Ana içeriğe geç
Sözlük

anlar ile cümle

anlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Dikkatle dinlersen / hemen anlarsın.Pokusite in zaznali boste razliko.
Yalnız kalabileceğim anlar yaratırım.Srečo si lahko človek ustvari samo sam.
Fakat sonra bunun bir hata, Ertuğrul Gazi'nin ise haklı olduğunu anlar.Med ropom se izkaže, da je imel Jesse prav.
Ryan, bunu kimin yaptığını anlar ve eve dönerler.Aleksander je popustil in razglasil, da se bodo vrnili domov.
Kitap, yalın bir dille, sıradan kent insanlarının günlük hayatından anları yansıtan öykülerden oluşur.Predstavljajo čudež, a imajo v vsakdanjem pomen čisto običajno mesto v naših domovih.
Yöresel kıyafetler 30-40 yıl önce kaybolmanın son anlarıydı.Pelkėje durpės baigtos kasti prieš 30-40 metų.
Yaptıklarının yanlış olduğunu anlarlar.Bet leisk man pasakyti tau, kad tu elgiesi neteisingai.
İnsanların zor anlarında yardımlarına koşar.Vietos žmonėms padeda išgyventi sunkmečiu.
Bu adamın birden ortadan kaybolması onu daha da korkutur ve bir hayalet gördüğünü anlar.Dabar, pamatęs jos kūną, jis dar labiau išsigąsta ir nusprendžia bėgti.
Henry o zaman acil bir durum olduğunu anlar.Tačiau greit jis supranta, kad Kandi ypatinga.
Doktor'un onu kandırdığını anlar ama iş işten geçmiştir.Karalius suvokia, jog buvo apgautas, tačiau vis tiek tęsia procesiją.
Voldemort, Harry'nin Hortkuluk'ları aradığını anlar.Voldemortas galų gale sužino, kad jie ieško jo horokrusų.
Dikkatle dinlersen / hemen anlarsın.1) Kui me seda tajume, näeme seda kohe mustrina.
Komik anlar kasten abartılmış.Kosilased lõbutsevad lärmakalt edasi.
Bu sırada uçağın havadaki son anlarına ait bir geriye dönüş gösterilir.Sealt saadetakse lahkunuid viimsele teekonnale ka käesoleval ajal.
Çocukların büyük bir kısmı konuşamaz ama konuşulanı anlarlar.Mõned noored on passiivsed keelekasutajad- nad saavad kõneldavast aru, kuid ise vagemani rääkida ei oska.
Ama rüyasından bir şey getirmiş olduğunu anlar; kötü adamın şapkası.Tuul puhus mehel mütsi peast ära (tuntu) - Tuul puhus ära mütsi mehe peast (tundmatu).
Ekhekrates’in sorusu üzerine Sokrates’in ölümünden önceki anlarını anlatır.Selles jutustab Phaidon Elisest Echekratesele Sokratese viimasest elupäevast.
Balçığı inceledikten sonra Doktor, takip ettiği yaratığın bir öncü Dalek olduğunu anlar.Öövahina töötades leidis ta, et vajab saatjaks koera.
Akıllı Tasarım iddialarının da bir oyunbazlık olduğunu anlarsınız.어째서 지적 설계 운동이란 것이 근본적으로 사기인지 이해하시는 겁니다.
Akıllı Tasarım iddialarının da bir oyunbazlık olduğunu anlarsınız.מדוע התנועה הדוגלת בתכנון תבוני היא ביסודה תרמית.
Akıllı Tasarım iddialarının da bir oyunbazlık olduğunu anlarsınız.لماذا التصميم الذكي في الاساس مجرد خدعة.
Akıllı Tasarım iddialarının da bir oyunbazlık olduğunu anlarsınız.自然選択のプロセスが 発見したデザインは
Alnınızın mavi olduğunu anlar anlamaz, odadan ayrılmanız gerekiyor. -A co se stane je...a to je velmi důležité že tohle rozmístím správně.
Alnınızın mavi olduğunu anlar anlamaz, odadan ayrılmanız gerekiyor. --
Alnınızın mavi olduğunu anlar anlamaz, odadan ayrılmanız gerekiyor. -Ceea ce se va intampla este - si asta e foarte important sa spun cum trebuie.
Alnınızın mavi olduğunu anlar anlamaz, odadan ayrılmanız gerekiyor. -Co się teraz zdarzy?
Alnınızın mavi olduğunu anlar anlamaz, odadan ayrılmanız gerekiyor. -E ciò che accadrà -- ed è veramente importante che ve lo spieghi bene
Alnınızın mavi olduğunu anlar anlamaz, odadan ayrılmanız gerekiyor. -Et ce qui va se passer - et c'est très important que je mette ça en place correctement.
Alnınızın mavi olduğunu anlar anlamaz, odadan ayrılmanız gerekiyor. -Ja mitä tulee tapahtumaan-- ja on hyvin tärkeää, että pohjustan tämän pulman huolella.
Alnınızın mavi olduğunu anlar anlamaz, odadan ayrılmanız gerekiyor. -O que eles fazem é,eles pegam um quarto.
Alnınızın mavi olduğunu anlar anlamaz, odadan ayrılmanız gerekiyor. -Y lo que va a pasar es que -- y es muy importante que coloque esto bien.
Alnınızın mavi olduğunu anlar anlamaz, odadan ayrılmanız gerekiyor. -何がおこるか、
Alnınızın mavi olduğunu anlar anlamaz, odayı terkediyorsunuz. -A co nejdříve si uvědomíte že je vaše čelo modré opustíte místnost.
Alnınızın mavi olduğunu anlar anlamaz, odayı terkediyorsunuz. -Dès que vous constatez que votre front est bleu, vous quittez la pièce.
Alnınızın mavi olduğunu anlar anlamaz, odayı terkediyorsunuz. -Heti kun tajuat että otsasi on sininen, lähdet huoneesta.
Alnınızın mavi olduğunu anlar anlamaz, odayı terkediyorsunuz. -Kiedy tylko ktoś zorientuje się, że ma niebieskie czoło, wychodzi z pokoju.
Alnınızın mavi olduğunu anlar anlamaz, odayı terkediyorsunuz. -Non appena realizzate di avere la fronte blu dovete uscire dalla stanza
Alnınızın mavi olduğunu anlar anlamaz, odayı terkediyorsunuz. -Recuerden, esto es lo que les hemos dicho a todos.
Alnınızın mavi olduğunu anlar anlamaz, odayı terkediyorsunuz. -Веднага щом разберете, че челото ви е синьо излизате от стаята
Alnınızın mavi olduğunu anlar anlamaz, odayı terkediyorsunuz. -部屋を出ます。 ここで、
Altı yaşına geldiğinde başkalarının zihin halini anlar.A los seis, los niños tienen la habilidad de atribuir estados mentales a otros.
Altı yaşına geldiğinde başkalarının zihin halini anlar.Bij ongeveer zes jaar hebben kinderen de faciliteit om mentale toestanden toe te kunnen schrijven.
Altı yaşına geldiğinde başkalarının zihin halini anlar.Потому что она думает, неправильно, что мяч до сих пор в корзине, Но я знаю, что он переместился в коробку.
Altı yaşına geldiğinde başkalarının zihin halini anlar.لأنها تعتقد، بشكل خاطئ، أن الكرة لاتزال في الصندوق لكنني أعرف، أنه تم تحريك الكرة لتوضع في الصندوق
Ama bazen Isak'tan çok daha yaşlıymışım gibi geliyor, ne demek istediğimi anlarsın.Ibland får jag för mig att jag är mycket äldre än Isak.
Ama bazen Isak'tan çok daha yaşlıymışım gibi geliyor, ne demek istediğimi anlarsın.Manchmal kommt es mir vor, als wäre ich viel älter als Isak.
Ama bazen Isak'tan çok daha yaşlıymışım gibi geliyor, ne demek istediğimi anlarsın.Manchmal kommt es mir vor, als wäre ich viel älter als Isak.
Ama bazen Isak'tan çok daha yaşlıymışım gibi geliyor, ne demek istediğimi anlarsın.Mutta joskus tuntuu, että olen paljon Isakia vanhempi. Ymmärrätkö mitä tarkoitan?
Ama bazen Isak'tan çok daha yaşlıymışım gibi geliyor, ne demek istediğimi anlarsın.Parfois, je me sens plus âgée qu'Isaac. Tu me comprends ?
Ama bazen Isak'tan çok daha yaşlıymışım gibi geliyor, ne demek istediğimi anlarsın.Pero a veces siento como si fuera mucho más madura que Isak, Si supieras que quiero decir.
Ama bir şekilde bunu anlarsın.Aber irgendwie verstehst du das.
Ama bir şekilde bunu anlarsın.Ale nějak tomu porozumíte.
Ama bir şekilde bunu anlarsın.Maar op een zekere manier versta je dat.
Ama bir şekilde bunu anlarsın.Mais d'une certaine manière vous comprenez cela.
Ama bir şekilde bunu anlarsın.Mas de alguma forma compreendes isso.
Ama bir şekilde bunu anlarsın.Но каким-то образом ты понимаешь это.
Ama eğer on beş yüzde birlik derseniz insanlar neyden bahsettiğinizi anlarlar. .Ale řeknete-li "patnáct setin", tak každý pochopí, co tím myslíte.
Ama eğer on beş yüzde birlik derseniz insanlar neyden bahsettiğinizi anlarlar. .De ha azt mondjuk tizenöt század, akkor az emberek felfogják, hogy miről beszélünk.
Ama eğer on beş yüzde birlik derseniz insanlar neyden bahsettiğinizi anlarlar. .하지만 백분의 십오라고 하면 바로 알 수 있겠죠
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
anlar ile cümle - Sayfa 20 - anlar kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App