Gerçekten de oldu, bilirsiniz,... ...bu, insanların olup bitene gülmeye başladıkları anlardan biriydi.És tényleg az lett -- nem is tudom, akkor keztek az emberek nevetni a történteken.
Gerçekten de oldu, bilirsiniz,... ...bu, insanların olup bitene gülmeye başladıkları anlardan biriydi.Het werd echt het -- ik weet niet, het was zo'n moment waarop mensen begonnen te lachen met wat er gebeurde.
Gerçekten de oldu, bilirsiniz,... ...bu, insanların olup bitene gülmeye başladıkları anlardan biriydi.I naprawdę stał się -- nie wiem, to była jedna z chwil, kiedy ludzie zaśmiali się.
Gerçekten de oldu, bilirsiniz,... ...bu, insanların olup bitene gülmeye başladıkları anlardan biriydi.그리고 그것은 그렇게 되었죠 -(여기 써있는 내용을 보면) 많은 사람들이 웃기 시작하는 순간들 중 하나였습니다.
Gerçekten de oldu, bilirsiniz,... ...bu, insanların olup bitene gülmeye başladıkları anlardan biriydi.Și a fost unul dintre acele momente în care lumea a început să râdă de ce se întâmpla.
Gerçekten de oldu, bilirsiniz,... ...bu, insanların olup bitene gülmeye başladıkları anlardan biriydi.И это вдруг стало... Не знаю, как сказать, одним из тех моментов, когда люди начали смеяться над всем этим.
Gerçekten de oldu, bilirsiniz,... ...bu, insanların olup bitene gülmeye başladıkları anlardan biriydi.והיא באמת הפכה -- אני לא יודעת, אתם יודעים, זה היה אחד מאותם רגעים שאנשים התחילו לצחוק על מה שקורה.
Gerçekten de oldu, bilirsiniz,... ...bu, insanların olup bitene gülmeye başladıkları anlardan biriydi.وقد أصبحت حقا --لا أعرف، أنتم تعلمون، تلك اللحظات بدأ الناس يضحكون في ما كان يحدث.
Gerçekten de oldu, bilirsiniz,... ...bu, insanların olup bitene gülmeye başladıkları anlardan biriydi.たくさんの人の笑いをとれたんです ファットシとかタクシスタンなんて感じに 架空の
Gökyüzünün dikilmiş bir kumaş olmasının neye benzeyeceğini hemen anlarız.그리고 우리는 그 순간 알아 챘습니다, 하늘이 천처럼 서로 뀌메어 있으면 어떤 느낌일지.
Gökyüzünün dikilmiş bir kumaş olmasının neye benzeyeceğini hemen anlarız.Et le sommeil est tout aussi important que l'eau.
Gökyüzünün dikilmiş bir kumaş olmasının neye benzeyeceğini hemen anlarız.We weten meteen hoe het zou voelen als de hemel een dichtgenaaid doek was.
Gökyüzünün dikilmiş bir kumaş olmasının neye benzeyeceğini hemen anlarız.ואנחנו יודעים מיד איך זה ירגיש אם השמיים היו בד שתפור סגור.
Gökyüzünün dikilmiş bir kumaş olmasının neye benzeyeceğini hemen anlarız.لبتبادر إلى الأذهان مباشرةً صورة السماء فيما لو كانت فعلاً قطعة قماشٍ محبوكةٍ.
Gökyüzünün dikilmiş bir kumaş olmasının neye benzeyeceğini hemen anlarız.隠喩は形容詞にも見られます
Görüyorum... ...insanı dehşete düşüren o anları.Dragostea aceea înspăimântată.
Görüyorum... ...insanı dehşete düşüren o anları.Ik zie het, ...en zou liever andere wreedheden zien.
Görüyorum... ...insanı dehşete düşüren o anları.Je le vois, ...et préférerai voir n'importe quelle autre horreur.
Görüyorum... ...insanı dehşete düşüren o anları.Látom, ...és inkább látnék bármilyen más szörnyűséget.
Görüyorum... ...insanı dehşete düşüren o anları.Lo veo... ...aunque preferiría contemplar cualquier otro horror.
Görüyorum... ...insanı dehşete düşüren o anları.Я вижу это... и лучше бы я увидела любое другое несчастье.
Görüyorum... ...insanı dehşete düşüren o anları.ראיתי את זה .והלוואי שהייתי רואה כל זוועה אחרת
Görüyorum... ...insanı dehşete düşüren o anları.يمكننى أن أراه ذلك الحب المرعب
Günlerce, son anlarında yanında olamama korkusuyla evden hiç çıkmıyor.Zile întregi nu iese din casă de teamă să nu fie lângă el în ultimele clipe.
Günlerce, son anlarında yanında olamama korkusuyla evden hiç çıkmıyor.Она сутками не покидала дом, потому что боялась не быть с ним в последние моменты его жизни.
Günlerce, son anlarında yanında olamama korkusuyla evden hiç çıkmıyor.彼の最期の時に 立ち会えないのが心配なのです 彼女は 死にゆく11歳の息子を 揺らしながら 涙の中で
Hae Yeong'a söylememeni anlarım. Ama Yoon Joo bilmeliydi.Καταλαβαίνω να μην το πεις στον Χαε Γιανγκ.
Hae Yeong'a söylememeni anlarım.Még ha Hae Young nem is tudott róla, Yun Junak el kellett volna mondanod, hogy a segítségét kérhessem.
Hae Yeong'a söylememeni anlarım.Même si Hae Young ne le savait pas, vous auriez dû prévenir Yun Ju pour qu'elle puisse m'aider.
Hae Yeong'a söylememeni anlarım.لكن يون جو يجب ان تعلم كيف تريدها ان تعمل؟
"Hah!" anlarımız 30'lu yaşlarımızın ortalarında gerçekleşecek.30대 중반까지 일어난다는 겁니다.
"Hah!" anlarımız 30'lu yaşlarımızın ortalarında gerçekleşecek.30代半ばまでに起こるのです 40歳以上の方でも 取り乱さないで!
"Hah!" anlarımız 30'lu yaşlarımızın ortalarında gerçekleşecek.שהופכים את החיים שלכם למה שהם יקרו עד אמצע שנות ה30 שלכם.
"Hah!" anlarımız 30'lu yaşlarımızın ortalarında gerçekleşecek.التي تحدد حياتك سوف تحدث بحلول منتصف الثلاثنيات من عمرك.
Hamilelikler bir kadının hayatında mutlu ve doyurucu anlarla dolu zamanlar olarak bilinir.A gravidez é suposto ser feliz e com momentos de plenitude na vida de qualquer mulher.
Hamilelikler bir kadının hayatında mutlu ve doyurucu anlarla dolu zamanlar olarak bilinir.A várandósságot boldog, beteljesedett időnek tekintjük bármely nő életében.
Hamilelikler bir kadının hayatında mutlu ve doyurucu anlarla dolu zamanlar olarak bilinir.Ciąża powinna być szczęśliwym i wzbogacającym okresem w życiu każdej kobiety.
Hamilelikler bir kadının hayatında mutlu ve doyurucu anlarla dolu zamanlar olarak bilinir.Đáng lẽ thời kì mang bầu phải là những phút giây hạnh phúc viên mãn trong cuộc đời của một người phụ nữ.
Hamilelikler bir kadının hayatında mutlu ve doyurucu anlarla dolu zamanlar olarak bilinir.Een zwangerschap is normaal een gelukkige en voldoening gevende periode in het leven van een vrouw.
Hamilelikler bir kadının hayatında mutlu ve doyurucu anlarla dolu zamanlar olarak bilinir.Hamil seharusnya menjadi saat yang bahagia dan memuaskan bagi kehidupan setiap wanita.
Hamilelikler bir kadının hayatında mutlu ve doyurucu anlarla dolu zamanlar olarak bilinir.임신이란 여성의 생애에서 행복하고 성취감을 주는 시기여야 합니다.
Hamilelikler bir kadının hayatında mutlu ve doyurucu anlarla dolu zamanlar olarak bilinir.La gravidanza dovrebbe essere un periodo felice e appagante per qualsiasi donna.
Hamilelikler bir kadının hayatında mutlu ve doyurucu anlarla dolu zamanlar olarak bilinir.Les grossesses sont sensées être des moments heureux d'épanouissement dans la vie de n'importe quelle femme.
Hamilelikler bir kadının hayatında mutlu ve doyurucu anlarla dolu zamanlar olarak bilinir.Sarcinile sunt menite să fie momente de fericire şi împlinire în viaţa oricărei femei.
Hamilelikler bir kadının hayatında mutlu ve doyurucu anlarla dolu zamanlar olarak bilinir.Schwangerschaften sollen glückliche und erfüllende Momente sein im Leben jeder Frau.
Hamilelikler bir kadının hayatında mutlu ve doyurucu anlarla dolu zamanlar olarak bilinir.Se supone que los embarazos son momentos felices y gratificantes en la vida de una mujer.
Hamilelikler bir kadının hayatında mutlu ve doyurucu anlarla dolu zamanlar olarak bilinir.Těhotenství má být plné šťastných a naplňujících momentů v životě každé matky.
Hamilelikler bir kadının hayatında mutlu ve doyurucu anlarla dolu zamanlar olarak bilinir.Tehotenstvo by malo byť šťastným a naplňujúcim obdobím v živote každej ženy.
Hamilelikler bir kadının hayatında mutlu ve doyurucu anlarla dolu zamanlar olarak bilinir.Η εγκυμοσύνη υποτίθεται πως είναι από τις πιο χαρούμενες και γεμάτες στιγμές στη ζωή μιας γυναίκας.
Hamilelikler bir kadının hayatında mutlu ve doyurucu anlarla dolu zamanlar olarak bilinir.Бременността би трябвало да е щастливо и удовлетворително време в живота на всяка жена.
Hamilelikler bir kadının hayatında mutlu ve doyurucu anlarla dolu zamanlar olarak bilinir.הריונות אמורים להיות רגעים של שמחה והגשמה בחיי כל אישה.
Hamilelikler bir kadının hayatında mutlu ve doyurucu anlarla dolu zamanlar olarak bilinir.إن فترة الحمل من المفترض أن تكون سعيدة ومرضية في حياة أي امرأة
Hamilelikler bir kadının hayatında mutlu ve doyurucu anlarla dolu zamanlar olarak bilinir.どんな女性にとっても人生の中で 幸せに満ちたときであるはずです でも私の幸せな期間は
Hangi antilobu yakalamaya çalışacağınızı onlar anlar.이것을 해온 64~65세의 그 노인들이 필요합니다.
Hangi antilobu yakalamaya çalışacağınızı onlar anlar.כדי להבין איזו אנטילופה לנסות לתפוס.
Hangi antilobu yakalamaya çalışacağınızı onlar anlar.ولكي يعوا عن ماذا يبحث الظبي
Hangi antilobu yakalamaya çalışacağınızı onlar anlar.散発的に追い回し 最終的に再結集します
Ha Ni'nin en hoş hali gülümsediği anlardır.Ha Ni är sötast när hon ler.
Ha Ni'nin en hoş hali gülümsediği anlardır.Ha Ni e cea mai frumoasa cand zambeste.
Ha Ni'nin en hoş hali gülümsediği anlardır.Ha Ni è la più bella quando sorride.