anlattı ile cümle

anlattı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Toplumsal ve siyasi görüşlerini anlattığı sayısız makale yazdı.Számos politikai és társadalmi cikket írt.
Bu sahnelerin İskender'in ölümünden sonra komutanları arasındaki çatışmaları anlattığı düşünülmektedir.Az egyik legenda elbeszéli, hogy halála után vita támadt hívei között.
Onlardan sana anlattıklarımız da var, anlatmadıklarımız da var.Vannak olyan dolgok, amitek csak érezni kell, és nem kell róla beszélni.
Özellikle değinilmesi gereken bir bölüm de, Buda'nın Subhuti'ye Bodhisattva'yı anlattığı kısımdır.Megdöbbent azon, hogy a bizottság tulajdonképpen csak a Buddenbrook ház című regényére hivatkozott.
Bora Koçyiğit Fanatik'e anlattı!Katia Alanís Pokolba a szépfiúkkal!
Gerçek mi?' adlı filmini anlattı".Kill!" című filmről kapták.
Kırsal kesimi anlattığı öykülerinde, halkın tarlasını ve mahsullerini yöneten köyün ağaları bulunur.Frans Hals említésre méltó, aki a falusi házakat és azok udvarait festette meg.
"Siz okurlarım için, Araştırdım..İnceledim..Anlattırdım..Yazdım.Tanácsokat, ma úgy mondanánk, felvilágosítást, tájékoztatást is adtam az olvasóknak.”
Diğerleri yemeğe üşüşürlerken onun anlattıklarını dinlemeye zor fırsat bulurlar.A partin mindenki elhűl, mikor meglátja.
Padme, Obi-wan'ın anlattıklarına inanmak istemez, Anakin'in nereye gittiğini söylemekten kaçınır.Padmé nem sejti, hogy mire vetemedett Anakin, és amikor később Obi-Wan felvilágosítja őt, nem akar hinni neki.
Bavulunu alıp abisine tüm gerçekleri anlattıktan sonra abisiyle vedalaşır ve gider.Megköszöni a férfinek, hogy mindezt személyesen mondta el neki, majd elbúcsúzik tőle.
O, olayı kardeşine kardeşi de bütün aileye anlattı.Ezt megosztotta a bátyjával, aki viszont elmondta a családnak a történteket.
Ben de özelliklerini anlattım.A tárgyfájlok tartalmaznak tulajdonságokat is.
Anlattığına göre bu arada kadın da kaçıp gitmiştir.Ja sen sanottuaan nainen katosi.
Babasının anlattığı hikâyelerden hala etkilenmeyen Will gerçeği öğrenmek istediğini söyler.Will ei vieläkään vaikutu isänsä tarinoista, vaan vaatii saada tietää totuuden.
Kalav'ın anlattığına göre neler olup bittiğini anlayamamıştı.Carrie ei osannut selittää mitä oli tapahtunut.
Olayı olduğu gibi anlattım.Tämä artikkeli kertoo tapahtumasta.
Ben de özelliklerini anlattım.Hän myös arvioi tarkasti niiden ominaisuuksia.
Hemingway, bu zor doğumu Silahlara Veda romanında anlattı.Ernest Hemingway on kuvannut taistelun jälkiselvittelyjä kirjassaan Jäähyväiset aseille.
Sanatçı hayat öyküsünü grubun 2003 albümü Elephunk'taki "The Apl Song" adlı şarkıda anlattı.Apl.de.ap kertoo elämäntarinansa Elephunk -levyn kappaleella "The Apl Song".
Seyirciye eğitim alanında devrim yaratmak için yazılımını nasıl kullanmayı planladığını anlattı.Hän kertoi yleisölle siitä miten hän suunnitteli käyttää ohjelmistoaan mullistamaan koulutusalan.
Aklınızdakileri bana anlattığınız için size minnetarım.Kiitos siitä mitä opetit minulle.
Bütün anlattıkların doğru.Se oli kaikki totta.
MFÖ'NÜN 41 YILLIK SERÜVENİNİ ANLATTI! ^ Milliyet Gazetesi (1969).64 (lehden ilmoitussivu, 1969) Warum nicht? – Auch so op.
İlk soru şu: Bunları bu kadın mı anlattı?..Kysymys kuului: ”Mitä näit tänä aamuna?”
Ben gördüğüm bir rüyayı Resulüllah'a anlattım.Scott kertoo viestillä näkemästään unesta Pymille.
Jack arabanın tekerleğinin nasıl değiştirileceğini bana anlattı.Jack selitti minulle, miten auton rengas vaihdetaan.
O bana ilginç bir hikaye anlattı.Hän kertoi minulle kiinnostavan tarinan.
Polisi ara ve bana anlattıklarını onlara da anlat.Soita poliisiasemalle ja kerro heille, mitä kerroit minulle.
Sanırım ne demek istediğini yeterince anlattın.Luulen, että olet tehnyt asiasi selväksi.
Belgesel, kendisinin Blond Ambition World Tour adlı turnesini anlattı.Το ντοκιμαντέρ περιλαμβάνει αρκετό υλικό από τα παρασκήνια της Blond Ambition World Tour.
Brandir oradaydı, gördüklerini ve duyduklarını anlattı.Εκεί κατέγραψε ό,τι είδε και άκουσε.
O, olayı kardeşine kardeşi de bütün aileye anlattı.Η Αγγέλου ανέφερε το γεγονός στον αδερφό της, ο οποίος το είπε στην υπόλοιπη οικογένεια.
Michael Fader'ın anlattığına göre: Hepimiz bu boktan sıkıldığımızı hissettik.Ο ιστορικός Michael Oren εξηγεί την αντίδραση του: «Ο Eban ήταν αναψοκοκκινισμένος.
Ona, eşyaları götürmek için yardıma muhtaç olduğumu anlattım.Πρέπει να τους καλέσουμε να χρησιμοποιήσουν τους πόρους τους για να μας βοηθήσουν.
Tüm olayları ona anlattı.Τότε αυτός της είπε όλη την ιστορία του.
Büyükannem ve büyükbabam bana Shoah (Yahudi soykırımı) ile ilgili hikayeler anlattılar.Μεγάλες προσωπικότητες και συγγραφείς έχουν μιλήσει για την Χάκα.
"Ziynet Sali ve Behzat Gerçeker merak edilenleri anlattı".«Νέα Σαλαμίνα και ΑΣΙΛ τίμησαν την ιστορία τους».
Onu sorgulayan polis memuru ise onun anlattıklarına güvenmiyordur."Και κανένας από τους αξιωματικούς δεν θέλει να ομολογήσει ότι το έχει κάνει.
İlk soru şu: Bunları bu kadın mı anlattı?..Han sagde: ”Ved du, hvad den kvinde var?
Erişim tarihi: 17 Mart 2012. ^ "Yeni filmini anlattı".27. oktober 1990. This Film Is On: .
Shepard iki gün sonra hastanede öldü, Hartnell hayati tehlikeyi atlattı ve olayı polislere ve basına anlattı.Hun døde to dage senere, men Hartnell overlevede, og kunne fortælle om sin oplevelse til pressen.
Köpeğin bu hali ve yukarı doğru bakışı bu resmin yalnızlığı anlattığı yorumlarına sebep oldu.Dette, og drengens reaktion herpå, afdækker årsagen til hans ensomhed.
Anlattığına göre bu arada kadın da kaçıp gitmiştir.Det er også derfor de kommer til at savne hende, da hun er væk.
Brandir oradaydı, gördüklerini ve duyduklarını anlattı.Frank har været omkring; han har hørt og set ting, som nu skal fortælles.
Olayı olduğu gibi anlattım.Handlingen har fundet sted.
Bavulunu alıp abisine tüm gerçekleri anlattıktan sonra abisiyle vedalaşır ve gider.Hun står med kufferter og sin jakke og vinker farvel, før hun går.
"Kuvayi Milliye Destanı", Nâzım Hikmet'in Kurtuluş Savaşı'nı bölümler halinde anlattığı destandır."Tusind og een nats eventyr" i hvilke Scheherezade fortæller historier for at overleve.
Toplumsal ve siyasi görüşlerini anlattığı sayısız makale yazdı.Han skrev også en række bøger for at forklare sine sociale og politiske anskuelser.
Bu hayvan türü, Aborjinler'in anlattığına göre, Bunyip denen bir canavardır.Folk der påstår at have set dette dyr siger at det er en puma.
Ezgi Başaran: Herkesin hikâyesini anlattık.Også i det ytre bar han alle tegn som kunngjør for oss: Dette er en utpekt. »
Tacitus'un anlattıklarına göre evlilikleri boyunca kocasını "sonu gelmeyen suçlamalarla takip etmişti".Tacitus rapporterte at i løpet av deres ekteskap hadde hun «forfulgt sin ektemann med ustanselige anklager».
İlk olarak "Güney Amerika Kupasını" anlattı.Den blir kalt «Sør-Amerikas skjære».
1867 yılında, fikirlerini ve metotlarını anlattığı akademik bir kitap yazdı.I 1867 pekte han nese til akademikerne gjennom å publisere en bok om sine egne idéer og arbeidsmetoder.
Konvoy yaklaştığı sırasında açılan ateş sonucu çatışma çıktı.” şeklinde anlattı.Flyet styrtet i havnen like ved. ^ «Did you know?».
Görgü tanıkları da polisin bazı geçiş noktalarını kapattığını anlattı.Vitner påpekte for politiet at hun hadde en noe vrikkende gange.
Ne harika bir tema diye düşündüm." diye anlattı.«Det var et herlig land,» sier han.
Tüm olayları ona anlattı.Hun forteller likevel om alt sammen til ham.
Brandir oradaydı, gördüklerini ve duyduklarını anlattı.Han dro da hjem og fortalte om det han hadde sett og hørt.
Kitabın sonunda yer alan ufak açıklamada, diğer karakterlerin kaderinin ne olduğunu anlattı.De siste kapitlene i boken forteller om figurenes fremtid.
İlgili Sayfalar