Geniş anlamda, çocukları okullarda ve evde fiziksel cezalarla disiplin altına almayı da içerir.Additionally, corporal punishment is still used to discipline children at school and at home.
Şarkılar genelde geleneksel anlamdaki tempo veya ritimden yoksundur ve tipik olarak çok uzundur.Songs often lack beat or rhythm in the traditional sense and are typically very long.
Şehrin Amerikan Konservatuvar Tiyatrosu'nda geniş anlamda eğitim almıştır.He studied extensively at the city's American Conservatory Theater.
Ertesi gün "Scheiße"yi yazdı, bir açıklamasında "Şarkıda bir anlamda 'bok, iyidir' demek istedim.The next day, she wrote "Scheiße", stating that she "meant like 'shit, it's good.'
Ahlaki doğruluk erdemli olmakla bu anlamda bir tutulur.His life can now be meaningfully and truthfully oriented toward righteousness.
Böylece İspanya, askerî ve politik anlamda ikiye ayrıldı.Spain was thus left militarily and politically divided.
Batman eleştirel ve finansal anlamda başarı sağlayıp, 400 milyon doların üstünde hasılat yaptı.Batman was a critical and financial success, earning over $400 million in box office totals.
Bu anlamda daha orta ağırlıktaki bebekler daha sık hayatta kalırlar.Infants of a more medium weight survive much more often.
Bu genel anlamda Guelfoların ikiye bölünmesine yol açtı.At the eleventh hour he decided to split the two.
Sadece Âşıklar Hayatta Kalır eleştirel anlamda oldukça iyi bir sonuç çıkardı.I've seen some people make fools of themselves in a most delightful way.
Her anlamda ondan birçok şey öğrenebilirsiniz.You can learn quite a bit from him.
Elden çıkarma yörüngesi ile aynı anlamdadır.Also a synonym for Disposal orbit.
İdeal MDH’de, Lenz Kanunu sıvının bir anlamda manyetik alan çizgilerine bağlı olduğunu dikte eder.In ideal MHD, Lenz's law dictates that the fluid is in a sense tied to the magnetic field lines.
Zikir, bir anlamda alınan her nefes için Allah'a teşekkür etmektir.Every saying of 'Praise be to Allah' is charity.
Dar anlamda aile (evlilik birliği); sadece eşlerden oluşan birlikten meydana gelir.The practice then being that inheritance are shared (na afo nne) according to wives.
Terim, diğer ülkelerde de benzer anlamda kullanılmaktadır.The term is also used in other countries.
Bu anlamda Evren de büyük bir evdir.The cellar is also one large space.
Fakat tarihi anlamda ilgili değillerdir."It has nothing to do with the historical meaning.
Müzikal anlamda getirebileceklerinin sınırı yok.They did not have a musical background.
Özellikle pozitivist anlamda deneyciliği değerlendirmişlerdir.Analysis in Positive Characteristic.
Kalite mutlak anlamda en iyi, en sağlam, en dayanıklı, en güzel değildir.The animal, a female, is in excellent condition and fairly quiet.
Avrupa'da bugünkü anlamda ilk cezaevi 16. yüzyılda Hollanda'da açıldı.The prison system started in Europe in the 16th Century.
Uluslararası anlamda B'Day, oldukça olumlu reaksiyon aldı.Compared to the Europa S, the SE received a fairly positive response.
Fakat, birkaç sene boyunca cinsel anlamda beraber olmadılar.And she had not had any sexual relations in some time.
2005 yılında kurulması hedeflenen parti resmi anlamda kurulamadı.It was not until 2005 that a credible national assembly was finally organized.
Gençliğinde müzikal anlamda örnek aldığı kişi John Coltrane'dir.As a youth he was inspired by the music of John Coltrane.
Yani, bir anlamda, First Arsch gizli bir gruptu.For this reason the first type hints at a private use.
Arcadius bu sırada beş veya altı yaşındaydı ve gerçek anlamda bir yetkisi yoktu.The boy was still only five or six years old and held no actual authority.
Günümüzde kabul gören yaklaşım ise, gerçek anlamda hukuk (hak/adalet) üstünlüğüdür.Among these "Das ist der Tag des Herrn" ("The Lord's Day") may be named as the most excellent.
Bununla birlikte, onun için gerçek anlamda tehlike oluşturan şey hastalığı idi.However, it is revealed that her behavior in Crisis was, in fact, her genuine behavior.
Rueda birden fazla anlamda kullanılır: Rueda de Casino, salsa türevi bir halka dansı.Rueda de Casino (Rueda) is a particular type of Salsa round dance, born from Casino.
Müzikal anlamda yaşanan tartışmaların ardından Wright, Pink Floyd'u 1979'da terketti.Following creative tensions, Wright left Pink Floyd in 1979, followed by Waters in 1985.
Yani olumsuz anlamda kullanılmıştır.It was originally used exclusively in a negative sense.
Askeri anlamda ise Adolf Hitler için büyük bir zafer olmuştur.There can be no doubt that it is a tremendous victory for Herr Hitler.
Gerçekte ne amigdalin ne de laetril gibi türevleri hiçbir anlamda vitamin değildir.Neither amygdalin nor laetrile is a vitamin.
Bu anlamda, zaman, takvim üzerinde gün geçişi de içerir.In this sense, time also includes the passing of days on the calendar.
Sosyoloji alanında gerçek anlamda ilk işlevselci sosyologdur.He was in many ways the first true sociological functionalist.
Bu anlamda tekrar dirilme inançları vardır.With this success came their own self-belief again.
Bu bir anlamda ebelik tir.This is, in one sense, abhorrent.
("Şans" genellikle olumlu anlamda kullanılır.The term "light railway" is generally used in a positive manner.
Teorinin modern haliyle genel anlamda kabul görmesi bu yayın aracılığıyla olmuştur.The general modern acceptance of the principle stems from this publication.
Bu anlamda, “kişinin kendisi olmasının koşulu, kim olduğunu hiç mi hiç bilmemesidir. ”Actually, the fastest way of knowing who you are is to know who you're not".
Bu bakımdan, geniş anlamda, tarihsel dil bilgisi anlayışı vardır.In a deep sense, we only learn language once.
Bir sözcüğü gerçek anlamının dışında bir anlamda kullanmak için düşünülen ilgi.Figure of speech that uses a word aside from its literal meaning.
PHP/FI yardımıyla basit anlamda dinamik web siteleri oluşturmak oldukça kolaydı.PHP/FI could be used to build simple, dynamic web applications.
Dar anlamda yatırım, yatırım mallarının satın alınması şeklindeki yatırım harcamasıdır.However, this article focuses specifically on investment in financial assets.
Ancak kurulan devlet, uluslararası anlamda tanınmadı.However, the cabinet is not internationally recognized.
Bir anlamda bu tanım metropolitan alan tanımıdır.In some sense, this definition is approximately the metropolitan area.
Bu şarkı halen grubun ticari anlamda en başarılı şarkısıdır.It remains the group's most commercially successful song.
Bazı durumlarda ise nötr bir tanımlayıcı anlamda ya da ayılarla karşılaştırmada kullanılır.Accordingly, the description is used separately or comparatively for the cultivars.
Kendisi gerçek anlamda uluslararası bir sanatçıdır.He is an internationally exhibited artist.
Bu anlamda danışan analiste yükleme yapabilsin.What matters is we built the ansible.
24:5 Bu kişiden cemaatsel veya askeri anlamda katılım bekleme Deut.24:5 Not to demand from the above any involvement, communal or military — Deut.
Bu anlamda kurucu etkisi, genetik sürüklenmenin özel bir formudur.This outcome is actually the genetic drift itself.
Elektronik Sanat büyük ölçüde bilgisayar sanatı ve dijital sanat ile aynı anlamda kullanılır.The term electronic art is almost synonymous to computer art and digital art.
Taraftarlarının aksine iki kulüp arasında olumsuz anlamda bir çekişme yoktur.The opposing side, if they wish, may refuse to take two serves.
G41, ticari anlamda çok fazla başarı gösterememiştir.The GX4000 was not successful commercially.
Savaşlar Sırpları ekonomik anlamda olumsuz etkiliyordu.Postwar political developments affected Slovaks less favorably.
Genel anlamda bakılırsa bir yayla köyü görünümündedir.From the other directions it looks like a rocky peak.
Bu anlamda kullanım alanı için en uygun noktayı bulmak esastır.One way of doing this is knowing the proper location to set up camp.