anlatmış ile cümle
anlatmış kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Bir rivayete göre Hannibal ona, Alplerden nasıl geçtiğini ayrıntılarıyla anlatmıştır.Fue hecho prisionero por Aníbal, quien se dice le dio detalles de su paso por los Alpes.
Bazılarında ise müellif, vakânın kahramanlarından biridir, gözlemlediklerini bizzat anlatmıştır.Uno de los cocineros del hotel es en realidad una bruja, como lo demuestran los ojos morados.
Hellenika Archaiologemata'da (Atina, 1853) hayatını anlatmıştır.La sua opera Hellenika Archaiologemata (Atene, 1853) contiene un resoconto della sua vita.
Muhammed'e geri döndüğünde, ona tüm olayları anlatmıştır.Tornato da Peter, gli racconta l'accaduto.
Stephenie Meyer, Bree Tanner'ın İkinci Hayatı adlı novellasını bu karakterin ağzından anlatmıştır.Bree Tanner è un personaggio del romanzo di Stephenie Meyer La breve seconda vita di Bree Tanner.
Barrowman anlatmıştır.Così parlò Zimmerman...
Bu günlerini Diario Clandestino isimli günlüklerinde anlatmıştır.Dopo ha designato questa storia nella sua opera Disappearance Diary.
Bizzat şahit olduğu olayları daha ayrıntılı anlatmıştır.Continuò puntigliosamente a documentare gli eventi di cui era testimone diretto.
Muhammad ibn-i Muslim ibn-i Ubeydullah, hadisleri verimli bir şekilde anlatmıştır.Малик ибн Анас считал, что мусульманин, совершивший грехи, понесет наказание, адекватное совершенному греху.
Bu görüşmeleri otobiyografisinde detaylı biçimde anlatmıştır.Оно подробно описано в автобиографии.
Bunları da atalarımız büyük dedelerimize anlatmışlar.Такие трости делали ещё наши прапрадедушки».
Bunları da daha çok gazelleriyle anlatmıştır.Всё это вдобавок требовало знать наизусть много газелей.
Daha önce onlara anlatmıştı.Я о ней упоминала ранее.
Slater Avrupa seyahatine kadar olan hayatını yazılı bir röportajla anlatmıştır.Винсент рассказывает о своей недавней поездке в Европу.
Bu yıllarını kendisi şöyle anlatmıştır:" Eğlenmeye merakım yok idi.Спустя годы отмечал: «Я не стыжусь совершенно тех лет, которые я проработал там.
Kendi fikirlerini halka anlatmıştır.Свои воззрения называл народническими.
Ayrıca anne ve babasının aşkını da bu şarkıda anlatmıştır.И возлюбленная, и мать, и сестра также отвечают ему песнями.
Zamanla insanlarla anlaşmaya başlamış ve onlara arabaları anlatmıştır.في البداية، تجذب الناس إلى الحديث معها، ثم تسليهم وترفّه عنهم.
Bu yıllarını kendisi şöyle anlatmıştır:" Eğlenmeye merakım yok idi.وقال الطبري: «قَالُوا: أَجَبْنَا أَمِيرَ الْمُؤْمِنِينَ إِلَى مَا رَأَى وَأَرَادَ.
İnsanların hayatları yanlış kişilerle kesişebilir’’ sözleriyle anlatmıştı."ستؤذي كلماتي بعض الناس".
Kürtleri, eşcinselleri, devrimcileri ve Mardin'i anlatmıştır.روى عنه الأعمش، وسفيان الثوري.
Ayla Kutlu, yaşamının ilk 22 yılını Zaman da Eskir adlı yapıtında anlatmıştır.وقد روت أيلا كوتلو في عملها المسمى " الهيكل القديم " أول اثنين و عشرون عاماً بحياتها.
Askerler gidip Seydi Baba'ya durumu anlatmışlar.فقالت لها لأخبرن بذلك أبي .
Temmuz ayında Theo'ya tarlaları "karışık gökyüzü altında muazzam buğday tarlaları" olarak anlatmıştır.Eles os descreveu em julho para Theo como "vastos campos de trigo sob céus turbulentos".
Şah sıradışı yetiştirilişini 1971 senesinde Pat Williams ile BBC’de yaptığı bir söyleşide kendi anlatmıştı.Shah descreveu sua própria educação não convencional em uma entrevista com Pat Williams, da BBC, em 1971.
Barrowman anlatmıştır.Rowling disse.
Bu yıllarını kendisi şöyle anlatmıştır:" Eğlenmeye merakım yok idi.Anos mais tarde, ela comentou: "Nunca me disseram porque .
Toplumsal bozulmayı anlatmıştır.Denunciou a injustiça social.
Diğer bazı ifadeler, bu planlı tehcirin diğer yönlerini anlatmıştır .Especulou-se com outras interpretações do significado desta obra.
Kürtleri, eşcinselleri, devrimcileri ve Mardin'i anlatmıştır.Outros autores lhe atribuíram a obra, Sobre os mártires, e um diálogo, Xenon.
Bu dönemdeki tecrübelerini sonradan Youth (2002) adlı kitabında anlatmıştır.Zijn ervaringen werden later verwerkt in het boek Youth (2002).
Daha önce onlara anlatmıştı.Dit had hij ook al vroeger verklaard.
Sanatçı kendisi hakkında pek çok bilinmeyeni bu kitapta anlatmıştır.Er is een voorwoord van een onbekende auteur in het boek.
Daha önce onlara anlatmıştı.Już wczoraj o tym mówiliśmy.
Söz konusu surenin inişine dair hadisi peygamberin eşlerinden Aişe anlatmış, Urve nakletmiştir.Oto Prorok powierzył w tajemnicy jednej ze swoich żon pewną historię.
Bu çalışmasında Grek – Pers Savaşları'nı anlatmıştır.Opowiada o wojnach Greków z Persami.
Bizzat şahit olduğu olayları daha ayrıntılı anlatmıştır.Ważniejsze meldunki obierał osobiście.
Şah sıradışı yetiştirilişini 1971 senesinde Pat Williams ile BBC’de yaptığı bir söyleşide kendi anlatmıştı.Shah berättade om sin okonventionella uppväxt i en BBC intervju med Pat Williams 1971.
Harvey De otu ordis ("Kalp ve Kan Hareketleri Üzerine") adlı kitabında kan dolaşımını anlatmıştır.Harvey beskrev blodcirkulationen i sin bok De otu ordis ("Om hjärtats och blodets rörelse").
Daha önce onlara anlatmıştı.Även tidigare hade hon talat om detta.
Kendi fikirlerini halka anlatmıştır.Han talade då om allmänhetens uppfattningar om honom.
Bu dönemdeki tecrübelerini sonradan Youth (2002) adlı kitabında anlatmıştır.Erfarenheter från denna tid beskrivs i Ungdomsår (2002), hans andra självbiografiska roman.
Harvey De otu ordis ("Kalp ve Kan Hareketleri Üzerine") adlı kitabında kan dolaşımını anlatmıştır.Гарвей описав циркуляцію крові у своїй книзі De otu ordis («Про рух серця і крові»).
Barthold Georg Niebuhr Roma Tarihi adlı kitapta Birinci Pön Savaşı'na kadarki dönemi anlatmıştır.Barthold Georg Niebuhr), який написав книгу «Римська історія», прослідивши період до Першої Пунічної війни.
Daha önce onlara anlatmıştı.Вона вже й розказала йому.
Diğer bazı ifadeler, bu planlı tehcirin diğer yönlerini anlatmıştır .І ряд останніх технічних досягнень відкриває особливі перспективи в цьому плані.
Bu dönemdeki tecrübelerini sonradan Youth (2002) adlı kitabında anlatmıştır.Toto období svého života zmapoval v románu Mládí (Youth, 2002).
İran'dan ülkesine kaçışını da Kızım Olmadan Asla isimli bir kitapta anlatmıştır.O zážitcích ze svého pobytu v Íránu a útěku odtamtud napsala později Betty knihu nazvanou Bez dcerky neodejdu.
Ivo Andrić de bu köprüyü ve bu şehri "Drina Köprüsü" adlı romanında anlatmıştır.Tuto skutečnost popsal i spisovatel Ivo Andrić ve svém románu Most na Drině.
Genellikle hayatını anlatmıştır.Často vypráví příběh.
Barrowman anlatmıştır.Udělal to Fredbear.
Harvey De otu ordis ("Kalp ve Kan Hareketleri Üzerine") adlı kitabında kan dolaşımını anlatmıştır.Harvey a descris circulația sângelui în cartea sa De otu ordis ("Privind mișcarea inimii și a sângelui ").
Kurduğu bu felsefe sistemini 'Phänomenologie des Geistes' adındaki eserinde anlatmıştır.A proiectat Sistemul meu filosofic: existențialismul.
Bu kitapta mutsuz bir evlilik yapan Bedia'nın hikâyesini dönemine göre çok yalın bir dille anlatmıştır.Ebben a regényében egyszerű szavakkal meséli el Bedia élettörténetét, aki boldogtalan házasságban élt.
Daha önce onlara anlatmıştı.Íme, előre megmondtam nektek!
Bu yıllarını kendisi şöyle anlatmıştır:" Eğlenmeye merakım yok idi.Csak annyit mondott: nem. Évekig nem hallottam.
Genellikle hayatını anlatmıştır.Yleensä hän kertoo niillä omasta elämästään.
Bu yıllarını kendisi şöyle anlatmıştır:" Eğlenmeye merakım yok idi.Vuosia myöhemmin hän sanoi: ”Emme edes pystyneet pitämään huolta itsestämme.
Muhammed'e geri döndüğünde, ona tüm olayları anlatmıştır.Kun Muhammad sai tietää, hän vahvisti asian.
Şah sıradışı yetiştirilişini 1971 senesinde Pat Williams ile BBC’de yaptığı bir söyleşide kendi anlatmıştı.Shah kuvasi omaa epäsovinnaista kasvatustaan Pat Williamsille BBC:n haastattelussa vuonna 1971.