Çığlığını duyduğunda anlarsın ki biraz olsun dikkatini çekmişsin.Ja se alkaa kirkumaan. Kun kuulet sen huudon, tiedät että sulla on himpun verran niiden huomiota!
Çığlığını duyduğunda anlarsın ki biraz olsun dikkatini çekmişsin.Když uslyšíš tenhle řev... tak víš, že máš trochu jejich zasraný pozornosti!
Çığlığını duyduğunda anlarsın ki biraz olsun dikkatini çekmişsin.Ketika Anda Mendengar Bahwa berteriak, maka Anda tahu Anda punya sedikit perhatian mereka sialan 'sedikit!
Çığlığını duyduğunda anlarsın ki biraz olsun dikkatini çekmişsin.När du hör det skrikandet då vet du att du har en liten jävla bit av deras uppmärksamhet!
Çığlığını duyduğunda anlarsın ki biraz olsun dikkatini çekmişsin.Quando lo senti strillare allora vedrai come avrai l'attenzione di tutti gli altri con un cazzo di niente.
Çığlığını duyduğunda anlarsın ki biraz olsun dikkatini çekmişsin.Wenn du dieses Schreien hörst, weißt du dann, du hast ihre Aufmerksamkeit, ein kleines * bisschen!"
Çığlığını duyduğunda anlarsın ki biraz olsun dikkatini çekmişsin.Когда Вы слышите, что, крича, тогда Вы знаете у Вас есть их внимание небольшой fuckin' бит!
Çığlığını duyduğunda anlarsın ki biraz olsun dikkatini çekmişsin.כשתשמע את הצרחה, אתה תדע שקיבלת את תשומת הלב שלו לכמה שניות!
Çocukların var mı? O zaman anlarım, ama bence kendine daha iyi bir iş bul.Akkor megértem, de szereznie kellene egy jobb munkát.
Çocukların var mı? O zaman anlarım, ama bence kendine daha iyi bir iş bul.아이 있으신가요? 그럼 이해가 되죠 그래도 더 좋은 직장을 찾으세요
Çocukların var mı? O zaman anlarım, ama bence kendine daha iyi bir iş bul.,יש לך ילדים? אז זה מובן .אבל תשיג עבודה טובה יותר
Çocukların var mı? O zaman anlarım, ama bence kendine daha iyi bir iş bul.هل لديك أطفال؟ أنا أتفهم ذلك لكن إبحث عن وظيفة أفضل
Çocukların var mı? O zaman anlarım, ama bence kendine daha iyi bir iş bul.ずっと考えてるさ
Çoğaldıkça artan anlar bizi bu noktaya getiren, ıvır zıvırın habere dönüştüğü bir zaman.C'est une accumulation de choses qui fait que nous en sommes là aujourd'hui où les futilités font l'actualité.
Çoğaldıkça artan anlar bizi bu noktaya getiren, ıvır zıvırın habere dönüştüğü bir zaman.È l'accumularsi di attimi che si sommano in quello che siamo adesso, dove le banalità diventano notizie.
Çoğaldıkça artan anlar bizi bu noktaya getiren, ıvır zıvırın habere dönüştüğü bir zaman.Este o acumulare de momente care au contribuit la situația actuală, când trivialul devine știre.
Çoğaldıkça artan anlar bizi bu noktaya getiren, ıvır zıvırın habere dönüştüğü bir zaman.Het is de stapel momenten die maken waar we nu zijn, waar feitjes nieuws worden.
Çoğaldıkça artan anlar bizi bu noktaya getiren, ıvır zıvırın habere dönüştüğü bir zaman.그건 우리가 지금 있는 이 곳까지 추가된 그 순간들의 부착이예요. 하찮은 것들이 뉴스가 되는 그 곳 말이죠.
Çoğaldıkça artan anlar bizi bu noktaya getiren, ıvır zıvırın habere dönüştüğü bir zaman.Momenty narastały i zsumowały się tu, gdzie teraz jesteśmy, gdzie błahostki urastają do rangi informacji.
Çoğaldıkça artan anlar bizi bu noktaya getiren, ıvır zıvırın habere dönüştüğü bir zaman.Тя е натрупване от моменти, водещи дотам, където сме сега, където баналното става новина.
Çoğaldıkça artan anlar bizi bu noktaya getiren, ıvır zıvırın habere dönüştüğü bir zaman.Это множество моментов, из которых сложилось наше сейчас, когда пустяки стали новостями.
Çoğaldıkça artan anlar bizi bu noktaya getiren, ıvır zıvırın habere dönüştüğü bir zaman.הצטברות של רגעים הביאה למקום שאנחנו נמצאים בו, כשטריוויה הופכת לחדשות.
Çoğaldıkça artan anlar bizi bu noktaya getiren, ıvır zıvırın habere dönüştüğü bir zaman.انها تضاخم لمجموعة لحظات تضيف إلى أين نحن اليوم عندما تصبح توافه الأمور اخبارًا
Çoğaldıkça artan anlar bizi bu noktaya getiren, ıvır zıvırın habere dönüştüğü bir zaman.ささいな事がニュースとして 取り上げられ そんなモノが増加する一方で 人への思いやりが消えてゆく
Çok önemli anlar, bu Şehrin karşısında olur.A város fontos pillanattokkal találta magát szembe.
Çok önemli anlar, bu Şehrin karşısında olur.Die Stadt war kurz davor, wichtige Momente zu erleben.
Çok önemli anlar, bu Şehrin karşısında olur.La città doveva vivere dei momenti importanti.
Çok önemli anlar, bu Şehrin karşısında olur.La ville allait passer par des moments importants.
Çok önemli anlar, bu Şehrin karşısında olur.Město bude čelit velmi důležitým chvílím.
Çok önemli anlar, bu Şehrin karşısında olur.Miasto miało stawić czoła bardzo ważnym chwilom.
Çok önemli anlar, bu Şehrin karşısında olur.Orasul trebuia sa faca fata unor momente foarte importante.
Çok önemli anlar, bu Şehrin karşısında olur.Thành phố trải qua 1 thời khắc quan trọng.
Çok önemli anlar, bu Şehrin karşısında olur.Η πόλη θ' αντιμετώπιζε πολύ σημαντικές στιγμές.
Çok önemli anlar, bu Şehrin karşısında olur.Оповещение о важном.
Çok trajik bir yaşama rağman insan, arada sırada ve tek tük varolan anlarda da nutludur.A pesar de una vida trágica, uno es feliz en momentos que son muy escasos y distantes.
Çok trajik bir yaşama rağman insan, arada sırada ve tek tük varolan anlarda da nutludur.아주 비극적인 삶이라도, 사람은 순간순간마다 행복합니다.
Çok trajik bir yaşama rağman insan, arada sırada ve tek tük varolan anlarda da nutludur.Mặc dù cuộc sống tràn đầy bi kịch, con người vẫn hạnh phúc vào những lúc hiếm có như vậy.
Çok trajik bir yaşama rağman insan, arada sırada ve tek tük varolan anlarda da nutludur.Még egy oly tragikus élet során is lehet az ember pillanatokra boldog, ami igen ritkán adatik meg.
Çok trajik bir yaşama rağman insan, arada sırada ve tek tük varolan anlarda da nutludur.Meskipun kehidupan sangat tragis, ada yang sedikit dan jarang sekali bahagia.
Çok trajik bir yaşama rağman insan, arada sırada ve tek tük varolan anlarda da nutludur.Napriek veľmi tragickému životu je človek šťastný vo veľmi zriedkavých chvíľach.
Çok trajik bir yaşama rağman insan, arada sırada ve tek tük varolan anlarda da nutludur.Navzdory velmi utrápenému životu, člověk je šťastný ve chvílích, kterých je pomálu.
Çok trajik bir yaşama rağman insan, arada sırada ve tek tük varolan anlarda da nutludur.Ondanks een tragisch leven kan iemand zich op bepaalde momenten toch gelukkig voelen.
Çok trajik bir yaşama rağman insan, arada sırada ve tek tük varolan anlarda da nutludur.Pomimo bardzo tragicznego życia, można być szczęśliwym w tych rzadkich i odległych od siebie momentach.
Çok trajik bir yaşama rağman insan, arada sırada ve tek tük varolan anlarda da nutludur.Trotz eines sehr tragischen Lebens, ist man in vereinzelten Momenten glücklich.
Çok trajik bir yaşama rağman insan, arada sırada ve tek tük varolan anlarda da nutludur.Παρόλη την τραγικότητα της ζωής του, κάποιος είναι ευτυχισμένος σε στιγμές που είναι λίγες και αραιές.
Çok trajik bir yaşama rağman insan, arada sırada ve tek tük varolan anlarda da nutludur.Въпреки един много трагичен живот, човек е щастлив в моменти, които са много малко и на големи промеждутъци.
Çok trajik bir yaşama rağman insan, arada sırada ve tek tük varolan anlarda da nutludur.Назло жизненным печалям, и нечастым моментам счастья.
Çok trajik bir yaşama rağman insan, arada sırada ve tek tük varolan anlarda da nutludur.Незважаючи на життєві перипетії, ми переживаємо ці рідкісні моменти щастя.
Çok trajik bir yaşama rağman insan, arada sırada ve tek tük varolan anlarda da nutludur.למרות חיים טראגיים, אדם שמח ברגעים מעטים עם מרווח רב בינהם.
Çok trajik bir yaşama rağman insan, arada sırada ve tek tük varolan anlarda da nutludur.بالرغم من الحياة التراجيدية, يكون الانسان سعيد للحظات قليلة ومتباعدة.
Çok trajik bir yaşama rağman insan, arada sırada ve tek tük varolan anlarda da nutludur.ほんの希には幸せになることがあります 幸せである人は
Çünkü beynin nasıl anlam yarattığı hakkında ne kadar çok şeyi anlarsak o kadar iyi iletişim kurabiliriz.Denn je besser wir verstehen wie das Gehirn Bedeutung generiert, desto besser können wir kommunizieren.
Çünkü beynin nasıl anlam yarattığı hakkında ne kadar çok şeyi anlarsak o kadar iyi iletişim kurabiliriz.Ker bolj ko razumemo, kako možgani ustvarjajo pomen, bolj učinkovito lahko komuniciramo.
Çünkü beynin nasıl anlam yarattığı hakkında ne kadar çok şeyi anlarsak o kadar iyi iletişim kurabiliriz.왜냐하면, 우리가 뇌가 어떻게 의미를 받아들이는지 더 잘 이해하게 된다면, 우리는 좀 더 잘 소통 할 수 있을 것이기 때문입니다.
Çünkü beynin nasıl anlam yarattığı hakkında ne kadar çok şeyi anlarsak o kadar iyi iletişim kurabiliriz.Parce que plus nous comprendrons comment le cerveau crée du sens, mieux nous pourrons communiquer.
Çünkü beynin nasıl anlam yarattığı hakkında ne kadar çok şeyi anlarsak o kadar iyi iletişim kurabiliriz.Y esta es una importante pregunta que hacer y contestar.
Çünkü beynin nasıl anlam yarattığı hakkında ne kadar çok şeyi anlarsak o kadar iyi iletişim kurabiliriz.Защото колкото по-добре разберем как мозъка създава смисъл, толкова по-добре ще можем да общуваме.
Çünkü beynin nasıl anlam yarattığı hakkında ne kadar çok şeyi anlarsak o kadar iyi iletişim kurabiliriz.משום שככל שאנחנו מבינים כיצד המוח יוצר משמעות, ככה נוכל לתקשר טוב יותר.
Çünkü beynin nasıl anlam yarattığı hakkında ne kadar çok şeyi anlarsak o kadar iyi iletişim kurabiliriz.لأنه كل ما فهمنا كيف يصنع الدماغ المعاني، كل ما تحسنت طرق تواصلنا
Çünkü beynin nasıl anlam yarattığı hakkında ne kadar çok şeyi anlarsak o kadar iyi iletişim kurabiliriz.より良いコミュニケーションができるから... また思考は深まり 共同作業もはかどります