Eşim bir anne olarak onları hayatının en değerli anları olarak görüyor.제 아내는 이 모임을 엄마로서 가장 소중한 순간 중의 하나로 꼽고 있어요.
Eşim bir anne olarak onları hayatının en değerli anları olarak görüyor.Ma femme les compte parmi les plus précieux moments de sa vie de maman.
Eşim bir anne olarak onları hayatının en değerli anları olarak görüyor.Meine Frau zählt sie zu ihren wertvollsten Momenten als Mutter.
Eşim bir anne olarak onları hayatının en değerli anları olarak görüyor.Mia moglie le considera tra i momenti più preziosi come mamma.
Eşim bir anne olarak onları hayatının en değerli anları olarak görüyor.Mi esposa las tiene entre sus más preciados momentos como mamá.
Eşim bir anne olarak onları hayatının en değerli anları olarak görüyor.Moja żona zalicza je do najbardziej cennych momentów bycia mamą.
Eşim bir anne olarak onları hayatının en değerli anları olarak görüyor.Voor mijn vrouw zijn het haar meest dierbare momenten.
Eşim bir anne olarak onları hayatının en değerli anları olarak görüyor.Vợ tôi coi đó là những giây phút làm mẹ quý giá nhất.
Eşim bir anne olarak onları hayatının en değerli anları olarak görüyor.Η γυναίκα μου τα μετρά ως τις πιο πολύτιμες στιγμές της ως μαμά.
Eşim bir anne olarak onları hayatının en değerli anları olarak görüyor.Жена ми ги възприема като най-ценните и моменти на майка.
Eşim bir anne olarak onları hayatının en değerli anları olarak görüyor.Моя дружина вважає їх найціннішими моментами свого материнства.
Eşim bir anne olarak onları hayatının en değerli anları olarak görüyor.Моя жена считает их самыми драгоценными моментами для неё как для мамы.
Eşim bir anne olarak onları hayatının en değerli anları olarak görüyor.בעיני אשתי הם בין הרגעים הכי יקרים לה, כאם.
Eşim bir anne olarak onları hayatının en değerli anları olarak görüyor.زوجتي تعدها من بين أثمن اللحظات لديها كأم.
Eşim bir anne olarak onları hayatının en değerli anları olarak görüyor.ここから何を学んだか
Etik elektromıknatıs geri geliyor, ve şu sıralar, tam da şu anlarda,Der moralische Elektromagnet schaltet sich wieder ein und heutzutage, erst in jüngster Zeit,
Etik elektromıknatıs geri geliyor, ve şu sıralar, tam da şu anlarda,Electromagnetul moral se întoarce, și în prezent,
Etik elektromıknatıs geri geliyor, ve şu sıralar, tam da şu anlarda,윤리적 전자석이 다시 활성화되고, 요즘은, 최근에는 말이죠,
Etik elektromıknatıs geri geliyor, ve şu sıralar, tam da şu anlarda,L'électro-aimant moral se réactive, et actuellement, tout récemment,
Etik elektromıknatıs geri geliyor, ve şu sıralar, tam da şu anlarda,Moralny elektromagnes jest znowu włączony.
Etik elektromıknatıs geri geliyor, ve şu sıralar, tam da şu anlarda,Ý thức phân cực lại trở lại, và hiện nay, gần đây nhất,
Etik elektromıknatıs geri geliyor, ve şu sıralar, tam da şu anlarda,Моральный электромагнит снова включился.
Etik elektromıknatıs geri geliyor, ve şu sıralar, tam da şu anlarda,זה יורד מעט, אבל תראו מה קורה בתקופת ג'ורג' וו' בוש ואובמה.
Etik elektromıknatıs geri geliyor, ve şu sıralar, tam da şu anlarda,يبدو ان الكهرومغناطيس الاخلاقي بدأ بالعمل مرة اخرى، و في هذه الايام، قريباً جداً
Etik elektromıknatıs geri geliyor, ve şu sıralar, tam da şu anlarda,現在 もとい最近の結果によると 民主党と共和党は 互いを毛嫌いしています
Evet. Nedenin ne bilmiyorum... ...ama anlarım.Θα καταλάβω τι έχεις κάνει.
Evet. Nedenin ne bilmiyorum... ...ama anlarım.حسنا, سأتفهم ما فعلته
Fakat bazı zamanlar uuups dediğimiz anlar trajedik olabilir, tıpkı geçen sene Güney Afrika'da olduğu gibi:A volte sono divertenti.
Fakat bazı zamanlar uuups dediğimiz anlar trajedik olabilir, tıpkı geçen sene Güney Afrika'da olduğu gibi:Bien, ¿Cuáles son los patinazos de los robots en la guerra? Bueno, a veces son graciosos.
Fakat bazı zamanlar uuups dediğimiz anlar trajedik olabilir, tıpkı geçen sene Güney Afrika'da olduğu gibi:la démonstration, il a commencé à tourner en cercle et a pointé sa mitrailleuse vers la tribune des VIP.
Fakat bazı zamanlar uuups dediğimiz anlar trajedik olabilir, tıpkı geçen sene Güney Afrika'da olduğu gibi:Men vad är "ojdå"-ögonblick när det gäller robotteknik i krig?
Fakat bazı zamanlar uuups dediğimiz anlar trajedik olabilir, tıpkı geçen sene Güney Afrika'da olduğu gibi:We zien en ervaren ook nieuwe menselijke dilemma's. Soms zijn het gewoon "oops"-momenten.
Fakat bazı zamanlar uuups dediğimiz anlar trajedik olabilir, tıpkı geçen sene Güney Afrika'da olduğu gibi:Youtube 전쟁이 될 것입니다. 우리의 신기술은 전쟁의 위험으로 부터
Fakat bazı zamanlar uuups dediğimiz anlar trajedik olabilir, tıpkı geçen sene Güney Afrika'da olduğu gibi:מלחמת יוטיוב. הטכנולוגיה שלנו לא רק
Fakat bazı zamanlar uuups dediğimiz anlar trajedik olabilir, tıpkı geçen sene Güney Afrika'da olduğu gibi:حربا على اليوتيوب. هذا يعني، أن التقنيات الحديثة لا تستطيع
Fakat bazı zamanlar uuups dediğimiz anlar trajedik olabilir, tıpkı geçen sene Güney Afrika'da olduğu gibi:つまり 我々の技術は単に兵士を 危険から遠ざけるだけでなく
Geldikleri an bunu anlarsınız.Aussitôt qu'ils entrent, on le voit.
Geldikleri an bunu anlarsınız.Amint bejönnek, látjuk rajtuk.
Geldikleri an bunu anlarsınız.Desde el primer momento, puede verse.
Geldikleri an bunu anlarsınız.Îi observi imediat ce intră.
Geldikleri an bunu anlarsınız.Je ziet het onmiddellijk.
Geldikleri an bunu anlarsınız.그런 사람은 들어오자 마자 알수 있어요.
Geldikleri an bunu anlarsınız.Man sieht es, sobald sie reinkommen.
Geldikleri an bunu anlarsınız.Ngay khi họ tiến vào là ta có thể nhìn thấy.
Geldikleri an bunu anlarsınız.Non appena entrano, lo vedete.
Geldikleri an bunu anlarsınız.Så snart de kommer ind, ser man det.
Geldikleri an bunu anlarsınız.Sen näkee heti.
Geldikleri an bunu anlarsınız.Takoj se vidi.
Geldikleri an bunu anlarsınız.To od razu widać.
Geldikleri an bunu anlarsınız.Vemos isso, logo que entram.
Geldikleri an bunu anlarsınız.Vidíte to hneď, ako vojdú.
Geldikleri an bunu anlarsınız.Το βλέπεις μόλις μπαίνουν.
Geldikleri an bunu anlarsınız.Ви бачите це, коли вони заходять в аудиторію.
Geldikleri an bunu anlarsınız.Когато влязат го виждате.
Geldikleri an bunu anlarsınız.Это видно по их лицам и телам.
Geldikleri an bunu anlarsınız.ברגע שהם נכנסים, רואים זאת.
Geldikleri an bunu anlarsınız.حين يدخلون، وبمجرد دخولهم تستطيع رؤية هذا الانهيار.
Geldikleri an bunu anlarsınız.顔にも体にも表れています
Gemilerdeki insanlar doğayla nasıl çalışacaklarını anlarlar.אנשים על גבי ספינות שמבינים איך לפעול עם הטבע.
Gerçekten de oldu, bilirsiniz,... ...bu, insanların olup bitene gülmeye başladıkları anlardan biriydi.E in quel momento, non so, fu quando la gente iniziò a ridere di quello che stava succedendo.