Ana içeriğe geç
Sözlük

anlarlar ile cümle

anlarlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Kendilerine söylenmekte olan şeyleri anlarlar; ancak akıcı olarak konuşamazlar.Og Ordet skal de lade stå, og utakk dertil have.
Kendilerine söylenmekte olan şeyleri anlarlar; ancak akıcı olarak konuşamazlar.Mereka umumnya mampu memahami apa yang dikatakan kepada mereka, tetapi tidak mampu berbicara secara fasih.
Birbirlerini sevdiklerini anlarlar ve bebek yapmaya karar verirler.Hai người yêu nhau và sinh con với nhau.
Böylece kardeş olduklarını anlarlar ve birbirlerine sarılırlar.Họ chạy vào vòng tay của nhau và ôm nhau.
Çocukların büyük bir kısmı konuşamaz ama konuşulanı anlarlar.Nhiều đại thần lên tiếng can ngăn nhưng Mục Tông không nghe.
Sonunda John' un küçükken yanlışlıkla kardeşinin ölümüne yol açtığını anlarlar.ある日、彼女は誤って弟を死なせてしまう。
Çocukların büyük bir kısmı konuşamaz ama konuşulanı anlarlar.人間の言葉は喋れないが、言葉を理解することはできる。
Mektuptan misafirin 2. Murad olduğunu anlarlar.著者はZUNで、挿絵は唖采弦二が担当している。
Kendilerine söylenmekte olan şeyleri anlarlar; ancak akıcı olarak konuşamazlar.同時,由於他們擔心會牽涉到此事,故他們只和言王談與此事無關的事。
Diğerleri sonradan onun Yusuf olduğunu anlarlar.事后人们才知道那个道人竟是张三丰。
Ama yüzyıllar sonra buluşup kardeş olduklarını anlarlar.但可惜,在日子漸久後,他們才發現原來他們是親兄妹。
Kendilerine söylenmekte olan şeyleri anlarlar; ancak akıcı olarak konuşamazlar.세간에서 공통적으로 그들은 정(定)만 있고 혜(慧)가 없음을 안다.
Böylece kardeş olduklarını anlarlar ve birbirlerine sarılırlar.형제간에도 서로 공경하여 서로 우애가 돈독했다 한다.
Onun Doktor olduğunu anlarlar.הם אומרים שאני רופא עכשיו.
İki genç bu konuşmadan birbirlerine çok yakınlaşıp birbirlerini sevdiklerini anlarlar.Двамата осъзнават колко глупаво са постъпили, отдалечавайки се един от друг.
Böylece Willow'un vampir olmadığını anlarlar.Seward ne vjeruje u vampire.
Yaptıklarının yanlış olduğunu anlarlar.I mislim da nisu u pravu.
Yaptıklarının yanlış olduğunu anlarlar.Bet leisk man pasakyti tau, kad tu elgiesi neteisingai.
Çocukların büyük bir kısmı konuşamaz ama konuşulanı anlarlar.Mõned noored on passiivsed keelekasutajad- nad saavad kõneldavast aru, kuid ise vagemani rääkida ei oska.
Ama eğer on beş yüzde birlik derseniz insanlar neyden bahsettiğinizi anlarlar. .Ale řeknete-li "patnáct setin", tak každý pochopí, co tím myslíte.
Ama eğer on beş yüzde birlik derseniz insanlar neyden bahsettiğinizi anlarlar. .De ha azt mondjuk tizenöt század, akkor az emberek felfogják, hogy miről beszélünk.
Ama eğer on beş yüzde birlik derseniz insanlar neyden bahsettiğinizi anlarlar. .하지만 백분의 십오라고 하면 바로 알 수 있겠죠
Ama eğer on beş yüzde birlik derseniz insanlar neyden bahsettiğinizi anlarlar. .Maar als je zegt, vijftien-honderdste, begrijpen mensen wat je zegt.
Ama eğer on beş yüzde birlik derseniz insanlar neyden bahsettiğinizi anlarlar. .Ma se dici, quindici centesimi, la gente capisce che stai dicendo.
Ama eğer on beş yüzde birlik derseniz insanlar neyden bahsettiğinizi anlarlar. .Men hvis vi siger, femten hunrededele, så forstår folk, hvad vi mener.
Ama eğer on beş yüzde birlik derseniz insanlar neyden bahsettiğinizi anlarlar. .Αλλά αν πείτε, δεκαπέντε εκατοστά, ο κόσμος καταλαβαίνει τί λέτε.
Ama eğer on beş yüzde birlik derseniz insanlar neyden bahsettiğinizi anlarlar. .Но ако кажеш 15 стотни, се разбира какво имаш предвид.
Ama eğer on beş yüzde birlik derseniz insanlar neyden bahsettiğinizi anlarlar. .لكن اذا قلنا، خمسة عشر مئات، فسيفهم الناس ماذا تقول
Ayakkabılarına bakarak bile borcunu ödeyemeyeceğini anlarlar. Dikkat etsene.- Mladen!
Ayakkabılarına bakarak bile borcunu ödeyemeyeceğini anlarlar.Iedereen met een beetje verstand weet direct dat jij dat nooit kunt terugbetalen man.
Ayakkabılarına bakarak bile borcunu ödeyemeyeceğini anlarlar.Possono capire dalle tue scarpe che non li puoi ripagare.
Ayakkabılarına bakarak bile borcunu ödeyemeyeceğini anlarlar.Už podľa tvojich topánok každý vidí, že ich nedokážeš vrátiť.
Ayakkabılarına bakarak bile borcunu ödeyemeyeceğini anlarlar.Už podle tvých bot každý vidí, že je nedokážeš vrátit.
Ayakkabılarına bakarak bile borcunu ödeyemeyeceğini anlarlar.Само като те погледне човек, му става ясно, че не можеш да ги върнеш!
Buradaki güçlükleri, hastanedekiler daha iyi anlarlar.Au fost momente dificile aici la spital.
Buradaki güçlükleri, hastanedekiler daha iyi anlarlar.Bà ấy cũng từng gặp nhiều khó khăn ở Viện này.
Buradaki güçlükleri, hastanedekiler daha iyi anlarlar.Były trudne momenty tutaj, w szpitalu.
Buradaki güçlükleri, hastanedekiler daha iyi anlarlar.Je sais, tu es passé par des moments difficiles ici à l'hôpital.
Buradaki güçlükleri, hastanedekiler daha iyi anlarlar.lch weiß, dass die ersten Momente hier im Krankenhaus schwer waren.
Buradaki güçlükleri, hastanedekiler daha iyi anlarlar.Lo so, sono stati momenti difficili qui all'ospedale.
Buradaki güçlükleri, hastanedekiler daha iyi anlarlar.Nehéz időszak volt ez a kórházban.
Buradaki güçlükleri, hastanedekiler daha iyi anlarlar.V nemocnici jsi to měl těžké.
Buradaki güçlükleri, hastanedekiler daha iyi anlarlar.Υπήρξαν δύσκολες στιγμές εδώ στο νοσοκομείο.
Buradaki güçlükleri, hastanedekiler daha iyi anlarlar.Я знаю, что было трудно в больнице.
Değerlendirmeye çalışırlar ve anlarlar ki :Ei incearca sa o evalueze si se gandesc...
Değerlendirmeye çalışırlar ve anlarlar ki :Ils essaient de l'évaluer et pensent: "l'homme qui utilise
Değerlendirmeye çalışırlar ve anlarlar ki :Они анализируют: "Так, здесь был применен научный метод.
Değerlendirmeye çalışırlar ve anlarlar ki :Опитват се да анализират ситуацията и мислят:
Değerlendirmeye çalışırlar ve anlarlar ki :הם מנסים להעריך ולחשוב על זה...
Değerlendirmeye çalışırlar ve anlarlar ki :أنهم يحاولون التقييم ويأخذون بعين الاعتبار: "الشخص الذي يستخدم
Gemilerdeki insanlar doğayla nasıl çalışacaklarını anlarlar.אנשים על גבי ספינות שמבינים איך לפעול עם הטבע.
Her zaman böyle olmuştur. Gemilerdeki insanlar doğayla nasıl çalışacaklarını anlarlar.Ça a toujours été comme ça : des gens sur des bateaux qui comprennent comment travailler avec la nature.
Her zaman böyle olmuştur. Gemilerdeki insanlar doğayla nasıl çalışacaklarını anlarlar.Πάντα ήταν έτσι: τα άτομα στα καράβια καταλαβαίνουν πώς να δουλεύουν με τη φύση.
Her zaman böyle olmuştur. Gemilerdeki insanlar doğayla nasıl çalışacaklarını anlarlar.Я всегда считал их героями: они знают, как сотрудничать с природой.
Sonra bir devrilme noktasında sizin diğer satıcılar gibi olmadığınızı anlarlar.그러다가 티핑 포인트가 옵니다 여러분이 기존 시장의 업체들과는 다르다는 것을 깨닫는 거죠
Sonra bir devrilme noktasında sizin diğer satıcılar gibi olmadığınızı anlarlar.إلا بعد نقطة تحول تكشف لهم أنك لست مجرد بائع آخر
Sonra bir devrilme noktasında sizin diğer satıcılar gibi olmadığınızı anlarlar.既存市場で実際にあなたはニッチなニーズに合った
Süreci yönetirler, süreci anlarlar.Conduc procesul, înțeleg procesul.
Süreci yönetirler, süreci anlarlar.De handhar processen, de förstår processen.
Süreci yönetirler, süreci anlarlar.Dirigen el proceso, lo entienden.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod