Çünkü eğer önem verseydim, neden o şekilde olduğumu iyi bir şekidle anlardım.Poniewąz gdybym zwracał, wtedy zrozumiałbym dlaczego teraz jest w porządku.
Çünkü eğer önem verseydim, neden o şekilde olduğumu iyi bir şekidle anlardım.Protože kdybych věnoval, tak bych chápal, proč se teď cítím dobře.
Çünkü eğer önem verseydim, neden o şekilde olduğumu iyi bir şekidle anlardım.Weil ich, wenn ich das getan hätte, dann würde ich verstehen, warum es mir jetzt gut geht.
Çünkü eğer önem verseydim, neden o şekilde olduğumu iyi bir şekidle anlardım.Γιατί αν το είχα κάνει, τώρα θα καταλάβαινα πώς έφτιαξαν τα πράγματα.
Çünkü eğer önem verseydim, neden o şekilde olduğumu iyi bir şekidle anlardım.Потому что, если бы я сделал это, то я бы сейчас хорошо понимал, почему они у меня бывают.
Çünkü iki tane üç basamaklı sayıyı çarpacağım. Aslında aynı şey, umarım ne demek istediğimi anlarsınız.Man bruger dog samme fremgangsmåde, så forhåbentlig er det ikke for svært.
Değerlendirmeye çalışırlar ve anlarlar ki :Ei incearca sa o evalueze si se gandesc...
Değerlendirmeye çalışırlar ve anlarlar ki :Ils essaient de l'évaluer et pensent: "l'homme qui utilise
Değerlendirmeye çalışırlar ve anlarlar ki :Они анализируют: "Так, здесь был применен научный метод.
Değerlendirmeye çalışırlar ve anlarlar ki :Опитват се да анализират ситуацията и мислят:
Değerlendirmeye çalışırlar ve anlarlar ki :הם מנסים להעריך ולחשוב על זה...
Değerlendirmeye çalışırlar ve anlarlar ki :أنهم يحاولون التقييم ويأخذون بعين الاعتبار: "الشخص الذي يستخدم
Dolayısıyla bu arkadaş, kendısinde bir sorun olduğunu anlarsa kendini öldürebilir bile.Celula poate să se sinucidă dacă își dă seama că e ceva în neregulă cu ea.
Dolayısıyla bu arkadaş, kendısinde bir sorun olduğunu anlarsa kendini öldürebilir bile.Dieses kleine Kerlchen würde sich sogar töten, wenn es feststellt, dass mit ihm etwas nicht stimmt.
Dolayısıyla bu arkadaş, kendısinde bir sorun olduğunu anlarsa kendini öldürebilir bile.Dus deze jongen kan zichzelf zelfs doden als hij zich realiseert dat er iets mis met hem is.
Dolayısıyla bu arkadaş, kendısinde bir sorun olduğunu anlarsa kendini öldürebilir bile.Entonces, esta chica se matará a si misma si se da cuenta que hay algo malo con ella.
Dolayısıyla bu arkadaş, kendısinde bir sorun olduğunu anlarsa kendini öldürebilir bile.Jadi yang ini mungking akan bunuh diri jika ia menyadari bahwa ada yang salah dengan dirinya.
Dolayısıyla bu arkadaş, kendısinde bir sorun olduğunu anlarsa kendini öldürebilir bile.그러니까 이 세포는 자신에게 문제가 있음을 알아차리면 정말 자살할 수 도 있습니다
Dolayısıyla bu arkadaş, kendısinde bir sorun olduğunu anlarsa kendini öldürebilir bile.Komórki popełniają samobójstwo, kiedy wykrywają, że coś jest z nimi nie tak.
Dolayısıyla bu arkadaş, kendısinde bir sorun olduğunu anlarsa kendini öldürebilir bile.Om jag har en cell här.
Dolayısıyla bu arkadaş, kendısinde bir sorun olduğunu anlarsa kendini öldürebilir bile.Takže buňka klidně zabije samu sebe, pokud zjistí, že je s ním něco špatně.
Dolayısıyla bu arkadaş, kendısinde bir sorun olduğunu anlarsa kendini öldürebilir bile.Т.е. този приятел би се самоубил ако осъзнае, че нещо не е наред.
Dolayısıyla bu arkadaş, kendısinde bir sorun olduğunu anlarsa kendini öldürebilir bile.התא יתאבד כאשר יהיה בו פגם רציני.
Dolayısıyla bu arkadaş, kendısinde bir sorun olduğunu anlarsa kendini öldürebilir bile.وهذه الخلية ربما تقتل نفسها عندما تعلم أنها تحتوي على خطأ ما
Dolayısıyla, bu sadece saat yönünde anlar.אלה היו המומנטים עם כוון השעון.
Dört ayaklı sınıfa giren nereden anlar uşşo.كيف تفهم فئة أصحاب الأربعة أرجل ؟ " هش "!
Dünyadaki pek çok kişi, herhangi bir konuyu ancak yüzeysel bir şekilde anlar.Die meisten Menschen auf dem Planeten Erde kratzen nur an der Oberfläche einer Sache.
Dünyadaki pek çok kişi, herhangi bir konuyu ancak yüzeysel bir şekilde anlar.Kebanyakan orang di planet Bumi hanya menggores permukaan subjek itu.
Dünyadaki pek çok kişi, herhangi bir konuyu ancak yüzeysel bir şekilde anlar.La mayor parte de gente en el planeta tierra solo araña la superficie de estos asuntos.
Dünyadaki pek çok kişi, herhangi bir konuyu ancak yüzeysel bir şekilde anlar.La plupart des gens sur la planète Terre ne grattent seulement que la surface d'un sujet.
Dünyadaki pek çok kişi, herhangi bir konuyu ancak yüzeysel bir şekilde anlar.Molte persone sulla Terra grattano solo la superficie di un soggetto.
Dünyadaki pek çok kişi, herhangi bir konuyu ancak yüzeysel bir şekilde anlar.Monet ihmiset maassa vain raapaisevat subjektin pintaa.
Dünyadaki pek çok kişi, herhangi bir konuyu ancak yüzeysel bir şekilde anlar.Повечето хора на планетата Земя едва докосват повърхността на даден въпрос.
Dünyanın sonunu getiriyorum. Anlarsınız ya?Así que les traigo el fin del mundo.
Dünyanın sonunu getiriyorum. Anlarsınız ya?Estou a provocar o fim do mundo!
Dünyanın sonunu getiriyorum. Anlarsınız ya?Ich führe das Ende der Welt herbei.
Dünyanın sonunu getiriyorum. Anlarsınız ya?Ik breng het einde van de wereld op gang.
Dünyanın sonunu getiriyorum. Anlarsınız ya?저희가 아까 휴거에 대해 얘기했죠? 곧 옵니다.
Dünyanın sonunu getiriyorum. Anlarsınız ya?Я наблизила кінець світу.
Dünyanın sonunu getiriyorum. Anlarsınız ya?אני מביאה את סוף העולם. אתם יודעים?
Dünyanın sonunu getiriyorum. Anlarsınız ya?أنا أحمل إلى نهاية العالم. هل تعلمون ؟
Dünyanın sonunu getiriyorum. Anlarsınız ya?新しい世界の話をしましたが もうすぐです
- Dur bakalým. Anlarýz.Не се ядосвай.
Durum böyle iken hiçbirşeyin anlamı kalmamış zaten Biliyorsunuz şimdiye kadar çok eğlenceli anlar yaşadık.Comunque se pensano che non mi presenterò alla festa sbagliano di grosso!!
Düşmanım zafer çığlığı atmazsa, O zaman anlarım benden hoşnut kaldığını.(40:12) Из того узнаю, что Ты благоволишь ко мне, если враг мой не восторжествует надо мною,
Düşmanım zafer çığlığı atmazsa, O zaman anlarım benden hoşnut kaldığını.(41:12) Je connaîtrai que tu m`aimes, Si mon ennemi ne triomphe pas de moi.
Düşmanım zafer çığlığı atmazsa, O zaman anlarım benden hoşnut kaldığını.Ale ty, Hospodine, sa zmiluj nado mnou a pozdvihni ma, a odplatím im.
Düşmanım zafer çığlığı atmazsa, O zaman anlarım benden hoşnut kaldığını.Ale ty, Hospodine, smiluj se nade mnou, a pozdvihni mne, a odplatím jim;
Düşmanım zafer çığlığı atmazsa, O zaman anlarım benden hoşnut kaldığını.Ale ty, Panie! zmiłuj się nademną, a podnieś mię, i oddam im.
Düşmanım zafer çığlığı atmazsa, O zaman anlarım benden hoşnut kaldığını.Dabei merke ich, daß du Gefallen an mir hast, daß mein Feind über mich nicht jauchzen wird.
Düşmanım zafer çığlığı atmazsa, O zaman anlarım benden hoşnut kaldığını.Deraf kan jeg kende, at du har mig kær, at min Fjende ikke skal juble over mig.
Düşmanım zafer çığlığı atmazsa, O zaman anlarım benden hoşnut kaldığını.De te Uram, könyörülj rajtam és emelj föl engemet, hadd fizessek meg nékik!
Düşmanım zafer çığlığı atmazsa, O zaman anlarım benden hoşnut kaldığını.En esto conoceré que de mí te has agradado: en que mi enemigo no cante victoria sobre mí
Düşmanım zafer çığlığı atmazsa, O zaman anlarım benden hoşnut kaldığını.HERE, wilt U mij genade schenken en mij beter maken? Dan zal ik het hun vergelden!
Düşmanım zafer çığlığı atmazsa, O zaman anlarım benden hoşnut kaldığını.Kalau aku tidak dikalahkan musuhku, tahulah aku bahwa Engkau berkenan kepadaku
Düşmanım zafer çığlığı atmazsa, O zaman anlarım benden hoşnut kaldığını.나의 원수가 승리치 못하므로 주께서 나를 기뻐하시는 줄을 내가 아나이다
Düşmanım zafer çığlığı atmazsa, O zaman anlarım benden hoşnut kaldığını.Ma tu, Signore, abbi pietà e sollevami, che io li possa ripagare
Düşmanım zafer çığlığı atmazsa, O zaman anlarım benden hoşnut kaldığını.Men du, Herre, vær mig nådig og hjelp mig op! Så vil jeg gjengjelde dem.
Düşmanım zafer çığlığı atmazsa, O zaman anlarım benden hoşnut kaldığını.Men du, HERRE, var mig nådig och upprätta mig, så vill jag vedergälla dem.
Düşmanım zafer çığlığı atmazsa, O zaman anlarım benden hoşnut kaldığını.Mutta sinä, Herra, armahda minua ja auta minut ylös, pystyyn, niin minä sen heille maksan.