Ana içeriğe geç
Sözlük

anlamda ile cümle

anlamda kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Bu noktada bile hala resmi anlamda bildiğimiz bir savaş değildir.하지만 고문단들을 보내는 것은 공식적인 전쟁을 뜻하는 것은 아니었다.
Bu noktada bile hala resmi anlamda bildiğimiz bir savaş değildir.Mas, minda não é, neste momento, uma guerra formal.
Bu noktada bile hala resmi anlamda bildiğimiz bir savaş değildir.Nhưng đến thời điểm này, đây vẫn chưa phải một cuộc chiến tranh chính thức.
Bu noktada bile hala resmi anlamda bildiğimiz bir savaş değildir.Non fu ancora, a questo punto, una guerra formale.
Bu noktada bile hala resmi anlamda bildiğimiz bir savaş değildir.Op dat moment is het nog altijd geen formele oorlog.
Bu noktada bile hala resmi anlamda bildiğimiz bir savaş değildir. Resmi olarak savaş ilan etmedik.Сполучені Штати не оголосили війну офіційно.
Bu noktada bile hala resmi anlamda bildiğimiz bir savaş değildir.V této části to ještě pořád nebyla formální válka.
Bu noktada bile hala resmi anlamda bildiğimiz bir savaş değildir.Zu diesem Zeitpunkt ist es jedoch noch kein offizieller Krieg
Bu noktada bile hala resmi anlamda bildiğimiz bir savaş değildir.От САЩ все още не са я обявили, нито пък са пратили свои войници на бойното поле.
Bu noktada bile hala resmi anlamda bildiğimiz bir savaş değildir.我々 は正式に戦争を宣言していません。
Bunu geniş anlamda uygulayarak yaraları maksimize etmek maksadıyla biomimikri fikirlerini kullanmak istedik.Also sind wir eifrig daran, das zu vergrößern und wenden Ideen der Biomimirky an, um den Nutzen zu steigern.
Bunu geniş anlamda uygulayarak yaraları maksimize etmek maksadıyla biomimikri fikirlerini kullanmak istedik.Dunque siamo stati abili ad applicare su scala maggiore delle idee di biomimetica per massimizzare i benefici.
Bunu geniş anlamda uygulayarak yaraları maksimize etmek maksadıyla biomimikri fikirlerini kullanmak istedik.Eram pasionați de a mări la scară și de a aplica idei din natură pentru a maximiza beneficiile.
Bunu geniş anlamda uygulayarak yaraları maksimize etmek maksadıyla biomimikri fikirlerini kullanmak istedik.Kami sungguh ingin memperbesar skalanya dan menerapkan ide-ide biomimikri untuk memaksimumkan keuntungannya.
Bunu geniş anlamda uygulayarak yaraları maksimize etmek maksadıyla biomimikri fikirlerini kullanmak istedik.그래서 우리는 이 규모를 확대하고 이로움을 극대화시키기 위해 생체모방 아이디어를 적용하고 싶었습니다.
Bunu geniş anlamda uygulayarak yaraları maksimize etmek maksadıyla biomimikri fikirlerini kullanmak istedik.Nous avons donc voulu aller plus loin et appliquer les idées du biomimétisme pour maximiser les avantages.
Bunu geniş anlamda uygulayarak yaraları maksimize etmek maksadıyla biomimikri fikirlerini kullanmak istedik.Teníamos ganas de extender esto y aplicar las ideas biomiméticas para maximizar los beneficios.
Bunu geniş anlamda uygulayarak yaraları maksimize etmek maksadıyla biomimikri fikirlerini kullanmak istedik.Vì thế, chúng tôi muốn mở rộng quy mô và ứng dụng ý tưởng phỏng sinh để tối đa hóa lợi ích.
Bunu geniş anlamda uygulayarak yaraları maksimize etmek maksadıyla biomimikri fikirlerini kullanmak istedik.Имахме силно желание да уголемим това и да приложим идеи от биомимикрията, за да увеличим ползите максимално.
Bunu geniş anlamda uygulayarak yaraları maksimize etmek maksadıyla biomimikri fikirlerini kullanmak istedik.היינו להוטים להגדיל את זה וליישם חיקוי-ביולוגי כדי להעצים את היתרונות.
Bunu geniş anlamda uygulayarak yaraları maksimize etmek maksadıyla biomimikri fikirlerini kullanmak istedik.يمكننا ان نوسع من دائرة تطبيقها وان نستفيد من محاكاة الطبيعة الى الحد الاقصى ..
Bunu geniş anlamda uygulayarak yaraları maksimize etmek maksadıyla biomimikri fikirlerini kullanmak istedik.バイオミミクリのアイデアを適応して最大の効果を上げるつもりです 自然を考えるとき
Bunun anlamı kuantum teorisinin bir anlamda doğru olması gerektiğidir.Asta înseamnă că teoria cuantică trebuie să fie într-o anume măsură adevărată.
Bunun anlamı kuantum teorisinin bir anlamda doğru olması gerektiğidir.Cela veut dire que la théorie quantique doit, dans un certain sens, avoir raison.
Bunun anlamı kuantum teorisinin bir anlamda doğru olması gerektiğidir.Das bedeutet, dass Quantentheorie auf eine gewisse Weise wahr sein muss.
Bunun anlamı kuantum teorisinin bir anlamda doğru olması gerektiğidir.Detta betyder att kvantteorin i någon bemärkelse måste vara sann
Bunun anlamı kuantum teorisinin bir anlamda doğru olması gerektiğidir.Dette betyder, at kvanteteorien må være sand i en eller anden forstand.
Bunun anlamı kuantum teorisinin bir anlamda doğru olması gerektiğidir.Điều này có nghĩa rằng thuyết lượng tử phải chính xác trong một khía cạnh nào đó.
Bunun anlamı kuantum teorisinin bir anlamda doğru olması gerektiğidir.Dit betekent dat op de een of andere manier de kwantumtheorie waar moet zijn.
Bunun anlamı kuantum teorisinin bir anlamda doğru olması gerektiğidir.Esto significa que la teoría cuántica tiene que ser en cierto sentido verdadera.
Bunun anlamı kuantum teorisinin bir anlamda doğru olması gerektiğidir.Eszerint a kvantumelméletnek valamiféleképpen igaznak kell lennie.
Bunun anlamı kuantum teorisinin bir anlamda doğru olması gerektiğidir.Hal ini berarti dalam artian tertentu teori kuantum itu benar .
Bunun anlamı kuantum teorisinin bir anlamda doğru olması gerektiğidir.Isso significa que a teoria quântica tem que ser, de algum modo, verdadeira.
Bunun anlamı kuantum teorisinin bir anlamda doğru olması gerektiğidir.이는 양자 이론이 어떤 의미에서 진실이라는 뜻이죠.
Bunun anlamı kuantum teorisinin bir anlamda doğru olması gerektiğidir.Questo significa che la teoria dei quanti dev'essere in qualche senso vera.
Bunun anlamı kuantum teorisinin bir anlamda doğru olması gerektiğidir.Se tarkoittaa, että kvanttiteorian on jossain määrin oltava totta.
Bunun anlamı kuantum teorisinin bir anlamda doğru olması gerektiğidir.To oznacza, że teoria kwantów musi w pewnym sensie być prawdą.
Bunun anlamı kuantum teorisinin bir anlamda doğru olması gerektiğidir.To znamená, že kvantová teória musí byť v určitom zmysle pravdivá.
Bunun anlamı kuantum teorisinin bir anlamda doğru olması gerektiğidir.To znamená, že kvantová teorie musí být v určitém smyslu správná.
Bunun anlamı kuantum teorisinin bir anlamda doğru olması gerektiğidir.Αυτό σημαίνει ότι η κβαντική θεωρία πρέπει να είναι υπό κάποια έννοια αληθινή.
Bunun anlamı kuantum teorisinin bir anlamda doğru olması gerektiğidir.Това означава, че квантовата теория трябва да е вярна, в някакъв смисъл.
Bunun anlamı kuantum teorisinin bir anlamda doğru olması gerektiğidir.Это означает, что квантовая теория в каком-то смысле верна.
Bunun anlamı kuantum teorisinin bir anlamda doğru olması gerektiğidir.משמע שתורת הקוונטים צריכה להיות איכשהו נכונה.
Bunun anlamı kuantum teorisinin bir anlamda doğru olması gerektiğidir.وهذا يعني بأن نظرية الكم الفيزيائية يجب أن تكون بقدر ما صحيحة.
Bunun anlamı kuantum teorisinin bir anlamda doğru olması gerektiğidir.しかし、この正確な予測のために必要な仮定は
Bununla gerçekleşecek olan şey, "her şey dahil" gibi bir şey, ama bildiğimiz anlamda değil.Co się w związku z tym teraz pojawia, to pewien rodzaj sztucznej inteligencji, lecz nie w sensie świadomej AI.
Bununla gerçekleşecek olan şey, "her şey dahil" gibi bir şey, ama bildiğimiz anlamda değil.És ami itt történik, az egyfajta MI [mesterséges intelligencia].
Bununla gerçekleşecek olan şey, "her şey dahil" gibi bir şey, ama bildiğimiz anlamda değil.Et ce qui arrive avec cela est une sorte d'intelligence artificielle IA, mais ce n'est pas une IA consciente,
Bununla gerçekleşecek olan şey, "her şey dahil" gibi bir şey, ama bildiğimiz anlamda değil.Und was damit passiert ist eine Art KI, aber nicht KI als bewusste KI
Bununla gerçekleşecek olan şey, "her şey dahil" gibi bir şey, ama bildiğimiz anlamda değil.То, во что она превращается, можно назвать искусственным интеллектом, но не в смысле сознания —
Bunun sebebi agirlikli olarak secmenlerin tutumu, taraftarlarin gercek anlamda konuya asilmamasi.A murit în mare parte din cauză că nu avea votanții de partea ei, lipsea implicarea părţilor interesate.
Bunun sebebi agirlikli olarak secmenlerin tutumu, taraftarlarin gercek anlamda konuya asilmamasi.부결된 원인은 아무래도 유권자의 지지와 이해 당사자의 견인력 부재입니다.
Bunun sebebi agirlikli olarak secmenlerin tutumu, taraftarlarin gercek anlamda konuya asilmamasi.Nebol schválený hlavne pre neprijatie zákonodarcami a aj kvôli nečinnosť záujemcov.
Bunun sebebi agirlikli olarak secmenlerin tutumu, taraftarlarin gercek anlamda konuya asilmamasi.No prosperó en gran medida por falta de aceptación de los electores, y falta de actuación de los interesados.
Bunun sebebi agirlikli olarak secmenlerin tutumu, taraftarlarin gercek anlamda konuya asilmamasi.Przepadł w głównej mierze dlatego, że brakowało wkładu wyborców, brakowało poparcia stron zainteresowanych.
Bunun sebebi agirlikli olarak secmenlerin tutumu, taraftarlarin gercek anlamda konuya asilmamasi.Rancangan itu ditolak terutama karena kurangnya dukungan, kurangnya daya tarik bagi pemangku kepentingan.
Bunun sebebi agirlikli olarak secmenlerin tutumu, taraftarlarin gercek anlamda konuya asilmamasi.Többnyire azért bukott el, mert nem volt mögötte választói támogatás, mert hiányzott az érintettek húzóereje.
Bunun sebebi agirlikli olarak secmenlerin tutumu, taraftarlarin gercek anlamda konuya asilmamasi.Voor een groot deel vanwege het ontbreken van belangstelling van een betrokken achterban.
Bunun sebebi agirlikli olarak secmenlerin tutumu, taraftarlarin gercek anlamda konuya asilmamasi.Κατά κύριο λόγο απορρίφθηκε γιατί δεν έτυχε αποδοχής των εκλογέων, δεν τράβηξε τους ενδιαφερόμενους.
Bunun sebebi agirlikli olarak secmenlerin tutumu, taraftarlarin gercek anlamda konuya asilmamasi.По большему счету, законопроект отклонили из-за недостаточной поддержки избирателей и заинтересованных сторон.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod