Ana içeriğe geç
Sözlük

anlamda ile cümle

anlamda kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Ama en azından yeterli bir anlamda vereceğini düşünüyorum eğim problemleri başlayabilir.Dar cred că voi da cel puţin destul de un sentiment care ai putea începe problemele panta.
Ama en azından yeterli bir anlamda vereceğini düşünüyorum eğim problemleri başlayabilir.Forhåbentligt har den her video været nok hjælp til, at man kan kigge på opgaverne om hældning.
Ama en azından yeterli bir anlamda vereceğini düşünüyorum eğim problemleri başlayabilir.하지만 이 정도면 기울기에 대한 감을 대충 잡았을 것 같네요.
Ama en azından yeterli bir anlamda vereceğini düşünüyorum eğim problemleri başlayabilir.Maar ik denk dat dit je zeker een idee geeft hoe je dit soort vragen over hellingsgraad aanpakt.
Ama en azından yeterli bir anlamda vereceğini düşünüyorum eğim problemleri başlayabilir.Ma penso ti dia almeno abbastanza un senso del fatto che puoi iniziare i problemi sulla pendenza.
Ama en azından yeterli bir anlamda vereceğini düşünüyorum eğim problemleri başlayabilir.Mutta luulen, että tuo antaa sinulla ainakin tarpeeksi ymmärrystä jotta voit aloittaa kulmakerrointehtävät.
Ama en azından yeterli bir anlamda vereceğini düşünüyorum eğim problemleri başlayabilir.Snad vám to dávalo aspoň trochu smysl, abyste mohli začít řešit problémy se směrnicemi.
Ama en azından yeterli bir anlamda vereceğini düşünüyorum eğim problemleri başlayabilir.Но мисля, че това ще ви даде най-малко достатъчно усещане, за да можете да започнете със задачите за наклон.
Ama en azından yeterli bir anlamda vereceğini düşünüyorum eğim problemleri başlayabilir.لكني اعتقد ان هذا سيعطيكم شعوراً طيباً بأنكم تستطيعون البدء بحل مسائل الميل
Ama en azından yeterli bir anlamda vereceğini düşünüyorum eğim problemleri başlayabilir.傾きの問題に取り組める判断力を。 次回は、次の事について解説しようと思います。
Ama genel anlamda, bu gürültü sinyali bozan bir şeydir.Ale bardziej ogólnie: ten hałas zakłóca sygnał.
Ama genel anlamda, bu gürültü sinyali bozan bir şeydir.De általánosabb értelemben ez a zaj valami olyan, ami lerontja a jelet.
Ama genel anlamda, bu gürültü sinyali bozan bir şeydir.Ganz allgemein stört so ein Rauschen das Signal.
Ama genel anlamda, bu gürültü sinyali bozan bir şeydir.În general, zgomotul e ceva ce modifică semnalul.
Ama genel anlamda, bu gürültü sinyali bozan bir şeydir.일반적으로, 잡음은 신호 감지를 방해합니다.
Ama genel anlamda, bu gürültü sinyali bozan bir şeydir.Maar meer in het algemeen, deze ruis is iets dat het signaal stoort.
Ama genel anlamda, bu gürültü sinyali bozan bir şeydir.Ma in linea generale, questo rumore è qualcosa che altera il segnale.
Ama genel anlamda, bu gürültü sinyali bozan bir şeydir.Mais plus généralement, le bruit est quelque chose qui corrompt le signal.
Ama genel anlamda, bu gürültü sinyali bozan bir şeydir.Mas, mais genericamente, este ruído é algo que corrompe um sinal.
Ama genel anlamda, bu gürültü sinyali bozan bir şeydir.Nhưng xét trên diện rộng hơn, tiếng nhiễu này là cái gì đó có thể gây gián đoạn tín hiệu.
Ama genel anlamda, bu gürültü sinyali bozan bir şeydir.Obecněji vzato je ale šum něco, co ruší signál.
Ama genel anlamda, bu gürültü sinyali bozan bir şeydir.Pero en un sentido mas amplio, este sonido es algo que corrompe la señal.
Ama genel anlamda, bu gürültü sinyali bozan bir şeydir.Všeobecne je ale šum niečo, čo ruší signál.
Ama genel anlamda, bu gürültü sinyali bozan bir şeydir.Αλλά γενικότερα, αυτός ο θόρυβος είναι κάτι που αλλοιώνει το σήμα.
Ama genel anlamda, bu gürültü sinyali bozan bir şeydir.Але в цілому, цей шум є те, що псує сигнал.
Ama genel anlamda, bu gürültü sinyali bozan bir şeydir.Но в целом, этот шум искажает сигнал.
Ama genel anlamda, bu gürültü sinyali bozan bir şeydir.Но общо казано, този шум е нещо, което заглушава сигнала.
Ama genel anlamda, bu gürültü sinyali bozan bir şeydir.באופן יותר כללי, רעש כזה הורס את האות.
Ama genel anlamda, bu gürültü sinyali bozan bir şeydir.ولكن بشكل عام، هذا الضجيج هو شيء يفسد الإشارة.
Ama genel anlamda, bu gürültü sinyali bozan bir şeydir.例を挙げると 机の下に手を置いて
Ama genel anlamda, kanser karşısında bir başarı kazanmış değiliz.Aber im Allgemeinen haben wir im Krieg gegen den Krebs gar nichts bewirkt.
Ama genel anlamda, kanser karşısında bir başarı kazanmış değiliz.Ale, ogólnie rzecz biorąc, nie wywarliśmy wpływu w walce z nowotworami.
Ama genel anlamda, kanser karşısında bir başarı kazanmış değiliz.Dar în general, nu am avut deloc un impact în războiul cu cancerul.
Ama genel anlamda, kanser karşısında bir başarı kazanmış değiliz.De általánosan azt kell mondjuk, hogy nem értünk el nagy változást a rák elleni harcban.
Ama genel anlamda, kanser karşısında bir başarı kazanmış değiliz.하지만 전반적으로 볼 때 우리는 암과의 전쟁에서 어떠한 승리도 이루어내지 못했습니다.
Ama genel anlamda, kanser karşısında bir başarı kazanmış değiliz.Maar in het algemeen hebben we in de oorlog tegen kanker niet veel terrein gewonnen.
Ama genel anlamda, kanser karşısında bir başarı kazanmış değiliz.Ma in generale non si è progrediti nella guerra contro il cancro.
Ama genel anlamda, kanser karşısında bir başarı kazanmış değiliz.Mais, en géneral, nous n'avons eu aucun impact dans la guerre contre le cancer.
Ama genel anlamda, kanser karşısında bir başarı kazanmış değiliz.Mas, no geral, não tivemos impacto na guerra contra o cancro.
Ama genel anlamda, kanser karşısında bir başarı kazanmış değiliz.Pero, en general no hemos avanzado en la guerra contra el cáncer en absoluto.
Ama genel anlamda, kanser karşısında bir başarı kazanmış değiliz.Но в целом, мы не достигли новых вершин в борьбе в раком.
Ama genel anlamda, kanser karşısında bir başarı kazanmış değiliz.Но като цяло не сме прездизвикали никакъв ефект във войната с рака.
Ama genel anlamda, kanser karşısında bir başarı kazanmış değiliz.אבל, באופן כללי, לא ניתן לומר כלל כי רשמנו הצלחה במלחמה במחלת הסרטן.
Ama genel anlamda, kanser karşısında bir başarı kazanmış değiliz.ولكننا لم نصنع اختلافاً في حربنا على السرطان بشكلٍ عام
Ama genel anlamda, kanser karşısında bir başarı kazanmış değiliz.そこで今日は皆さんに
Ama gerçekten dikkat çekmek istediğim her anlamda, başarı, evet.Ale chcem zdôrazniť, že úspech je dôležitý.
Ama gerçekten dikkat çekmek istediğim her anlamda, başarı, evet.Ale co bych rád zdůraznil, je to, že -- úspěch, rozhodně ano.
Ama gerçekten dikkat çekmek istediğim her anlamda, başarı, evet.Ale co naprawdę chciałbym podkreślić oczywiście, sukces, jak najbardziej.
Ama gerçekten dikkat çekmek istediğim her anlamda, başarı, evet.Dar ceea ce vreau să accentuez este da, succes, cu siguranţă.
Ama gerçekten dikkat çekmek istediğim her anlamda, başarı, evet.De amit nagyon szeretnék kihangsúlyozni, az természetesen a siker, igen.
Ama gerçekten dikkat çekmek istediğim her anlamda, başarı, evet.Doch was ich wirklich betonen möchte: Erfolg - auf jeden Fall. Ja!
Ama gerçekten dikkat çekmek istediğim her anlamda, başarı, evet.Jag avslutar här. Men jag vill betona att-
Ama gerçekten dikkat çekmek istediğim her anlamda, başarı, evet.제가 정말 강조하고 싶은 건 반드시 성공하시라는 겁니다.
Ama gerçekten dikkat çekmek istediğim her anlamda, başarı, evet.Ma ciò che realmente voglio ribadire con tutti i mezzi è: sì al successo.
Ama gerçekten dikkat çekmek istediğim her anlamda, başarı, evet.Mais ce que je veux réellement souligner je vous en prie, succès, oui.
Ama gerçekten dikkat çekmek istediğim her anlamda, başarı, evet.Mas aquilo que quero sublinhar é, sucesso, claro, sim.
Ama gerçekten dikkat çekmek istediğim her anlamda, başarı, evet.Mutta haluan todella painottaa, että menestys, sanon sille kyllä.
Ama gerçekten dikkat çekmek istediğim her anlamda, başarı, evet.Nhưng điều tôi thực sự muốn nhấn mạnh là thành công, vâng
Ama gerçekten dikkat çekmek istediğim her anlamda, başarı, evet.Satu hal yang mau kutekankan adalah sukses itu tentu saja penting.
Ama gerçekten dikkat çekmek istediğim her anlamda, başarı, evet.To, kar hočem dejansko poudariti, je vsekakor uspeh.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod