Ana içeriğe geç
Sözlük

anlar ile cümle

anlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Bu noktadan sonra Max anlar ki artık bu şehirden kaçmaktan başka yapacak başka bir çaresi yoktur.Zdaje sobie sprawę, że odtąd nie ma innego wyjścia jak kłamać.
Radames şerefini kaybettiğini anlar.Pyta Raymana, czy przegapił śniadanie.
Hayatımın en harika anlarından idi." diye hatırlıyor.To jeden z lepszych tekstów, jakie napisałem w życiu."
Ama bu ikinci sezonun en şaşırtıcı anlarından biri olmasına engel olmadı".Nic nie zapowiadało, że będzie to dla zabrzan jeden z najgorszych sezonów.
Böyle anlar gelecek için cesaretlendiriyor.Śmieje się na myśl o przyszłości.
Bu bilinçsiz anlarından birinde, hizmetçilerden biri ona, Berenice'in öldüğünü ve gömüldüğü söyler.W pewnym momencie do jego pokoju wchodzi służący i informuje śmierci i pochówku Berenice.
Daha sonra Vegas'ta yanlışlıkla sarhoş bir anlarında Rachel ile evlenir.W czasie pobytu w Las Vegas, razem z Rachel, pod wpływem alkoholu, biorą ślub.
Arakne karşısındakinin Athena olduğunu anlar ve çok utanır.Zakochany w Akane, lecz zbyt nieśmiały, by jej to wyznać.
Fotoğraflar ve videolar Anlardan gizli olabilir.Zdjęcia i filmy mogą również zostać włączone do badania.
Unutulmaz anlardı.Spotkanie z niepojętym.
Ancak Tyler yanlış anlar ve tüm okula Bella'nın baloya onunla geleceğini söyler.Korzystając z okazji zapytał Lindę, czy nie zatańczyłaby z nim na szkolnym balu.
Dikkatle dinlersen / hemen anlarsın.Kiedy się w nią wsłuchuję, od razu ją sobie wizualizuję.
Sopanın değişimi bayrak koşularının en kritik anlarıdır.I tak, najbardziej widoczną zmianą jest całkowicie nowa rama.
Sen de anlarsın beni bir gün.Jag hoppas ni kan förstå mig någon gång.
Hırsızın resmi yayınlandığında Bart ve Lisa "Bebek Bakıcısı Haydut"'un Bayan Botz olduğunu anlarlar.När en bild av den misstänkte visas inser Bart och Lisa att Ms Botz är "The Babysitter Bandit".
Min sahalıı kıratık öydüübün = Ben Yakutça biraz anlarım.Terrängen runt Z̧ahrat Fikr aḑ Ḑab‘ah är lite kuperad.
Savaşın sonuna kadar zayıf silah donanımlı Sherman’lar Panther ve Tiger’ların karşısında zor anlar yaşadılar.Under kriget hade Sherman dock mycket svårt mot Panther och Tiger-vagnarna.
Belle büyüyü bozmak olabilir anlar Beast, onunla birlikte gider.Odjuret, som inser att Belle skulle kunna bryta förtrollningen, går med på det.
Duygusal anlar yaşandı.En stickande känsla uppstod.
Fotoğraflar ve videolar Anlardan gizli olabilir.Video och bilder kan inte visas i fullskärm.
Balçığı inceledikten sonra Doktor, takip ettiği yaratığın bir öncü Dalek olduğunu anlar.Sedan rusade han ut och den första varelse han såg var en elefant.
O zaman anlarız gerçekte ne kadar kalabalık olduğumuzu.Om du visste hur stolt jag är!
Diğerleri sonradan onun Yusuf olduğunu anlarlar.Raspen får senare veta att Jussi är hans pappa.
O sırada Jacob değişim geçirir ve onun kurt adam olduğunu anlar.Till slut blir Jacob så gammal att han känner att det är dags att dö.
Hayatımın en harika anlarından idi." diye hatırlıyor.Han sa att det var "en av de mest fantastiska dagarna i mitt liv".
Tam bu sırada Kovalyov uyanır ve burnunun yerinde olmadığını anlar.Kovaljov vaknar upp ur en angenäm dröm och upptäcker att han inte längre har någon näsa.
Bruno'nun intihar etmiş olduğunu anlarız.Enligt polisen begick Brooks självmord.
Bu albümden ilk olarak "Ben Anlarım" adlı şarkılarına klip çektiler.Från början hette sången "You're Gonna Know Me".
Rakipler devamlı birbirlerinin dalgın anlarını kollarlar.Damerna gör upprepade grimaser gentemot varandra.
Bir süre sonra ise onun bir kızı olduğunu anlar.I ett senare förhållande har han även en dotter.
Tom, zamanla topluluğun ne kadar tehlikeli olduğunu anlar.Nate är ofta medveten om hur absurda hans dilemman kan vara.
Rahibin tarifinden, peygamberin Muhammed olduğunu anlar.När det gäller de stora tecknen berättas att profeten Muhammed sagt:.
Kitap, yalın bir dille, sıradan kent insanlarının günlük hayatından anları yansıtan öykülerden oluşur.Genom intervjuer och fotografier berättar det om vardagen i byn.
Dikkatle dinlersen / hemen anlarsın.När hon en gång träffar den rätte kommer hon att förstå det genast ("Aber der Richtige").
Doktor, yanlış zaman akışına tutunduğunu anlar.Strax förstod han att han körde åt fel håll.
Dikkatle dinlersen / hemen anlarsın.І тоді ти слухаєш далі і одразу все розумієш.
Yaptıklarının yanlış olduğunu anlarlar.Розумію, що вчинила неправильно.
O zaman kendisini aldattığımı anlar.Проте згодом вона розуміє, що вони її обманули.
Böyle anlar gelecek için cesaretlendiriyor.Ця подія пробудила інтерес до Сходу.
24 yaşına geldiğinde, İran’da daha fazla yaşayamayacağını anlar.В свої 92 роки, він більше не хоче щось доводити.
Henry o zaman acil bir durum olduğunu anlar.Холмс розуміє, що це делікатний випадок.
Çatal dilini de anlar; fakat konuşamaz.Він навіть уміє розмовляти польською, але не пише.
Ondan bana kalan tek anılar sevgi dolu olan anlardı.Єдиний природний аспект в ньому — емоція, яка залишилася — це його любов до своєї сестри.
Bu tarihte, ezeli rekabette kırılma anlarından biri gerçekleşti.І так сталося, що під час цієї зйомки один з них знепритомнів.
Her şeyi yanlış anlar.Він усе прекрасно розумів.
Unutulmaz anlardı.Нечуваний Нечуй.
Adamı yakalar ve onun babası olduğunu anlar.Він зізнається хлопчикові в тому, що він його батько.
O zaman anlarız gerçekte ne kadar kalabalık olduğumuzu.Тоді стане зрозуміле, наскільки вона ефективна.
Yaşadığım o korkunç anlara geri dönemem artık.Уже пак така не здоїть, кого задумала!
Oidipus ormana bırakılan çocuğun kendisi olduğunu anlar.Це лишається для Перця єдиною можливістю побачити Ліс зсередини.
Komik anlar kasten abartılmış.Зажурилися голоси, знітилися веселощі.
O, Fransızca anlar.Він розуміє французьку мову.
Tom Fransızca anlar.Том розуміє французьку.
Tom anlar.Том розуміє.
Biz nedenini anlarız.Ми розуміємо чому.
Fakat anlar ki ikisine de aşık değildir.Oba ale ví, že se nemilují.
Dikkatle dinlersen / hemen anlarsın.Až si to poslechnete, budete mi rozumět.
Sonunda aile evin tekin olmadığını anlar.Nakonec se dovídá, že jeho rodina nepřežila.
Hayatının kalan anlarını dileklerini gerçekleştirmek istemektedir.Z jejich života se ale vytratila touha po životě.
Yavaş yavaş onun gerçekten bir hayalet olduğunu anlarız.Brzy ale zjistí, jaký je ve skutečnosti tyran.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
anlar ile cümle - Sayfa 14 - anlar kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App