anlattı ile cümle

anlattı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Fakat Josephus'un anlattığına göre Tanrı onu korudu.Men hvordan lærte så Augustin Gud å kjenne?
1930 yılında anılarını anlattığı otobiyografik kitabı, Women Have Been Kind yayımlandı.Han ville at han selvbiografiske bok Mine unge år, fra 1930, skulle brukes som grunnlag.
Olayı olduğu gibi anlattım.Han bekreftet at det var tilfelle.
Show Radyo'ya anlattı.Han gjorde en innspilling for radio.
"Elif Şafak Son Kitabı "Siyah Süt"ü Anlattı".Kruses versjon har tittelen «Legenden om Sorte Bjørn».
Michael Fader'ın anlattığına göre: Hepimiz bu boktan sıkıldığımızı hissettik.Og som trommeslager Mike Wengren kommenterte, "Vi klikket fullstendig."
"Hande Fırat, darbeyi bitiren telefonun hikayesini anlattı".«Filmhistorie som får nakkehårene til å reise seg».
Kalav'ın anlattığına göre neler olup bittiğini anlayamamıştı.Calvart sa at uansett hva det var, så var det ikke bra.
Karl Wolff’un günlüğünde anlattığı olayda: “Himmler’in yüzü yeşildi.Peristiwa ini dijelaskan oleh Karl Wolff dalam buku hariannya: "Wajah Himmler menghijau.
Dönitz, Final Çözüm'den haberdar olmadığını Nürnberg mahkemelerinde anlattı.Dönitz kemudian mengungkapkan dalam pengadilan Nuremberg bahwa ia tidak mengetahui tentang "Solusi Akhir".
Tüm olayları ona anlattı.Mereka memberitakan semuanya kepadanya.
Orotoryolarının her birinde İncil’den bir öykü anlattı.Perhatikan apa yang dikatakan Alkitab tentang dia.
Anlam, sözcüğün anlattığı düşünce.Kira-kira kalimat itulah yang dia rasakan.
Bunun ardından babası, Yuanjia'ya tüm bildiklerini anlattı.Tapi lambat laun, ayahnya mengetahui semua kegiatan Yasmine.
O, olayı kardeşine kardeşi de bütün aileye anlattı.Peristiwa itu kemudian dilaporkan kepada ayah dan kakaknya.
Sanatçı eserlerini şöyle anlattı: "Benim resimlerim hiçbir şey anlatmayan görsel imgelerdir.Berikut kutipan sampulnya: "Semua pemasar menceritakan sesuatu.
Onlardan sana anlattıklarımız da var, anlatmadıklarımız da var.Ada sesuatu yang tersembunyi, yang belum mereka ungkapkan satu sama lain.
Öğrenci kullanıcılara ait tanı ulamlarının anlattıkları."Musik memiliki arti yang tidak biasa bagi siswa ini."
Başlarına geleni Tuğrul’a anlattı.Ceking menceritakan apa yang terjadi pada dirinya.
Michael Fader'ın anlattığına göre: Hepimiz bu boktan sıkıldığımızı hissettik.Desainer David Watkins berkata, "Saya yakin desain ini akan disukai banyak orang.
Kalav'ın anlattığına göre neler olup bittiğini anlayamamıştı.Tetapi, Tarō tidak tahu apa yang terjadi padanya setelah pertemuan terakhir mereka.
Büyükannem ve büyükbabam bana Shoah (Yahudi soykırımı) ile ilgili hikayeler anlattılar.Câu chuyện ông bà tôi thường kể về Shoah.
Ayıca 2015’te, Feynman’ın neden bu kadar özel olduğunu düşündüğünü anlattığı bir video yaptı.Năm 2015 Gates thực hiện một video giải thích tại sao ông nghĩ Feynman là một người đặc biệt.
Padme, Obi-wan'ın anlattıklarına inanmak istemez, Anakin'in nereye gittiğini söylemekten kaçınır.Padme không tin ông và không chịu tiết lộ nơi ở của Anakin, biết rằng Obi-Wan sẽ cố gắng để giết anh.
Bir şarkıcı olmak istiyordum ve bu şarkı da benim söyleyeceğim şarkı olmalıydı." şeklinde anlattı.Tôi muốn trở thành một ca sĩ và tôi biết rằng đây là thứ âm nhạc mà tôi muốn hát".
Michael Fader'ın anlattığına göre: Hepimiz bu boktan sıkıldığımızı hissettik.Ngay lúc đó Louis Pasteur đã cho rằng nhà khoa học này đã sai lầm.
Kendisinin anlattığına göre bir rüya üzerine meşhur gezilerine başladı.Do đó trong quá trình dạy dỗ, bà đã truyền cho ông mơ ước ấy rồi.
Bu romanlarında siyahi Amerikalıların dünyasını anlattı.Gấu đen nổi bật trong những câu chuyện của một số người dân bản địa Mỹ.
Ben de özelliklerini anlattım.Họ cũng khác nhau trong tính cách.
Sultan bunlara uzun uzun bu hâllerinin din ve devlete münâsib olmadığını anlattı.Dân làng nói họ không còn tin tưởng vào chính quyền xã và huyện.
O, tam anlamıyla bu role uygundu." sözleriyle anlattı.Nó thuộc về bạn," ông nói vậy với quần chúng.
Ona, eşyaları götürmek için yardıma muhtaç olduğumu anlattım.そして何かを車に運ぶのを手伝ってくれないかと頼むのである。
Onun için bu arkadaşların hepsine anlattım olayı.…私は全ての友人に伝えました。
Anlattıkları, önceki anlattıklarıyla çelişmemelidir.5.前の言葉と繋がっていない言葉を言う。
Michael Fader'ın anlattığına göre: Hepimiz bu boktan sıkıldığımızı hissettik.これを見たプロデューサーのTom Farrerは「初めてみたとき、ちょっと悲しくなった。
Anlattığına göre bu arada kadın da kaçıp gitmiştir.そのうちに女はあきらめて去った。
1867 yılında, fikirlerini ve metotlarını anlattığı akademik bir kitap yazdı.1867年、独自の考えと創作方法に関する本を出版して、アカデミーの体制をばかにした。
Bu derslere katılanlar deneyimledikleri etkileyici faydaları akraba ve arkadaşlarına anlattılar.こうしてできた物が親戚や友人に配られた。
1976 Whitfield Diffie ve Martin Hellman Açık Anahtar sistemini anlattıkları makaleyi yayınladılar.1976年に、ラルフ・マークルの研究の影響を受けたウィットフィールド・デフィーとマーティン・ヘルマンが公開鍵暗号に関する世界最初の論文を発表した。
O da kariyerini anlattığı By the Book adında bir kitap çıkartmıştır.彼はレバノンのために私が話すというタイトルの下で彼のメモを出版した。
Ben de özelliklerini anlattım.もみあげが特徴。
Testino, çekimlerle ilgili şu anısını anlattı: "Saat gece 2'de 'Yeter, yoruldum.警官役のときには、事件があった時刻を言うとき、「今日午前午後2時」と言い、「午前か午後かどっち?
Daha sonra Gandalf kaçmayı başardı ve Elrond’un Divanı’nda Saruman ile arasında geçenleri anlattı.後にガンダルフはオルサンクの塔を脱出し、エルロンドの会議でサルマンの裏切りを報告した。
Ona hiçliğin varlığını anlattığımda ve ispatladığımda, sözümü kesip beni aptallıkla suçladı.私の言う事を聞かずにいきなり怒りだして、私が彼女に信頼を強要している、私が野心を抱いている、と非難しまくって私を閉口させる。
Show Radyo'ya anlattı.TV、ラジオに出演。
O, olayı kardeşine kardeşi de bütün aileye anlattı.彼女は兄にこのことを打ち明け、その兄が家族にこのことを話した。
Romanda anlattığım gibi işaretlemek için kuru fasulye kullanılırdı."僕がマルチョンで描いたのを中鶴くんが仕上げてくれるというのが理想」と語っている。
Çocukluğu yatağında annesinin anlattığı İrlanda masalları ve korku hikâyelerini dinlemekle geçti.幼いころは、病床で母の読む小説や神話をよく聞いていたという。
Mtv ye anlattı.MTV制作。
1999 yılındaki bir röportajda, aşk yerine aşağılanma ile karşılaştığını anlattı.彼女が礼の代わりに内緒である秘密を教えた。
Temmuz 1943’te Karski, yine Roosevelt’e Polonya’da olanları anlattı.1943年7月,卡斯基再次私下向罗斯福总统汇报了波兰的情况。
İngiliz dış işleri sorumlusu Anthony Eden’e konuştu ve Varşova ve Belzec’te gördüklerini anlattı.他还同英国外交大臣安東尼·艾登进行了交谈,并向安东尼·艾登详细讲述了他在华沙和贝尔賽克的所见所闻。
Sana onların kimini anlattık, kimini de anlatmadık."我必據真知而告訴他們,我沒有離開過他們。
Onlardan sana anlattıklarımız da var, anlatmadıklarımız da var.有些东西是你所拥有的,他们无法触及。
Sonrasında Goethe bu gezintiyi Italian Journey'de anlattı.歌德在《意大利游记》中描述了他的意大利之旅。
Anlattığı çılgın bir masal gibiydi.这是一部被不断阅读过的童话故事。
Ben gördüğüm bir rüyayı Resulüllah'a anlattım.但以理發了一個夢,他用亞拉米文將夢記下來。
Ben de özelliklerini anlattım.這也是其特色之一。
Bu resimde, Manet, arkadaşlarını, ressamları, yazarları ve müzisyenleri anlattı.在这幅画里,马奈将他的朋友、艺术家、作家、音乐家及其家人包括画家自己画在作品中。
Bavulunu alıp abisine tüm gerçekleri anlattıktan sonra abisiyle vedalaşır ve gider.她的一个特征是告诉了不好的消息后马上挥手说BYE。
İlgili Sayfalar