anlattı ile cümle
anlattı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Cinayetleri ayrıntılı olarak anlattı ve pişmanlık sergilemedi.[3][4][5]He described the murders in detail, and made no apologies.[60][61][62]
O, bu olayı çeşitli Romalı soylulara anlattıktan sonra intihar etti.Afterwards she revealed the offence to various Roman noblemen, and then committed suicide.
Anlattığı durum tek bir gazete ya da dergi makalesinde konuşulmadı.The condition he described was not talked about by a single newspaper or magazine article.
1522 - Adam Ries, Arap rakamlarının kullanımını ve Roma rakamlarına göre avantajlarını anlattı.1522 – Adam Ries explained the use of Arabic digits and their advantages over Roman numerals.
Ayrıca Blighty serisinide Save Our Boozer'ı anlattı.She has also narrated the Blighty series Save Our Boozer.
Wasserman ve Stryker, iki Commodore PET bilgisayarının bir kabloyla nasıl ağa bağlanacağını anlattı.Wasserman and Stryker described how to network two Commodore PET computers with a cable.
May, Champions of the World belgeselinde Freddie Mercury ile olan bu oturumları şöyle anlattı:In the documentary Champions of the World, May described these sessions with Mercury as such:
Örneğin, Coyote-kertenkele hikayesi, komşuları olan Pomo halkının anlattığı masal gibidir.For example, the Coyote-lizard story is like the tale told by their neighbors, the Pomo people.
Walter, annesi ona her zaman yalan söylediği için Hub'dan anlattıklarını doğrulmasını ister.Walter asks Hub for confirmation, since his mother always lies to him.
Panas, Levy 'in diğer faaliyetlerini de anlattı:Panas also described Levy’s other activities:
Bu sözlerle Julius Caesar, Farnakis'e karşı kazandığı zaferi Plutarch'a göre anlattı. [1]With these words, Julius Caesar described his victory against Pharnaces, according to Plutarch.[16]
Daha sonra Gylfi'nin ulusuna döndüğünde kendisine anlatılan hikayeleri yeniden anlattığı ima edilir.It is then implied that as Gylfi returns to his nation, he retells the tales he was told.
Araştırma gezisini Researches in Asia Minor, Pontus and Armenia (1842) adlı eserinde anlattı.Hamilton was the first known person to have successfully climbed Mount Erciyes.
Anlattığı gibi, bu deneyimin teolojiye olan ilgisi üzerinde derin bir etkisi oldu. [2]As he describes it, this experience had a profound impact on his interest in theology.[2]
Maratha'dan hoşlanmadığı, “Fuyoz-ül Haramain” de anlattığı bir rüyasında ifade edilir:His dislike of Marathas is expressed in one of his dreams that he narrated in “Fuyooz-ul Haramain”:
Boyne Savaşı'nı anlattı.He described the Battle of the Boyne.
Erken bilim insanlarının anlattıklarıDating by early scholars
2011 yılında, uzun yıllar komada olduğunu anlattığı Ghost Boy adlı bir kitap yazdı.In 2011, he wrote a book called Ghost Boy, in which he describes his many years of being comatose.
Bu vakayinamede, anlattığı olayların birçoğunu yaşadığına dair işaretler vardır.From this chronicle, there are indications that he lived through many of the events he relates.
Anlattıkları hikayelerden bazıları korkunçtu.Some of the stories they told were appalling.
“ Neyi ve anlattığı hikayeyi dinleyin, Ayrılık nasıl da şarkı söylüyor... [1] ”Listen to the reed and the tale it tells, How it sings of separation...[56]
Allam, Kanal 4 dizisi Müzayede Evi'ni anlattı.[1]Allam narrated the Channel 4 series The Auction House.[11]
Belgeselde Wirths, 12 Numaralı Tesisin uranyum üretiminin saflığı hakkında bir hikaye anlattı.In the documentary, Wirths told a story about the purity of Plant No. 12's production of uranium.
The Melbourne Leader gazetesi cenazeyi şöyle anlattı: "Tabutu dört at çekti.The Melbourne Leader described the funeral: "The coffin was drawn by four horses.
Çocuklara Afrika maceralarını anlattı.Er hat den Kindern von seinen Erlebnissen in Afrika erzählt.
Bir arkadaş bana o hikayeyi anlattı.Ein Freund hat mir diese Geschichte erzählt.
Onun anlattığını anlıyor musun?Verstehst du, wovon er erzählt?
Heyecan verici bir hikayeydi ve o onu iyi anlattı.Es war eine spannende Geschichte, und er erzählte sie gut.
Tom bize ilginç bir hikaye anlattı.Tom hat uns eine interessante Geschichte erzählt.
Kardeşine olan biteni anlattı.Ich habe deinem Bruder erzählt, was passiert ist.
Olanları Tom'a anlattım.Ich erzählte Tom, was geschehen war.
Sana onların kimini anlattık, kimini de anlatmadık."Daraufhin sprach ich für dich: Und wir haben ihn (d. h. Mohammed) nicht die Dichtkunst gelehrt.
Olayı olduğu gibi anlattım.Dieser meldete den Vorfall.
Bütün anlattıkların doğru.Alles andere stimmt.
Zeyd-ü Cüheni'den rivayet ettiler: "Ben gördüğüm bir rüyayı Resulullah'a anlattım.Ibn Sayyad sagte: "Nein, aber Sie sollten Zeugnis geben, dass ich der Gesandte Allahs bin."
Sonrasında Goethe bu gezintiyi Italian Journey'de anlattı.Die Anregung dazu brachte Goethe von seiner italienischen Reise mit.
Fakat Zacharias'ın anlattığının muharebenin hangi safhası olduğu belirsizdir.Es ist aber unbekannt, zu welchem Stadium der Schlacht Zacharias sich äußerte.
Kızkardeşine anlattığına göre morfin kullanıyordu.Er nahm Morphin, wie er seiner Schwester gegenüber äußerte.
O da kariyerini anlattığı By the Book adında bir kitap çıkartmıştır.Sie vergisst ihr Buch, das sie von ihrem Freund dabei hatte.
Kitabında kendisinin Türkiye'nin hikâyelerini anlattığını belirtmektedir.In diesem Buch berichtet er von seinen Erfahrungen in Nordkorea.
Gerçek mi?' adlı filmini anlattı".Sein erster Film hieß Sag die Wahrheit.
Yüzlerce böyle ilginç şeyleri anlattı.Und hundert andere solche pittoreske Sachen.
Brandir oradaydı, gördüklerini ve duyduklarını anlattı.Barry hörte sich ihre Ideen an, sammelte und bewertete sie.
İleri zamanlarda Clark hikâyeyi mizahi bir şekilde anlattı.In dieser Zeit fuhr sich Clark einen Vorsprung auf ihn heraus.
Ya romanda anlattığın Kürt tarihinin o unutulmaz öyküleri?Die typischen Erzählsituationen im Roman.
Sakinlerinin sonradan anlattığına göre daha önce hiç beyazla karşılaşmadıkları için çok korkmuşlar.Er wird von Eingeborenen aufgefunden, die noch nie einen Weißen gesehen haben.
Ben de özelliklerini anlattım.Neu sind auch die Charakterwerte.
Bir süre sonra bu konudaki anılarını "Başkaldıran Meksika" adlı yapıtında anlattı.Der Name geht auf den scharfen Geschmack zurück, der „irgendwie an Mexiko erinnerte“.
Erişim tarihi: 29 Ağustos 2012. ^ "Davutoğlu olan biteni anlattı".28. Jänner 2012 WKR-Demo: Was wirklich passiert ist.
Hemingway, bu zor doğumu Silahlara Veda romanında anlattı.So soll Hemingway die Berichte von Verwundeten für den Roman A Farewell to Arms (dt.
Ciechanover'in anlattığına göre evi kitaplarla doluydu.Zu Leons Enttäuschung ist das Zimmer voller Bücher.
İlk soru şu: Bunları bu kadın mı anlattı?..Sprich, sagte die Freundin.
Brandt o sırada generalin anlattıklarını dinlemekteydi.Brandt, in den Mittelpunkt seiner Verkündigung rückte.
Nasıl Kabul Edildi?” başlığı altında ayrıntılarıyla anlattı.Siehst du hier etwas?“ – „und er zeigte dabei auf seine Stirn“.
Öğrenci kullanıcılara ait tanı ulamlarının anlattıkları."Gewidmet von ihren dankbaren Schülern“.
Bu durumu arkadaşlarına anlattığında arkadaşları ona dead mouse guy (ölü fareli adam) demeye başladılar.Von da an nannten mich meine Freunde „dead mouse“.
Bu yolculuğa katılan Jules Verne Yüzen Şehir adlı romanında bu gemiyi anlattı.Trotzdem zeigt Verne in dem Roman seine Begeisterung für das Schiff.
Deyimler bazen ele aldıkları konular bakımından ve anlattıkları duygular bakımından sınıflandırılabilirler.Diese können nach den Gefühlen unterschieden werden, welche sie ansprechen.
Bu romanlarında siyahi Amerikalıların dünyasını anlattı.Die Geschichte der Schwarzen in den USA.
Bir arkadaş bana o hikayeyi anlattı.Un ami m'a raconté cette histoire.
İlgili Sayfalar