anlattı ile cümle

anlattı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Adamlar daha önce verilmiş olan söze göre Golyatı öldürecek kişiye neler verileceğini anlattılar.И сказал ему народ те же слова, говоря: вот что сделано будет тому человеку, который убьет его.
Adamlar daha önce verilmiş olan söze göre Golyatı öldürecek kişiye neler verileceğini anlattılar.ויאמר לו העם כדבר הזה לאמר כה יעשה לאיש אשר יכנו׃
Adamlar daha önce verilmiş olan söze göre Golyatı öldürecek kişiye neler verileceğini anlattılar.فكلمه الشعب بمثل هذا الكلام قائلين كذا يفعل للرجل الذي يقتله.
Adamlar daha önce verilmiş olan söze göre Golyatı öldürecek kişiye neler verileceğini anlattılar.百 姓 照 先 前 的 話 回 答 他 說 、 有 人 能 殺 這 非 利 士 人 、 必 如 此 如 此 待 他
Adamlar daha önce verilmiş olan söze göre Golyatı öldürecek kişiye neler verileceğini anlattılar.百姓 照 先前 的 話回答 他 說 、 有人 能 殺這 非利士人 、 必 如此 如此 待他
Adil Muhamed'in, takipçileri olduğunu anlattılar.Jünger des ehrenwerten Elijah Muhammad, den Botschafter Allahs.
Adil Muhamed'in, takipçileri olduğunu anlattılar.엘리야 무하마드, 알라의 메신저입니다.
Adil Muhamed'in, takipçileri olduğunu anlattılar.Ελάιζα Μοχάμεντ, του αντιπροσώπου του Αλλάχ.
Adil Muhamed'in, takipçileri olduğunu anlattılar.إليجاه محمد، رسول الله.
Afganistan'da bir mühendislik firmasına gidip firmanın müdürüne AC ve DC akımlar arasındaki farkı anlattı.그녀는 실제로 가서 아프가니스탄에 엔지니어링 부서로 가서 그 부서장에게 AC 및 DC의 차이점을 설명해줬죠
Afganistan'da bir mühendislik firmasına gidip firmanın müdürüne AC ve DC akımlar arasındaki farkı anlattı.ذهبت بالفعل وتحدثت إلى قسم هندسة في أفغانستان وقالت لرئيسه الفرق بين التيار المتردد والتيار المستمر
Afganistan'da bir mühendislik firmasına gidip firmanın müdürüne AC ve DC akımlar arasındaki farkı anlattı.そこの長に 直流と交流の違いについて話をしました 彼は知らなかったのです
Afganistan'da bir mühendislik firmasına gidip firmanın müdürüne AC ve DC akımlar arasındaki farkı anlattı.呢位阿婆去咗阿富汗政府嘅工程部門 話畀個部門知交流電同直流電嘅分別
Agnes'in hikayesini daha önce anlattım, biliyorum, ama Agnes hakkında son gelişmeleri aktarmak istiyorum.Ich weiss dass ich früher schon über Agnes geredet habe, aber ich will Ihnen ein Update über Agnes geben.
Agnes'in hikayesini daha önce anlattım, biliyorum, ama Agnes hakkında son gelişmeleri aktarmak istiyorum.Je sais que j'ai déjà parlé d'Agnès ici, mais je veux vous donner des nouvelles récentes d'Agnès.
Agnes'in hikayesini daha önce anlattım, biliyorum, ama Agnes hakkında son gelişmeleri aktarmak istiyorum.Opowiadałam tu kiedyś o Agnes i chciałabym wam powiedzieć, co się z nią teraz dzieje.
Agnes'in hikayesini daha önce anlattım, biliyorum, ama Agnes hakkında son gelişmeleri aktarmak istiyorum.Sei que já falei sobre Agnes aqui anteriormente, mas quero dar mais notícias de Agnes.
Agnes'in hikayesini daha önce anlattım, biliyorum, ama Agnes hakkında son gelişmeleri aktarmak istiyorum.Se que he hablado de Agnes aqui antes, pero quiero darles una actualizacion sobre la situacion de Agnes.
Agnes'in hikayesini daha önce anlattım, biliyorum, ama Agnes hakkında son gelişmeleri aktarmak istiyorum.So di avervi già parlato di Agnes, in passato, ma vorrei aggiornarvi su di lei.
Agnes'in hikayesini daha önce anlattım, biliyorum, ama Agnes hakkında son gelişmeleri aktarmak istiyorum.Ştiu că am mai vorbit aici despre Agnes, dar vreau să vă ofer o actualizare despre Agnes.
Agnes'in hikayesini daha önce anlattım, biliyorum, ama Agnes hakkında son gelişmeleri aktarmak istiyorum.제가 TED에서 이전에 아그네스에 대해 이야기를 했었는데 그녀의 근황을 알려드리죠
Agnes'in hikayesini daha önce anlattım, biliyorum, ama Agnes hakkında son gelişmeleri aktarmak istiyorum.Tôi biết tôi đã nói về Agnes, nhưng tôi muốn cập nhật thêm về Agnes.
Agnes'in hikayesini daha önce anlattım, biliyorum, ama Agnes hakkında son gelişmeleri aktarmak istiyorum.Tudom, hogy beszéltem már az előbb Ágnesről, de szeretném ezt némiképp kiigazítani.
Agnes'in hikayesini daha önce anlattım, biliyorum, ama Agnes hakkında son gelişmeleri aktarmak istiyorum.Το ξέρω ότι έχω μιλήσει και πριν εδώ για την Άγκνες αλλά θέλω να σας ενημερώσω περαιτέρω γι'αυτήν.
Agnes'in hikayesini daha önce anlattım, biliyorum, ama Agnes hakkında son gelişmeleri aktarmak istiyorum.Знам, че съм ви говорила за Агнес и преди, но искам да ви дам малко актуална информация за Агнес.
Agnes'in hikayesini daha önce anlattım, biliyorum, ama Agnes hakkında son gelişmeleri aktarmak istiyorum.Я знаю, что я говорилa об Агнес здесь раньше, но я хочу сообщить вам обнoвленные новости об Агнес.
Agnes'in hikayesini daha önce anlattım, biliyorum, ama Agnes hakkında son gelişmeleri aktarmak istiyorum.אני יודעת שכבר דיברתי כאן על אגנס בעבר, אבל אני רוצה לעדכן אתכם לגבי אגנס.
Agnes'in hikayesini daha önce anlattım, biliyorum, ama Agnes hakkında son gelişmeleri aktarmak istiyorum.أعرف أنني تحدثت عن آغنس من قبل، لكني أريد تقديم بعض التحديثات لكم عن آغنس.
Agnes'in hikayesini daha önce anlattım, biliyorum, ama Agnes hakkında son gelişmeleri aktarmak istiyorum.近況をお話ししようと思います 三年前リフト・バレーでアグネスに会いました
Ahav, İlyasın bütün yaptıklarını, peygamberleri nasıl kılıçtan geçirdiğini İzebele anlattı.A Achab oznámil Jezábeli všetko, čo učinil Eliáš i všetko to, jako pobil všetkých prorokov mečom.
Ahav, İlyasın bütün yaptıklarını, peygamberleri nasıl kılıçtan geçirdiğini İzebele anlattı.Acab informó a Jezabel de todo lo que Elías había hecho y de cómo había matado a espada a todos los profetas
Ahav, İlyasın bütün yaptıklarını, peygamberleri nasıl kılıçtan geçirdiğini İzebele anlattı.Acab riferì a Gezabele ciò che Elia aveva fatto e che aveva ucciso di spada tutti i profeti
Ahav, İlyasın bütün yaptıklarını, peygamberleri nasıl kılıçtan geçirdiğini İzebele anlattı.Achab rapporta à Jézabel tout ce qu`avait fait Élie, et comment il avait tué par l`épée tous les prophètes.
Ahav, İlyasın bütün yaptıklarını, peygamberleri nasıl kılıçtan geçirdiğini İzebele anlattı.Ahab a spus Izabelei tot ce făcuse Ilie, şi cum ucisese cu sabia pe toţi proorocii.
Ahav, İlyasın bütün yaptıklarını, peygamberleri nasıl kılıçtan geçirdiğini İzebele anlattı.In Ahab je povedal Jezabeli vse, kar je storil Elija, tudi, kako je umoril vse proroke z mečem.
Ahav, İlyasın bütün yaptıklarını, peygamberleri nasıl kılıçtan geçirdiğini İzebele anlattı.아합이 엘리야의 무릇 행한일과 그가 어떻게 모든 선지자를 칼로 죽인 것을 이세벨에게 고하니
Ahav, İlyasın bütün yaptıklarını, peygamberleri nasıl kılıçtan geçirdiğini İzebele anlattı.Koning Achab vertelde koningin Izébel wat Elia had gedaan en hoe hij de profeten van Baäl had afgeslacht.
Ahav, İlyasın bütün yaptıklarını, peygamberleri nasıl kılıçtan geçirdiğini İzebele anlattı.Men när Ahab berättade för Isebel allt vad Elia hade gjort, och huru han hade dräpt alla profeterna med svärd,
Ahav, İlyasın bütün yaptıklarını, peygamberleri nasıl kılıçtan geçirdiğini İzebele anlattı.Ora, Acabe fez saber a Jezabel tudo quanto Elias havia feito, e como matara � espada todos os profetas.
Ahav, İlyasın bütün yaptıklarını, peygamberleri nasıl kılıçtan geçirdiğini İzebele anlattı.Tedy oznajmił Achab Jezabeli wszystko, co uczynił Elijasz, a iż prawie wszystkie proroki pomordował mieczem.
Ahav, İlyasın bütün yaptıklarını, peygamberleri nasıl kılıçtan geçirdiğini İzebele anlattı.Tedy oznámil Achab Jezábel všecko to, což učinil Eliáš, a že naprosto všecky proroky její pobil mečem.
Ahav, İlyasın bütün yaptıklarını, peygamberleri nasıl kılıçtan geçirdiğini İzebele anlattı.И Ахаав съобщи на Езавел всичко, що бе сторил Илия, и как бе избил с меч всичките пророци.
Ahav, İlyasın bütün yaptıklarını, peygamberleri nasıl kılıçtan geçirdiğini İzebele anlattı.И пересказал Ахав Иезавели все, что сделал Илия, и то, что он убил всех пророков мечом.
Ahav, İlyasın bütün yaptıklarını, peygamberleri nasıl kılıçtan geçirdiğini İzebele anlattı.ויגד אחאב לאיזבל את כל אשר עשה אליהו ואת כל אשר הרג את כל הנביאים בחרב׃
Ahav, İlyasın bütün yaptıklarını, peygamberleri nasıl kılıçtan geçirdiğini İzebele anlattı.واخبر اخآب ايزابل بكل ما عمل ايليا وكيف انه قتل جميع الانبياء بالسيف.
Ahav, İlyasın bütün yaptıklarını, peygamberleri nasıl kılıçtan geçirdiğini İzebele anlattı.亞 哈 將 以 利 亞 一 切 所 行 的 、 和 他 用 刀 殺 眾 先 知 的 事 、 都 告 訴 耶 洗 別
Ahav, İlyasın bütün yaptıklarını, peygamberleri nasıl kılıçtan geçirdiğini İzebele anlattı.亞哈將 以利亞 一切 所 行 的 、 和 他 用 刀殺眾 先知 的 事 、 都 告 訴耶 洗別
Ailesine olayı nasıl anlattın?Come hai dato la notizia alla sua famiglia?
Ailesine olayı nasıl anlattın?Como contaste tudo à família dela?
Ailesine olayı nasıl anlattın?¿Cómo se lo dijiste a su familia?
Ailesine olayı nasıl anlattın?Hur sa du det till hennes familj?
Ailesine olayı nasıl anlattın?Hvad har du sagt til hendes familie?
Ailesine olayı nasıl anlattın?Jak wytłumaczyłeś to jej rodzinie?
Ailesine olayı nasıl anlattın?Miten kerroit siitä tytön perheelle?
Ailesine olayı nasıl anlattın?Αλήθεια, πώς το είπες στην οικογένειά της;
Ailesine olayı nasıl anlattın?И как ты сообщил об этом её семье?
Albay Mustang anlattı.-Eversti Mustang kertoi.
Albay Mustang anlattı.Me l'ha detto il colonnello Mustang.
Albay Mustang anlattı.Me lo ha dicho el coronel Mustang.
Albay Mustang anlattı.Oberst Mustang fortalte det.
İlgili Sayfalar