Böylece anlarız ki her fi ifadesinde en az bir değişkenin değeri mutlaka 1'e eşit olur.Pak tedy v každém protipříkladu musí být alespoň jedna proměnná větší než tisíc.
Vahdet sırrına kim vakıf olur, arif olan neyi bilir, anlar?Hlupák říká, co ví, moudrý ví, co říká.
"Kızlar Anlar" "Hoşuna Gitmedi Mi?Ženy přece milují grázly, říká si.
Yaratığın her şeyi itiraf etmesi için tasarlandığını anlar.Krysaři se ke všemu ochotně přiznali.
Marge'nin bir şeyler gizlediğini anlar.Marge se mu snaží domluvit.
Heyacanlı anlarda bedeni karakteristik buz haline dönüşebilir.Kosti se mohou dochovat nejlépe, pokud je tělo zakonzervováno v ledu.
Kitapları okursanız anlarsınız zaten.Věnuje se psaní knih.
Bulduklarında bu kutunun dünya üzerindeki tüm şifreleri kırabilecek bir mekanizma olduklarını anlarlar.Těm všem radím, aby si koupili klíč k těm záhadám.
Adamın evine gitmeden olayın ne olduğunu anlar.To netuší, co se děje poté, co zemře člověk, kterého obývá.
Tüm alemin sırlarını anlarlar.Moiry prý znají všechna tajemství.
Sonra Doktor Nancy'nin kardeşim dediği Jamie'nin gerçek annesi olduğunu anlar.Stejně jako Jamie, moje sestra někoho potkala.
Zırh tamamlanınca teröristeler durumu anlar ve saldırılar.Když situaci pochopili, pokračovali v pronásledování a palbě.
Maliye işlerinde de iyi anlardı.Vyznal se také v oblasti financí.
Ama rüyasından bir şey getirmiş olduğunu anlar; kötü adamın şapkası.Přišít snům na kabát = Cucire sul mantello dei sogni.
Masum Değiliz ve Adem Olan Anlar şarkılarının bestelerini yaptı.Žádná blecha neskáče podle toho, jak její hostitel píská.
Bir süre sonra ise onun bir kızı olduğunu anlar.Zanedlouho zjistila, že čeká dítě.
O anlarda gözlerimde yaşlar vardı.Měl slzy v očích.
O zaman kendisini aldattığımı anlar.Myslí si, že mu zahla (on sám je infertilní).
Geçitte, Snow ve Halfhand yabani savaşçılar tarafından avlandıklarını anlarlar.Pe drum, Snow și Halfhand sunt vânați de câțiva războinici sălbatici.
Confessions on a Dance Floor 56 dakikalık enerjik anlardan meydana geliyor.Confessions on a Dance Floor reprezintă 56 de minute de momente energice.”
Bu bilinçsiz anlarından birinde, hizmetçilerden biri ona, Berenice'in öldüğünü ve gömüldüğü söyler.La un moment dat un servitor îl anunță că Berenice a murit și va fi îngropată.
Kitapları okursanız anlarsınız zaten.(Ei) Citesc cărțile.
Her şeyi yanlış anlar.Fiecare a înțeles greșit .
O zaman anlarız gerçekte ne kadar kalabalık olduğumuzu.Nu se știe câți dintre aceștia vorbesc efectiv sârbește.
Yaptıklarının yanlış olduğunu anlarlar.Trebuie să vă fie rușine pentru ceea ce ați făcut.
Filmin sonunda Şurik uyanır ve karısının kendisini terketmesi de dahil her şeyin rüya olduğunu anlar.În finalul filmului, fiul de crai se trezește și își dă seama că totul fusese doar un vis.
Fırıldak’ın aslında öz kardeşi olduğunu anlar.Naratorul își dă seama că „soția sa” este, de fapt, stră-străbunica sa.
Yaşadığım o korkunç anlara geri dönemem artık.Nu-mi pot aduce aminte fără părere de rău de vremurile acelea depărtate.
Duygusal anlar yaşandı.O experiență emoționantă.
Dikkatle dinlersen / hemen anlarsın.Să vadă repede, și repede să spuie ce-a văzut.
Zamansal uyumluluk ise zamanda farklı anlarda gözlemlenen dalgalar arasındaki ilişkiyi tanımlar.Pentru conveniență, se va discuta despre semnalele care variază în timp.
Unutulmaz anlardı.Dispariția necunoscutului.
Uzun yıllar boyunca onun yüreğinde kadınlara karşı bir korku duygusunun oluştuğunu anlar.Remarcă că în popor persista un sentiment de frică de a-și pierde limba.
Ancak, günümüzde anlar geçmesine rağmen Bart, dört yıllık daha büyük bir zaman yolculuğundan döndü.Când Boas s-a întors acasă, și-a dat seama că au trecut patru ore.
O sırada Nancy hala bir rüyada olduğunu anlar.El îi spune lui Sachs că a avut un vis minunat.
Vahdet sırrına kim vakıf olur, arif olan neyi bilir, anlar?Dacă faceți binele și dacă ă temeți de Dumnezeu, să știți că Dumnezeu este Cunoscător, a ceea ce făptuiți.
Umarım anlarsınız.) açıklamasını yaptı.[15]Sper ca ați inteles.) a fost descrierea.[2]
Bu durumu yapımcı Mike Clink şöyle açıklıyor "Bu da o sihirli rock and roll anlarındandı."A producer Mike Clink szerint, ez "egyike volt a rock and roll varázslatos pillanatainak".
Yaşamının son anlarında Hamlet Claudius'u öldürmeyi başarır ve Fortinbras'ı vârisi ilan eder.Hamlet, élete utolsó percében megöli Claudiust, és Fortinbrast nevezi meg örökösének.
Jessie oteldeyken resepsiyona indiğinde Carlos’un bebekleri çantasına koyduğunu anlar.Jessie ekkor észreveszi, hogy amíg ő telefonált a szállodában, Carlos belecsempészte a táskájába a babáit.
Heyacanlı anlarda bedeni karakteristik buz haline dönüşebilir.Idővel képessé vált testét egyfajta szerves jéggé átalakítani.
Ancak, Doktor gerçekten uyanmadıklarını anlar.Senki ne gondolja azt, hogy valójában egész éjjel ébren voltak.
Unutulmaz anlardı.Végtelen tudat.
Sarhoşlar sonraki gün ayılınca, İcarios'u boşuna öldürdüklerini anlarlar.Másnap, amikor kijózanodtak, eltemették Ikarioszt.
Kadın daha sonra generalin Rusya'yı kendi sevdiği kadar derinden sevdiğini anlar.A nő úgy tervezi, hogy megöli, de rájön, hogy a férfi legalább annyira őszintén szereti Oroszországot, mint ő.
Bir süre sonra ise onun bir kızı olduğunu anlar.Arról ábrándozik, hogy egyszer viszont láthatja lányát.
Tam bu sırada Kovalyov uyanır ve burnunun yerinde olmadığını anlar.Egyik reggel aztán Kovaljov újra arra ébred, hogy orra a helyén van.
Kate, Ted'in yozlaştığını anlar.Ted azt hazudja neki, hogy szakítottak.
İnsanların zor anlarında yardımlarına koşar.A többiek a segítségére sietnek.
Böylece Willow'un vampir olmadığını anlarlar.Owen persze rájön, hogy az nem vér.
En sonunda Rigoletto kendini kandırıldığını anlar ve Ceprano Kontu'nun bedduasını hatırlayarak çöküp düşer.Váratlanul visszatér Rigoletto, az udvaroncok pedig meggyőzik, hogy Ceprano grófnét akarják elrabolni.
Anlayan Anlar'ın söz ve müziği sanatçının kendi imzasını taşırken düzenlenmesi ise Okan Akı'ya ait.Apja szerint ha a zenélő doboz megszólaltatása közben kíván valamit, az megvalósul.
Adamı yakalar ve onun babası olduğunu anlar.Felfedi előtte, hogy ő az apja.
Hangisi anne, hangisi çocuk bazen karıştığı anlar oluyor.A barátjával, aki egy kölyök vele rendszeresen valahogy valamilyen kalamajkába keverednek.
Diğerleri sonradan onun Yusuf olduğunu anlarlar.A fiúról később kiderül, hogy ő Szeidzsi.
Yalnız kalabileceğim anlar yaratırım.Egyedül kell csinálnom valamit, a magam erejéből.
Bu ''korkutucu anlara'' rağmen film yapımını sürdürdü.Ezen ígéretes kezdetek ellenére a fényképészet felé fordult.
Mahone, kamyoneti izlerken, Michael bunun bir tuzak olduğunu anlar.Mahone annak ellenére beszáll, hogy tudja, hogy Michael a nyomukban van.
Bruno'nun intihar etmiş olduğunu anlarız.Tono Brtko szégyenében öngyilkos lesz.
Böylece kardeş olduklarını anlarlar ve birbirlerine sarılırlar.Osztozzatok rajta testvériesen, s támogassátok egymást.