Ana içeriğe geç
Sözlük

anlatı ile cümle

anlatı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
A Spor kanalında Ziraat Türkiye Kupası maçlarının anlatımını yapmaktadır.En el vídeo hay una clara reclamación hacia las corridas de toros.
Sözsel olarak Minaj bu şarkıda sevgilisinin kendisini nasıl gördüğünü merak ettiğini anlatır.Líricamente, Minaj pregunta como su amante puede ver a través de ella.
Bunlardan ilkinin 999 yılında gerçekleştiği anlatılır.Se tienen noticias suyas desde el año 999.
Daha sonra bu anlatım, Siyasi Araştırmalar Dergisi’nde sempozyumun bir parçası olarak yayımlandı.Fue a esta iglesia como parte de una tarea para Afar Magazine.
Aynı dönem Ken Follett'in tarihi romanı The Pillars of the Earth adlı eserinde anlatılmıştır.Ken Follett termina y publica su novela Los pilares de la tierra.
Ve şöyle anlatır.Por Decir Así.
1934 yılında Budizmi insanlara anlatıp bu öğretiyi yaymak üzere Güney Vietnam'a gitti.En 1934, se trasladó al sur de Vietnam donde habló sobre el budismo en varias localidades.
"Onikiler kitabı", antik yazılarda anlatılanlara kıyasla daha akıcıydı.Las letras son un poco más sofisticadas que en anteriores composiciones.
İş arkadaşı Maxine bunu anlatır.Veremos lo que dice ahora Simón.
Ivar'ın sarışın, iri, güçlü ve çok zeki olduğu anlatılır.De Ricardo se decía que era alto, guapo e inteligente.
Anlatıldığına göre ölümünden üç gün önce yeni yaptırdığı bir takım elbise giymiş, resim çektirmiştir.Recuerdo muy bien un día que vino a la escuela con un nuevo traje que había comprado ella misma.
Oyun Jessie ve beraber yaşadığı annesi Thelma'nın, birlikte geçirdikleri son geceyi anlatır.Así que Cassie sigue viendo a Thelma, que está con ella todo el día.
Anlatım, alıcıya iletilişine göre iki türlüdür: sözlü ve yazılı.Este ejemplo contiene dos declaraciones: REPORT y WRITE.
Ancak aynı eski yazarın olaylarla ilgili daha eski anlatımında Agrippa'nın rolü önemsiz gösterilmiştir.Una vez más se muestra el dramatismo de bob pon alguna insignificancia.
Öyküsel anlatımında gerçek ile fantaziyi ayırt etmek zaman zaman zor olmaktadır.Ella a menudo tiene dificultades para diferenciar entre estas novelas y la realidad.
Steve Rogers'ın süper kahraman oluşunu anlatır.Creo que la historia de Steve Rogers es genial.
Bu veda esnasında kız kardeşine bir masal anlatır.Desde allí le escribió una carta de despedida a su novia.
Osmanlı hattatları bu anlatımları hilye adı verilen bir sanat hâline getirmişlerdir.Creo que su proyecto artístico enriquece la tradición mencionada.
Öykü, Persues’un bakış açısından anlatılır.Ahora es el momento de ver la historia a través de los ojos de Travis.
3. oyun Devil May Cry 1 ve 2'nin öncesini anlatır.La novela cubre la historia de Devil May Cry 4 y los eventos que sucedieron antes.
Bir hikaye nasıl anlatılır bilmiyor musun?Sei capace di raccontare una storia?
İncil'de de İbrahim Peygamber'in üç meleğe tatlı ve ekşi süt sunduğu anlatılır.Abramo adora i tre angeli e Abramo ospita i tre angeli.
Anlatı: Romano Bilenchi, Amici.Romano Bilenchi, Amici.
Bu daha sonra popüler anlatımlarda tekrarlanmıştır, örneğin Morton' unkinde.Furono riferite poi in resoconti popolari, come quello di Morton.
Kendisine anlatınca, ‘Böyle olduktan sonra ben de bunu tasvip ediyorum’ demişti.Mentre mangiavano disse: «In verità io vi dico, uno di voi mi tradirà».
Kur'an ise onu, Firavun'un başveziri olarak anlatır.Alcuni ipotizzarono che fosse madre del faraone Aha (o Hor-Aha).
Anlatıcı, yaşlı adamın hizmetkârı, ya da daha sıklıkla varsayıldığı üzere oğlu olabilir.Il narratore potrebbe essere un servitore o, come si è più spesso supposto, il figlio del vecchio.
Marcie Begleiter’in yönettiği film Hesse’nin “trajik kısaltılmış hayatını” anlatıyor.Diretto da Marcie Begleiter, il film racconta la storia della "vita tragicamente accorciata" della Hesse.
Âl-i İmrân Suresi ve Meryem Suresi'nde anlatılır.Figlio di Annunziato Fazzari e di Maria Fulciniti.
Beslenmeyi reddetmenin yol açacağı sonuçların hekim tarafından hükümlüye anlatılması gerekir."Le conseguenze del rifiuto di alimentazione saranno spiegate dal medico al prigioniero."
Ölümü hakkındaki anlatımlar çelişkilidir.I dettagli della sua morte sono contrastanti.
Neşeyi anlatır.Dai, di' qualcosa.
Başka bir anlatımla..Sto dicendo un'altra cosa.
2. konuda boşanma anlatılır.Ma parlano comunque del divorzio.
Serena van der Woodsen zayıf, güzel, ve "mükemmel" olarak anlatılır.Serena van der Woodsen è descritta come una "bellezza eterea e perfetta".
Seri Garion, Polgara, Belgarath ve arkadaşlarının maceralarını anlatır.I libri seguono le avventure di Belgarion (Garion), Polgara, Belgarath e i loro compagni.
O sırada yaptıkları konuşma sırasında Kate uçağın havada ikiye ayrıldığını anlatır.Durante la sutura, Kate spiega come l'aereo si sia spezzato in volo.
Arka plan hikayesi - Ana hikayenin başlangıcından günümüze kadar gelen tarihsel durum anlatılır.Back-story - la storia dietro la situazione che esiste all'inizio della storia principale.
Bu noktada özellikle ikinci kitapta anlatılanlar dikkat çekicidir.Questi sono presenti soprattutto nel secondo libro.
1789 Fransız devrimini anlatır.1789 Rivoluzione francese.
Bu çerçevede, kişinin kendisi olduğu anlatılmak istenir.Questo brano parla di chi vuoi essere.
Mitolojik anlatım, Yunan edebiyatının neredeyse her türünde önemli bir rol oynamaktadır.La narrazione di miti ricopre un ruolo molto importante in quasi tutti i generi letterari greci.
Çizgi romanın 2. sayısında olayların aslında nasıl gerçekleştiği anlatılacak.Nella figura 2 è illustrato ciò che avviene in un caso reale.
Hikâyesi Titus Livius'un Ab Urbe Condita adlı kitabında anlatılır.A narrare l'episodio è Tito Livio nella sua Ab urbe condita.
Bu destandan çeşitli hikâyeler, nesilden nesile anlatılagelmiştir.Vi sono diversi gradi in questa notte, che sono raccontati e descritti in strofe successive.
Bütün bunlar anlatılıyordu.Io dovevo raccontare tutto questo.
Hâlâ pişman olmayan anlatıcı öyküyü huzur içinde yatsın anlamındaki in pace requiescat sözleriyle bitirir.L'assassino, per nulla pentito, termina la narrazione con le parole In pace requiescat (riposi in pace).
Filmin anlatıcısı ise Spencer Tracy'dir.Il vecchio è interpretato da Spencer Tracy.
Kitapta ölümü anlatılmaz.Nel libro la sua morte non è chiara.
Tanah ve Eski Ahit'in Yaratılış (Tekvin) kısmı ile Kur'an'da Yusuf Suresi'nde yaşam hikâyesi anlatılır.San Giuseppe (São José) è il patrono, e il fiume Preto (nero) taglia la terra della città.
Aynı zamanda hikâyenin anlatıcısıdır.È anche il narratore della storia.
Kadın, olanları kocasına anlatır.Ed è lei stessa a confessare tutto al marito.
Bu Cirith Ungol ile ilgili anlatılan son hikâyedir.Sono le ultime parole dell'infelice tuo Ciro.
Çıkmaz : İnsanın hayatını eninde sonunda yazgının belirlediği anlatılır.Parla di ciò che potrebbe accadere a una persona alla fine di una relazione.
Daha sonra ise olay anlatılır.Successivamente si chiariranno.
Bu anlatı pek tutarlı gözükmüyor.Nulla sembra disturbare questo idillio.
Bir anlatıya göre şey aslında hiçbir şeydir, hiçbir şey olduğu için de her şeydir.In breve è oggetto tutto ciò che è qualcosa, che non è niente.
Kitap onun öyküsünü anlatılıyor.La storia del negozio viene raccontata.
Anlatıldığına göre burada Hıristiyanlara eziyet uygulamıştır.Difficile dire se queste regole fossero effettivamente applicate alle comunità cristiane.
Mitolojik metinler; Bu metinler arasında Horus ve Seth hakkındaki anlatımları saymak mümkündür.Vari miti descrivono il conflitto fra Horus e Seth.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod