Bu anlamda alkolü çok gerilerden de olsa, uyarıcılar (kokain/crack ve amfetaminler) takip etmektedir.V tomto směru za alkoholem daleko zaostávají stimulancia – kokain a crack nebo amfetaminy.
Bu anlamda alkolü çok gerilerden de olsa, uyarıcılar (kokain/crack ve amfetaminler) takip etmektedir.Стимулантите — кокаин/крек и амфетамини, в това отношение остават далеч зад алкохола.
Bu anlamda, balonda uçmak güzel bir metafor.A v tomto zmysle je lietanie na balónoch nádherná metafora.
Bu anlamda, balonda uçmak güzel bir metafor.Dans cette optique, le vol en ballon est une magnifique métaphore.
Bu anlamda, balonda uçmak güzel bir metafor.E in questo senso, volare in aerostato è una bella metafora.
Bu anlamda, balonda uçmak güzel bir metafor.En in die zin is ballonvaren een mooie metafoor.
Bu anlamda, balonda uçmak güzel bir metafor.Ennek értelmében a hőlégballonozás egy gyönyörű metafora.
Bu anlamda, balonda uçmak güzel bir metafor.이러한 관점에서 열기구는 진정 아름다운 은유가 됩니다.
Bu anlamda, balonda uçmak güzel bir metafor.Neste sentido, viajar de balão é uma bonita metáfora.
Bu anlamda, balonda uçmak güzel bir metafor.Och i den bemärkelsen är ballongflygande en vacker metafor.
Bu anlamda, balonda uçmak güzel bir metafor.Şi în acest sens, zburatul cu balonul este o metaforă frumoasă.
Bu anlamda, balonda uçmak güzel bir metafor.Tutaj cudowną metaforę przynosi latanie balonem.
Bu anlamda, balonda uçmak güzel bir metafor.Und in diesem Sinne ist Ballonfahren eine schöne Metapher.
Bu anlamda, balonda uçmak güzel bir metafor.Và trong ý nghĩa đó, chiếc khinh khí cầu như một phép ẩn dụ tuyệt vời.
Bu anlamda, balonda uçmak güzel bir metafor.V tomto smyslu je balonové létání nádhernou metaforou.
Bu anlamda, balonda uçmak güzel bir metafor.Y en ese sentido volar en globo es una metáfora hermosa.
Bu anlamda, balonda uçmak güzel bir metafor.В този смисъл летенето с балон е красива метафора.
Bu anlamda, balonda uçmak güzel bir metafor.И в этом смысле, воздухоплавание - отличная метафора.
Bu anlamda, balonda uçmak güzel bir metafor.וריחוף בכדורים פורחים היא מטאפורה מעולה לנושא.
Bu anlamda, balonda uçmak güzel bir metafor.وفي هذا المشهد نرى بالمنطاد اسقاط مميز
Bu anlamda, balonda uçmak güzel bir metafor.人生の素晴らしい「たとえ」です なぜなら気球は 人生と同じく
Bu anlamda bir trans içinde olduklarını gösterir Bununla ilgili söyleyeceğim her şey bunlardan ibarettir.Donc, c'est tout ce que je dirai de cela.
Bu anlamda bir trans içinde olduklarını gösterir Bununla ilgili söyleyeceğim her şey bunlardan ibarettir.Eso es todo lo que diré al respecto.
Bu anlamda bir trans içinde olduklarını gösterir Bununla ilgili söyleyeceğim her şey bunlardan ibarettir.Questo è tutto ciò che dirò su quest'argomento.
Bu anlamda bir trans içinde olduklarını gösterir Bununla ilgili söyleyeceğim her şey bunlardan ibarettir.Само това ще кажа по въпроса.
Bu anlamda bir trans içinde olduklarını gösterir직접적으로 관련이 있다는 것을 느끼게 하기 위해서는 말이죠.
Bu anlamda bir trans içinde olduklarını gösterirשהם בטרנס בכל הקשור לזה.
Bu anlamda bir trans içinde olduklarını gösterirغفلتهم عنه.
Bu anlamda bir trans içinde olduklarını gösterirそれが 私がお伝えしたい事です
Bu anlamda, doku mühendisleri kimlik bunalımı yaşıyorlar diyebiliriz.조직공학은 어떤 정체성의 문제가 있다고 할 수 있는데,
Bu anlamda, doku mühendisleri kimlik bunalımı yaşıyorlar diyebiliriz.V istom zmysle majú technológovia tkanív trochu krízu identity,
Bu anlamda, doku mühendisleri kimlik bunalımı yaşıyorlar diyebiliriz.В этом смысле, тут появляется некий кризис с определением того, кто такой тканевый инженер.
Bu anlamda, doku mühendisleri kimlik bunalımı yaşıyorlar diyebiliriz.במובן מסויים, למהנדסי רקמות יש משבר זהות קטן פה,
Bu anlamda, doku mühendisleri kimlik bunalımı yaşıyorlar diyebiliriz.بمعنى أن مهندسي الخلايا لديهم نوع من أزمة الهوية هنا،
Bu anlamda, doku mühendisleri kimlik bunalımı yaşıyorlar diyebiliriz.構造工学者は
Bu anlamda, seçici önleme kavramının uyuşturucu kullanımına odaklanmaması ve uyuşturucuEbből a szempontból hasznos, hogy a célzott megelőzés nem teszi központi kérdéssé, és nem is bélyegzi meg
Bu anlamda, seçici önleme kavramının uyuşturucu kullanımına odaklanmaması ve uyuşturucuI Italien har många projekt som prioritet att skydda barn, mödrar och invandrarfamiljer eller människor
Bu anlamda, seçici önleme kavramının uyuşturucu kullanımına odaklanmaması ve uyuşturucuIn diesem Zusammenhang ist es sinnvoll, dass der selektive Präventionsansatz den
Bu anlamda tam olduğunu düşündüğünüz algoritmaların kutucuklarını işaretleyin.Cliccate sugli algoritmi che pensate siano completi in questo senso.
Bu anlamda tam olduğunu düşündüğünüz algoritmaların kutucuklarını işaretleyin.Cocher les cases pour les algorithmes que vous croyez complets dans ce sens.
Bu anlamda tam olduğunu düşündüğünüz algoritmaların kutucuklarını işaretleyin.Haken sie alle Kästchen der Algorithmen ab, die Sie für in diesem Sinne vollständig halten.
Bu anlamda tam olduğunu düşündüğünüz algoritmaların kutucuklarını işaretleyin.Markera i kryssrutorna för de algoritmer som du tror är kompletta i denna mening.
Bu anlamda tam olduğunu düşündüğünüz algoritmaların kutucuklarını işaretleyin.Marker med tjek-bokse hvilke algoritmer du mener er således komplette.
Bu anlamda tam olduğunu düşündüğünüz algoritmaların kutucuklarını işaretleyin.Zaškrtněte check boxy u algoritmů o kterých se domníváte, že jsou v tomto smyslu kompletní.
Bu anlamda tam olduğunu düşündüğünüz algoritmaların kutucuklarını işaretleyin.Zaškrtnite políčka pre algoritmy, o ktorých si myslíte, že sú v tomto zmysle úplné.
Bu anlamda tam olduğunu düşündüğünüz algoritmaların kutucuklarını işaretleyin.Zaznacz, które algorytmy są Twoim zdaniem kompletne w przedstawionym przed chwilą sensie.
Bu anlamda tam olduğunu düşündüğünüz algoritmaların kutucuklarını işaretleyin.Пометьте те алгоритмы, которые по вашему мнению полные в этом смысле.
Bu anlamda tam olduğunu düşündüğünüz algoritmaların kutucuklarını işaretleyin.סמנו את התיבות עבור האלגוריתמים שאתם מאמינים שהם שלמים.
Bu arada, çok büyük bir anlamdan bahsetmediğimizi de belirtelimDan omong-omong, kami harus tunjukkan bahwa ini bukanlah makna yang besar.
Bu arada, çok büyük bir anlamdan bahsetmediğimizi de belirtelimE a propósito, convém assinalar que isto não era algo muito significativo.
Bu arada, çok büyük bir anlamdan bahsetmediğimizi de belirtelimE comunque, è giusto sottolineare che non ha un gran valore.
Bu arada, çok büyük bir anlamdan bahsetmediğimizi de belirtelimEt d'ailleurs, il faut remarquer que ce n'était pas d'une grande portée.
Bu arada, çok büyük bir anlamdan bahsetmediğimizi de belirtelimFörresten, vi ska påpeka att det här inte handlade om så allvarliga saker.
Bu arada, çok büyük bir anlamdan bahsetmediğimizi de belirtelim그건 그렇고, 우리는 이게 큰 의미가 있는 일이 아니라는 점을 알아야 합니다.
Bu arada, çok büyük bir anlamdan bahsetmediğimizi de belirtelimMellesleg ki kell emelnünk, hogy ez nem volt egy mély jelentés.
Bu arada, çok büyük bir anlamdan bahsetmediğimizi de belirtelimNależy zaznaczyć, że ta sytuacja nie była jakaś znacząca.
Bu arada, çok büyük bir anlamdan bahsetmediğimizi de belirtelimOg for øvrigt, bør vi nævne at dette ikke var af stor betydning.
Bu arada, çok büyük bir anlamdan bahsetmediğimizi de belirtelimȘi apropo, observați că nu aveau vreun scop măreț.
Bu arada, çok büyük bir anlamdan bahsetmediğimizi de belirtelimTussen haakjes: ik moet zeggen dat dit geen grote betekenis had.
Bu arada, çok büyük bir anlamdan bahsetmediğimizi de belirtelimUnd übrigens sollten wir darauf hinweisen, dass diese Tätigkeit keine große Bedeutung hatte.