Anlatmaya devam etti, ve herkes onu bir kahraman olarak gördü -- muhtemelen hayatında ilk kez.Khi kể tiếp cậu ấy đuợc mọi nguời nhìn với ánh mắt nguỡng mộ có lẽ là lần đầu tiên trong đời.
Anlatmaya devam etti, ve herkes onu bir kahraman olarak gördü -- muhtemelen hayatında ilk kez.On mówi dalej, a wszyscy patrzą na niego jak na bohatera, pewnie pierwszy raz w jego życiu.
Anlatmaya devam etti, ve herkes onu bir kahraman olarak gördü -- muhtemelen hayatında ilk kez.Şi continuă să povestească, şi toată lumea se uită la el ca la un erou, probabil pentru prima oară în viaţă.
Anlatmaya devam etti, ve herkes onu bir kahraman olarak gördü -- muhtemelen hayatında ilk kez.Y continúa hablando y todos lo miran como un héroe, quizá por primera vez en su vida.
Anlatmaya devam etti, ve herkes onu bir kahraman olarak gördü -- muhtemelen hayatında ilk kez.И той продължава да разказва и всички гледат към него като към герой, най-вероятно за пръв път в живота му.
Anlatmaya devam etti, ve herkes onu bir kahraman olarak gördüוהוא ממשיך ואומר, וכולם מביטים בו כמו גיבור,
Anlatmaya devam etti, ve herkes onu bir kahraman olarak gördüونظر الجميع اليه حينها كبطل
Anlatmaya devam etti, ve herkes onu bir kahraman olarak gördüきっと 彼にとっては人生初めての経験です
Anne, Seung Jo... Sakın aileme anlatmaya kalkışma.Mẹ à, Seung Jo ... <i>Cậu đừng có mà nói với gia đình mình.
Anne, Seung Jo... Sakın aileme anlatmaya kalkışma.Moeder, Seung is... <i>Durf het niet om het tegen mijn familie te vertellen...
Araba yıkama!! anlatmak istedimC'est un lave-auto! Je voulais te dire...
Araba yıkama!! anlatmak istedimE' un autolavaggio!
Araba yıkama!! anlatmak istedimHagynod kell, hogy visszafizessem amiért levágtad a hajam. Ez egy autómosó! El akartam neked mondani.
Araba yıkama!! anlatmak istedimIch bin dir was schuldig für das Haare schneiden. das ist eine Autowäsche!
Araba yıkama!! anlatmak istedimIni tempat cuci mobil!
Araba yıkama!! anlatmak istedim세차장 나는 당신에게 말하고 싶었지요.
Araba yıkama!! anlatmak istedimRửa xe đây! Anh đã muốn nói với em.
Araba yıkama!! anlatmak istedimSinun täytyy antaa minun maksaa takaisin siitä kun siistit hiukseni. Tämä on autopesu!
Araba yıkama!! anlatmak istedimTo mycie samochodu! Chciałem ci powiedzieć.
Araba yıkama!! anlatmak istedimTrebuie sa ma lasi sa te ajut pentru ca mi-ai tuns parul. E o spalatorie auto!
Araba yıkama!! anlatmak istedimΕίναι πλύσιμο αυτοκινήτου! Ήθελα να στο πω.
Araba yıkama!! anlatmak istedimإنه غسيل سيارة أردت ان أقول لك.....
Araba yıkama!! anlatmak istedim私は 貴女に言いたい 貴女を...
AS: Diyalog olmadan hikaye anlatmak.(AS): 대화없는 스토리텔링은
AS: Diyalog olmadan hikaye anlatmak.Kể chuyện không cần đối thoại.
AS: Diyalog olmadan hikaye anlatmak.א"ס: אמנות הסיפור בלי דיאלוג.
AS: Diyalog olmadan hikaye anlatmak.أ.س: رواية القصص من دون حوار.
AS: Diyalog olmadan hikaye anlatmak.もっとも純粋に映画的な伝え方で
Askeri güç hakkinda çok şey anlatmazEs sagt nicht viel von der weichen Macht
Askeri güç hakkinda çok şey anlatmaz군사력에 대해 많이 말해주지 않습니다.
Askeri güç hakkinda çok şey anlatmazNie mówi nic o sile militarnej,
Askeri güç hakkinda çok şey anlatmaz Yumuşak güç hakkında çok şey anlatmaz.Não diz muita coisa sobre poder militar, não diz muita coisa sobre "soft power".
Askeri güç hakkinda çok şey anlatmaz Yumuşak güç hakkında çok şey anlatmaz.Nên không cho bạn thấy được quyền lực quân sự, cũng chẳng cho thấy được quyền lực "mềm".
Askeri güç hakkinda çok şey anlatmaz Yumuşak güç hakkında çok şey anlatmaz.Nic vám to neřekne o vojenské moci, a téměř nic o měkké moci.
Askeri güç hakkinda çok şey anlatmaz Yumuşak güç hakkında çok şey anlatmaz.No dice mucho sobre el poder militar, no dice mucho sobre el poder blando.
Askeri güç hakkinda çok şey anlatmaz Yumuşak güç hakkında çok şey anlatmaz.Non parla del potere militare o del soft power.
Askeri güç hakkinda çok şey anlatmaz Yumuşak güç hakkında çok şey anlatmaz.Nu spune mult despre puterea militară, nu spune mult despre puterea subtilă.
Askeri güç hakkinda çok şey anlatmaz Yumuşak güç hakkında çok şey anlatmaz.Δεν μας λέει τόσα πολλά για τη στρατιωτική ισχύ, δεν μας λέει τόσα πολλά για την ήπια ισχύ.
Askeri güç hakkinda çok şey anlatmaz Yumuşak güç hakkında çok şey anlatmaz.Он не содержит информацию о военной силе, не содержит информацию о мягкой силе.
Askeri güç hakkinda çok şey anlatmazЗнаете ли, разглежда икономическата сила, измерена чрез БВП.
Askeri güç hakkinda çok şey anlatmazלא אומרת לנו הרבה על כח צבאי,
Askeri güç hakkinda çok şey anlatmazوالذي لايخبركم الكثير عن القوة العسكرية،
Askeri güç hakkinda çok şey anlatmazソフトパワーにもあまり触れていません
Aslında benim anlatmak istediğim:Deci iată concluzia mea:
Aslında benim anlatmak istediğim: Eğer imkansız birşey görürsen, onu imkalı yap.Así que, básicamente esta es mi idea: si ves algo que no es posible, hazlo posible.
Aslında benim anlatmak istediğim: Eğer imkansız birşey görürsen, onu imkalı yap.Bistvo tega je torej: ko vidite, da je nekaj nemogoče, naredite, da bo.
Aslında benim anlatmak istediğim: Eğer imkansız birşey görürsen, onu imkalı yap.Então essencialmente é isto: se virem alguma coisa que não é possível, façam-na possível.
Aslında benim anlatmak istediğim: Eğer imkansız birşey görürsen, onu imkalı yap.Mijn punt is dus: als je iets ziet dat onmogelijk is, maak het dan mogelijk.
Aslında benim anlatmak istediğim: Eğer imkansız birşey görürsen, onu imkalı yap.Βασικά λοιπόν αυτό θέλω να πώ: αν δείτε κάτι το οποίο είναι αδύνατο, κάντε το δυνατό.
Aslında benim anlatmak istediğim: Eğer imkansız birşey görürsen, onu imkalı yap.Я убежден в том, что если вы думаете, что что-то невозможно, сделайте это возможным.
Aslında benim anlatmak istediğim:Fondamentalement, mon point est:
Aslında benim anlatmak istediğim:Im Grunde geht mir also darum:
Aslında benim anlatmak istediğim:Jadi inilah maksud saya:
Aslında benim anlatmak istediğim:자 기본적으로 이것이 저의 요지입니다:
Aslında benim anlatmak istediğim:Min pointe er dybest set dette:
Aslında benim anlatmak istediğim:Quindi, in parole povere questo è il mio messaggio:
Aslında benim anlatmak istediğim:Szóval azt akarom mondani:
Aslında benim anlatmak istediğim:Takže v podstatě tohle je můj názor:
Aslında benim anlatmak istediğim:Takže v podstate tým chcem povedať toto:
Aslında benim anlatmak istediğim:To jest właściwie moje zdanie: