Charles onun mutant olduğunu hemen anlar.Végül megtudja, hogy mutáns.
Konuklarla muhabbet eder, bazı anlarda seyircilerle de konuşur.Ezután következnek az üzenetek, amelyek között néha vendégekkel beszélgatnek.
Senin anlamadığını Tom anlar.Tom érti, amit te nem.
Fotoğraflar ve videolar Anlardan gizli olabilir.Kuvia ja videoita voi muokata erilaisilla filttereillä.
Biz bu hareketlerden, zamanın geçtiğini anlarız.Näiden liikkeiden avulla päätellään ajan kulku.
Fakat daha sonra Ben onun Doctor olduğunu anlar.Ja he tulevat tietämään, että minä olen Herra.
Çocukların büyük bir kısmı konuşamaz ama konuşulanı anlarlar.Lapset eivät enää opi puhumaan sitä, vaikka ymmärtävätkin vähän.
Bu cevaplar sonucunda Eragon babasının Brom'dan başkası olmadığını anlar.Ellesmerassa Eragonille selviää että hänen isänsä ei olekaan Morzan vaan Brom.
Unutulmaz anlardı.Viitattu tuntematon.
Bu noktada bütün bu olayların onun yorgunluk içinde uyuyakalmasıdan sonra gördüğü bir rüya olduğunu anlarız.Vain hän yksin tietää mitä hän tuolloin unta odottaessaan mietti.
Jack ve Locke birbirlerine bakarlar ve Locke Jack’in tam olarak ne planladığını anlar.Jack ja Locke riitelevät siitä, mitä Henrylle pitäisi tehdä.
Silver sonradan kandırıldığını anlar ve Sonic'in Elise'i kurtarmasına yardım eder.Silver aikoo auttaa Sonicia pelastamaan Elisen Tri.
Böylece kardeş olduklarını anlarlar ve birbirlerine sarılırlar.He tajuavat olevansa veljeksiä ja pakenevat yhdessä.
Rufus hep hem Ron'a, hem de Kim Possible'a zor anlarda yardım eder.Rufus joutuu usein pelastamaan Kimin ja Ronin pahoista paikoista.
Bu tarihten sonra yalnızca ender anlarda, müzikli özel toplantılarda şarkı söyledi.Tämän jälkeen Pasta lauloi vain satunnaisesti konserteissa.
Tek başına İstanbul’a gidemeyeceğini anlar.Hän päättää kuitenkin lähteä yksin Pariisiin.
Peter, son zamanlarda karısına iyi davranmadığını anlar.Tom on itsekin saanut kuulla tyttärestään vasta hiljattain.
Hangisi anne, hangisi çocuk bazen karıştığı anlar oluyor.Sen lähin sukukieli on kui, jonka kanssa se usein sekoitetaan.
Dikkatle dinlersen / hemen anlarsın.Katso tai kuuntele suorana.
Daphne kurtulamayacağını anlar ve "Ey toprak ana beni ört, beni sakla, beni koru!" diye yalvarır.Tuudita minua, pane minut takaisin äitini kohtuun, toisin sanoen rakasta minua.
Sarhoşlar sonraki gün ayılınca, İcarios'u boşuna öldürdüklerini anlarlar.Paimenten selvittyä seuraavana päivänä he ymmärsivät tapahtuneen ja hautasivat Ikarioksen ruumiin.
Oidipus ormana bırakılan çocuğun kendisi olduğunu anlar.Oidipus ymmärtää olevansa itse kyseinen poika.
Doktor'un daha genç hâliyle karşılaştığını anlar.Selviää myös, että poika on Jak nuorempana.
Ben onun Doğal Tarih Müzesine gideceğini anlar.Hän toimi Natural History Museumin johdossa.
Aptaldır ve korkaktır fakat makinelerden iyi anlar.Hän on vanha ja hutera, mutta tietää kaiken omenatilan töistä.
Attila üçünü bir arada bulur ve kendisine ihanet edildiğini anlar.Ο Αττίλας βρίσκει και τους τρεις τους μαζί, οπότε συνειδητοποιεί ότι έχει προδοθεί.
Valizi açar; kız kardeşinin resmini içinde bulur ve yakın silah arkadaşının Alvaro olduğunu anlar.Ανοίγει τη βαλίτσα, βρίσκει την εικόνα της αδελφής του και συνειδητοποιεί την αληθινή ταυτότητα του Αλβάρο.
Ve o anda neyle karşı karşıya olduğunu anlar: İlk.Και είδες πως σε μπάζει στο νόημα; Με το πρώτο!
Bir süre sonra aynı katilin seri katil olduğunu anlar.Τότε συνειδητοποιούν πως είναι κοινοί δολοφόνοι.
Ondan bana kalan tek anılar sevgi dolu olan anlardı.Η γνωριμία τους έχει όλα τα στοιχεία του κεραυνοβόλου έρωτα.
Arakne karşısındakinin Athena olduğunu anlar ve çok utanır.Βλέπει την Αθήνα και δυσανασχετεί.
Çocukların büyük bir kısmı konuşamaz ama konuşulanı anlarlar.Τα περισσότερα παιδιά κατανοούν τη γλώσσα πολύ περισσότερο από ότι μπορούν να την εκφράσουν.
Hayatımın en harika anlarından idi." diye hatırlıyor."Είναι η μεγαλύτερη ιστορία αγάπης που έχουμε" εξήγησε.
Çiftliğe geri döndükten sonra onları gören Dale, Andrea ve Shane arasında bir şey olduğunu anlar.Όταν συναντά το Νταν, αυτός καταλαβαίνει ότι υπάρχει κάτι ανάμεσα σε αυτήν και το Λάρι.
Voldemort, Harry'nin Hortkuluk'ları aradığını anlar.Ο Χάρι είναι πεπεισμένος ότι ο Βόλντεμορτ ψάχνει το ραβδί από κουφοξυλιά.
Hasan onu izler ve solcu olduğunu anlar.Ο Γουίνκ την κυνηγάει και τη χαστουκίζει.
Min sahalıı kıratık öydüübün = Ben Yakutça biraz anlarım.Καλὸν ἡσυχία· ἐπισφαλὲς προπέτεια.
Beni en iyi sen anlarsın.Με καταλαβαίνεις εσύ το καλύτερο.
Onların tomurcuklanmış olduğunu gördüğünüz zaman yazın yakın olduğunu hemen anlarsınız.Hvis du ser dem vil du tænke de er spredte perler."
Sam, ölülerin vücutlarında yara izi olmadığını ve haftalardır ölü olduklarını anlar.Sam påpeger, at der ikke er nogen tegn på forfald på deres lig, selvom de har åbenbart været død i ugevis.
Adamı yakalar ve onun babası olduğunu anlar.Han når frem til ham og opdager, at det er hans far.
Tamamen incelikle ilgili: gözlerinden geçen şefkat anları vardı, hemen sonra soğuklaşan.""Det var meget ubehageligt – ryglænet skærer sig ind i ens ryg – og meget koldere end jeg havde ventet."
Frengiye, kendisini ilk gösterdiği anlarda klinik olarak teşhis koymak zordur.Syfilis er vanskelig at diagnosticere klinisk tidligt i dens præsentation.
İnsanların zor anlarında yardımlarına koşar.Gensidig assistance i vanskelige tider.
Hayatımın en harika anlarından idi." diye hatırlıyor.Det var den mest vidunderlige dag mit liv".
Eve dönüş yolunda Vito Joe'nun Mafia'ya karıştığını anlar.Vito ankommer og finder så ud af at Joe har fundet en forbindelse til mafiaen.
Kendilerine söylenmekte olan şeyleri anlarlar; ancak akıcı olarak konuşamazlar.At de holder fast i den og ikke efterfølgende kommer med en tvetydig udmelding” .
Ancak, Doktor gerçekten uyanmadıklarını anlar.Folk tror ofte, at de er fuldkommen vågne.
Heyacanlı anlarda bedeni karakteristik buz haline dönüşebilir.Når han bliver forvandler får hans krop form som is.
Dikkatle dinlersen / hemen anlarsın.RECORDABITUR FACILE, SI QUIDEM NOS ANTE COGNOVERIT.
Bu an Finallerin unutulmaz anlarından biri olmuştur.You made it to one of the endings!
Bir süre sonra ise onun bir kızı olduğunu anlar.Efterfølgende har han også fået en datter.
Fotoğraflar ve videolar Anlardan gizli olabilir.Fotografering og videooptagelser er ikke velset i mange situationer.
Bu cevaplar sonucunda Eragon babasının Brom'dan başkası olmadığını anlar.I boken Brisingr finner Eragon ut at Brom var hans far.
Ama bunu gören Chris, bu işte bir bit yeniği olduğunu anlar.Men er Chris fortsatt den personen, om så innerst inne?
Genellikle mizahın bilişsel temelini anlarlar ama içeriğini anlayamadıkları için hoşnut kalmazlar.Du vet hva som er i mitt hjerte, selv om jeg ikke vet hva som er i Ditt.
Yaşamının son anlarında Hamlet Claudius'u öldürmeyi başarır ve Fortinbras'ı vârisi ilan eder.I sitt eget siste øyeblikk greier Hamlet å drepe Claudius og navngir deretter Fortinbras som sin arving.
Daha sonra Vegas'ta yanlışlıkla sarhoş bir anlarında Rachel ile evlenir.Senere gifter Ross og Rachel seg i Vegas når de var fulle.
Zarfın üstündeki pulu görür ve mektubun Sawyer'a yazılmadığını, yazan çocuğun o olduğunu anlar.Hun ser preg på det fra Knoxville, og oppdager brevet ikke var skrevet til Sawyer, men fra ham.
O zaman anlarız gerçekte ne kadar kalabalık olduğumuzu.Hvor mye ser vi egentlig av hverandre, og i oss selv?