Ana içeriğe geç
Sözlük

anlatı ile cümle

anlatı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Erişim tarihi: 24 Mayıs 2017. ^ "Basketbol Şampiyonlar Ligi Play-Off kura çekimini anlatıyoruz".Consultado el 24 de mayo de 2017. «Basketball Champions League draw explained».
Bu mektupta annesi Anjali’ye adaşı olan Anjali Sharma’yı ve geçmişte olanları anlatır.En la última le cuenta la historia de su padre y de Anjalí Sharma y el porqué de su nombre.
Bu çerçevede, kişinin kendisi olduğu anlatılmak istenir.Las coincidencias son suficientes para sospechar que se trata de la misma persona.
Yazar anlatıcının neden tutuklandığına ya da yargılandığına dair bilgi vermez.Hasta ahora las autoridades sirias no han dicho dónde se encuentra ni el motivo de su detención.
Lucas durumu annesi Karen ve Andy'e anlatır.Luego le pregunta si ella mató a Karen y David.
İkilinin arkadaşlığının en iyi anlatıldığı bölümlerden biri Jerome Is the New Black.De fondo, una persona pregunta si hace falta una nueva persona para el grupo, es un negro, Jerome.
Öyküde, olayın geçtiği yer sınırlı, anlatım özlü ve yoğundur.Este pasado le hace ser frío, distante y poco hablador.
Anlatıcı çizilen resmi bir kurukafaya benzetir.Considérese una cónica ordinaria dibujada sobre un plano.
Yakında olmuş olaylardan tutun geçmişte olan her türlü olayın yeri geldiğinde anlatıldığı ortamlardır.C., poco tiempo después que hayan sucedido los eventos que describe.
Girl, Interrupted filminde, akıl hastası Susanna Kaysen'ın hikâyesini anlatılıyordu.En 1999, actuó en la película Girl, Interrupted, basada en la autobiografía de Susanna Kaysen.
Ojibwa kabilesinden Kızılderili kahramanının öyküsünü anlatır.Nativo americano de la tribu Ojibwa.
Fakat bunun kanunen imkânsızlığı kendisine anlatıldı.Frente a él, la ley era impotente.
Anlatıcı The Man Between (1953) ....Del otro lado del puente (1953) dir.
Seride DC süper kahramanlarının maceraları anlatılmaktadır.Un juego de lucha con varios superhéroes de DC.
Gece gündüz çalıştık." diye anlatır.Los dos trabajamos de noche...ah?
Kendi kaleminden ve kendi ağzından anlatıyor.Su pluma y su palabra.
Filmde, Saroyan'ın Anadolu yolculuğu anlatılmaktadır.Por supuesto, hubo que contar con la aquiescencia de Aparicio Saravia.
Zamanla kişisel anlatım resimlerine yansıdı.En determinados momentos describo los pensamientos de alguna persona.
Bazen "hikâye" sözü "anlatı"'nın eş anlamlısı olarak kullanılabilir.En este aspecto, Secreto sólo es capaz de comunicarse mediante la repetición de la palabra "secreto".
Kurtların hikâyesini anlatır.«Contos y cuentos de lobos».
Son of the Pink Panther (1993) - Clouseau'nun oğlunu anlatır.1993 - El hijo de la pantera rosa (Son of the pink panther).
Park Gayoung’un annesi bulunur ve kocasının sarhoşken kızını öldürdüğünü anlatır.La madre de Park Gayoung es rastreada y ella cuenta como su marido había matado Gayoung.
Bu filmde anlatılan olaylar 2006‘da Minnesota’da yaşanmıştır.Los eventos retratados en este filme tuvieron lugar en Minnesota en 1987.
"Kazak Anlatı Sanatında "Şeşendik (Hikmetli)" Sözler".Y el otro de ellos dice: "Debajo de una encina."
Anlatıcı’nın hemşehrisi.Visión integral enfermera.».
Hikâyenin odak karakter gözünden anlatılması gerekmez.El modelo no debe tener conocimiento directo sobre la vista.
Japonya dışında manga, genelde Japon çizgi romanını belirtir ve mangaka da genelde manga sanatçısını anlatır.Además de cantante, suele hacer traducciones de algunas series de manga, ya que habla fluidamente el japonés.
Bunlar, değişiklik dönemlerinin, bu değişiklikleri yaşayanların aracılığıyla doğrudan anlatımıdır.Estos movimientos se explican por los cambios en los modos de vida.
Bir sonraki bölümde H.264/AVC'nin çeşitli profilleri anlatılmıştır.Para realizar estos resultados se ha utilizado un software de referencia del estándar H.264/AVC .
"Edis anlatıyor: Neden ân?".Zoe responde diciendo: "¿Desposamos al diablo?
Aynı zamanda hikâyenin anlatıcısıdır.Es también ilustrador de los cuentos.
Lady Talisa ise Robb'un çadırına girer ve ona bir hikâye anlatır.Talisa entonces entra en la tienda de Robb donde este le confía sus problemas.
Gayoung sınıf arkadaşı Lim Joomi’nin intihar edişini ve ruhunun ona musallat oluşunu anlatıyor.Gayoung cuenta como un compañero de clase llamó Lim Joomi se había suicidado, y que eso ella la atormenta.
1989 yılında çıkarılan Adressiz Sorgular adlı kitapta direnenlerin anlatımları yayınlanmıştır.Respuestas prácticas Edición 1989 Descarga del libro Lo que los jóvenes preguntan.
Bu haberi karısına anlatıcı verir.Permitan que esta mujer haga su declaración.
Gönderilecek ve alınan paketler için detaylı adımlar aşağıda anlatılmıştır.Gráfico de paquetes enviados y recibidos durante la conexión.
Köyün ismi bu anlatıma dayanmaktadır.El nombre del pueblo parece estar relacionado con esta definición.
Şarkının sözlerine bakıldığında bir kızın erkek arkadaşı ile yaşadığı bazı sorunlar anlatılmaktadır.Ellos querían escribir una canción sobre un tema que muchas mujeres enfrentan con sus novios.
Nasıl bir görünüşe sahip olduğu konusunda farklı anlatılar mevcuttur.Existen versiones diferentes sobre la forma en la que murió.
Her evrede yeni bir kuşağın maceraları anlatılmaktadır.Siempre tiene que soportar las situaciones desagradables de cada aventura.
Kitap kıyamet gününü anlatıyordu.Servía para determinar cual era la hora del día.
Prolog, Sîn-lēqi-unninni'nin birinci kişi anlatımının tek örneğini sunmaktadır.El prólogo presenta el único caso de narración en primera persona por Sîn-lēqi-unninni.
Günde 10 öykü anlatılır.Se llevan a cabo 10 servicios semanales.
Birleştirici Güç, uzay ve zamanın birbirine girerek bütünlük arzettiğini anlatır.La integral se calcula sobre el espacio-tiempo entero si converge.
The Game, mini dizi MI5 i anlatır.Escuchamos sobre el nuevo Director del MI5 mañana".
Annesini bulmak için geri dönmeden önce yaptığı bir yolculuğu anlatır.Describe un viaje que había comenzado tiempo atrás, antes de llegar allí, para encontrar a su madre.
Sezar'ın İber Yarımadasındaki mücadelesini anlatır.Detalla las campañas de César en la Península Ibérica.
Yer aldığı öykülerde anlatıcı kendisidir.Sin embargo, sí pueden ser útiles las descripciones que hace de los lugares que él mismo conoce.
Bu eserde hikâye Watson isimli karakterin gözünden anlatılır.Hay debate en cuanto al nombre real de este personaje.
İki farklı tipi aşağıda anlatılmaktadır.Se describen dos ejemplos abajo.
Evinde Norma arkadaşı Clotilde'ye Pollione'nin kendini ve çocuklarını bırakıp kaçacağındna korktuğunu anlatır.Norma le advierte que Polión le hará lo mismo, abandonarla a ella y a sus hijos.
Yine bu da aslında sembolik bir anlatımdır.El conjunto es en sí una narración sintética.
100 öyküden oluşan eserde de günde 10 öykü anlatılır ve öyküler 10 günde sona erer.Algunos dicen que solamente once personas llegan al conocimiento cada siglo.
Kasas, kıssalar veya anlatılar anlamındadır.Aquí radica la diferencia con el cuento y el relato.
Başlıca özellikleri şunlardır: Genellikle nesnel anlatım kullanılır.Son típicas las siguientes características: Se suele evitar el caso genitivo.
Anlatılan sabah 22 Eylül 1855 gününün sabahıydı.Fue inaugurado el 29 de septiembre de 1855.
Akıcı bir şekilde Fransızca konuştuğunu fark edince jandarmanın yanına geri döner ve ona her şeyi anlatır.Cuando ella le habla en francés, se vuelve loco y le besa todo el brazo.
Ancak bu şekilde anlatılması istenmiyorsa bu amaçla kural konulabilir.Si se desea hacer otra cosa, las reglas pueden ser suspendidas con ese propósito.
O yıllarda ilişki yaşadığı üç farklı kadınla ilgili anılarını isim vermeden anlatır.Ellos eran su descendencia de diferentes mujeres con las que se acostó los últimos años.
Godard aynı zamanda filmin anlatıcısıdır.Eduardo Galeano es además el narrador del filme.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod