini anlattılar.Wielu poruszyła moja historia i opowiedzieli mi własną.
Birçoğu kişisel hikayemden çok etkilenmişti ve karşılığında kendi hikayelerini anlattılar.Πολλοί συγκινήθηκαν από την προσωπική μου ιστορία, και μοιράστηκαν, επίσης, τις δικές τους.
Birçoğu kişisel hikayemden çok etkilenmişti ve karşılığında kendi hikayelerini anlattılar.Багатьох зачепила моя особиста історія, натомість вони ділилися своїми.
Birçoğu kişisel hikayemden çok etkilenmişti ve karşılığında kendi hikayelerini anlattılar.Многих тронула моя история, и они стали делиться своими.
Birçoğu kişisel hikayemden çok etkilenmişti ve karşılığında kendi hikayelerini anlattılar.רבים התרגשו מהסיפור האישי שלי, ושיתפו בסיפור שלהם.
Birçoğu kişisel hikayemden çok etkilenmişti ve karşılığında kendi hikayelerini anlattılar.الكثير تأثروا بقصتي الشخصية، و قاموا بمشاركتي بقصصهم بالمقابل.
Birçoğu kişisel hikayemden çok etkilenmişti ve karşılığında kendi hikayelerini anlattılar.多くの人が私の話に感動し それぞれの話をしてくれました
David, Hidehiko ve Ketaki meyve sineği ile insan benzerliğine dair ilgi uyandırıcı bir öykü anlattılar.David, Hidehiko és Ketaki
David, Hidehiko ve Ketaki meyve sineği ile insan benzerliğine dair ilgi uyandırıcı bir öykü anlattılar.David, Hidehiko och Ketaki berättade en väldigt intressant historia om
David, Hidehiko ve Ketaki meyve sineği ile insan benzerliğine dair ilgi uyandırıcı bir öykü anlattılar.David, Hidehiko y Ketaki hicieron una historia muy convincente sobre
David, Hidehiko ve Ketaki meyve sineği ile insan benzerliğine dair ilgi uyandırıcı bir öykü anlattılar.데이비드와 히데히코(Hidehiko) 그리고 케타키(Ketaki)씨가 초파리와 인간사이의 유사성에 대해서 아주 설득력있는 이야기를 해주셨습니다.
David, Hidehiko ve Ketaki meyve sineği ile insan benzerliğine dair ilgi uyandırıcı bir öykü anlattılar.דוד, והידיקיו וקטאקי סיפרו סיפור מאוד משכנע אודות הדמיון בין זבובי פירות לבני אדם,
David, Hidehiko ve Ketaki meyve sineği ile insan benzerliğine dair ilgi uyandırıcı bir öykü anlattılar.دايفيد وهيدهيكو وكيتاكي أخبروا قصة مؤثرة جداً عن أوجه التشابة بين ذباب الفواكه والإنسان،
David, Hidehiko ve Ketaki meyve sineği ile insan benzerliğine dair ilgi uyandırıcı bir öykü anlattılar.とても興味深い話をした ミバエと人間の類似点について 確かに、類似点がたくさんあるから
Elçiler, İsanın yanına dönerek yaptıkları ve öğrettikleri her şeyi Ona anlattılar.A apoštolovia sa sišli k Ježišovi a zvestovali mu všetko, čo činili a čo učili.
Elçiler, İsanın yanına dönerek yaptıkları ve öğrettikleri her şeyi Ona anlattılar.A Apostołowie zszedłszy się do Jezusa, opowiedzieli mu wszystko, i co czynili, i czego uczyli.

İlgili Sayfalar