Kristeller'den bu yana, diğer bilim adamları Correggio'nun diğer anlatımlarını ön plana çıkardılar.Since Kristeller other scholars have brought to the forefront other accounts of da Correggio.
Bitkisel Yaşam altında Gül anlatılır.Under Vegetable Life the Rose is described.
Kalıntılar, anlatılardan daha güvenilir kaynaklardır.Relics are more credible sources than narratives.
1987 yapımı Sobibor'dan Kaçış filminde Anlatıcı olarak rol almıştır.He appeared as the Narrator in the 1987 film Escape from Sobibor.
Ayrıca 1960'larda yapımcılığını yaptığı diğer sanatçılarla çalışmalarını da anlatıyor.He also describes working with some of the other artists he produced during the 1960s.
Kendiliğinden oluşum, edebiyatta Rönesans'a kadar bir gerçekmiş gibi anlatılmıştır.Spontaneous generation is described in literature as if it were a fact well into the Renaissance.
Tatoeba.org'ta çeviri hataları ve anlatım bozuklukları var.Auf tatoeba.org gibt es Übersetzungsfehler und Mehrdeutigkeiten.
Bu konu Saffat Suresinde şöyle anlatılmaktadır: "Ey Rabbim!Die Anrede Aba poon bedeutete: Mein Herr, und der Ausspruch Oo, poon bedeutete : Ja mein Herr.
Şüphesiz bu (anlatılanlar), önceki kitaplarda, İbrahim ve Musa'nın kitaplarında da vardır."So bilden Geschichten wie über Musa (Moses) oder Ibrahim (Abraham) Teile der islamischen Schriften.
Kendisine anlatınca, ‘Böyle olduktan sonra ben de bunu tasvip ediyorum’ demişti.Während sie aßen, sagte er: «Einer von euch wird mich verraten!»
Çin'in 1 numaralı düşmanı hayatını anlatıyor).Chinas Staatsfeindin Nr. 1 erzählt aus ihrem Leben.
Burada anlatılan "kuzey dağı" Tarbagatay Dağı'na uymaktadır.Das hier erwähnte "Nordgebirge" entspricht dem Tarbagataigebirge.
Anlatı Klingsor’un son aylarını konu almaktadır.Die Erzählung handelt von Klingsors letzten Monaten.
Hemen yanına gider ve ona araştırmalarını anlatır.Sie fahren zu ihm und befragen ihn.
Anlatıda senaryonun geçtiği yer Hesse’nin 1919 yılından itibaren yaşamaya başladığı Tessin’i anımsatmaktadır.Das örtliche Szenarium der Erzählung lässt an das Tessin denken, wo Hesse ab 1919 wohnte.
22. yüzyılda geçen hikâyede bir uzay asansörünün yapımı anlatılır.Die Handlung spielt im 22. Jahrhundert und beschreibt den Bau eines Weltraumlifts.
Filmin anlatıcısı ise Spencer Tracy'dir.Dies ist der letzte Film mit Spencer Tracy.
Sure Karun'u Musa'nı kavminden bir zengin olarak anlatır.Deshalb verkünde er, Mose, dem Volk seither Gottes Worte.
Her dans bir öyküyü anlatır.Viele Tänze erzählen eine Geschichte.
"ARAF bugünün dünyasını anlatıyor.Schauen Sie sich die Welt von heute an.
Bizi düş kırıklığını uğratan bu anlatım biçimi ürkütücüdür de.Die Geschichte von einem, der auszog das Fürchten zu verlernen.
Anlatılmak istenen kişi Meryem Ana'dır.Es zeigt die Verkündigung an Maria.
Eserde dünyayı, Allah'ı, insanı bilmenin sadece bilim yoluyla olabileceği anlatılır.Der Mensch kann nur etwas wissen, weil Gott den Menschen erleuchtet.
Kitapta "Sonsuz Tao, ne anlatılabilir olandır ne de ad verilebilir olandır" der.Darin kündigte er einen ausführlicheren Brief an („Es wehet ein Schatten darin“), der aber nicht zustande kam.
Fakat oğlunu bu ölümden ötürü suçlar ve ona Marquis ile olan arkadaşlık ilişkisini anlatır.Der aber wirft ihm Mord vor und klärt ihn über sein Freundschaftsverhältnis zum Marquis auf.
Bir baba ile oğlunun hikâyesi anlatılmaktadır.Eine Geschichte von Vater und Sohn.
Kronik, 952-1136 yılları, üç bölüm olarak anlatıyor.Die Chronik beschreibt in drei Teilen die Ereignisse der Jahre 952–1136.
Gece gündüz çalıştık." diye anlatır.Night and Day" gezeigt.
5. Anlatılan kelimeyle ilgili görsellerden faydalanılabilir.Das fünfte Versprechen: Wie man richtig zuhört.
Her üç kapı İsa'nın üç ayrı hâlini anlatır.Daraufhin erzählt Jesus ihnen die drei Gleichnisse.
Bunu yaparken de çok yalın bir anlatıma başvurur.Unverschämtheit, mir so eine Frage zu stellen.
Öykü çoğunlukla Bellerophontes’in bakış açısından anlatılır.Die Geschichte wird größtenteils aus der Ich-Perspektive Bellas erzählt.
Müslümanlar Kur’ân'ın içerik ve anlatımının eşsiz ve taklit edilemez olduğuna inanır.Hinweis auf das alttestamentliche „kein Bildnis und kein Gleichnis“.
Kitap kıyamet gününü anlatıyordu.Für den Tag schreiben.
"Andy Warhol anlatıyor".Andy Warhol etwa..
Kur'an'da Neml ve Sebe surelerinde kıssası anlatılır.Im Koran wird die Legende der „Gefährten der Höhle“ (arabisch أصحاب الكهف, DMG aṣḥāb al-kahf) erzählt.
Öykülerde Holmes'un ettiği kavgalar genelde sonradan anlatılır.Die Handlungen der Geschichten werden meist von Holmes entworfen.
Kadın, olanları kocasına anlatır.Voller Freude erzählte sie es ihrem Mann.
Meta Anlatı. wikitürk.Schmähgedicht – Wiktionary.
Örnek: §52'de bu konu daha geniş anlatılmıştır.Lediglich in V.52 wird ein Gerechter erwähnt.
Fakat orada isimleriyle anlatılmazlar.Jedoch werden sie dort nicht mit Namen bezeichnet.
Kitap onun öyküsünü anlatılıyor.Der Baron erzählt seine Lebensgeschichte.
Düşen meleklerle ilgili bir katalogtur ve onların nasıl diriltileceğini anlatır.Sie besaß Schalldeckel mit Engeln und als Krönung eine Darstellung des Auferstandenen.
Böylece yüz öykü anlatılmış olur.Alle machen es, 100 Geschichten.
Zamanla Claudius tarihçilerin anlatıları dışında büyük ölçüde unutuldu.Im Laufe der Zeit verlor Claudius außerhalb der historischen Darstellungen zunehmend an Bedeutung.
Atanasius contra mundum (Atanasius dünyaya karşı) şeklindeki latince bir deyim bu durumu anlatır.Darauf bezieht sich auch das Sprichwort Athanasius contra mundum (Athanasius gegen die Welt).
Bu destandan çeşitli hikâyeler, nesilden nesile anlatılagelmiştir.So werden einige Geschichten über ihn berichtet.
Sonrasında ise çevrelerinde olan olayları anlatır.Also darauf, dass die Leute von Dingen berichten, die in ihrer Umgebung geschehen.
Bir çeşit anlatıcının bölümüdür.Eines Geschichtenerzählers Geschichte.
Filmin konusu 1900 yazında İngilterede yaşanan olayı anlatıyor.Der Film spielt im Sommer 1900 in England.
İşte bu noktadan sonra destanın tutarlı anlatısı sona erer.Kurz darauf endet das verbliebene Gleisstück.
Ağabeyleri ile birlikte babasının sürülerini güdüyor, ağabeylerinin yaptıklarını babasına anlatıyordu.Er beobachtet, wie seine Brüder Vieh schlachten, etwas, das ihr Vater verboten hat.
Thomas karşı çıkar ve anlatılanları sözdebilim olarak değerlendirir.Tom ist hin- und hergerissen, was er glauben soll.
Tacitus olup bitenleri ayrıntılı bir şekilde anlatır.Akribisch lasse ich mich auf Details ein.
"Edis anlatıyor: Neden ân?".Gast: Wofür das Lob?
Filmde iki ayrı hikâye paralel olarak anlatılır ve sonunda birbiriyle kesişir.In dem Film werden sechs unabhängige Geschichten erzählt, die gegen Ende teilweise miteinander verschmelzen.
Bu tür faaliyetler yukarıda anlatılan nedenlerden ötürü oldukça sınırlıdır.Das Werkverzeichnis ist aus den bereits genannten Gründen lückenhaft.
Hanım (Kraliçe) sözcüğünün türeyişi şu şekilde anlatılır.Und so tat die Königin, wie ihr gesagt wurde.
Abasıyanık, insanlarla birlikte kendini de anlatır.Er weckt die Anderen und auch sich selbst auf.
İlk hikâyelerde, bir hikâyenin anlatısı bir sonraki hikâyeye akıyordu.Aus dem Off erzählt ein alter Mann die folgende Geschichte.