Ana içeriğe geç
Sözlük

anlatı ile cümle

anlatı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
İki yargılı ve uyaklı olanlar: Çoğunlukla şiirsel bir anlatım güzelliği taşırlar.Die Blattränder sind (meistens doppelt) gesägt, gezähnt bis selten fast glatt.
Buffy o akşam Willow ve Xander'a durumu anlatır.Buffy entscheidet sich für die Freundschaft zu Willow und Xander.
Hikâye ile ilgili ilk anlatılan hikâyeler İtalyancadır.Die ersten Belege stammen aus Italien.
İlk peri de Kamercan'ı anlatır.Es handelt sich um den ersten Langfilm bei dem Haze auch als Kameramann fungiert.
Ayrıca çok yaşlı olduklarını da anlatır.Es gibt aber auch Meinungen, dass es älter sei.
Sevgililer hayat hikâyelerini birbirlerine anlatırlar.Unterwegs erzählen sie einander ihre Lebensgeschichten.
Halk arasında yüzlerce kerameti anlatılmaktadır.Dort ist von einhundert Jungfrauen die Rede.
Yapıtlarında genellikle Orta Anadolu’yu anlatır.Es teilte mit seiner Umgebung in der Regel die Geschichte des inneren Anatolien.
Her biri, geri dönünce neler yapacaklarını anlatır.So wollen wir Dich's wissen lassen, wann er kommt.
Bu eserde hikâye Watson isimli karakterin gözünden anlatılır.Für andere Vorkommen des Namens Watson siehe die Begriffsklärungsseite Watson.
İkiz kardeşlerin yollarının birbirlerinden ayrılması anlatılır.Die Wege der beiden Brüder trennten sich.
Bu anlatılar başka kaynaklarca doğrulanmış değildir.Diese Behauptung kann jedoch nicht mit anderen Quellen bestätigt werden.
Hikâyesi Tevrat'ın 1 Krallar kitabında anlatılır.Über die Bücher des Königs Numa.
Kitaplar belirli karakterlerin gözünden anlatılan bölümlere bölündü.Die Bücher sind wiederum in Kapitel unterteilt, in denen die einzelnen Arten beschrieben werden.
Sözsel olarak şarkının temasında inişli çıkışlı bir aşk anlatılır.Inhaltlich ist Open Your Heart ein einfaches Liebeslied.
Sefaretnamede bu olaylar etkili bir şekilde anlatılmaktadır.Diese Verfahren sind in den Ohren deutlich spürbar.
Doktorların hastanedeki ikinci yıllarını anlatır.Zwei alte Männer erzählen im Krankenhaus von ihrem Leben.
Karmaşık durumlarla başa çıkabilir ve detaylı anlatımları anlar.Am allerbesten kann sie spannende Geschichten erzählen oder knifflige Probleme lösen.
Bu, Yttergärde Runik Taşında anlatılmıştır: Ve Ulfr, İngiltere'de üç kez ödeme almıştır.Then Knútr paid.“ Übersetzt etwa: „Und Ulv hat in England drei Zahlungen bekommen.
İlkbahar veya yaz anlatılsada, şiirlerinde mevsim hep sonbahardır.In seinen Gedichten ist immer Herbst, auch wenn sie vom Frühling oder Sommer handeln.
Fakat bunun kanunen imkânsızlığı kendisine anlatıldı.Dabei nahm er zu diesem Gesetz Stellung.
Mouth lucas ve arkadasları maç yaparken maçı bir spiker gibi anlatır.Nun versucht sie mit allen Mitteln, Lukas als Freund zu gewinnen.
Kota olanları anlatır.Stadt sagt vielleicht.
Ancak anlatılana göre yıldırım çarpması sonucu Temmuz veya Ağustos ayında öldü.Folglich dürfte sie im Spätsommer, etwa in den Monaten Juli oder August, verstorben sein.
Behlûl Dânâ anlatır: "–Efendim; ateş lâzım olmuştu.Ich kenne deine Qual.“ Alexander gebietet, das Feuer zu entzünden.
Otobotlar her şeyi anlatır.Die Phänomene enthalten alles.
Türkiye'de kadının durumunu anlatıyor.Die Frauenfrage in der Türkei.
Yazıtlarda Köktürk dönemine ait tarihi olaylar anlatılır.Report über das Rekord-Geschäft in Krisen-Zeiten.
Anlatılan yerler, her birine bir kadın ismi verilmiş kurmaca kentlerdir.Dabei konnte jeder einen Namen mit Bezug zu einer spanischen Stadt vorschlagen.
Bu hikâye Tevrat'ın Tekvin bölümü ve Kuran’da anlatılmaktadır.Vom Zeichen zum Buchstaben und vom Buchstaben zum Zeichen.
Hikâye ilk ağızdan anlatılır.Die Geschichte wird in der ersten Person erzählt.
İkinci bölümde ise tehcir anlatılmaktadır. ^Dem zweiten Teil des Erzählwerkes mangelt es aber an dieser.
Pragmatik: Dil aracılığıyla söz edimi, konuşma ve sözlü anlatım gibi duruma bağlı eylemleri araştırır.Tätigkeiten mit Sprache begleiten, auch Erzählen.
Şarkıda will.i.am, apl.de.ap ve Taboo; Fergie ile yaşadıkları ilişki anlatılmaktadır.Die anderen Bandmitglieder – apl.de.ap, Taboo, und will.i.am – singen darüber, wie sie Fergie bewundern.
Kullanılan kriter kısaca böyle anlatılabilir.Ihre Angaben lassen sich folgendermaßen kurz zusammenfassen.
Fabrikada çalışan yoksul bir kızı ve onun düşlerini anlatır.Tom erzählt ihr von den harten Arbeitsbedingungen in der Fabrik und von einem Albtraum, den er hatte.
Yapımda aşk ve seks anlatılmaktadır.Die Geschichte von Liebe und Sex.
Yeni insana, daha doğrusu değişen insana yeni anlatım olanakları aramak çabasıydı."Für dich, mein Prachtstück, muss man sich schon etwas anderes einfallen lassen.”
Polis karısının kaybolması ile ilgili soruşturmada hiçbir kanıt bulamaz ve anlatıcı serbest kalır.Da die Polizei aber nicht genug Beweise hat kommt er frei.
Bir gün Palpatine, ona Darth Plegueis’in hikâyesini anlatır.An einem Abend erzählt Mamika ihnen die Geschichte ihres Grossvaters Papuci.
Üretim işlemleri alt bölümlerde detaylı anlatılmıştır.Produktbewertungen im Detail.
Film gangster Bugsy Siegel'in hayatını anlatır.Der Film greift die letzten zehn Jahre des Mobsters Bugsy Siegel auf.
Nana'nın hayatından alınmış kesitler 12 bölümde anlatılmıştır.Gegen Nines Widerspruch will Twelve sie retten.
Burada canlandırdığı karakter bir İrlanda göçmeninin 19. yüzyıl Amerikası'ndaki yükselişini anlatıyordu.Sie könnte auf Umstände hinweisen, unter denen die irischen Einwanderer im 19. Jahrhundert dort lebten.
David H. Steinberg, filmin yazarlarından, "Shrek ile hiçbir ortak anlatım bulunmamakta.David H. Steiberg dazu: „Es gibt nicht ausschließlich Verknüpfungen zu Shrek.
Isınma da bu anlatılan olayın tam tersi olur.Die Hitze ist in den genannten Fällen gerade noch erträglich.
Popüler anlatıya daha yakındır.Als Beitrag zu näherer Kenntnis des Volkes.
Rüya sekansı hikâye anlatımında kullanılan bir yöntemdir.Das Heranwachsen des Sohnes wird als Erzählfaden der Erzählung verwendet.
Bu anlatılar belirli tarihsel veya yarı mitolojik kişilikler ve mekanlar üzerine kurgulanıp anlatılır.Die Artefakte hängen mit bestimmten historischen oder mythologischen Figuren oder Ereignissen zusammen.
Daha sonra ise olay anlatılır.Später unterrichtet sie auch darüber.
Bundan sonra ise Odysseus'un Hades yolculuğu anlatılır.Thema waren die Reisen des Odysseus.
Hikâye aynı adla solo bir gösteride yeniden anlatıldı.Die ursprüngliche Version wurde nur ein einziges Mal bei einer Privatvorführung gezeigt.
Kış geceleri toplanılıp eski hikâyeler anlatılır.Wintermorgen - Geschichten und Geschichtliches.
Surede eski peygamberlerin hikâyeleri de anlatılır.Zum Teil werden auch ältere Predigten vorgelesen.
Amerika Birleşik Devletleri Özel Harekât Komutanlığı da bu anlatımın doğruluğunu reddetti.Das United States National Security Council bestätigte die Echtheit der Nachricht.
Oyrotlarda 13 farklı kötücül ruh kategorisinin tamamını anlatır.In dem großen Verbreitungsgebiet werden insgesamt 13 verschiedene Unterarten unterschieden.
Seri, 15 yaşındaki hayaletleri görme yeteneği olan bir lise öğrencisi (Ichigo Kurosaki)'nin hayatını anlatır.Der 15-jährige Schüler Ichigo Kurosaki besitzt schon seit seiner Kindheit die Fähigkeit, Geister zu sehen.
Bu efsane Ovidius Metamorfoz adlı kitabının altıncı cildinde anlatılmıştır.Eine Erzählung findet sich im 6. Buch von Ovids Metamorphosen.
Annem bana hikâyeler okur, masallar anlatırdı.Was meine Hausgeisterchen mir erzählten – Märchen.
Hatta Jung kızkardeşinin doğumu sırasında aynı öykünün kendisine de anlatıldığını hatırlamaktadır.Auch JJs Mutter ist überrascht, als er ihr von dem Vorfall erzählt.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod