Ana içeriğe geç
Sözlük

anlatı ile cümle

anlatı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Romanın üçüncü bölümü tekrar Clegg'in ağzından anlatılır.Nella terza e quarta parte è di nuovo Clegg a raccontare.
Azınlık Gençleri Anlatıyor.Descrive tutti i minigiochi.
"Edis anlatıyor: Neden ân?".Fials: “A che pro?
Karen onlara olanları anlatır.Thomas gli racconta tutta la verità.
Bu, Yttergärde Runik Taşında anlatılmıştır: Ve Ulfr, İngiltere'de üç kez ödeme almıştır.Questa pietra è importante perché commemora il fato che Ulf ricevette tre danegeld in Inghilterra.
Zaman "Ben-Anlatıcı" zamanı değil.Il son non è propriamente uno stile "datato".
Yıllar sonra Anna, çocuğuna babasının yani Artyom'un efsanesini anlatır.Più tardi, Anna viene mostrata a dire al figlio del coraggio di Artyom.
Hikâye yerde anahtarını arayan bir adamı anlatıyor.Racconta di un uomo che sta cercando a terra le chiavi che ha appena perso.
Anlatıcı daha sonra cesedi parçalara ayırıp yer döşemelerinin altına gizler.Per occultare il cadavere lo smembrò e lo nascose sotto le tavole del pavimento.
Roman, birinci tekil kişi tarafından (Fahir) anlatılmıştır.Nota: Romania prima per sorteggio.
Anlatılanlara göre Ptolemaios 13 Ocak MÖ 47 tarihinde Nil nehri'ni geçmeye çalışırken boğularak ölmüştür.13 gennaio Tolomeo XIII muore annegato, mentre attraversa il Nilo.
Film gangster Bugsy Siegel'in hayatını anlatır.Basato sulla figura reale di Bugsy Siegel.
Öyküsel anlatımında gerçek ile fantaziyi ayırt etmek zaman zaman zor olmaktadır.In questo racconto non è affatto facile distinguere realtà e finzione.
Öykü onun ağzından anlatılır.La storia è raccontata dal suo punto di vista.
Bu da onun evine döneceğini anlatıyor.Lui le dice che è tornato anche per lei.
Filmde iki dostun başından geçenler anlatılır.È, fondamentalmente, un film su due amici.
Hikâyesi, Evripides'in tragedyasında anlatılır.Altre novità nelle tragedie di Euripide.
Diğerleri ise tarih anlatımları sayesinde bilinmektedir.Di altri se ne conosce l'esistenza solo attraverso documenti storici.
Bu efsanede Türklerin kurtlardan türedikleri anlatılır.Anche in questa versione i Turchi discendono da un lupo.
Detaylı bir şekilde tanrı sızıntılarının meydana gelişi anlatılır.In senso stretto è l'astensione sul problema del divino.
Annesini bulmak için geri dönmeden önce yaptığı bir yolculuğu anlatır.Egli descrive un viaggio che aveva intrapreso un po' di tempo prima, prima di venire a trovare la madre.
Bu Türklerin, bugün hangi Devletlerin sınırları içinde yaşadıkları anlatılmıştır.Imaginate a che stato eran ridotte queste colonie.
Sanjay da Sunita'ya kendisi hakkındaki bilgileri anlatır.E la città andalusa gli mostrerà la verità su se stesso.
Anlatıcı To Wong Foo Thanks for Everything, Julie Newmar (1995) ....Julie Newmar (EN) A Wong Foo, grazie di tutto!
Buraya kadar vermiş olduğumuz bilgilerden sonrası büyük babalarımızın rivayetleri üzerine anlatılacaktır.Tra questi libri ricordiamo quanto segue: Le Rire des Pères.
Lazika Savaşı, Prokopius ve Agathias'ın eserlerinde ayrıntılı olarak anlatılmıştır.La Guerra Lazica è narrata nei minimi particolari nelle opere di Procopio di Cesarea e Agazia.
Nerdeyse her bölüm bir hikaye anlatır.Anche singolarmente raccontano un pezzo di storia.
Hizmetçi durumu lidere anlatır.Il Master seleziona i leader.
Boylam, Harrison'ın bu yolda kırk yıl süren çabasını anlatır.Guglielma lo seguirà nella tomba quattro anni più tardi.
Ona dışarıda bir şeyin kapıyı tırmaladığını anlatırlar.Dei colpi alla porta la fanno sussultare.
Anlatıcı Walter Scott ...Conobbe così, tra gli altri, Sir Walter Scott.
Büyücü dünyasının, ünlü büyücü ve cadıların geçmişi anlatılır.Questa è la bevanda tipica dei maghi e delle streghe di qualsiasi età.
Birinci ön yüzünde İlyada’da geçen bir öykü anlatılmaktadır.Di lui si racconta un episodio nell'Iliade.
Hikâyenin başında, idamıyla dünyadaki korsanlık devrini nasıl başlattığı anlatılmaktadır.Il primo capitolo parla come in futuro il mondo si riempirà di corrotti.
Sonra Eko ona her şeyi anlatır.Emily gli racconta tutto.
Başlarından geçenleri hükümdara anlatır.Può riferirsi ai seguenti sovrani.
Anlatıcı kendisine "ben" ve /veya "biz" olarak hitap eder.Si presume che ゑ si pronunci "we" /ɰe/ ascolta.
Latife şu anlamlara gelebilir; Fıkra, özlü bir anlatımı olan, nükteli ve güldürücü kısa hikâye.Vuoi che ti racconti l'ultima, sottinteso: barzelletta, storiella.
Ancak turnuvanın detayları farklı kaynaklarda farklı biçimde anlatıldı.Lo svolgimento della battaglia è stato descritto in modi diversi a seconda delle fonti.
Hizmetli bu teklifi kabul eder ve vereceği ifadelerde neler demesi gerektiği de anlatılır.Il giudice immediatamente la riprende e le chiede cosa intenda dire.
Anlatılanlara göre Kleopatra, Juba üzerinde oldukça etkiliydi.D'altronde era chiaro che Elena avesse già scelto....
Bunun yanı sıra Yüzük'ün Bilbo'nun eline nasıl geçtiği de anlatılmaktadır.L'influenza dell'Unico Anello, com'era accaduto anche a Gollum, risente anche sul fisico di Bilbo.
Olongo anlatısı müzik eşliğinde gerçekleştirilebilir.Il termine milonga può anche essere riferito a un genere musicale.
Çeşmenin zemininde bulunan spiral ise ne olursa olsun hayatın devam ettiğini anlatır.Su un ciliegio esterno Comunque vada Terra La tua realtà
Anlatım, alıcıya iletilişine göre iki türlüdür: sözlü ve yazılı.L'esame per l'ammissione dei professori constava di due prove: scritta ed orale.
Ölenlere saygıdan dolayı, diğer her şey gerçekleştiği gibi anlatılmıştır." denilse de bu tamamen bir kurgudur.Per rispettare le vittime tutto il resto è stato fedelmente riportato».
Bu ikili arasında sıkışınca Eylül, Behzat'a her şeyi anlatır.Dopo aver fatto solo due apparizioni, passa a settembre in prestito al Brescia.
Anlatımında ise halk anlatıcılığının izleri görülmeye başladı.Guardando attentamente, si nota la presenza di tracce della chiesa originale.
Şiirde Tuonela'da yüzen farâzî bir kuğu anlatılır.In alcune emissioni un leone accovacciato in esergo.
Annem bana hikâyeler okur, masallar anlatırdı.Ha scritto anche romanzi, racconti e storie per bambini.
Ona başından geçenleri anlatır.Ha sentito dei passi da qualche parte sopra di lei.
Peygamber olmayan bizler ise uyanınca rüyamızı birine anlatır ve onun yorumuna gerek duyarız.Se ci sarà un vostro profeta, io, il Signore, in visione a lui mi rivelerò, in sogno parlerò con lui."
Oğlu babasına nasıl bir kız istediğini anlatır.E cosa dice la mamma quando le chiedono Cosa fa suo figlio?
Anlatıcı profesyonel bir öykü yazarı olduğunu açıklar.Toy: termine per indicare un writer incompetente.
Günümüze uyarlanan hikâye, Joker'in bir kez daha Arkham Asylum'dan kaçışını anlatıyor.Nel frattempo Batman è sulle tracce del Joker, evaso per l'ennesima volta dall' Arkham Asylum.
Holden Caulfield: Hikâyenin anlatıcısı.Lewis Carroll: l'autore del racconto.
Bu anlatılar başka kaynaklarca doğrulanmış değildir.La fucilazione non è confermata da altre fonti.
Her bir öyküde Meltem'in okulda, evde ve mahallede yaşadıkları anlatılıyor.I telefilm raccontano le sue avventure a scuola, a casa e nel quartiere.
Pah-Peh-Rheo anlatıldığı bütün hikâyelerde Mısırlı'dır.In ogni caso, secondo la sua storia di origine Pah-Peh-Rheo nacque come egiziano.
Osmanlılar bu romanlarda anlatılan hikâyeleri bu nedenle beğenmemiş ve kendilerine uygun görmemişlerdir.«Mi accorgo, Romani, che siete contrari a questa deliberazione, e non avete torto.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod