Ana içeriğe geç
Sözlük

anlatı ile cümle

anlatı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Anlatı Klingsor’un son aylarını konu almaktadır.Sembra avere a che fare con il passato di Wolverine.
Tanah'ta Yahudilerin, başkenti Gazze olan Filistlerle sürekli savaş halinde oldukları anlatılır.È noto che anche gli Ebrei usavano delle spie nella secolare contesa coi Filistei.
Yazıda, Milli Mücadele’nin hedefleri anlatılmıştı.Il libro spiega le cause della guerra tra gli Stati.
İşte bu noktadan sonra destanın tutarlı anlatısı sona erer.Di qui l'assurdo che conclude la dimostrazione.
'Yukarıya çıktığında anlatırım sana' dedi.'Ne parleremo quando sarai arrivato in cima!'
Bunları kadının bakış açısıyla anlatıyor.A un tratto, parve ricordarsi delle parole della moglie.
Yerel anlatım öğeleriyle ilişkisini geniş bir ses düzlemi üzerinden kurar.Comunica con i fratelli attraverso un citofono interno.
Nasıl anlatılacağını bilmeyebilirler.Non sanno che diavolo dirsi...
Anlatıcı Famous Again (1998) Men Under Water (1998) ....La voce dell'amore (1998) Le verità nascoste (2000)
Hikâye olayları Türklerin gözünden anlatır.L'Iraq uscirà dall'attenzione dei media.
Film genç kadın Julie ve zombi olan R arasındaki romantik ilişkiyi anlatır.Il film è concentrato sullo sviluppo della relazione tra Julie, una giovane donna, e R, uno zombie.
Bu onun geçmişini anlatır.Scopre così il loro passato.
Maceralı ve eğlenceli anlatımıyla oyun, James Bond serilerini andırmaktadır.Come suggerisce il titolo, il tema del gioco è una parodia della serie di James Bond.
Paralel ya da çapraz kurgu, aynı anda gerçekleşmekte olan iki olayı anlatır.La simultaneità è l'attributo di due o più eventi che si verificano nel medesimo istante.
Bizim gibi yaşayan insanlar, bizimkiler gibi kentler anlatılıyor.Il terreno subvolvano è disseminato di campi e città, proprio come il nostro mondo.
Pasolini, bu 'teoremini' varlıklı bir aile üzerinden anlatır.Paolo qui parla del "metodo" per assicurarsi questa giustizia.
Prolog, Sîn-lēqi-unninni'nin birinci kişi anlatımının tek örneğini sunmaktadır.Il solo momento in cui Sîn-lēqi-unninni narra la storia in prima persona è nel prologo.
Tarihinde pek çok ağalar barındırmış torunlarına iftiharla anlatılacak anılar kalmıştır.Sui loro presunti figli sono nate numerose leggende.
Paradigma, ayrıca anlatılar için de kullanılır.Il luogo è utilizzato anche per le prove.
Barry Humphries, Anlatıcı Bethany Whitmore, Genç Mary'i seslendirdi.Blanche Gifford, interpretata da Bethany Whitmore.
Ancak bu metinde anlatılan öykünün kahramanı Göktürkler değil, Moğollardır.Per lui le armature indossate dal gruppo sotto il padiglione non sarebbero macedoni ma romane.
Bir başka deneyde katılımcılara bir hırsızlıkla ilgili öykü anlatılmıştır.Tra le parti mancanti, il racconto Confessioni di un ladro.
Hikâye üçüncü bir şahsın ağzından farklı karakterlerin bakış açısıyla anlatılır.Le vicende sono narrate in terza persona, dal punto di vista di una serie di personaggi.
Öykünün son sahnesi ise, anlatıcının suçluluk duygusunun sonucudur.La scena finale mostra invece in cosa sfoci il sentimento della sua colpevolezza.
Seniha bu fırsatı kullanarak, durumu ağabeyine anlatır.Il ragazzo sfrutterà quest’occasione per dire ai suoi amici dove si trova.
Kaçak Yusuf Destanı, Karapapak'ların sözlü anlatı sanatının örneklerinden birisidir.La moretta eurasiatica è una delle specie cacciabili secondo l'art.
Katı cismin konumundaki değişim anlatılandan her zaman daha karmaşıktır.Il riferimento al diavolo è però di più difficile interpretazione.
İki anlatılan olay da birbirinin aynısıdır.Sembra che i due si riferiscano allo stesso episodio.
Anlatıcı ilk başta pişman olur ve suçundan dolayı vicdan azabı çeker.Viene attaccato una prima volta da Mister Question perdendo i sensi.
Günde 10 öykü anlatılır.Vengono pubblicati 10 numeri l'anno.
Belgeselde, bu politik hareketin tarihi anlatılmaktadır.In un articolo di Vecchiato si spiega il conflitto politico.
Köye gittiğinde gördüğü bu olayı anlatır.Forse ne era consapevole quando mi ha vista.
Başından geçenleri burada ayrıntılı olarak New York Herald Tribune gazetesine anlatır.Il nome del giornale si rifà probabilmente a Herald Tribune.
Bu kitap bazen İran-Irak Savaşı olayları anlatıyor.Storia degli avvenimenti della Guerra italo-turca.
Kütüphaneye gider ve durumu hayaletlere anlatır.Afferma le sue abilità e lo annuncia agli spiriti.
Tüm bunları bana niye anlatıyorsun?Зачем ты говоришь мне всё это?
Tam Tatoebalık bir anlatım oldu.Прикольная фраза, надо будет на Татоэбу добавить.
Bazı insanlar iyi anlatıcı, bazıları da iyi dinleyicidir.Кто-то — хороший рассказчик, а кто-то — слушатель.
Tom'a neden bunu yapmak istemediğini anlatır mısın?Не мог бы ты объяснить Тому, почему ты не хочешь этого делать?
O, bize yaz tatilinde neler yaptığını anlatıyordu.Он рассказывает нам, чем он занимался на летних каникулах.
Bu cümlede anlatılmak istenen ne?О чём говорится в этом предложении?
Anlatıcı Famous Again (1998) Men Under Water (1998) ....Рассказчик Famous Again (1998) Men Under Water (1998) ….
Bir başka deneyde katılımcılara bir hırsızlıkla ilgili öykü anlatılmıştır.В другом эксперименте участникам рассказали историю о краже.
Yukarıda anlatılan çözümde birinci evin, karşıdan bakıldığında en soldaki ev olduğu varsayılmıştır.В вышеизложенном решении неявно предполагалось, что первый дом — крайний слева.
Mişna'da artık yıllardaki iki Purim arasındaki farklılıklar anlatılmıştır.По словам Итворда, в ней сплетаются воедино разные времена.
Pim ile: Anlatıcı Pim tarafından terk edilene kadar karanlık çamurda hareketsiz durur.«С Пим» — рассказчик неподвижен в темноте, до тех пор, пока он не будет оставлен Пим.
Linda'nın anlatımından kısa süre sonra iblis, Samuel'i öldürür.Вскоре после признания Линды демон убивает Сэмюэла.
Anlatıcı Resident Alien (1990) (otobiyografi) ....Рассказчик Resident Alien (англ.) (1990) (автобиографический) ….
Historiae animalium hayvanların tarih, edebiyat ve sanat alanında da aldıkları yeri anlatır.В Historiae animalium показано описание животных в истории, литературе и искусстве.
İlk on sezon Lassie'nin küçük bir çiftçi topluluğunda yaşadığı maceraları anlatır.Первые десять сезонов шоу рассказывают о приключениях Лесси в небольшой сельской общине.
Kur'ân'da Ashâb-ı Kehf’in (Mağara Yârânı’nın) kıssası Kehf Sûresi’nde anlatılır.Горчичное зерно — упоминается в Коране в теме «весов Мизан» (весов Судного Дня).
Ölümü hakkındaki anlatımlar çelişkilidir.Сведения о его смерти противоречивы.
Oyunda Jodie'nin 8-23 yaşları arasındaki 15 sene anlatılmaktadır.В игре показано 16 лет (8-24) жизни Джоди.
4. ve 5. Kitaplar I. William'ın Normandiya ve İngiltere'de yaptıklarını anlatır.В Четвёртой и Пятой книгах содержатся также рассказы о деяниях Вильгельма Завоевателя в Нормандии и Англии.
Dağ hakkında halk arasında birçok efsane anlatılmaktadır.С горой связаны многочисленные легенды.
Bu konu Saffat Suresinde şöyle anlatılmaktadır: "Ey Rabbim!Далее говорится: Царедворец говорит Ему: Господи! приди, пока не умер сын мой.
Pim'den sonra: Anlatıcı karanlık çamurda önceki yalnızlığına geri döner ancak artık hareket etmez.«После Пим» — рассказчик возвращается к своему прежнему одиночеству, но без движения в темноте.
Anlatılmak istenen düşünceler olayların içindedir.Но то, что мыслится в этих идеях, что в них есть мыслимое, т. е.
İkisi de hayallerin önemini anlatıyordu.Большое значение придавалось сновидениям.
Çocuklara ana okulu çağından itibaren "Lenin Dede" hakkında öyküler anlatılıyordu.Для детей были написаны многочисленные рассказы о «дедушке Ленине».
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod