Ana içeriğe geç
Sözlük

anlamda ile cümle

anlamda kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Modern anlamda, savaşlarda kullanılan ilk kimyasal silah olarak bilinen bir yakıcı gazdır.It was the first widely reported use of chemical weapons in the war.
Aynı şekilde onu bir anlamda öldüren Ajan Smith'de.Kane was also eliminated by Henry in the same way.
Her anlamda yardımcı olmaya çalışır.He decides to help her at all cost.
Bölgesel anlamda bugünkü Benin'de yer almaktaydı.Territory located in present-day Benin.
Direnişçiler, siyasal karşıtlığı gerçek anlamda harekete geçiremedi.Politicians and other opinion leaders could not take him seriously.
Albüm, genel anlamda agresif şarkılarla balladlar arasında gidip gelmektedir.It was noted that the album shifts between aggressive songs and ballads.
Bir anlamda bu teknik amerikan yaşam tarzından antik Yunanistan'a uzanan bir yolculuktur.To a greater or lesser extent, they share a North American way of living.
Bu anlamda tren hattının İZBAN projesinin öncülü olduğu söylenebilir.It concluded that it was likely that the passenger train overran a red signal.
Hem de o zamana kadar ciddi anlamda çizimler yapmamıştır.He did not yet take painting seriously.
Geleneksel anlamda yayın havadan radyo dalgaları ile gerçekleştirilir.A Mind Forever Wandering Old Time Radio.
Fakat mutlak (ideal) anlamda böyle bir modelin de uygulanabilirliği şu an için mümkün değildir.The concept of this kind of arrangement seems impossible today.
Kok; gerçek anlamda bir kömür değildir.Anyway, I'm not really a metal dude.
Bu anlamda pars kedisi, kıyıya yakın küçük adacıklarda yerleşim kurabilir.It will carry a single cowboy quickly around the ranch for small chores.
Daha sınırlı anlamda ise spora çok fazla katkı sağlamış bireydir.Even today many people depend feel tightly connected to the sport.
Bu bir anlamda Titan'ın atmosferinin titreşen iki ayrı bölgeye ayrılması demektir.This splits Titan's atmosphere to some extent into two separate radio-resonating chambers.
Klasik edebi anlamdaki epikler gibi pek çok epik film kahraman bir karaktere odaklanır.Like epics in the classical literary sense it is often focused on a heroic character.
Kia gerçek anlamda atılımını bu noktadan sonra gerçekleştirmiştir.In principle, this meant that de facto abolition had occurred from that point onward.
İyi vakit geçirtiyor ama gerçek anlamda heyecanlandırmıyor.The play is rather trite and does not hinge correctly, but is excellently acted.
Böylece, şehir ekonomik ve demografik anlamda büyük bir dönüşüm yaşadı.Today the town is experiencing a rapid period of growth, both economically and demographically.
Veri kalitesi, en genel anlamda, kaydedilen verilerin güvenilir ve kullanılabilir olması demektir.It is important that data obtained through ediscovery to be reliable, and therefore admissible.
Bir anlamda hükümet programı cumhurbaşkanı tarafından parlamentoya okunmuş olmaktadır.Instead legislative authority via an Act of Parliament was required by the Government.
Ama asla kendileri mit değildir çünkü derinlikten, kutsal anlamdan ve dini yönden yoksundurlar.He is never abstract but is true to the objects and their divine order.
Buna göre ideoloji, en genel anlamda "yanlış bilinç"tir.For, otherwise, it would only be, at best, an essentially "contestable" concept.
Ancak buradaki Batı bugünkü anlamda batı değil Çin'in batısıydı.That is, the new focus was on China, not the West.
Şekli anlamda, anayasa değildir.The style of writing does not seem to be his.
Biyolojik anlamda, iki cinsiyet vardır: Kadın ve erkek.Kabyle has two genders: masculine and feminine.
Temelinde idealist bir söylemdir, ancak günümüzde küçümseyici bir anlamda kullanılmaktadır.Originally idealistic, it is now used mainly sardonically.
Ciddi anlamda, insanları rahatsız eder.It would upset people.
Ancak askeri terminolojide daha geniş bir anlamda kullanılmaktadır.However, there have been significant clarifications in terminology throughout.
Film, ticari anlamda başarılı olamadı.The film did not succeed commercially.
Smith ayrıca, yermerkezliliğin rölativistik anlamda iyileştirmesi yönünde bir tutum almıştır.Smith maintained that a laissez-faire economy would naturally correct itself over time.
Bir anlamda sihrin kimyasını simyadan ayırmalıyız.We need to separate the chemistry of magic from the alchemy, as it were.
Genel anlamda, gelişmekte olan bir bilim tamamlanmamıştır.Typically, a flourishing science is incomplete.
Ekonomik anlamda kapital ekonomiyi benimser.Capitalism: A Treatise on Economics.
Böylelikle grup da müzikal anlamda değişikliğe uğradı.Additionally, the band underwent a change in sound.
Tarafsızlık bazı görüşlere göre mutlak anlamda mümkün değildir.That is, tolerating oneself to be imperfect in some parts.
Genel anlamda deniz için kullanılır.It is suitable for use in a marine environment.
Yormak fiili bu anlamda kullanılır.The shoulder lean is used in this stance.
Bu anlamda tam bir kozmopolitandır.In this respect, she was a real cosmopolitan artist.
Bunun yanı sıra etnik anlamda beş tane Güney Kafkas halkı vardır.This is true in spite of Nova Scotia's being some fifteen parallels south.
Ve bununla ilgili bir anlamda kötü hissettim.And I've always felt bad about it, in a sense.
Yani beyin gücü 60'a kadar artıyor, ve 60'dan sonra, bir anlamda düşüyor.So, brain strength increases up to 60, and then after 60, it sort of goes down.
Yanılsamayı mecazi anlamda düşünmenizi istiyorum.I want you to think about illusion as a metaphor.
"Eşcinsel" sözcüğünü farklı anlamda kullanıyorlar. "Sen eşcinselsin.- My friends talk about it all the time.
İnsanlığın sürekliliği, kesinlikle, ancak daha büyük anlamda, hayat ağının kendisinin.The continuum of humanity, sure, but in a larger sense, the web of life itself.
Şimdi bir hukuki anlamda, hesap numaraları gerçekten para değil. AmaNow in a legal sense, the numbers in your account aren't really money at all.
Bir anlamda, kitlece düzenlenmiş yaratıcılığı edinmek için hesaplama evrenini kullanabiliriz.In a sense, we can use the computational universe to get mass customized creativity.
Tüketim, bu anlamda üretici potansiyellerinin ifadesidir.Consumption, in that sense, is an expression of their productive potential.
Bu, internetin siyasi anlamda yetiţkinliđe eriţtiđi gündü.This was the moment when the internet had grown up, politically.
Kromozom gerçek anlamda dağılmış.The chromosome is literally blown apart.
Bağımsız Diplomat geniş bir anlamda bunun bir örneği gibi.And Independent Diplomat is a kind of example of this in a sort of loose way.
- hayır, gerçekten öyle, mecazi anlamda değil.-We just sized -- no, really, I mean that, literally.
Gerçek anlamda kendini bilmek...In the real sense, if you can know yourself...
Kisisel anlamda da bu durtulere ihtiyacimiz var.At a personal level, we need these nudges too.
Yani bir anlamda, var olan bir ihtiyacı ele alıp çözümler göstermiştik.So in a way, we had taken pre-existing needs and shown solutions.
Bir anlamda resme baktığımızda kendimizi evimizdeymiş gibi hissetmemizi istemiş.He is in a sense inviting us to feel right at home.
Şirketler bir anlamda kredilerinin sabit ve değişken yapılarını takas ettilerThey have kind of swapped the fixed and variable natures of their loans.
En tepedeki nokta, bu gerçek anlamda tek haneli toplama.That top node right there, that's literally single digit addition.
Ve öğretmenin yaptığı şey ise gerçek anlamda gelip,And what the teacher does is literally just say,
Ve gördüğünüz şey bu anlamda küresel bir sınıf olma yolunda ilerliyor.And I think what you'll see emerging is this notion of a global one-world classroom.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod