anlarsın ile cümle
anlarsın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Dikkatle dinlersen / hemen anlarsın.Să vadă repede, și repede să spuie ce-a văzut.
Umarım anlarsınız.) açıklamasını yaptı.[15]Sper ca ați inteles.) a fost descrierea.[2]
Dikkatle dinlersen / hemen anlarsın.Katso tai kuuntele suorana.
Beni en iyi sen anlarsın.Με καταλαβαίνεις εσύ το καλύτερο.
Onların tomurcuklanmış olduğunu gördüğünüz zaman yazın yakın olduğunu hemen anlarsınız.Hvis du ser dem vil du tænke de er spredte perler."
Dikkatle dinlersen / hemen anlarsın.RECORDABITUR FACILE, SI QUIDEM NOS ANTE COGNOVERIT.
Peki, size en iyi şovumu sergilemek istiyorum, bitirirsem beni anlarsınız öyle değil mi?" dedi.Dan berpuasa itu bermanfaat untuk kalian sekiranya kalian mengetahui.
Sen de anlarsın beni bir gün.Aku tahu kau akan mengerti suatu hari nanti.
Sen de anlarsın beni bir gün.Được một lúc bà mới biết.
Dikkatle dinlersen / hemen anlarsın.Nếu không còn nhận thức được gì nữa thì hãy nhìn nó kĩ.
Dikkatle dinlersen / hemen anlarsın.聴けば、すぐに理解できる。
Kitapları okursanız anlarsınız zaten.読書家で物知り。
Sen de anlarsın beni bir gün.なんとなくわかっていただけると思うけど。
Onların tomurcuklanmış olduğunu gördüğünüz zaman yazın yakın olduğunu hemen anlarsınız.但在近距離看到這些後,他知道這些只不過是虛有其表的假象,僅能拿來裝飾場面而已。
Onların tomurcuklanmış olduğunu gördüğünüz zaman yazın yakın olduğunu hemen anlarsınız.당장은 초라하게 보이고 멸시나 이인(異人) 취급을 받겠지만, 그 때가 지나면 그 답을 알게되리라 하였다.
Sen de anlarsın beni bir gün.언젠간 곧 알려줄거야.
Dikkatle dinlersen / hemen anlarsın.이 한마디를 전해듣고는, 바로 깨달았다.
Kitapları okursanız anlarsınız zaten.책을 읽어도 보고…….
Sen de anlarsın beni bir gün.По-нататък ще разбереш."
Kitapları okursanız anlarsınız zaten.Ako ih čitatelji budu htjeli čitati.
Kitapları okursanız anlarsınız zaten.Niektoré knihy čítajú ich autori.
Sen de anlarsın beni bir gün.Zároveň si možno uvedomiť.
Dikkatle dinlersen / hemen anlarsın.Pokusite in zaznali boste razliko.
Dikkatle dinlersen / hemen anlarsın.1) Kui me seda tajume, näeme seda kohe mustrina.
Akıllı Tasarım iddialarının da bir oyunbazlık olduğunu anlarsınız.어째서 지적 설계 운동이란 것이 근본적으로 사기인지 이해하시는 겁니다.
Akıllı Tasarım iddialarının da bir oyunbazlık olduğunu anlarsınız.מדוע התנועה הדוגלת בתכנון תבוני היא ביסודה תרמית.
Akıllı Tasarım iddialarının da bir oyunbazlık olduğunu anlarsınız.لماذا التصميم الذكي في الاساس مجرد خدعة.
Akıllı Tasarım iddialarının da bir oyunbazlık olduğunu anlarsınız.自然選択のプロセスが 発見したデザインは
Ama bazen Isak'tan çok daha yaşlıymışım gibi geliyor, ne demek istediğimi anlarsın.Ibland får jag för mig att jag är mycket äldre än Isak.
Ama bazen Isak'tan çok daha yaşlıymışım gibi geliyor, ne demek istediğimi anlarsın.Manchmal kommt es mir vor, als wäre ich viel älter als Isak.
Ama bazen Isak'tan çok daha yaşlıymışım gibi geliyor, ne demek istediğimi anlarsın.Manchmal kommt es mir vor, als wäre ich viel älter als Isak.
Ama bazen Isak'tan çok daha yaşlıymışım gibi geliyor, ne demek istediğimi anlarsın.Mutta joskus tuntuu, että olen paljon Isakia vanhempi. Ymmärrätkö mitä tarkoitan?
Ama bazen Isak'tan çok daha yaşlıymışım gibi geliyor, ne demek istediğimi anlarsın.Parfois, je me sens plus âgée qu'Isaac. Tu me comprends ?
Ama bazen Isak'tan çok daha yaşlıymışım gibi geliyor, ne demek istediğimi anlarsın.Pero a veces siento como si fuera mucho más madura que Isak, Si supieras que quiero decir.
Ama bir şekilde bunu anlarsın.Aber irgendwie verstehst du das.
Ama bir şekilde bunu anlarsın.Ale nějak tomu porozumíte.
Ama bir şekilde bunu anlarsın.Maar op een zekere manier versta je dat.
Ama bir şekilde bunu anlarsın.Mais d'une certaine manière vous comprenez cela.
Ama bir şekilde bunu anlarsın.Mas de alguma forma compreendes isso.
Ama bir şekilde bunu anlarsın.Но каким-то образом ты понимаешь это.
Ancak bu 95"in sonbaharındaydı, ve sonra, kış geçti, dedi ki; "anlarsın, yeteri kadar iyisin.그런데 이때가 95년 가을이었어요. 겨울이 찾아오기 전이었죠 그가 말했어요. "에이미, 너는 충분히 잘한단다.
Ancak bu 95"in sonbaharındaydı, ve sonra, kış geçti, dedi ki; "anlarsın, yeteri kadar iyisin.Aber das war im Herbst '95 und dann als der Winter anbrach, sagte er, "Weißt du, du bist gut genug.
Ancak bu 95"in sonbaharındaydı, ve sonra, kış geçti, dedi ki; "anlarsın, yeteri kadar iyisin.Ale to byl podzim 1995. A pak, když se blížila zima, řekl: "Víš, už jsi dost dobrá.
Ancak bu 95"in sonbaharındaydı, ve sonra, kış geçti, dedi ki; "anlarsın, yeteri kadar iyisin.Była jesień 1995. Kiedy zbliżała się zima, trener powiedział...
Ancak bu 95"in sonbaharındaydı, ve sonra, kış geçti, dedi ki; "anlarsın, yeteri kadar iyisin.C'était l'automne 95 mais quand l'hiver est arrivé, il m'as dit " Tu sais, tu es assez bonne.
Ancak bu 95"in sonbaharındaydı, ve sonra, kış geçti, dedi ki; "anlarsın, yeteri kadar iyisin.Dar asta era în toamna anului 1995 şi atunci, cu iarna foarte aproape, el a zis "Ştii, eşti destul de bună.
Ancak bu 95"in sonbaharındaydı, ve sonra, kış geçti, dedi ki; "anlarsın, yeteri kadar iyisin.De ez '95 őszén volt, és akkor, a tél közeledtével azt mondta, "Tudod, eléggé jó vagy már.
Ancak bu 95"in sonbaharındaydı, ve sonra, kış geçti, dedi ki; "anlarsın, yeteri kadar iyisin.Era l'autunno del '95, e poi, mentre finiva l'inverno, mi ha detto: "Sai, sei abbastanza brava.
Ancak bu 95"in sonbaharındaydı, ve sonra, kış geçti, dedi ki; "anlarsın, yeteri kadar iyisin.Mas isso foi no Outono de 1995, e então, com o Inverno à porta, disse-me: "Sabes, és muito boa.
Ancak bu 95"in sonbaharındaydı, ve sonra, kış geçti, dedi ki; "anlarsın, yeteri kadar iyisin.Men det var hösten -95, och sedan, allteftersom vintern gick, sa han, "Vet du, du är tillräckligt bra.
Ancak bu 95"in sonbaharındaydı, ve sonra, kış geçti, dedi ki; "anlarsın, yeteri kadar iyisin.Nhưng đó là mùa thu năm '95 và sau đó, khi mùa đông đã đến, ông nói, "Cô biết không, cô đủ sức.
Ancak bu 95"in sonbaharındaydı, ve sonra, kış geçti, dedi ki; "anlarsın, yeteri kadar iyisin.To bolo na jeseň v '95-om, a keď sa začínala zima, povedal mi: "Vieš čo, si celkom dobrá.
Ancak bu 95"in sonbaharındaydı, ve sonra, kış geçti, dedi ki; "anlarsın, yeteri kadar iyisin.Αλλά τότε ήταν φθινόπωρο του '95, και, με το που πέρασε ο χειμώνας, είπε, "Ξέρεις, είσαι αρκετά καλή.
Ancak bu 95"in sonbaharındaydı, ve sonra, kış geçti, dedi ki; "anlarsın, yeteri kadar iyisin.Но это была осень 95-го, к началу зимы он сказал: "Та знаешь, ты достаточно подготовлена.
Ancak bu 95"in sonbaharındaydı, ve sonra, kış geçti, dedi ki; "anlarsın, yeteri kadar iyisin.אבל זה היה בסתיו של שנת 95'. ואז, כשהגיע החורף, הוא אמר, "את יודעת, את מספיק טובה.
Ancak bu 95"in sonbaharındaydı, ve sonra, kış geçti, dedi ki; "anlarsın, yeteri kadar iyisin.لكن ذلك كان في شتاء عام 1995 قال لي: انتي جيدة بما فيه الكفاية.
Ancak bu 95"in sonbaharındaydı, ve sonra, kış geçti, dedi ki; "anlarsın, yeteri kadar iyisin.フランクは、「もう十分上手になった ここの女子陸上競技部でやっていける」って言ったの
Ancak bu şekilde anlarsın.Только это надолго затянется.
Anlarsın ya ben bölgede hettrik yapmış bir dart şampiyonuyum.أنا بطل محلي في رمي النبل ، ثلاث بطولات على التوالي
Anlarsın ya işte...À...