anlattı ile cümle
anlattı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Anlattığına göre bu arada kadın da kaçıp gitmiştir.如儀赫然發現,原來這名女子竟外遇了。
Everybody hates Chris isimli dizide kendi çocukluğunu komik bir şekilde anlattı ve hala devam ediyor.又识邢峦、宋弁于童稚之中,并谓终当远致。
Michael Fader'ın anlattığına göre: Hepimiz bu boktan sıkıldığımızı hissettik.” 史蒂芬·亨得利说:“我听到这个消息时完全震惊了。
1981’de Sartre’ın acı dolu son yıllarını anlattığı Veda Töreni’ni (Cérémonie Des Adieux) yazar.1981년 그녀는 사르트르의 말년을 고통스럽게 이야기한 《작별의 의식》(La Cérémonie Des Adieux)을 썼다.
Ben gördüğüm bir rüyayı Resulüllah'a anlattım.꿈일기( - 日記)란 수면 중에 꾸는 꿈의 내용을 기록한 일기를 말한다.
Sonrasında Goethe bu gezintiyi Italian Journey'de anlattı.나중에 그는 그 글을 자신의 여행기인 이탈리아 여행에 받아들였다.
Sonraları Complex dergisi başyazarı ve sırdaşı Noah Callahan-Bever'a ilk kayıt sürecini anlattı.후에 그는 당시 막역지간이자 총괄 편집장인 노아 캘러핸비버에게 초기 녹음과정을 설명했다.
Aklınızdakileri bana anlattığınız için size minnetarım.자기의 생각을 조리있게 말할 줄 안다.
Babasının anlattığı hikâyelerden hala etkilenmeyen Will gerçeği öğrenmek istediğini söyler.마지막이 될 지 모르는 아버지 곁에서 진짜 아버지의 모습이 궁금해진 윌은 창고 깊숙한 곳에서 아버지의 거짓말 속에 등장하는 증거를 하나 찾아내게 된다.
Bunun üzerine isyancılar Medine'ye geri dönerek mektubu ve içeriğini Ali’ye anlattılar.바로 이때 부하들이 돌아와 산림에 들어온 괴상한 기사는 에드가르도라고 하여 앞서 노르만도가 한말을 증명한다.
Olayı olduğu gibi anlattım.라고 당시 상황을 설명했다.
Kendisinin anlattığına göre bir rüya üzerine meşhur gezilerine başladı.그리고 그들 4명의 여행길은 악몽의 시작을 예고하는데.
Bu durum bazı din bilimciler açısından farklı zaman dilimlerini anlattığı düşünülür.문제는 그것이 동류의 천사가 서로 구별되는 방법을 설명할 때에 생긴다.
Çok defa söylediklerinin doğru olmadığını anlattım.무슨 말을 하고 있는지 모를 때가 자주 있다.
1999 yılındaki bir röportajda, aşk yerine aşağılanma ile karşılaştığını anlattı.21세기의 한 기자는 그는 사랑을 얻는 대신 권력을 잃었다고 평하였다.
Dizide anlattıldığına göre ABD'nin kalbidir.(중략) 그대들 말대로 내가 미국의 스파이였다고 하자.
Bütün anlattıkların doğru.אני בטוח שאתם צודקים בהרבה מדבריכם.
Shepard iki gün sonra hastanede öldü, Hartnell hayati tehlikeyi atlattı ve olayı polislere ve basına anlattı.היא מתה יומיים לאחר מכן, אבל הארטנל שרד וסיפר את סיפורו לעיתונות.
1999 yılındaki bir röportajda, aşk yerine aşağılanma ile karşılaştığını anlattı.הוא חיפש אהבה, כך אמר בראיון בשנת 1999, אך מצא רק השפלה.
Kitabında kendisinin Türkiye'nin hikâyelerini anlattığını belirtmektedir.הוא עצמו כתב את הכרך שעניינו היסטוריה של יוון.
Onu sorgulayan polis memuru ise onun anlattıklarına güvenmiyordur.רואה החשבון אומר שהוא לא מפקפק בו.
Bu hayvan türü, Aborjinler'in anlattığına göre, Bunyip denen bir canavardır.תיאור זה, עד כמה שהוא מתאר מפלצת, הוא מפלצתי בעצמו.
İyi de oldu, çok güzel tepkiler aldık." sözleriyle anlattı."בסך הכל רציתי בגדים יפים" היא מסבירה.
Köylülerin anlattıklarına göre ataları Bulgaristan'da serin bir yerde yaşamaktaydı.זאת למרות דיווחים שהחקלאים היו במצב רוח רע.
"Siz okurlarım için, Araştırdım..İnceledim..Anlattırdım..Yazdım.פירוט פעלים: לכתוב, להכתיב, להתכתב, לכתב, לשכתב.
Mısır'a casusluk amacıyla geldiklerini iddia etti ve hayat hikâyelerini anlattırdı.הוא הוחזר לישראל במסגרת הסכמי שביתת הנשק עם מצרים, וסיפר על שקרה.
Bu yüzden onu iyi yap." diye anlattı."ומאותה הסיבה עלי לעשות אותו הדבר", אמרה.
Andrew banyoda anlattığı hikâyeleri kameraya alırken görülür.באותו זמן, רודריק צפה בו בשירותים דרך מצלמות האבטחה.
O, kazayı bana kendi gözleriyle görmüş gibi anlattı.הוא סיפר לי אודות התאונה כאילו ראה אותה במו עיניו.
Hanna, çizgi filmde kedi ve fare temasının yerleşmesini şöyle anlattı: "İki karakter gerektiğini biliyorduk.Хана съобщава, че са решили да изберат темата за котка и мишка, защото „знаехме, че са ни нужни две фигури.
Sonraki hafta Ziggler, Nakamura'yı maça çağırmadan önce başarılarını anlattığı bir promo kesti.На следващата седмица, Зиглър излиза на ринга, за да говори за своите постижения преди да предизвика Накамура.
Fuat Bey memleketin acıklı durumunu anlattı.Суханов описва плачевното положение на патриаршията.
Brandir oradaydı, gördüklerini ve duyduklarını anlattı.Бог ме беше пратил там, за да чуя и да видя това.
Spielberg'in, II. Dünya Savaşı ve babasının anlattığı hikâyelerdeki hava araçlarına takıntısı vardı.Спилбърг направил и няколко филма за Втората световна война, вдъхновени от разказите на баща му за войната.
"Korkunç katliamın görgü tanığı anlattı".Опити върху възмутителната история на злото“.
Tüm olayları ona anlattı.Той ѝ разказва всичко, което се е случило.
Ya romanda anlattığın Kürt tarihinin o unutulmaz öyküleri?(Типични повествователни ситуации в романа.
Anlattığına göre bu arada kadın da kaçıp gitmiştir.По време на двубоя жената избягала.
Julius Caesar'ın anlattığına göre en disiplinli ve en savaşçı Kelt kavmiydi.За тях Цезар пише , че са най-голямото и войнствено племе от германците.
Çocukluğu yatağında annesinin anlattığı İrlanda masalları ve korku hikâyelerini dinlemekle geçti.Първоначално децата се възпитават вкъщи, където майката им разказва истории и ирландски приказки.
Ben de özelliklerini anlattım.Известни са и някои особености.
İlk anlattığı maç "Kocaelispor-Beşiktaş" maçı oldu.Това се оказва и последният му мач за "Сборная".
Olayları yaşayarak anlattı.Той му разказвал случки от живота в селото.
Kalav'ın anlattığına göre neler olup bittiğini anlayamamıştı.Marple misli da nisu dobro vidjeli što se dogodilo.
Deyimler bazen ele aldıkları konular bakımından ve anlattıkları duygular bakımından sınıflandırılabilirler.Pravne norme se mogu podijeliti na različite načine, ovisno o aspektu s kojega im pristupamo.
Olayı olduğu gibi anlattım.Tako je nastao incident.
Belgesel, kendisinin Blond Ambition World Tour adlı turnesini anlattı.Album je promoviran na Blond Ambition World Tour.
Çırak, önceleri şikayet etmeye yanaşmasa da ısrar üzerine polise durumu anlattı.To je kao da prvi put ustajete i snažno zahtijevate nešto i to je ono što je iznenadilo policiju.
İlk kitabı Esmerim Anlattı Bana (1942) henüz on dokuz yaşındayken yayımlandı.Prvu zbirku pjesama objavljuje već 1933. kao 19-godišnjak.
Michael Fader'ın anlattığına göre: Hepimiz bu boktan sıkıldığımızı hissettik.Spisovateľ Robert Sabatier vyhlásil: V tento deň všetci smútime.
Kendini en iyi anlattığı kitaplarındandır.Je to jedna z najlepších kníh opisujúca prírodu.
Nihat bey dedesinden Küpeli hakkında duyduklarını anlattı.Thyestes sa o koži baránka dozvedel z bratovho vychvaľovania.
Ardından Mahal geldi ve kemeri alıp ülkesine götüreceğini, orada heykelinin yapılacağını anlattı.Údajne spolu so synom sa vybral do hôr, aby mu ukázal miesto, kde sú poklady.
Şarkı, her iki sanatçının da diğerinin sesini duymaktan duygularını anlattığı şarkının gücüyle ilgileniyor.Slová piesne sú rozprávaním toho, čo obaja počas tanca cítili.
1981’de Sartre’ın acı dolu son yıllarını anlattığı Veda Töreni’ni (Cérémonie Des Adieux) yazar.Leta 1981 je napisala La Cérémonie Des Adieux, boleč opis Sartrovih zadnjih let.
Hemingway, bu zor doğumu Silahlara Veda romanında anlattı.Porod, ki je bil za Pauline zelo naporen, je Hemingway opisal v romanu Zbogom orožje (A Farewell to Arms).
Anlattıkları, önceki anlattıklarıyla çelişmemelidir.Njegova dejanja se niso skladala z njegovimi besedami.
Ertesi gün programı dinleyen arkadaşı Zuhal bunu kendisine anlattığında, Eda çok şaşıracaktır.Ko mu starejši kolega govori, kaj se bo zgodilo, ga pozorno posluša.
Herodot'un bu anlattıkları muhtemelen gerçektir.Podrobnosti, ki jih je zapisal Herodot so zares umišljene.
Ona, eşyaları götürmek için yardıma muhtaç olduğumu anlattım.Predlagal mu je, da bi jima onadva priskočila na pomoč.
İlgili Sayfalar