İki genç bu konuşmadan birbirlerine çok yakınlaşıp birbirlerini sevdiklerini anlarlar.This brings them close to each other and they realize they love one another.
Erkeklerin kendilerinden yüz çevirdiklerini görür anlarlar.Neither of his companions are ever seen again.
Kendilerine söylenmekte olan şeyleri anlarlar; ancak akıcı olarak konuşamazlar.They should be aware of what they say, and refrain from eating too much."
Ayakkabılarına bakarak bile borcunu ödeyemeyeceğini anlarlar. Dikkat etsene.They can tell by your shoes that you can't pay it back.
Süreci yönetirler, süreci anlarlar.They manage the process, they understand the process.
Değerlendirmeye çalışırlar ve anlarlar ki :They try to evaluate and they figured:
Ama eğer on beş yüzde birlik derseniz insanlar neyden bahsettiğinizi anlarlar. .But if you say, fifteen hundredths, people get what you're saying.
Her zaman böyle olmuştur. Gemilerdeki insanlar doğayla nasıl çalışacaklarını anlarlar.It's always been that way: people on board ships understanding how to work with nature.
Buradaki güçlükleri, hastanedekiler daha iyi anlarlar.There were difficult moments here at the hospital.
Hayır, onlar, pek az anlarlar.The fact is they understand but little.
Kuran'ı anlarlar diye kalblerine örtüler ve kulaklarına da ağırlık koyduk.And We put covers over their hearts and deafness in their ears that they should not understand it.
Kafirler, yakında bilirler, anlarlar, dünya yurdunun sonundaki hayır kimin.The unbelievers will soon learn for whom is the guerdon of Paradise.
Artık yüzçevir onlardan ve de ki: Esenlik size, yakında bilip anlarlar.Turn away from them and say: "Peace." They will come to know soon.
Doğrusu, onlar pek az söz anlarlar.The fact is they understand but little.
Onlar: "Bizi çekemiyorsunuz" diyecekler. Hayır, onlar, pek az anlarlar.Nay, but they have not understood except a little.
O zaman, gerçeğin Allah'a ait olduğunu, uydurduklarının kendilerini bırakıp kaçtığını anlarlar.Then will they know that Truth is God's, and there shall go astray from them that they were forging.
Kuran'ı anlarlar diye kalblerine örtüler, kulaklarına da ağırlık koyduk.We have placed coverings over their hearts, lest they understand it, and heaviness in their ears.
Böylece Pope'un bir parçasının hala Jerico'da yaşadığını anlarlar.This was Pope and Jillian's way of saying "I love you".
Diğerleri sonradan onun Yusuf olduğunu anlarlar.Erst spät erfahren die anderen, dass er Jude ist.
Bir süre sonra onun Satürn Savaşçısı olduğunu anlarlar.Einige Tage später entdeckt sie, dass er Gärtner ist.
Kendilerine söylenmekte olan şeyleri anlarlar; ancak akıcı olarak konuşamazlar.Et les gens apprennent ce qui leur nuit et ne leur est pas profitable.
Hırsızın resmi yayınlandığında Bart ve Lisa "Bebek Bakıcısı Haydut"'un Bayan Botz olduğunu anlarlar.Une photo de la suspecte confirme les soupçons de Bart et Lisa : Mlle Botz est la baby-sitter démoniaque.
Sarhoşlar sonraki gün ayılınca, İcarios'u boşuna öldürdüklerini anlarlar.Ceux-ci, une fois ivres, tuent Icarios.
Böylece kardeş olduklarını anlarlar ve birbirlerine sarılırlar.Ces derniers avouent mutuellement leurs sentiments et s'embrassent.
Biraz araştırmadan sonra, bunun nedeninin İlk Kötülük ve Yandaşları olduğunu anlarlar.S'il apprend beaucoup, il perçoit à la première place les lacunes et manques de ces associations et sociétés.
Onun Doktor olduğunu anlarlar.Todos se enteran de que es médico.
Anneler aldandıklarını anlarlar ve kaçışmaya başlarlar.Luego los descubre y los niños salen corriendo.
Böylece kardeş olduklarını anlarlar ve birbirlerine sarılırlar.Se abrazan y admiten que extrañarán el uno a otro.
Kendilerine söylenmekte olan şeyleri anlarlar; ancak akıcı olarak konuşamazlar.Vengono convocati testimoni contro di lui, ma non riescono ad accertare nulla, né a farlo tradire.
Anneler aldandıklarını anlarlar ve kaçışmaya başlarlar.I bambini scoprono tutto, e scappano.
Erkeklerin kendilerinden yüz çevirdiklerini görür anlarlar.Не оглядывались они назад (из беспокойства).
Kendilerine söylenmekte olan şeyleri anlarlar; ancak akıcı olarak konuşamazlar.Но только рассуждения, только слова; от них никто не погибнет.
Perikles ve Marina birbirine acılı hikâyelerin anlatırlarken hemen baba-kız olduklarını anlarlar.Мардж и остальные женщины ведут себя спокойно, рассказывая истории о рождении детей.
Bir süre sonra onun Satürn Savaşçısı olduğunu anlarlar.Позже оказывается, что её парень Лупер.
Geçitte, Snow ve Halfhand yabani savaşçılar tarafından avlandıklarını anlarlar.Nos passos, Jon e Meia-Mão são caçados por caçadores selvagens.
Uzaktaki eve ulaştıklarında yeniden Mike'ın evine geldiklerini anlarlar.Ao voltarem para casa, acabam por descobrir a verdade ao se encontrarem no escritório de Oliver.
Böylece kardeş olduklarını anlarlar ve birbirlerine sarılırlar.Seus pais a encontram lá e se abraçam.
Kıyıya çıktıklarında bu adanın hakkında efsaneler anlatılan lanetliler adası olduğunu anlarlar.Ao entrar no sistema solar, eles percebem que algumas lendas sobre a Terra eram reais.
Böylece Willow'un vampir olmadığını anlarlar.Ele ainda não entende que Drácula é um vampiro.
Kendilerine söylenmekte olan şeyleri anlarlar; ancak akıcı olarak konuşamazlar.Op die manier is het gemakkelijk om hen te herkennen en worden zij niet lastiggevallen.
Mektuptan misafirin 2. Murad olduğunu anlarlar.Op de afbeelding is de trochanter aangegeven met 2.
Böylece Willow'un vampir olmadığını anlarlar.Fanny ontdekt vervolgens dat Mikal geen vampier is.
Hırsızın resmi yayınlandığında Bart ve Lisa "Bebek Bakıcısı Haydut"'un Bayan Botz olduğunu anlarlar.När en bild av den misstänkte visas inser Bart och Lisa att Ms Botz är "The Babysitter Bandit".
Diğerleri sonradan onun Yusuf olduğunu anlarlar.Raspen får senare veta att Jussi är hans pappa.
Yaptıklarının yanlış olduğunu anlarlar.Розумію, що вчинила неправильно.
Bulduklarında bu kutunun dünya üzerindeki tüm şifreleri kırabilecek bir mekanizma olduklarını anlarlar.Těm všem radím, aby si koupili klíč k těm záhadám.
Tüm alemin sırlarını anlarlar.Moiry prý znají všechna tajemství.
Geçitte, Snow ve Halfhand yabani savaşçılar tarafından avlandıklarını anlarlar.Pe drum, Snow și Halfhand sunt vânați de câțiva războinici sălbatici.
Yaptıklarının yanlış olduğunu anlarlar.Trebuie să vă fie rușine pentru ceea ce ați făcut.
Sarhoşlar sonraki gün ayılınca, İcarios'u boşuna öldürdüklerini anlarlar.Másnap, amikor kijózanodtak, eltemették Ikarioszt.
Böylece Willow'un vampir olmadığını anlarlar.Owen persze rájön, hogy az nem vér.
Diğerleri sonradan onun Yusuf olduğunu anlarlar.A fiúról később kiderül, hogy ő Szeidzsi.
Böylece kardeş olduklarını anlarlar ve birbirlerine sarılırlar.Osztozzatok rajta testvériesen, s támogassátok egymást.
Çocukların büyük bir kısmı konuşamaz ama konuşulanı anlarlar.Lapset eivät enää opi puhumaan sitä, vaikka ymmärtävätkin vähän.
Böylece kardeş olduklarını anlarlar ve birbirlerine sarılırlar.He tajuavat olevansa veljeksiä ja pakenevat yhdessä.
Sarhoşlar sonraki gün ayılınca, İcarios'u boşuna öldürdüklerini anlarlar.Paimenten selvittyä seuraavana päivänä he ymmärsivät tapahtuneen ja hautasivat Ikarioksen ruumiin.
Çocukların büyük bir kısmı konuşamaz ama konuşulanı anlarlar.Τα περισσότερα παιδιά κατανοούν τη γλώσσα πολύ περισσότερο από ότι μπορούν να την εκφράσουν.
Kendilerine söylenmekte olan şeyleri anlarlar; ancak akıcı olarak konuşamazlar.At de holder fast i den og ikke efterfølgende kommer med en tvetydig udmelding” .
Genellikle mizahın bilişsel temelini anlarlar ama içeriğini anlayamadıkları için hoşnut kalmazlar.Du vet hva som er i mitt hjerte, selv om jeg ikke vet hva som er i Ditt.
Yaptıklarının yanlış olduğunu anlarlar.Han innser nå hvor galt han har handlet.