Birinin çok kötü bir bilgisayar oyunu fikrini size anlatmaya çalışmasını dinlemekten daha kötü bir şey yok.Není nic horšího než muset poslouchat někoho, kdo se vám snaží nabídnout opravdu špatný nápad na hru.
Birinin çok kötü bir bilgisayar oyunu fikrini size anlatmaya çalışmasını dinlemekten daha kötü bir şey yok.Nie ma nic gorszego niż słuchać kogoś próbującego sprzedać wam naprawdę zły pomysł na grę.
Birinin çok kötü bir bilgisayar oyunu fikrini size anlatmaya çalışmasını dinlemekten daha kötü bir şey yok.Non c'è niente di peggio che dover ascoltare qualcuno che prova a piazzarti una pessima idea di videogioco.
Birinin çok kötü bir bilgisayar oyunu fikrini size anlatmaya çalışmasını dinlemekten daha kötü bir şey yok.Semmi sem rosszabb annál, mint amikor valaki el akar neked adni egy rossz játékötletet.
Birinin çok kötü bir bilgisayar oyunu fikrini size anlatmaya çalışmasını dinlemekten daha kötü bir şey yok.Δεν υπάρχει τίποτα χειρότερο από το να ακούς κάποιον να προωθεί μία πολύ κακή ιδέα για παιχνίδι.
Birinin çok kötü bir bilgisayar oyunu fikrini size anlatmaya çalışmasını dinlemekten daha kötü bir şey yok.Нема нічого гірше, ніж вислуховувати того, хто намагається "втулити" вам справді погану ідею гри.
Birinin çok kötü bir bilgisayar oyunu fikrini size anlatmaya çalışmasını dinlemekten daha kötü bir şey yok.Няма нищо по-лошо от това да слушаш как някой се опитва да ти пробута лоша идея за видеоигра.
Birinin çok kötü bir bilgisayar oyunu fikrini size anlatmaya çalışmasını dinlemekten daha kötü bir şey yok.אין משהו גרוע יותר מאשר להקשיב למישהו שמנסה למכור לך רעיון ממש גרוע למשחק מחשב.
Birinin çok kötü bir bilgisayar oyunu fikrini size anlatmaya çalışmasını dinlemekten daha kötü bir şey yok.فلا يوجد أسوء من أن تضطر إلى سماع أحدهم يحاول عرض فكرة سيئة جدا للعبة تلفزيونية
Birinin çok kötü bir bilgisayar oyunu fikrini size anlatmaya çalışmasını dinlemekten daha kötü bir şey yok.聞くに堪えないものはありません -会場(笑)
Biri ülke olarak tarihimizi Batılılara anlatmanın önemli olduğu düşüncesiyle bu filmi yaptım.Eu fiz este filme porque senti que é importante ele falar aos ocidentais sobre a nossa história como país.
Biri ülke olarak tarihimizi Batılılara anlatmanın önemli olduğu düşüncesiyle bu filmi yaptım.Zrobiłam ten film, bo czułam, że ważne jest, by przemówił do ludzi Zachodu na temat historii naszego kraju.
Biri ülke olarak tarihimizi Batılılara anlatmanın önemli olduğu düşüncesiyle bu filmi yaptım.Έκανα αυτή την ταινία γιατί ένιωσα πως είναι σημαντικό να μιλήσει στους Δυτικούς για την ιστορία μας ως χώρας.
Biri ülke olarak tarihimizi Batılılara anlatmanın önemli olduğu düşüncesiyle bu filmi yaptım.Направих този филм, защото почувствах, че е важно да разкажа на хората на Запад за историята ни като държава.
Biri ülke olarak tarihimizi Batılılara anlatmanın önemli olduğu düşüncesiyle bu filmi yaptım.Я сняла этот фильм, потому что считала важным рассказать Западу об истории нашей страны.
Birkaç hikaye anlatmak istiyorum, çünkü bence bilginin iletimi ve vücudumuza girişi hikayeler yoluyla oluyor.그 중 몇 가지 이야기를 해드리고 싶네요. 이 이야기들이 우리가 전하려는 정보를 가장 절절하게 전달할 수 있으리라 믿으니까요.
Birkaç hikaye anlatmak istiyorum, çünkü bence bilginin iletimi ve vücudumuza girişi hikayeler yoluyla oluyor.物語は体内に入り込みます TEDに参加する興味深いことの一つは 私は体の中に生きていて
Bir kişinin beyninin büyük bir kısmı, dinleme ve hikâye anlatma sırasında aktive edilir.Gran parte del cerebro humano se activa al escuchar y al contar una historia.
Bir kişinin beyninin büyük bir kısmı, dinleme ve hikâye anlatma sırasında aktive edilir.인간 뇌의 많은 부분은 이야기를 듣거나, 말하는 과정에서 활성화 됩니다.
Bir kişinin beyninin büyük bir kısmı, dinleme ve hikâye anlatma sırasında aktive edilir.O zonă imensă a creierului uman e activată în timpul ascultării și relatării unei povestiri.
Bir kişinin beyninin büyük bir kısmı, dinleme ve hikâye anlatma sırasında aktive edilir.Una vasta porzione del cervello umano viene attivata durante l'ascolto e il racconto di una storia.
Bir kişinin beyninin büyük bir kısmı, dinleme ve hikâye anlatma sırasında aktive edilir.Une vaste partie du cerveau d'une personne est activée lorsqu'elle écoute ou raconte une histoire.
Bir kişinin beyninin büyük bir kısmı, dinleme ve hikâye anlatma sırasında aktive edilir.Голяма част от човешкия мозък се активира при слушането и разказването на истории.
Bir kişinin beyninin büyük bir kısmı, dinleme ve hikâye anlatma sırasında aktive edilir.Огромная часть мозга активизируется, когда человек слушает или рассказывает историю.
Bir Maria Elena ile yatıp da bunu allayıp pullayarak anlatmadığı kaldı.الشيء التالي ستنام مع ماري إيلينا و تمجد الأمر كأسلوب حياة بديل أسمى
Bir önceki sunumun sonunda, aslında size bu kadar hızlı anlatmamam gerekirdi,Az utolsó videó végén, lehet nem szabadott volna olyan gyorsan behoznom, de megmutattam egy új azonosságot.
Bir önceki sunumun sonunda, aslında size bu kadar hızlı anlatmamam gerekirdi,I slutningen af den forrige video introducerede vi endnu en regneregel.
Bir önceki sunumun sonunda, aslında size bu kadar hızlı anlatmamam gerekirdi,지난 번 강의의 끝에 그렇게 서둘러서 소개하지 말았어야 했는데요
Bir önceki sunumun sonunda, aslında size bu kadar hızlı anlatmamam gerekirdi, Size yeni bir konsept gösterdim.Am Ende des vorherigen Unterricht habe ich eine neue Konzept eingeführt.
Bir önceki sunumun sonunda, aslında size bu kadar hızlı anlatmamam gerekirdi, Size yeni bir konsept gösterdim.Na konci minulé lekce, kdy jsem asi zbytečně předbíhal, jsem představil nový koncept.
Bir önceki sunumun sonunda, aslında size bu kadar hızlı anlatmamam gerekirdi, Size yeni bir konsept gösterdim.У кінці останньої презентації, і, можливо, не треба було так швидко це давати, я увів нову концепцію.
Bir önceki sunumun sonunda, aslında size bu kadar hızlı anlatmamam gerekirdi,في نهاية العرض السابق لا يجب ان أمر سريعاً على هذه النقطة
Bir önceki sunumun sonunda, aslında size bu kadar hızlı anlatmamam gerekirdi,急いで説明しました。 いいですか?
Bir örnek çözüp size bunu anlatmaya çalışacağım.Bem, eu irei tentar fazer um exemplo disso e ver se isso soa verdadeiro para você.
Bir örnek çözüp size bunu anlatmaya çalışacağım.Ei bine, voi încerca să vă dau un exemplu și să vedem dacă vi se pare adevărat.
Bir örnek çözüp size bunu anlatmaya çalışacağım. Sonra da biraz daha düşünebilirsiniz.Intentaré hacer un ejemplo y veré si si es que les parece correcto y luego pueden pensar un poco más
Bir örnek çözüp size bunu anlatmaya çalışacağım. Sonra da biraz daha düşünebilirsiniz.Vad händer när vi har sex nummer?"
Bir örnek çözüp size bunu anlatmaya çalışacağım.Wel, ik zal je een voorbeeld proberen te geven en kijken of je ziet waarom.
Bir örnek çözüp size bunu anlatmaya çalışacağım.Well I'll try to do a little one example of that, and see if it "rings true with you".
Bir örnek çözüp size bunu anlatmaya çalışacağım.Well, saya akan melakukan satu contoh dan perhatikan apakah kalian paham.
Bir örnek çözüp size bunu anlatmaya çalışacağım.Ну я постараюсь сделать один из примеров и посмотреть, если Это звучит правдоподобно, с вами.
Bir örnek çözüp size bunu anlatmaya çalışacağım.Я спробую зробити один приклад цього і подивимося чи це наштовхне вас на правильну відповідь.
Bir örnek çözüp size bunu anlatmaya çalışacağım.あなたにとって正しく感じますか?という事を見てみましょう。 そうしたらもう少し納得出来ると思います。
Bir örnekle anlatmaya başlayayım.Dovolte mi začít příkladem.
Bir örnekle anlatmaya başlayayım. Ekranda bir hastane hademesinin görev tanımı geçiyor.Wat er over het scherm loopt is de taakomschrijving van een schoonmaker in een ziekenhuis.
Bir örnekle anlatmaya başlayayım.Hadd kezdjek egy példával.
Bir örnekle anlatmaya başlayayım.Ich werde mit einem Beispiel beginnen.
Bir örnekle anlatmaya başlayayım.Jag skulle vilja börja med ett exempel.
Bir örnekle anlatmaya başlayayım.Je vais vous donner un exemple.
Bir örnekle anlatmaya başlayayım.한가지 예를 들어보도록 하죠.
Bir örnekle anlatmaya başlayayım.Lad mig begynde med et eksempel.
Bir örnekle anlatmaya başlayayım.Lăsați-mă să încep cu un exemplu.
Bir örnekle anlatmaya başlayayım.Lasciatemi cominciare con un esempio.
Bir örnekle anlatmaya başlayayım.Permítanme empezar con un ejemplo.
Bir örnekle anlatmaya başlayayım.Pozwólcie mi zacząć od przykładu.
Bir örnekle anlatmaya başlayayım.Saya akan mulai dengan satu contoh.
Bir örnekle anlatmaya başlayayım.Tôi sẽ bắt đầu với một ví dụ,
Bir örnekle anlatmaya başlayayım.Vou começar com um exemplo.
Bir örnekle anlatmaya başlayayım.Začnem príkladom.
Bir örnekle anlatmaya başlayayım.Επιτρέψτε μου να ξεκινήσω με ένα παράδειγμα.