Eğer bir biz herhangi bir anlamda özgün varlıklar isek edindiğimiz her deneyim de özgündür.全ての体験は本物なのだ、と それで、体験にはいくらか自然でないとか人工的な
Eğlence için, olimpiyatlar için ya da profesyonel anlamda spor yaparız.Děláme to pro zábavu, nebo jako olympionici, nebo jako profesionálové.
Eğlence için, olimpiyatlar için ya da profesyonel anlamda spor yaparız.Kita melakukannya untuk bersenang-senang, sebagai peserta Olympiade, atau pemain profesional.
Eğlence için, olimpiyatlar için ya da profesyonel anlamda spor yaparız.우리는 재미로, 또는 올림픽 선수로서, 직업적인 선수로서 운동을 합니다.
Eğlence için, olimpiyatlar için ya da profesyonel anlamda spor yaparız.Lo facciamo per divertimento, o per le Olimpiadi, o per competizione.
Eğlence için, olimpiyatlar için ya da profesyonel anlamda spor yaparız.Lo hacemos por diversión, como aficionados o como profesionales.
Eğlence için, olimpiyatlar için ya da profesyonel anlamda spor yaparız.Nous le faisons pour le plaisir, ou comme Olympiens, ou en tant que professionnels.
Eğlence için, olimpiyatlar için ya da profesyonel anlamda spor yaparız.O facem de plăcere, sau la Olimpiade, sau ca profesioniști.
Eğlence için, olimpiyatlar için ya da profesyonel anlamda spor yaparız.Para nos divertimos, como amadores profissionais.
Eğlence için, olimpiyatlar için ya da profesyonel anlamda spor yaparız.Robimy to dla zabawy lub jako Olimpijczycy albo zawodowcy.
Eğlence için, olimpiyatlar için ya da profesyonel anlamda spor yaparız.Tesszük ezt szórakozásból, vagy mint olimpikonok, vagy mint profik.
Eğlence için, olimpiyatlar için ya da profesyonel anlamda spor yaparız.We doen het voor de lol, als Olympiërs, als professionelen.
Eğlence için, olimpiyatlar için ya da profesyonel anlamda spor yaparız.Wir spielen für Spaß oder als Olympier, oder als professionelle Sportler.
Eğlence için, olimpiyatlar için ya da profesyonel anlamda spor yaparız.Το κάνουμε για διασκέδαση, ή σε αγώνες, για επαγγελματικούς λόγους.
Eğlence için, olimpiyatlar için ya da profesyonel anlamda spor yaparız.И делаем это ради удовольствия, как олимпийцы или как профессионалы.
Eğlence için, olimpiyatlar için ya da profesyonel anlamda spor yaparız.Ми робимо це для задоволення, як олімпійці чи як професіонали.
Eğlence için, olimpiyatlar için ya da profesyonel anlamda spor yaparız.Правим го за забавление, или като Олимпийците, като професионалисти.
Eğlence için, olimpiyatlar için ya da profesyonel anlamda spor yaparız.نفعل ذلك من أجل التسلية، أو الألعاب الأولمبية ، أو كمحترفين.
Eğlence için, olimpiyatlar için ya da profesyonel anlamda spor yaparız.爲咗娛樂,參賽,或者當成職業。
Eğlence için, olimpiyatlar için ya da profesyonel anlamda spor yaparız.私たちは楽器を演奏します
Elbette, uzaklık normal anlamda, yani şehir merkezinden giderek uzaklaştıkça daha uzak bölgelere ulaşırsınız.물론, 소외지역이라는 것은 상식적으로 도시의 중심에서 점점 멀어질 수록 점점 소외된 지역인 것이지요.
Elbette, uzaklık normal anlamda, yani şehir merkezinden giderek uzaklaştıkça daha uzak bölgelere ulaşırsınız.W powszechnym rozumieniu oddalenie oznacza, że oddalając się od miast docieramy na odludzie.
Elbette, uzaklık normal anlamda, yani şehir merkezinden giderek uzaklaştıkça daha uzak bölgelere ulaşırsınız.כמובן ריחוק במובן הרגיל, שפירושו, ככל שאתה מתרחק ממרכז עירוני, אתה מגיע אל אזורים מרוחקים.
Elbette, uzaklık normal anlamda, yani şehir merkezinden giderek uzaklaştıkça daha uzak bölgelere ulaşırsınız.بالطبع، البُعد في معناه العادي، يعني أنك كلما تذهب أبعد وأبعد من المراكز الحضرية، فأنت تصل لمناطق نائية .
Elbette, uzaklık normal anlamda, yani şehir merkezinden giderek uzaklaştıkça daha uzak bölgelere ulaşırsınız.都市中心部から遠方へ 離れていくことを意味します 教育現場では何が起こるでしょうか?
En azından bizim bildiğimiz anlamda değil.Al menos en la manera que lo entendemos ustedes y yo.
En azından bizim bildiğimiz anlamda değil.Aspoň ne v tom smyslu jak to slovo chápeme.
En azından bizim bildiğimiz anlamda değil.Cel puţin nu în modul în care tu şi eu înţelegem asta.
En azından bizim bildiğimiz anlamda değil.Du moins pas au sens où vous et moi l'entendons.
En azından bizim bildiğimiz anlamda değil.I alla fall inte så som du och jag ser på det.
En azından bizim bildiğimiz anlamda değil.Ít ra thì theo nghĩa thông thường mà tôi cùng các bạn hiểu.
En azından bizim bildiğimiz anlamda değil.적어도 저나 여러분이 생각하는 그런 셰프는 아니죠.
En azından bizim bildiğimiz anlamda değil.Legalábbis nem abban az értelemben, ahogy ti és én értjük.
En azından bizim bildiğimiz anlamda değil.Pelo menos, "chef" tal como entendemos.
En azından bizim bildiğimiz anlamda değil.Per lo meno, non nel senso che intendiamo di solito.
En azından bizim bildiğimiz anlamda değil.Setidaknya dalam pengertian yang kita pahami.
En azından bizim bildiğimiz anlamda değil.Ten minste niet op de manier zoals jij en ik begrijpen.
En azından bizim bildiğimiz anlamda değil.W każdym razie, nie w tradycyjnym rozumieniu.
En azından bizim bildiğimiz anlamda değil.Zumindest auf die Art, die Sie und ich darunter verstehen.
En azından bizim bildiğimiz anlamda değil.Τουλάχιστον όχι έτσι όπως το εννοούμε εσείς κι εγώ.
En azından bizim bildiğimiz anlamda değil.По крайней мере в том смысле, как вы и я это понимаем.
En azından bizim bildiğimiz anlamda değil.Поне не по начина, по който аз и Вие го разбираме.
En azından bizim bildiğimiz anlamda değil.לפחות לא בדרך שאני ואתם מבינים זאת.
En azından bizim bildiğimiz anlamda değil.على الأقل ليس في المعنى الذي نعرفه .
En azından bizim bildiğimiz anlamda değil.スペインの南西端にある-
En basit anlamda konu hareket edin ve nesnelerin üzerine hareket.En términos mundanos, los Sujetos actúan mientras que en los Objetos se actúan en ellos.
En basit anlamda konu hareket edin ve nesnelerin üzerine hareket.Groft sagt, så handler subjekter, mens objekter håndteres.
En basit anlamda konu hareket edin ve nesnelerin üzerine hareket.간단하게 말해 주체는 행동하고 대상은 행동에 당합니다
En basit anlamda konu hareket edin ve nesnelerin üzerine hareket.Najprościej rzecz ujmując, podmioty działają, przedmioty podlegają działaniom.
En basit anlamda konu hareket edin ve nesnelerin üzerine hareket.Per farla semplice, i soggetti agiscono, e gli oggetti subiscono azioni.
En basit anlamda konu hareket edin ve nesnelerin üzerine hareket.Plus simplement, le sujet agit et l'objet subit l'action.
En basit anlamda konu hareket edin ve nesnelerin üzerine hareket.Simpel gezegd zijn het subjecten die doen en objecten die ondergaan.
En basit anlamda konu hareket edin ve nesnelerin üzerine hareket.Vereinfacht: Subjekte tun etwas, während Objekten etwas angetan wird.
En basit anlamda konu hareket edin ve nesnelerin üzerine hareket.במונחים פשוטים נושאים פועלים ואובייקטים הם נושא הפעולה.
En basit anlamda konu hareket edin ve nesnelerin üzerine hareket.主体は主人公です。 物語の中心であり、
En tepedeki nokta, bu gerçek anlamda tek haneli toplama.1足す1は2みたいなことを 学びます
En tepedeki nokta, bu gerçek anlamda tek haneli toplama.1足す1は2みたいなことを学びます
En tepedeki nokta, bu gerçek anlamda tek haneli toplama.A legfelső csomópont, egyjegyű összeadás.
En tepedeki nokta, bu gerçek anlamda tek haneli toplama.A ponta do topo aqui, é literalmente a soma de um algarismo.
En tepedeki nokta, bu gerçek anlamda tek haneli toplama. Bir artı bir eşittir iki gibi birşey.Aquele nó ali à direita, é a adição com um só algarismo, como, 1 + 1 = 2.