anlattı ile cümle

anlattı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Kendini en iyi anlattığı kitaplarındandır.Je tudi ena izmed njegovih bolj znanih knjig.
Kızkardeşine anlattığına göre morfin kullanıyordu.Njegova žena mu je sledila v smrt s predoziranjem morfija.
İyi de oldu, çok güzel tepkiler aldık." sözleriyle anlattı.Zelo sem bila vesela dejstva, da lahko naredim nekaj dobrega,« je dejala o tej izkušnji.
O, olayı kardeşine kardeşi de bütün aileye anlattı.Povedala mu je zgodbo o Obrekarju in njegovi družini.
15 yaşında hasta bir çocuğun 1915 yılındaki olayları anlattığı bir hatıra defteri şeklinde kaleme alınmıştır.Navedeno velja za darilo otroku do starosti 15 let.
Brandt o sırada generalin anlattıklarını dinlemekteydi.Berke si je zapisoval prekmurske besede, kar je slišal.
Ona hiçliğin varlığını anlattığımda ve ispatladığımda, sözümü kesip beni aptallıkla suçladı.Ko je duhovnik začel pridigati in jo grajati, ga je utišala in izjavila, da tak pogovor razdraži njene živce.
1997'de tüm dünya liglerinden maçlar anlattı.1997 m. mieste vyko pasaulio žaidynės.
Mısır'a casusluk amacıyla geldiklerini iddia etti ve hayat hikâyelerini anlattırdı.Teigiama, kad jis lankėsi Egipte ir susipažino su Mozės raštais bei pomirtinio gyvenimo idėjomis.
On bir yaşındayken bu durumu bir akrabasına anlattı, o da annesine.Kai jam buvo 10 metų, jo tėvas subadė motiną.
Sekiz aydan beri de kendi evimde yaşıyorum. ifadeleriyle anlattı.Aštuonerius metus gyveno su aktore Rimante Valiukaite.
Yine Suetonius'un anlattığına göre saltanatının ilk üç ayında yüz altmış binden fazla hayvan kurban edildi.Suetonius ütles, et kolm kuud kestnud uue võimu sissepühitsemisel ohverdati üle 160 000 looma.
Ali, Amerikalı boksör Muhammed Ali'nin hayatını anlattığı 2001 yılı ABD yapımı dram filmi."Ali" on 2001 valminud USA biograafiline mängufilm, mis jutustab poksija Muhammad Ali eluloo.
1976 Whitfield Diffie ve Martin Hellman Açık Anahtar sistemini anlattıkları makaleyi yayınladılar.Whitfield Diffie ja Martin Hellman avalikustasid algoritmi 1976. aastal.
Clemons bu durumu söyle anlattı: "Çok mantıklı geldi.Fleming vaatas seda pisut ning ütles "See on naljakas."
Onlardan sana anlattıklarımız da var, anlatmadıklarımız da var.Asjadest saab rääkida, kuid neid endid ei saa lausuda.
Mtv ye anlattı.See oli MTV jutušõu tüüpi asi.
Michael Fader'ın anlattığına göre: Hepimiz bu boktan sıkıldığımızı hissettik.Näiteks solvab ta kõigi kuuldes Anne Undlat, vihjates, et too pole kuigi ilus.
Kardeş olduklarını anlattığında ise nasıl olduğunu anlayamasa da sanki hep bunu bildiğini söyler.Hoolimata sellest, kas sa tunned ära, mis see on, tead, et see on.
Otobiyografi ya da öz yaşam öyküsü, yazarın kendi yaşam öyküsünü anlattığı edebiyat türüdür.Autobiograafia on isiku elulookirjeldus, mille on kirja pannud see isik ise.
20'li yaşlarında başarılı bir reklam yöneticisiydi ve Mad Men'in bize anlattığı gibi müzmin bir alkolikti.20대일 때 그는 아주 잘나가는 광고 담당자이자, 매드 맨(Mad Man; 미국 TV 드라마)에서 보여줬다시피, 다혈질의 알콜중독자였죠
20'li yaşlarında başarılı bir reklam yöneticisiydi ve Mad Men'in bize anlattığı gibi müzmin bir alkolikti.A 20 anni, era un grande dirigente pubblicitario, e come ci dice Mad Men, totalmente alcolizzato.
20'li yaşlarında başarılı bir reklam yöneticisiydi ve Mad Men'in bize anlattığı gibi müzmin bir alkolikti.En su juventud era un ejecutivo publicitario importante y, como aparece en Mad Men, un alcohólico empedernido.
20'li yaşlarında başarılı bir reklam yöneticisiydi ve Mad Men'in bize anlattığı gibi müzmin bir alkolikti.I hans 20'ere var han en stor reklamechef, og som Mad Men har fortalt os, en alkoholiker.
20'li yaşlarında başarılı bir reklam yöneticisiydi ve Mad Men'in bize anlattığı gibi müzmin bir alkolikti.In zijn twintiger jaren was hij een hippe reclameman, en, zoals we van Mad Men leerden, een zware alcoholicus.
20'li yaşlarında başarılı bir reklam yöneticisiydi ve Mad Men'in bize anlattığı gibi müzmin bir alkolikti.Jako dwudziestoparolatek był szychą szczebla kierowniczego i, prawie jak w serialu "Mad Men", alkoholikiem.
20'li yaşlarında başarılı bir reklam yöneticisiydi ve Mad Men'in bize anlattığı gibi müzmin bir alkolikti.La 20 și ceva de ani era un director executiv sexy şi, după cum ne spunea Mad Man, un alcoolic înrăit.
20'li yaşlarında başarılı bir reklam yöneticisiydi ve Mad Men'in bize anlattığı gibi müzmin bir alkolikti.När han var i tjugoårsåldern var han en framgångsrik chef, och som vi fått veta, en okontrollerad alkoholist.
20'li yaşlarında başarılı bir reklam yöneticisiydi ve Mad Men'in bize anlattığı gibi müzmin bir alkolikti.Nos seus vintes ele era um figurão da publicidade, e, como a série Mad Men nos mostrou, um feroz alcoólico.
20'li yaşlarında başarılı bir reklam yöneticisiydi ve Mad Men'in bize anlattığı gibi müzmin bir alkolikti.Στα 20 του, ήταν εξέχον στέλεχος διαφημιστικής, και όπως μάθαμε από το Mad Men, αλκοολικός.
20'li yaşlarında başarılı bir reklam yöneticisiydi ve Mad Men'in bize anlattığı gibi müzmin bir alkolikti.בשנות ה20 שלו, הוא היה מנהל פרסום מוצלח, וכמו ש'מד מן' אמרו לנו, אלכוהוליסט מטורף.
20'li yaşlarında başarılı bir reklam yöneticisiydi ve Mad Men'in bize anlattığı gibi müzmin bir alkolikti.『マッドメン』にあるような ひどいアルコール依存症でした 自分ではそう思っていませんでしたが
Achilles adındaki büyük kahramanın hikayesini anlattılar.그가 전투에 나서지 않으면 패배를 피할 수 없었죠.
Achilles adındaki büyük kahramanın hikayesini anlattılar.la défaite était inévitable.
Achilles adındaki büyük kahramanın hikayesini anlattılar.lecz kiedy wycofywał się z bitwy, porażka była nieuchronna.
Achilles adındaki büyük kahramanın hikayesini anlattılar.בעוד כשנעדר משדה הקרב, תבוסה היתה בלתי נמנעת.
Achilles adındaki büyük kahramanın hikayesini anlattılar.ولكنه عندما ينسحب من المعركة فإن الهزيمة لا مفر منها
Achilles adındaki büyük kahramanın hikayesini anlattılar.必ず敗北すると 「アキレスは歴史を作った
Açık uçlu fonları anlattıktan sonra aklınıza şu soru gelebilir.Ale pravděpodobně se ptáte, když tohle je otevřený fond, co je uzavřený fond.
Açık uçlu fonları anlattıktan sonra aklınıza şu soru gelebilir.オープン エンド型ファンドがあれば、
Adamlar daha önce verilmiş olan söze göre Golyatı öldürecek kişiye neler verileceğini anlattılar.A ľud mu odpovedal tie isté slová a riekol: Tak sa učiní mužovi, ktorý ho zabije.
Adamlar daha önce verilmiş olan söze göre Golyatı öldürecek kişiye neler verileceğini anlattılar.A nép pedig e beszéd szerint felele néki, mondván: Ez történik azzal az emberrel, a ki megöli õt.
Adamlar daha önce verilmiş olan söze göre Golyatı öldürecek kişiye neler verileceğini anlattılar.Da sagte ihm das Volk wie vorhin: So wird man tun dem, der ihn schlägt.
Adamlar daha önce verilmiş olan söze göre Golyatı öldürecek kişiye neler verileceğini anlattılar.E o povo lhe repetiu aquela palavra, dizendo: Assim se fará ao homem que o matar.
Adamlar daha önce verilmiş olan söze göre Golyatı öldürecek kişiye neler verileceğini anlattılar.Folket upprepade då för honom det som nyss hade blivit sagt; de sade: »Detta får den man som slår ned honom.»
Adamlar daha önce verilmiş olan söze göre Golyatı öldürecek kişiye neler verileceğini anlattılar.In ljudstvo mu odgovori kakor poprej, rekoč: To dobi mož, ki ga ubije.
Adamlar daha önce verilmiş olan söze göre Golyatı öldürecek kişiye neler verileceğini anlattılar.I powiedział mu lud oneż słowa, mówiąc: To dadzą mężowi, który go zabije.
Adamlar daha önce verilmiş olan söze göre Golyatı öldürecek kişiye neler verileceğini anlattılar.백성이 전과 같이 말하여 가로되 그를 죽이는 사람에게는 여차여차히 하시리라 하니라
Adamlar daha önce verilmiş olan söze göre Golyatı öldürecek kişiye neler verileceğini anlattılar.La gente le respondió las mismas palabras, diciendo: --Así se hará al hombre que lo venza
Adamlar daha önce verilmiş olan söze göre Golyatı öldürecek kişiye neler verileceğini anlattılar.Le peuple, répétant les mêmes choses, lui dit: C`est ainsi que l`on fera à celui qui le tuera.
Adamlar daha önce verilmiş olan söze göre Golyatı öldürecek kişiye neler verileceğini anlattılar.Người ta lấy lời thường nói ấy mà đáp cùng người rằng: Ai giết được hắn thì phần thưởng sẽ là như vậy.
Adamlar daha önce verilmiş olan söze göre Golyatı öldürecek kişiye neler verileceğini anlattılar.Người_ta lấy lời thường nói ấy mà đáp cùng người rằng : Ai giết được hắn thì phần_thưởng sẽ là như_vậy .
Adamlar daha önce verilmiş olan söze göre Golyatı öldürecek kişiye neler verileceğini anlattılar.Odpověděl jemu lid v táž slova, řka: To bude dáno muži, kterýž by ho zabil.
Adamlar daha önce verilmiş olan söze göre Golyatı öldürecek kişiye neler verileceğini anlattılar.Og Folkene gentog for ham: "Det og det får den, som dræber ham!"
Adamlar daha önce verilmiş olan söze göre Golyatı öldürecek kişiye neler verileceğini anlattılar.Og folket gjentok for ham de samme ord* og sa: Det og det skal den mann få som feller ham. / {* 1SA 17, 25.}
Adamlar daha önce verilmiş olan söze göre Golyatı öldürecek kişiye neler verileceğini anlattılar.Poporul, spunînd din nou aceleaşi lucruri, i -a zis: ,,Aşa şi aşa se va face aceluia care -l va omorî.``
Adamlar daha önce verilmiş olan söze göre Golyatı öldürecek kişiye neler verileceğini anlattılar.Rakyat memberitahukan kepadanya apa yang telah dijanjikan raja
Adamlar daha önce verilmiş olan söze göre Golyatı öldürecek kişiye neler verileceğini anlattılar.Tutti gli rispondevano la stessa cosa: «Così e così si farà all'uomo che lo eliminerà»
Adamlar daha önce verilmiş olan söze göre Golyatı öldürecek kişiye neler verileceğini anlattılar.Väki sanoi hänelle saman, minkä ennenkin: sen ja sen saa se mies, joka surmaa hänet.
Adamlar daha önce verilmiş olan söze göre Golyatı öldürecek kişiye neler verileceğini anlattılar.И людете му отговориха според казаните думи, като рекоха: така ща се направи на мъжа, който би го поразил.
İlgili Sayfalar