anlarsın ile cümle

anlarsın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Anlarsın ya işte...See...
Sen ne anlarsın ki güzellikten !You can't tell true beauty when you see it
Kogi dili olsun." Ve sizler de birden kendi dilinizi konuşamamanın ne demek olduğunu anlarsınız.And you'll suddenly discover what it would be like to be unable to speak your own language.
Oltaya geldiklerini bu şekilde anlarsınız.That's how you know you've baited the hook, right?
Yeterince örnek yaparsak örüntüyü anlarsınız, diye düşünüyorum. -I think if we do enough examples, you'll get the pattern.
Böylece, bu yöntemin neden işe yaradığını da anlarsınız. -So go back to the pieces of the pie.
Birşeyi sevdiğini nasıl anlarsın?How would you know if you like something?
Tabiki anlarsın!Of course you would know!
Birden bir şekilde kabul edilebilir hale gelmiştim, ki bunu da, anlarsınız, inanılmaz buldum.Suddenly I was becoming sort of acceptable, which I found also fascinating.
Anlarsınız işte, Tony Blair özelinde moda gurusu ile birlikte ne giyer?You know, what does Tony Blair get up to in private with his fashion guru?
Anlarsın ya ben bölgede hettrik yapmış bir dart şampiyonuyum.See I'm a local darts champion three times in a row.
Bence ne kadar cok ornek cozerseniz, daha iyi anlarsiniz.And I think the more examples you see, it's going to hit the point home.
Üzerinde düşündüğünüzde bunun bir çeşit tme gücü olduğunu anlarsınız.And if you think about it, this is a form of propulsion.
Anlarsınız ya, Büyük savaş başladığında, çoğu insan yeraltı kasalarında güvendeydi.You see, when The Great War started, many people found safety in underground vaults.
Oturup kalkışımı bilirsin, Niyetimi uzaktan anlarsın.You know my sitting down and my rising up. You perceive my thoughts from afar.
O zaman anlarsın her iyi yolu, Neyin doğru, haklı ve adil olduğunu.Then you will understand righteousness and justice, equity and every good path.
Bunların yapraklandığını gördüğünüz zaman yaz mevsiminin yakın olduğunu kendiliğinizden anlarsınız.When they now shoot forth, ye see and know of your own selves that summer is now nigh at hand.
Herhalde bunun, sizin için daha iyi olduğunu düşünüp anlarsınız.This is better for you: You may haply take heed.
"Onların hesabı yalnızca Rabbime aittir, eğer şuurundaysanız (anlarsınız.)"It is for my Lord to bring them to book, if you can understand.
Onlara ayetlerimiz apaçık olarak okunduğu zaman, inkar edenlerin yüzlerinden inkarlarını anlarsın.When Our clear messages are read out to them you can see denial on the faces of unbelievers.
Yakında bilir, anlarsınız kimin sonunun hayırlı olacağını.You will soon know whose is the guerdon of life to come."
Geçine durun, yakında bilir, anlarsınız.Well, enjoy yourselves, you will come to know soon.
Yakında anlarsınız."You will soon come to know.
Umulur ki düşünüp anlarsınız.Haply you may understand.
Bu sizin için daha iyidir; herhalde (bunu) düşünüp anlarsınız.This is better for you: You may haply take heed.
Âyetlerimiz kendilerine apaçık olarak okunduğu zaman, o kâfirlerin yüzlerinden inkârlarını anlarsın.When Our clear messages are read out to them you can see denial on the faces of unbelievers.
Bu sizin için daha iyidir. Herhalde (bunu) düşünüp anlarsınız.This is better for you: You may haply take heed.
Kendilerine verdiğimiz nimetlere nankörlük etmek için. Geçine durun, yakında bilir, anlarsınız.In order to deny the favours We have given them; so enjoy a little; for you will soon come to know.
İşte bunlar Allah'ın size emrettikleridir. Umulur ki düşünüp anlarsınız.That then He has charged you with; haply you will understand.
Aklınız varsa bunu anlarsınız.” [2,258]If you only had any understanding!"
Herhalde (bunu) düşünüp anlarsınız.That is better for you, that ye may be heedful.
İkinci kez donacağını anlarsın.The second time you know it is going to be freezing.
Umarım beni anlarsın.Ich hoffe sehr, du verstehst mich.
Birisi için önemliysen, bunu anlarsın. Değilsen, o zaman yine anlarsın!Wenn du jemandem wichtig bist, merkst du das. Wenn nicht, dann merkst du es auch!
Birisi için önemliysen, bunu anlarsın. Değilsen, o zaman yine anlarsın.Wenn du jemandem wichtig bist, merkst du das. Wenn nicht, dann merkst du es auch.
Dikkatle dinlersen / hemen anlarsın.Offen sein zu – hören.
Sen de anlarsın beni bir gün.Irgendwann hat man es heraus.
Kitapları okursanız anlarsınız zaten.Das Buch der Bücher – gelesen.
Sen de anlarsın beni bir gün.Un jour tu verras...
Dinlesen anlarsın.Si escucharas, entenderías.
Pek yakında bilir anlarsın, kim kâr etmiş, kim daha ziyade hasede düşmüş.Non eravi forse chi sapesse disegnare il nudo meglio di lui.
Peki, size en iyi şovumu sergilemek istiyorum, bitirirsem beni anlarsınız öyle değil mi?" dedi."Vorrei informarLa"); Želim da vas informišem/obavestim (serbo; lett. "vorrei che La informo").
Dikkatle dinlersen / hemen anlarsın.Quando lo scoprirà sarà troppo tardi: sarà infatti lui a rivelarglielo.
Sen de anlarsın beni bir gün.Однажды мы поймём и её.
Peki, size en iyi şovumu sergilemek istiyorum, bitirirsem beni anlarsınız öyle değil mi?" dedi.Но вам лучше поститься, если бы вы только знали!
Onların tomurcuklanmış olduğunu gördüğünüz zaman yazın yakın olduğunu hemen anlarsınız.Если же он увидел вкушающего человека, не соблюдающего пост, то тот должен ему напомнить.
Onların tomurcuklanmış olduğunu gördüğünüz zaman yazın yakın olduğunu hemen anlarsınız.وفي الحديث: فإذا رأيتم الذين يجادلون فيه فهم الذين عنى الله فاحذروهم".
Kitapları okursanız anlarsınız zaten.للإطلاع على الكتاب وقرآته كتب
Onların tomurcuklanmış olduğunu gördüğünüz zaman yazın yakın olduğunu hemen anlarsınız.Persisti em olhar, mantende-vos despertos, pois não sabeis quando é o tempo designado.
Sen de anlarsın beni bir gün.Você vai me conhecer um dia."
Kitapları okursanız anlarsınız zaten.Het lezen van boeken.
Onların tomurcuklanmış olduğunu gördüğünüz zaman yazın yakın olduğunu hemen anlarsınız.Wanneer gij hen ziet, denkt gij dat zij verstrooide paarlen zijn.
Sen de anlarsın beni bir gün.Op een gegeven moment denk je het te kennen.
Dikkatle dinlersen / hemen anlarsın.Kiedy się w nią wsłuchuję, od razu ją sobie wizualizuję.
Sen de anlarsın beni bir gün.Jag hoppas ni kan förstå mig någon gång.
Dikkatle dinlersen / hemen anlarsın.När hon en gång träffar den rätte kommer hon att förstå det genast ("Aber der Richtige").
Dikkatle dinlersen / hemen anlarsın.І тоді ти слухаєш далі і одразу все розумієш.
Dikkatle dinlersen / hemen anlarsın.Až si to poslechnete, budete mi rozumět.
Kitapları okursanız anlarsınız zaten.Věnuje se psaní knih.
Kitapları okursanız anlarsınız zaten.(Ei) Citesc cărțile.

İlgili Sayfalar