Onlara da durum anlatılarak tasvibleri alındı.Et ils se font un plaisir de vous le raconter.
Anlatıcı 20. yüzyılın gerçeğine geri döner.Le narrateur revient à la réalité du XXe siècle.
Anlatıcı kediyi evine götürür ama bir süre sonra bu kediden de nefret etmeye, hatta korkmaya başlar.Le narrateur le prend chez lui, mais se met bientôt à le détester, et même à éprouver de la peur à son égard.
Neshat ayrıca Zarin gibi daha geleneksel anlatı kısa filmleri de yapmıştır.Neshat a aussi fait de courts films narratifs, plus traditionnels, comme le film Zarin.
Ölümü hakkındaki anlatımlar çelişkilidir.Les anecdotes sur sa mort sont contradictoires.
Tekvin 3:19'da, toprağın insan için lanetlendiğini, yemek bulmak için toprağın işlenmesi gerektiğini anlatır.En « Gen 3:17 », le sol est maudit et l'homme peinera pour en tirer de la nourriture.
Azınlık Gençleri Anlatıyor.Le langage des jeunes enfants.
Bu bölüm Jacob'u anlatıyor.Commentaires Cet épisode est centré sur Jacob.
Hikâye full motion video teknolojisi ile John Rhys-Davies gibi oyuncuların da oynadığı videolarla anlatılır.L'histoire est racontée à travers des cinématiques mettant en scène des acteurs, comme John Rhys-Davies.
Hikâyenin ilk bölümünde gelinle olan tanışmalarını anlatır.D'un coup, il se souvint de sa première fiancée.
Hikâyesi Titus Livius'un Ab Urbe Condita adlı kitabında anlatılır.Son histoire est racontée par Tite-Live, dans Ab Urbe condita libri.
Şarkı özgürlüğü, kardeşliğini ve umudunu anlatıyor.La chanson parle d'entraide, d'amitié et de fraternité.
Ona dışarıda bir şeyin kapıyı tırmaladığını anlatırlar.Ils parlent d'en enfoncer les portes.
Anlatıcı bir süre sonra hafif bir ses duymaya başlar.Peu de temps après il commence à entendre une voix...
Dört incil'de de bu olay aynı şekilde anlatılır.Cette scène est décrite de façon similaire dans les quatre Évangiles.
Tanah'ta iki tür sahte peygamberlik anlatılmaktadır.Deux sorciers gisent sur le sol.
Kısas-ı Kuran'da şöyle anlatılır: Muhakkak İlyas gönderilenlerdendi.Il est également cité dans le Coran en tant que prophète (en arabe : أيّوب : ’ayyoûb).
Film 2518 yılında başlar, Serenity bir kargo gemisinin kaptanının ve ekibinin hikâyesini anlatır.Le film se passe en 2517 et décrit l'histoire de l'équipage du Serenity, un vaisseau de classe Firefly.
Ancak tarihçilerin anlatımları modern tarihçiler tarafından yanlı olmakla eleştirilmektedir.Mais les histoires de bain de sang ont été réfutées par les historiens modernes.
Bu hikâye Tanah'ın Ester kitabında (Megillat Ester) anlatılmaktadır.Son histoire est racontée dans le livre d'Esther.
Kendilerinden önce de iki muacır ailesi olarak adlandığı kişilerin yaşadığını anlatırdı.Tout cela est le signe d'une alliance entre les deux familles antérieures à celle entre Ansegisel et Begga.
Anlatıcı (sesi) Frank Stallone ...Frank Stallone est éliminé.
Sözsel olarak "Telephone", dans pistinde dans etmeyi arayan kişiyi cevaplandırmaya tercih ettiğini anlatıyor.Au niveau des paroles, Hold It Against Me parle de séduire quelqu'un sur le la piste de danse.
Attaleiates’in Tarih'i, Bizans ordusunun çöküşü üzerine bilinçli bir şekilde inşa edilmiş bir anlatımdır.L’Histoire est un exposé construit avec soin du déclin militaire de Byzance.
İkinci bölümde ise tehcir anlatılmaktadır. ^Autrement dit, on a le diagramme suivant : .
Tuva vadisinden Kur'an'da iki yerde anlatılır.Elle renferme deux pierres tombales sur lesquelles sont gravés deux versets du Coran.
Zelda, Elisa’ya durumu anlatır.C'est lui qui apprendra la vérité à Elyon.
Bu yörede bu evliyanın hakkında efsane derecesinde olaylar anlatılır.De curieuse questions se posent au sujet de ce mariage.
Hep birlikte hareket ederlerse, kimsenin kendilerine bir şey yapamayacağını anlatır.Si vous saviez ce qui se passe, aucun de vous n'oserait être heureux.
Hikâye küçük Danny ve babasının maceralarını anlatıyor.Cette histoire raconte les aventures de la petite Émilie et ses amis.
Mutsuz bir evlilik sürdüren bir adamın güzel bir dansçıyla yaşadığı aşkı anlatır.Elle découvre brutalement l'amour en rencontrant un beau lieutenant.
Bu kavramlar yaklaşık olarak keşfedildikleri sırayla anlatılmıştır.Ces concepts sont globalement décrits dans l'ordre de leur découverte.
Filmde köydeki çatışmalardan kaçan bir genç kızın şehre kaçış öyküsü anlatılmaktadır.Le film montre une jeune fille tentant d'échapper au conflit.
Kralın Dönüşü’nde anlatıldığı üzere, hobbitler de yay kullanmaktadır.Le Hobbit : Le Retour du roi du Cantal parodie les films Le Hobbit.
Her biri, geri dönünce neler yapacaklarını anlatır.J'aimerais savoir quand ils seront de retour.
4 ila 14. konular, bu kinayeleri uzunca ve detaylıca anlatır.Aux n°12 et 14, détails de porte intéressants.
Şarkıda onu yer altındaki krallığına götüreceğini, onu kraliçesi yapacağını anlatır..Il veut l'emmener en Enfer et en faire sa reine.
Bu onun geçmişini anlatır.Elle lui raconte son passé.
JSDOc yazımı Apress book Foundation of Ajax'da uzun bir şekilde anlatılmıştır ISBN 1-59059-582-3.La syntaxe de JSDoc a bien été décrite dans le livre "Apress Book - Foundations of Ajax" (ISBN 1-59059-582-3).
Durumu annesine anlatır.Il lui explique l'état de sa mère.
Verbiest, bu aracın nasıl çalıştığını 1668'de yazdığı Astronomia Europa adlı yapıtında anlatır.Il en décrit le fonctionnement dans l’ouvrage Astronomia Europa de 1668,.
Mazarbul Kitabı'nda anlatılışından başka bir bilgi yoktur.Sa mort est relatée dans le livre de Mazarbul.
Hizmetçi durumu lidere anlatır.La statue opine du chef.
Wetigoları insanları kaçırıp yiyen dev canavarlar diye anlatırlar.Ogres : hommes monstrueux dévorant les enfants.
Bizi düş kırıklığını uğratan bu anlatım biçimi ürkütücüdür de.Parce que c'est l'écriture qui me sauve de cette complaisance dont j'ai peur.
Bu anlatılar başka kaynaklarca doğrulanmış değildir.En tout état de cause, cette information n'est pas confirmée par d'autres sources spécialisées.
Film, New York'ta yaşayan güçlü bir İtalyan mafya ailesinin hikâyesini anlatır.Il décrit le fonctionnement d'une famille de la mafia italo-américaine implantée à New York.
Olay anlatımı olarak da tanımlanır.Comme en passant, récit.
Yapımda aşk ve seks anlatılmaktadır.Ça parle d'amour et de sexe.
Birincisi yalnızca bir anlatım yoludur.La liste suivante est seulement exemplative.
Kevin üçüncü aşamayı bulur ve Sam'a gerekenleri anlatır.Numéro Quatre montrera et dévoilera enfin ce qu'il est à Sarah.
T-Bag duyduklarını hemen diğerlerine anlatır.Lechero demande alors à T-Bag de lui faire part de tout ce qu'il entendra.
Aynı dönem Ken Follett'in tarihi romanı The Pillars of the Earth adlı eserinde anlatılmıştır.Tirée du roman du même nom de Ken Follett, elle est la suite des Piliers de la terre.
Aynı zamanda hikâyenin anlatıcısıdır.Il est également le conteur de cette histoire.
Kadın, olanları kocasına anlatır.Elle le révèle à son mari.
Bu mesnevi eser Şeyyad Hamza'nin en meşhur mesnevisi olup Yûsuf ve Züleyhâ hikâyesinin anlatır.Il se lit ジュウ (juu), ジュッ (ju) ou ジッ (ji) en lecture on et とお (too) en lecture kun.
Geleneksel yaşamın temsilcisi olarak anlatılır.Classification classique du monde du vivant.
Anlatıcı daha sonra cesedi parçalara ayırıp yer döşemelerinin altına gizler.Puis il dépèce sa victime et dissimule les morceaux sous le plancher.
Bundan sonra gelişenler hakkında çeşitli ve birbiriyle çelişkili anlatımlar vardır.Ensuite Nous les avons séparés et fait de l'eau toute chose vivante.
Duruşmada ilk cinayetini anlatırken soğukkanlıydı.Il fut accusé de meurtre au premier degré.