anlattı ile cümle
anlattı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Tacitus'un anlattıklarına göre evlilikleri boyunca kocasını "sonu gelmeyen suçlamalarla takip etmişti".Según Tácito durante el matrimonio "ella fue perseguida por su marido con incesantes acusaciones".
Kur’ân’a baktığımızda O'nun emrettikleri ve anlattıkları da hiç yoktan olan şeyler değildir.Como de costumbre, no supimos aprovechar (ni aquilatar) su maestría y su generosidad sino a medias.
Origin (1980) – Charles Darwin’in hayatını anlattığı eser.Origen (Origin; 1980), basada en la vida de Charles Darwin.
Stone'un kitaplarından bazıları: Lust for Life (1934) – Vincent van Gogh’un hayatını anlattığı eser.Anhelo de vivir (Lust for Life; 1934), basada en la vida de Vincent van Gogh.
Babasının anlattığı hikâyelerden hala etkilenmeyen Will gerçeği öğrenmek istediğini söyler.Molesto por las historias de su padre, Will pide que le cuente la verdad.
Kardeş olduklarını anlattığında ise nasıl olduğunu anlayamasa da sanki hep bunu bildiğini söyler.En ese momento solo se preguntan el cómo sabe que son hermanos ya que nunca lo han dicho.
Hemingway, bu zor doğumu Silahlara Veda romanında anlattı.Pauline tuvo un parto difícil, que Hemingway incorporó como ficción en Adiós a las armas.
Belgesel, kendisinin Blond Ambition World Tour adlı turnesini anlattı.Todo eso se debe al Blond Ambition World Tour.
Heyecan yaratan bir başka durum ise, farklı bölgelerdeki insanların anlattıklarının da birbirine benzemesiydi.Y siempre me sentí un poco diferente de los demás en mis barrios.
Anlattığı olayların içinde bizzat bulunduğundan dolayı, eseri bir nevi hatırat sayılabilir.Dado que él mismo tomó parte de los sucesos que describe, son una especie de memorias.
Brandir oradaydı, gördüklerini ve duyduklarını anlattı.Bruto sabía que ella los veía y escuchaba.
Bununla birlikte, albümdeki birçok şarkının da filmi anlattığı söylenir.Sin embargo, continua incierta la cantidad de canciones que tendrá el álbum.
Daha sonra Atv de basketbol maçları anlattı.Más tarde, Yates pasó por el basket danés.
"Gökhan Özen merak edilenlerini anlattı..."Mira lo que dicen los astronautas».
Bu hâldeyken onun bakımıyla ilgilenen iki kadın, onun bu olayda felç olduğunu anlattılar.Y eso las hace pensar dos veces sobre su estancia allí.
Öğrenci kullanıcılara ait tanı ulamlarının anlattıkları."Comparación de la utilidad percibida por los estudiantes».
Alper Ateş o anları şöyle anlattı: ''Daha önce sömestr döneminde hayvanat bahçesinden yayın yapmıştık.Como recordó uno de los escondidos: "En invierno calentamos la habitación con un horno de hierro.
Sekiz aydan beri de kendi evimde yaşıyorum. ifadeleriyle anlattı.Hablé aproximadamente por 8 meses con mi madre acerca de esto.
Joker'in anlattığı fıkraya gülen Batman elini onun omzuna koyar.Se elimina la escena en la que el Joker le clava el cuchillo a Batman en la pierna.
Anlattığı öyküler hangi dönemde geçmiş olursa olsun, sanki birkaç saat önce yaşanmış gibi anlatmaktadır.Si bien parecen surgir de la nada, éstos conversan como si hubieran estado allí por cierto tiempo.
"Babası, Mustafa Yumlu'yu anlattı".«Lo que la DINA escribió sobre Jaime Guzmán».
Bir hatalı davranış ile gitarist fena düşerdi." diyerek zorluklarını anlattı.Es difícil trabajar tocando la guitarra lidiando con el hecho de que eso no mejorará".
Michael Fader'ın anlattığına göre: Hepimiz bu boktan sıkıldığımızı hissettik.«Miguel Indurain cree que "aquí todos corremos a ciegas"».
Dr. Yusuf Hakan Erdem, Vedat Günyol'un bir röportajında olayı itiraf olarak anlattığını söyledi.Así lo reconoció el propio Aaron Sorkin en una entrevista posterior.
O, tam anlamıyla bu role uygundu." sözleriyle anlattı.Obviamente, yo cumplo dichos requisitos» mencionó.
Ona, eşyaları götürmek için yardıma muhtaç olduğumu anlattım.Estoy seguro de que me ayudó a conseguir algunos papeles.
Tom Mary'ye bütün hikayeyi anlattı.Tom raccontò a Mary tutta la storia.
Baba bize çok ilginç bir hikaye anlattı.Papà ci ha raccontato una storia molto interessante.
O, tüm hikayeyi Mary'ye anlattı.Raccontò a Mary tutta la storia.
Ne demek istediğini yeterince anlattın.Hai ben chiarito quello che volevi dire.
O, kazayı bana kendi gözleriyle görmüş gibi anlattı.Mi ha raccontato l'incidente come se l'avesse visto con i propri occhi.
Tacitus'un anlattıklarına göre evlilikleri boyunca kocasını "sonu gelmeyen suçlamalarla takip etmişti".Tacito riferisce che durante il loro matrimonio "aveva perseguito il marito con accuse incessanti ".
1999'da Roberts güreş belgeseli Beyond the Mat'te trajik geçmişini anlattı.Nel 1999 Roberts venne inserito contro il suo volere nel documentario Beyond the Mat.
Kimi zaman Kadının yaptıklarında/anlattıklarında samimi olup olmadığı anlaşılmamaktadır.Di Gundomaro, non si conosce se ebbe mogli e non si ha notizia di alcuna discendenza.
Olayı olduğu gibi anlattım.Raccontami com'era.
Ben gördüğüm bir rüyayı Resulüllah'a anlattım.Racconta uno strano sogno che ha avuto leggendo quel libro.
1897 yılında, Fransız devrimcisi Auguste Blanqui'nin hayatını anlattığı L'Enfermé isimli kitabı yayınlandı.Nel 1897 pubblicò "L'Enfermé" (Il recluso), nel quale raccontava la vita di Auguste Blanqui.
Kitabın sonunda yer alan ufak açıklamada, diğer karakterlerin kaderinin ne olduğunu anlattı.Il libro termina con un resoconto del destino degli altri personaggi.
Onu sorgulayan polis memuru ise onun anlattıklarına güvenmiyordur.La sorella, che lo ha ingaggiato, non gli crede.
Ben de özelliklerini anlattım.Sto mostrando il mio carattere.
Bora Koçyiğit Fanatik'e anlattı! ^ "BJK Müzesi".Nicole è apparsa di sorpresa al Blue Factory!
O da kariyerini anlattığı By the Book adında bir kitap çıkartmıştır.Ha raccontato la sua storia con il libro Ditemi com'è un albero.
Kendisinin anlattığına göre bir rüya üzerine meşhur gezilerine başladı.Poi rivela di aver cominciato ad avere sogni premonitori.
Sonrasında Goethe bu gezintiyi Italian Journey'de anlattı.Ne dà esempio Goethe nel suo Viaggio in Italia.
İlk soru şu: Bunları bu kadın mı anlattı?.."È stato come se questa persona avesse fatto questo a te.
Bazı öykülerde yazar, gerçek hayatta gittiği yerleri ve karşılaştığı gerçek insanları anlattı.Inoltre, egli sceglie spesso di scrivere riguardo a luoghi e persone realmente esistiti.
Bir hatalı davranış ile gitarist fena düşerdi." diyerek zorluklarını anlattı.Inoltre ha detto che suonare la chitarra è "molto impegnativo", "lo fai difficile quanto vuoi".
Oyunun kurallarını ona anlattım.Я объяснил им правила игры.
Öğretmen bize komik bir hikaye anlattı.Учитель рассказал нам забавную историю.
Tom sırrını bana anlattı.Том рассказал мне свой секрет.
Tom bize ilginç bir hikaye anlattı.Том рассказал нам интересную историю.
Sen Mary'ye bütün hikayeyi anlattın.Ты рассказал Мэри всю историю.
Onun anlattığı hikâyenin doğruluğundan şüphe duyuyordu.Он усомнился в достоверности её истории.
"Peygamber" şiirindeki Aleksandr Puşkin, peygamber İşaya'nın hizmetine çağrı yapılmasını anlattı.А. С. Пушкин в стихотворении "Пророк" описал призвание на служение пророка Исайи.
Trance'in geleceği görme yeteneği vardı (ya da kendisinin anlattığı gibi "olası tüm geleceği").У Трэнс есть способность видеть будущее (или, как она объясняет это, «все возможные будущие»).
Anlattığı çılgın bir masal gibiydi.Он как страшная сказка, рассказанная ночью.
Sana onların kimini anlattık, kimini de anlatmadık."Нет другого Бога, кроме Тебя, Творца и Единого Истинного Бога, а мы и не присоединились ещё к рабам Твоим!»
Ezgi Başaran: Herkesin hikâyesini anlattık.Все суть наше знание обо всем (мир есть наше представление о нём).
Sekiz aydan beri de kendi evimde yaşıyorum. ifadeleriyle anlattı.Я говорил со своей мамой на эту тему на протяжении 8 месяцев.
"Siz okurlarım için, Araştırdım..İnceledim..Anlattırdım..Yazdım.И у меня их полно - приезжайте, читайте, пишите правду.
İlgili Sayfalar