anlattılar ile cümle
anlattılar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
10
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Gelip John'a anlattılar.They came to John and told him.
Onlar sana ne olduğunu anlattılar, değil mi?They told you what happened, didn't they?
Bana her şeyi anlattılar.They told me everything.
Büyükannem ve büyükbabam bana Shoah (Yahudi soykırımı) ile ilgili hikayeler anlattılar.The stories my grandparents told me about the Shoah.
Komplocular ilk önce Germanus'un büyük oğlu Justinus'e niyetlerini anlattılar.The conspirators first told Justin, Germanus's eldest son, of their intentions.
Bu hâldeyken onun bakımıyla ilgilenen iki kadın, onun bu olayda felç olduğunu anlattılar.When there, she watches the two of them have sex, and is horrified by what she sees.
Ve ritüellerin tamamen dönüşümle ilgili olduğunu anlattılar bana.And they helped me understand that rituals are all about transformation.
Birçoğu kişisel hikayemden çok etkilenmişti ve karşılığında kendi hikayelerini anlattılar.Many were touched by my personal story, and they shared their stories in return.
Alexander'ın annesi, ebeveynleri, öğretmeni Aristo O'na Humeros'un İlyada Destanı'nı anlattılar .Alexander's mother, his parents, his teacher Aristotle told him the story of Homer's "Iliad."
Ve istediklerini olan bir çeşit Rube Goldberg makinesı olduğunu anlattılar.And they explained that they wanted kind of a Rube Goldberg machine.
Adil Muhamed'in, takipçileri olduğunu anlattılar.Elijah Mohammad, the messenger of Allah.
Benim yerime esimle tartisip, aksamlari ogluma uyku oncesi masallari anlattilar.They argued with my wife for me, and they read my son bedtime stories.
Adamlar daha önce verilmiş olan söze göre Golyatı öldürecek kişiye neler verileceğini anlattılar.The people answered him in this way, saying, "So shall it be done to the man who kills him."
Olayı görenler, cinli adamın nasıl kurtulduğunu halka anlattılar.Those who saw it told them how he who had been possessed by demons was healed.
Kendileri de yolda olup bitenleri ve ekmeği böldüğü zaman İsayı nasıl tanıdıklarını anlattılar.And they told what things were done in the way, and how he was known of them in breaking of bread.
Sırp temsilciler ve KFOR, çatışmanın nasıl başladığı konusunda farklı hikayeler anlattılar.Serb representatives and KFOR have presented different versions of how the clash started.
Gelip John'a anlattılar.Vinieron y se lo contaron a John.
Bu hâldeyken onun bakımıyla ilgilenen iki kadın, onun bu olayda felç olduğunu anlattılar.Y eso las hace pensar dos veces sobre su estancia allí.
Komplocular ilk önce Germanus'un büyük oğlu Justinus'e niyetlerini anlattılar.Заговорщики вначале сообщили о своём замысле Юстину, старшему сыну Германа.
Kardeşleri eve dönüp olanları Yakup'a anlattılar.Привели они домой лошадей, и Ямаш рассказал отцу, как было дело.
Büyükannem ve büyükbabam bana Shoah (Yahudi soykırımı) ile ilgili hikayeler anlattılar.As histórias que meus avós me contaram sobre a Shoah.
Komplocular ilk önce Germanus'un büyük oğlu Justinus'e niyetlerini anlattılar.Os conspiradores primeiro contaram suas intenções para Justino, filho mais velho de Germano.
Kardeşleri eve dönüp olanları Yakup'a anlattılar.Dotarli oni do Rygi, gdzie opowiedzieli o tym, co się stało z ich towarzyszami.
Bu hâldeyken onun bakımıyla ilgilenen iki kadın, onun bu olayda felç olduğunu anlattılar.Två av hans kompisar kommer hem till honom då de har hört vad som hänt.
Büyükannem ve büyükbabam bana Shoah (Yahudi soykırımı) ile ilgili hikayeler anlattılar.Μεγάλες προσωπικότητες και συγγραφείς έχουν μιλήσει για την Χάκα.
Büyükannem ve büyükbabam bana Shoah (Yahudi soykırımı) ile ilgili hikayeler anlattılar.Câu chuyện ông bà tôi thường kể về Shoah.
Bu derslere katılanlar deneyimledikleri etkileyici faydaları akraba ve arkadaşlarına anlattılar.こうしてできた物が親戚や友人に配られた。
Bunun üzerine isyancılar Medine'ye geri dönerek mektubu ve içeriğini Ali’ye anlattılar.바로 이때 부하들이 돌아와 산림에 들어온 괴상한 기사는 에드가르도라고 하여 앞서 노르만도가 한말을 증명한다.
Achilles adındaki büyük kahramanın hikayesini anlattılar.그가 전투에 나서지 않으면 패배를 피할 수 없었죠.
Achilles adındaki büyük kahramanın hikayesini anlattılar.la défaite était inévitable.
Achilles adındaki büyük kahramanın hikayesini anlattılar.lecz kiedy wycofywał się z bitwy, porażka była nieuchronna.
Achilles adındaki büyük kahramanın hikayesini anlattılar.בעוד כשנעדר משדה הקרב, תבוסה היתה בלתי נמנעת.
Achilles adındaki büyük kahramanın hikayesini anlattılar.ولكنه عندما ينسحب من المعركة فإن الهزيمة لا مفر منها
Achilles adındaki büyük kahramanın hikayesini anlattılar.必ず敗北すると 「アキレスは歴史を作った
Adamlar daha önce verilmiş olan söze göre Golyatı öldürecek kişiye neler verileceğini anlattılar.A ľud mu odpovedal tie isté slová a riekol: Tak sa učiní mužovi, ktorý ho zabije.
Adamlar daha önce verilmiş olan söze göre Golyatı öldürecek kişiye neler verileceğini anlattılar.A nép pedig e beszéd szerint felele néki, mondván: Ez történik azzal az emberrel, a ki megöli õt.
Adamlar daha önce verilmiş olan söze göre Golyatı öldürecek kişiye neler verileceğini anlattılar.Da sagte ihm das Volk wie vorhin: So wird man tun dem, der ihn schlägt.
Adamlar daha önce verilmiş olan söze göre Golyatı öldürecek kişiye neler verileceğini anlattılar.E o povo lhe repetiu aquela palavra, dizendo: Assim se fará ao homem que o matar.
Adamlar daha önce verilmiş olan söze göre Golyatı öldürecek kişiye neler verileceğini anlattılar.Folket upprepade då för honom det som nyss hade blivit sagt; de sade: »Detta får den man som slår ned honom.»
Adamlar daha önce verilmiş olan söze göre Golyatı öldürecek kişiye neler verileceğini anlattılar.In ljudstvo mu odgovori kakor poprej, rekoč: To dobi mož, ki ga ubije.
Adamlar daha önce verilmiş olan söze göre Golyatı öldürecek kişiye neler verileceğini anlattılar.I powiedział mu lud oneż słowa, mówiąc: To dadzą mężowi, który go zabije.
Adamlar daha önce verilmiş olan söze göre Golyatı öldürecek kişiye neler verileceğini anlattılar.백성이 전과 같이 말하여 가로되 그를 죽이는 사람에게는 여차여차히 하시리라 하니라
Adamlar daha önce verilmiş olan söze göre Golyatı öldürecek kişiye neler verileceğini anlattılar.La gente le respondió las mismas palabras, diciendo: --Así se hará al hombre que lo venza
Adamlar daha önce verilmiş olan söze göre Golyatı öldürecek kişiye neler verileceğini anlattılar.Le peuple, répétant les mêmes choses, lui dit: C`est ainsi que l`on fera à celui qui le tuera.
Adamlar daha önce verilmiş olan söze göre Golyatı öldürecek kişiye neler verileceğini anlattılar.Người ta lấy lời thường nói ấy mà đáp cùng người rằng: Ai giết được hắn thì phần thưởng sẽ là như vậy.
Adamlar daha önce verilmiş olan söze göre Golyatı öldürecek kişiye neler verileceğini anlattılar.Người_ta lấy lời thường nói ấy mà đáp cùng người rằng : Ai giết được hắn thì phần_thưởng sẽ là như_vậy .
Adamlar daha önce verilmiş olan söze göre Golyatı öldürecek kişiye neler verileceğini anlattılar.Odpověděl jemu lid v táž slova, řka: To bude dáno muži, kterýž by ho zabil.
Adamlar daha önce verilmiş olan söze göre Golyatı öldürecek kişiye neler verileceğini anlattılar.Og Folkene gentog for ham: "Det og det får den, som dræber ham!"
Adamlar daha önce verilmiş olan söze göre Golyatı öldürecek kişiye neler verileceğini anlattılar.Og folket gjentok for ham de samme ord* og sa: Det og det skal den mann få som feller ham. / {* 1SA 17, 25.}
Adamlar daha önce verilmiş olan söze göre Golyatı öldürecek kişiye neler verileceğini anlattılar.Poporul, spunînd din nou aceleaşi lucruri, i -a zis: ,,Aşa şi aşa se va face aceluia care -l va omorî.``
Adamlar daha önce verilmiş olan söze göre Golyatı öldürecek kişiye neler verileceğini anlattılar.Rakyat memberitahukan kepadanya apa yang telah dijanjikan raja
Adamlar daha önce verilmiş olan söze göre Golyatı öldürecek kişiye neler verileceğini anlattılar.Tutti gli rispondevano la stessa cosa: «Così e così si farà all'uomo che lo eliminerà»
Adamlar daha önce verilmiş olan söze göre Golyatı öldürecek kişiye neler verileceğini anlattılar.Väki sanoi hänelle saman, minkä ennenkin: sen ja sen saa se mies, joka surmaa hänet.
Adamlar daha önce verilmiş olan söze göre Golyatı öldürecek kişiye neler verileceğini anlattılar.И людете му отговориха според казаните думи, като рекоха: така ща се направи на мъжа, който би го поразил.
Adamlar daha önce verilmiş olan söze göre Golyatı öldürecek kişiye neler verileceğini anlattılar.И сказал ему народ те же слова, говоря: вот что сделано будет тому человеку, который убьет его.
Adamlar daha önce verilmiş olan söze göre Golyatı öldürecek kişiye neler verileceğini anlattılar.ויאמר לו העם כדבר הזה לאמר כה יעשה לאיש אשר יכנו׃
Adamlar daha önce verilmiş olan söze göre Golyatı öldürecek kişiye neler verileceğini anlattılar.فكلمه الشعب بمثل هذا الكلام قائلين كذا يفعل للرجل الذي يقتله.
Adamlar daha önce verilmiş olan söze göre Golyatı öldürecek kişiye neler verileceğini anlattılar.百 姓 照 先 前 的 話 回 答 他 說 、 有 人 能 殺 這 非 利 士 人 、 必 如 此 如 此 待 他
Adamlar daha önce verilmiş olan söze göre Golyatı öldürecek kişiye neler verileceğini anlattılar.百姓 照 先前 的 話回答 他 說 、 有人 能 殺這 非利士人 、 必 如此 如此 待他
Adil Muhamed'in, takipçileri olduğunu anlattılar.Jünger des ehrenwerten Elijah Muhammad, den Botschafter Allahs.