Ana içeriğe geç
Sözlük

anlamda ile cümle

anlamda kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Dinazorları çalışmak gerçek anlamda bir gün dünyayı kurtarabilir.いつかこの星を救うかも知れない 太古の気候の研究はとても重要だ
Diyelim ki Çin hükümeti mevcut durumu korumak, bir anlamda zamanı bu noktada durdurmak istiyor.Giả sử chính phủ China muốn điều này, và họ muốn tình trạng này đóng băng.
Diyelim ki Çin hükümeti mevcut durumu korumak, bir anlamda zamanı bu noktada durdurmak istiyor.Powiedzmy, że chiński rząd chce takiego obrotu spraw i chce, by to trwało.
Diyelim ki Çin hükümeti mevcut durumu korumak, bir anlamda zamanı bu noktada durdurmak istiyor.Řekněme, že čínská vláda chce aby věci zůstali takto napořád.
Diyelim ki Çin hükümeti mevcut durumu korumak, bir anlamda zamanı bu noktada durdurmak istiyor.Sólo digamos que el gobierno chino quiere esta realiadd, y quiere congelar esta realidad.
Diyelim ki Çin hükümeti mevcut durumu korumak, bir anlamda zamanı bu noktada durdurmak istiyor.Скажімо, китайський уряд прагне до такої реальності, і хоче її зберегти в такому стані.
"Doğamda olan bir şey" diye cevaplar -- bu anlamda, evet.A skorpió pedig így szól: "Mert ez a természetem" -- Ebben az értelemben van köze.
"Doğamda olan bir şey" diye cevaplar -- bu anlamda, evet."Dit is mijn natuur" Op dat opzicht, ja.
"Doğamda olan bir şey" diye cevaplar -- bu anlamda, evet."Fordi det er min natur"- I den forstand, jo.
"Doğamda olan bir şey" diye cevaplar -- bu anlamda, evet."그게 내 본성으로 자연스러우니까." 뭐 그런 의미라면, 상관이 있겠습니다.
"Doğamda olan bir şey" diye cevaplar -- bu anlamda, evet.Nesse sentido, sim.
"Doğamda olan bir şey" diye cevaplar -- bu anlamda, evet."Parce que c'est ma nature" -- Dans ce sens, oui.
"Doğamda olan bir şey" diye cevaplar -- bu anlamda, evet."Pentru că e în natura mea". La acest sens, da.
"Doğamda olan bir şey" diye cevaplar -- bu anlamda, evet."Perché è la mia natura"... in quel senso c'entra.
"Doğamda olan bir şey" diye cevaplar -- bu anlamda, evet."Weil es meine Natur ist" -- in diesem Sinne passt es.
"Doğamda olan bir şey" diye cevaplar -- bu anlamda, evet.W tym sensie, tak.
"Doğamda olan bir şey" diye cevaplar -- bu anlamda, evet."Επειδή είναι η φύση μου" -- με αυτή την έννοια, ναι.
"Doğamda olan bir şey" diye cevaplar -- bu anlamda, evet."Потому что такова моя природа". Если только в этом смысле.
"Doğamda olan bir şey" diye cevaplar -- bu anlamda, evet."זה הטבע שלי" - באותו מובן, כן.
"Doğamda olan bir şey" diye cevaplar -- bu anlamda, evet."لأنها طبيعتي" -- بهذا المعنى, نعم.
Doğanın gerçekliği, ve bir anlamda Yaradan'ın gerçekliği anlamını taşıyor.Takovou pravdu přírody a pravdu boží. Středový výjev ale z obou stran obklopuje velké množství postav.
Doğanın gerçekliği, ve bir anlamda Yaradan'ın gerçekliği anlamını taşıyor.Zucker: Alors voici la verité de la nature, la verité du Dieu, dans un sens.
"doğaüstücü"nün karşıtı olduğunu düşünürdü. Ve bazen bu anlamda kullanılır.Ahogy használják is néha.
"doğaüstücü"nün karşıtı olduğunu düşünürdü. Ve bazen bu anlamda kullanılır.C'est utilisé parfois.
"doğaüstücü"nün karşıtı olduğunu düşünürdü. Ve bazen bu anlamda kullanılır.En het word soms gebruikt.
"doğaüstücü"nün karşıtı olduğunu düşünürdü. Ve bazen bu anlamda kullanılır.Het wordt soms gebruikt.
"doğaüstücü"nün karşıtı olduğunu düşünürdü. Ve bazen bu anlamda kullanılır.Ja joskus sitä käytetäänkin.
"doğaüstücü"nün karşıtı olduğunu düşünürdü. Ve bazen bu anlamda kullanılır."Naturalista" come opposto a "soprannaturalista", ovviamente, e talvolta si usa in questo senso.
"doğaüstücü"nün karşıtı olduğunu düşünürdü. Ve bazen bu anlamda kullanılır."naturalista" significa, por supuesto, lo opuesto a sobrenatural- y así se usa algunas veces.
"doğaüstücü"nün karşıtı olduğunu düşünürdü. Ve bazen bu anlamda kullanılır."naturalist" je seveda mišljen kot nasprotje "supernaturalista"-- in se včasih uporablja--
"doğaüstücü"nün karşıtı olduğunu düşünürdü. Ve bazen bu anlamda kullanılır.Och det används så ibland.
"doğaüstücü"nün karşıtı olduğunu düşünürdü. Ve bazen bu anlamda kullanılır.Și așa și este folosit uneori.
"doğaüstücü"nün karşıtı olduğunu düşünürdü. Ve bazen bu anlamda kullanılır.Usa-se assim algumas vezes.
"doğaüstücü"nün karşıtı olduğunu düşünürdü. Ve bazen bu anlamda kullanılır.И понякога е използвано така.
Duygusal anlamda kırılgan olduğunuz zamanlarda, karmaşık problemlere kolay cevaplar çok cezbedici oluyor.A bonyolult kérdésekre adott egyszerű válaszok csábítóak, ha érzelmileg sebezhető vagy.
Duygusal anlamda kırılgan olduğunuz zamanlarda, karmaşık problemlere kolay cevaplar çok cezbedici oluyor.Các khái niệm đơn giản về những khúc mắc phức tập trở nên rất lôi cuốn khi chúng ta dễ bị tổn thương tâm lý.
Duygusal anlamda kırılgan olduğunuz zamanlarda, karmaşık problemlere kolay cevaplar çok cezbedici oluyor.Deze makkelijke ideeën voor complexe problemen spreken erg aan als je emotioneel kwetsbaar bent.
Duygusal anlamda kırılgan olduğunuz zamanlarda, karmaşık problemlere kolay cevaplar çok cezbedici oluyor.Diese einfachen Gedanken über komplexen Fragen sind sehr ansprechend, wenn du emotional verwundbar bist.
Duygusal anlamda kırılgan olduğunuz zamanlarda, karmaşık problemlere kolay cevaplar çok cezbedici oluyor.Estas ideas fáciles para preguntas complejas son muy atractivas cuando uno es vulnerable emocionalmente.
Duygusal anlamda kırılgan olduğunuz zamanlarda, karmaşık problemlere kolay cevaplar çok cezbedici oluyor.세상의 복잡한 질문들에 대한 다음과 같은 단순한 생각들은 감정적으로 불안정한 사람에게 굉장한 호소력이 있습니다.
Duygusal anlamda kırılgan olduğunuz zamanlarda, karmaşık problemlere kolay cevaplar çok cezbedici oluyor.Risposte facili a domande difficili sono molto attraenti quando sei emotivamente vulnerabile.
Duygusal anlamda kırılgan olduğunuz zamanlarda, karmaşık problemlere kolay cevaplar çok cezbedici oluyor.Te łatwe odpowiedzi na złożone pytania są bardzo atrakcyjne gdy jesteśmy podatnymi emocjonalnie.
Duygusal anlamda kırılgan olduğunuz zamanlarda, karmaşık problemlere kolay cevaplar çok cezbedici oluyor.Tyto jednoduché myšlenky na komplexní otázky jsou velmi přitažlivé když jste emocionálně zranitelní.
Duygusal anlamda kırılgan olduğunuz zamanlarda, karmaşık problemlere kolay cevaplar çok cezbedici oluyor.Αυτές οι εύκολες ιδέες σε περίπλοκες ερωτήσεις είναι πολύ ελκυστικές όταν είσαι συναισθηματικά ευάλωτος.
Duygusal anlamda kırılgan olduğunuz zamanlarda, karmaşık problemlere kolay cevaplar çok cezbedici oluyor.Тези прости идеи за сложни въпроси са много привлекателни, когато си емоционално уязвим.
Duygusal anlamda kırılgan olduğunuz zamanlarda, karmaşık problemlere kolay cevaplar çok cezbedici oluyor.Ці прості відповіді на складні питання дуже привабливі, коли ви емоційно вразливі.
Duygusal anlamda kırılgan olduğunuz zamanlarda, karmaşık problemlere kolay cevaplar çok cezbedici oluyor.Эти простые ответы на сложные вопросы очень привлекательны, когда ты так уязвим.
Duygusal anlamda kırılgan olduğunuz zamanlarda, karmaşık problemlere kolay cevaplar çok cezbedici oluyor.הרעיונות הפשוטים האלה לשאלות מסובכות הם מאוד מושכים כשאתה פגיע רגשית.
Duygusal anlamda kırılgan olduğunuz zamanlarda, karmaşık problemlere kolay cevaplar çok cezbedici oluyor.كانت هذه الأفكار السهلة لأسئلة معقدة مغرية خاصة إذا ما كنت غير مستقر عاطفيا
Duygusal anlamda kırılgan olduğunuz zamanlarda, karmaşık problemlere kolay cevaplar çok cezbedici oluyor.取っつきやすい解決策は魅力的なものです すると循環論法が
Eğer bir biz herhangi bir anlamda özgün varlıklar isek edindiğimiz her deneyim de özgündür.Așa că, atât timp cât suntem ființe umane autentice, atunci fiecare experiență pe care o avem este autentică.
Eğer bir biz herhangi bir anlamda özgün varlıklar isek edindiğimiz her deneyim de özgündür.Jeśli jesteśmy w jakimkolwiek sensie autentyczni, wszelkie nasze doświadczenia są autentyczne.
Eğer bir biz herhangi bir anlamda özgün varlıklar isek edindiğimiz her deneyim de özgündür.그러므로 우리가 진정한 인간인 이상 우리가 하는 모든 경험은 진정합니다
Eğer bir biz herhangi bir anlamda özgün varlıklar isek edindiğimiz her deneyim de özgündür.Nên miễn là chúng ta có cảm nhận đích thực của con người, thì mỗi trải nghiệm qua đi đều là chân thực cả.
Eğer bir biz herhangi bir anlamda özgün varlıklar isek edindiğimiz her deneyim de özgündür.So lange wir also authentische menschliche Wesen sind, ist jedes Erlebnis das wir haben authentisch.
Eğer bir biz herhangi bir anlamda özgün varlıklar isek edindiğimiz her deneyim de özgündür.Tehát, ameddig bármilyen értelemben is hiteles emberi lények vagyunk, minden élményünk hiteles.
Eğer bir biz herhangi bir anlamda özgün varlıklar isek edindiğimiz her deneyim de özgündür.Zolang we enigszins authentieke menselijke wezens zijn, is elke ervaring die we hebben authentiek.
Eğer bir biz herhangi bir anlamda özgün varlıklar isek edindiğimiz her deneyim de özgündür.Έτσι, όσο είμαστε νοήμονα ανθρώπινα όντα τόσο κάθε εμπειρία μας θα είναι αυθεντική.
Eğer bir biz herhangi bir anlamda özgün varlıklar isek edindiğimiz her deneyim de özgündür.ואם אנו במובן זה או אחר בני-אדם אותנטיים, הרי שכל חוויה היא אותנטית.
Eğer bir biz herhangi bir anlamda özgün varlıklar isek edindiğimiz her deneyim de özgündür.لذا، طالما أننا بأي حال بشر أصليون، إذاً فكل تجربة نشهدها هي أصلية.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod