Ancak, genel anlamda 3-12 yaş arası öğrenciler içindir.Klaveriõppesse võetakse õppima 6–12-aastaseid õpilasi.
Biyolojik anlamda, iki cinsiyet vardır: Kadın ve erkek.Keeles on kaks grammatilist sugu: mees- ja naissugu.
Bir anlamda Cerh şahitliğin reddedilmesi anlamına gelmektedir.Tõeskeptitsism eitab ka tõeste väidete olemasolu.
Adem'in yaratılışı gibi, bir anlamda Mathew da yeniden doğuyor.Stejně jako byl vytvořen Adam, tak je Matouš vytvořen znovu.
Adem'in yaratılışı gibi, bir anlamda Mathew da yeniden doğuyor.Так як створили Адама, так і повернули до життя Матвія.
Afrika'da yaşamak uçta olmaktır, mecazi ve gerçek anlamda 2008'den önceki bağlantıyı düşündüğünüzde.아프리카에 산다는 것은 비유하자면 벼랑끝에 서있는 것과 같습니다. 하지만 2008년 이전의 연결성을 생각한다면 꼭 비유적인 표현만은 아니지요.
Afrika'da yaşamak uçta olmaktır, mecazi ve gerçek anlamda 2008'den önceki bağlantıyı düşündüğünüzde.לחיות באפריקה זה להיות על הקצה, באופן מטאפורי, וגם באופן מילולי כשחושבים במושגים של חיבוריות לפני 2008.
Afrika'da yaşamak uçta olmaktır, mecazi ve gerçek anlamda 2008'den önceki bağlantıyı düşündüğünüzde.إن العيش في افريقيا هو بمثابة العيش على الحافة مجازا، وحرفيا إلى حد بعيد عندما نتذكر وسائل الاتصال قبل 2008.
Afrika'da yaşamak uçta olmaktır, mecazi ve gerçek anlamda 2008'den önceki bağlantıyı düşündüğünüzde.喩える人もいますが 実際そうなんです 2008年以前のインターネットの 接続状況は まさにそうでした 人間の知的技術的な革新が
Afrika'nın gerçek anlamda güçlenmesi için, daha ileriye yönelmeliyiz, başka sanayilere.Aby Afrika mohla byť skutočne udržateľná, musíme sa pohnúť aj k iným odvetviam priemyslu.
Afrika'nın gerçek anlamda güçlenmesi için, daha ileriye yönelmeliyiz, başka sanayilere.Aby Afryka była samowystarczalna musimy sięgnąć dalej, do innych branż.
Afrika'nın gerçek anlamda güçlenmesi için, daha ileriye yönelmeliyiz, başka sanayilere.Ca Africa să devină într-adevăr sustenabilă, trebuie să mergem mai departe, spre alte industrii.
Afrika'nın gerçek anlamda güçlenmesi için, daha ileriye yönelmeliyiz, başka sanayilere.아프리카가 진실로 지속가능해지려면 다른 산업으로 넘어가야 합니다
Afrika'nın gerçek anlamda güçlenmesi için, daha ileriye yönelmeliyiz, başka sanayilere.Para que África sea realmente sostenible, tenemos que ir más allá, hacia otras industrias.
Afrika'nın gerçek anlamda güçlenmesi için, daha ileriye yönelmeliyiz, başka sanayilere.Perché l'Africa sia veramente sostenibile, dobbiamo andare oltre, ad altri settori.
Afrika'nın gerçek anlamda güçlenmesi için, daha ileriye yönelmeliyiz, başka sanayilere.Pour l'Afrique pour être vraiment durable, nous devons aller au-delà, à d'autres industries.
Afrika'nın gerçek anlamda güçlenmesi için, daha ileriye yönelmeliyiz, başka sanayilere.Wenn Afrika wirklich zukunftsfähig sein soll, dann müssen wir uns zu anderen Industrien bewegen.
Afrika'nın gerçek anlamda güçlenmesi için, daha ileriye yönelmeliyiz, başka sanayilere.Για να είναι πραγματικά βιώσιμη η Αφρική, πρέπει να κινηθούμε σε άλλες βιομηχανίες.
Afrika'nın gerçek anlamda güçlenmesi için, daha ileriye yönelmeliyiz, başka sanayilere.Для того чтобы Африка устойчиво развивалась, нужно двигаться за пределы этих промышленностей.
Afrika'nın gerçek anlamda güçlenmesi için, daha ileriye yönelmeliyiz, başka sanayilere.За да бъде Африка истински устойчива, трябва да се придвижим отвъд, към други отрасли.
Afrika'nın gerçek anlamda güçlenmesi için, daha ileriye yönelmeliyiz, başka sanayilere.אם אפריקה רוצה באמת להחזיק לאורך זמן עלינו לנוע לעבר תעשיות אחרות
Afrika'nın gerçek anlamda güçlenmesi için, daha ileriye yönelmeliyiz, başka sanayilere.من أجل أن تصبح أفريقيا مستدامة حقا، علينا أن نتجاوزها ، إلى غيرها من الصناعات.
Afrika'nın gerçek anlamda güçlenmesi için, daha ileriye yönelmeliyiz, başka sanayilere.商品から離れて他の産業に移動しなければなりません ですから、このような考えは早急にやめましょう
Ama aşık olduğunuz vakit, onu cinsel anlamda aşırı derecede sahiplenirsiniz.Aber in dem Moment, in dem man sich verliebt, wird man sehr besitzergreifend von Demjenigen.
Ama aşık olduğunuz vakit, onu cinsel anlamda aşırı derecede sahiplenirsiniz.Ale gdy się zakochasz, stajesz się zaborczy.
Ama aşık olduğunuz vakit, onu cinsel anlamda aşırı derecede sahiplenirsiniz.Ale, od momentu kedy sa zaľúbite, sa stanete extrémne sexuálne majetníckym voči danej osobe.
Ama aşık olduğunuz vakit, onu cinsel anlamda aşırı derecede sahiplenirsiniz.Ale ve chvíli, kdy se zamilujete, začnete toho druhého chtít vlastnit.
Ama aşık olduğunuz vakit, onu cinsel anlamda aşırı derecede sahiplenirsiniz.Ampak v trenutku, ko se zaljubite, postanete skrajno seksualno posesivni do njih.
Ama aşık olduğunuz vakit, onu cinsel anlamda aşırı derecede sahiplenirsiniz.Dar, în momentul în care te îndrăgosteşti, devii extrem de posesiv sexual.
Ama aşık olduğunuz vakit, onu cinsel anlamda aşırı derecede sahiplenirsiniz.De abban a pillanatban, hogy szerelmesek lesznek, szexuálisan hihetetlen mód szeretnék őt birtokolni.
Ama aşık olduğunuz vakit, onu cinsel anlamda aşırı derecede sahiplenirsiniz.하지만 당신이 사랑에 빠지는 순간, 당신은 그들에 대해 성적 소유욕을 갖게 됩니다.
Ama aşık olduğunuz vakit, onu cinsel anlamda aşırı derecede sahiplenirsiniz.Maar het moment dat je verliefd wordt, word je extreem seksueel bezeten van ze.
Ama aşık olduğunuz vakit, onu cinsel anlamda aşırı derecede sahiplenirsiniz.Mais dès l'instant où vous tombez amoureux, vous devenez très possessif sexuellement.
Ama aşık olduğunuz vakit, onu cinsel anlamda aşırı derecede sahiplenirsiniz.Ma quando ti innamori, diventi sessualmente molto possessivo.
Ama aşık olduğunuz vakit, onu cinsel anlamda aşırı derecede sahiplenirsiniz.Mas no momento em que se apaixonam, tornam-se extremamente possessivos sexualmente.
Ama aşık olduğunuz vakit, onu cinsel anlamda aşırı derecede sahiplenirsiniz.Men det ögonblick du blir kär, känner du att du har sexuell äganderätt över dem.
Ama aşık olduğunuz vakit, onu cinsel anlamda aşırı derecede sahiplenirsiniz.Nhưng vào khoảnh khắc bạn yêu, Bạn trở nên chiếm hữu trong vấn đề tình dục.
Ama aşık olduğunuz vakit, onu cinsel anlamda aşırı derecede sahiplenirsiniz.Pero en el momento en que te enamoras, te vuelves sexualmente posesivo en extremo de ellos.
Ama aşık olduğunuz vakit, onu cinsel anlamda aşırı derecede sahiplenirsiniz.Αλλά από τη στιγμή που ερωτευόμαστε, γινόμαστε εξαιρετικά κτητικοί.
Ama aşık olduğunuz vakit, onu cinsel anlamda aşırı derecede sahiplenirsiniz.Но в мига, в който се влюбите, ставате изключително нетърпими към това той да спи с други освен с вас.
Ama aşık olduğunuz vakit, onu cinsel anlamda aşırı derecede sahiplenirsiniz.Но как только вы влюбляетесь, вы становитесь невероятным собственником в сексуальном плане.
Ama aşık olduğunuz vakit, onu cinsel anlamda aşırı derecede sahiplenirsiniz.Однак, ситуація змінюється як тільки ви закохуєтесь, ви стаєте неабияк власницькими в сексуальному плані.
Ama aşık olduğunuz vakit, onu cinsel anlamda aşırı derecede sahiplenirsiniz.אבל ברגע שמתאהבים, נעשים מאוד רכושנים מינית.
Ama aşık olduğunuz vakit, onu cinsel anlamda aşırı derecede sahiplenirsiniz.و لكن من لحظة وقوعكم في الحب تشعرون أنهن يمتلكونكم جنسياً تماماً
Ama aşık olduğunuz vakit, onu cinsel anlamda aşırı derecede sahiplenirsiniz.あなたは独占欲の塊になります そこにダーウィニズムの意義があるのでしょう
Ama aşık olduğunuz vakit, onu cinsel anlamda aşırı derecede sahiplenirsiniz.但是,當你愛上一個人嘅時候 你對佢嘅性佔有欲會變得非常強烈
Ama elektrik de çok, çok geniş, o yüzden bir anlamda daraltmak gerek.Ale elektřina je zároveň velmi velmi široká, takže ji musíte svým způsobem zůžit.
Ama elektrik de çok, çok geniş, o yüzden bir anlamda daraltmak gerek.Ale elektryczność to bardzo szeroka dziedzina więc musimy ją zawęzić.
Ama elektrik de çok, çok geniş, o yüzden bir anlamda daraltmak gerek.Dar energia electrică este, de asemenea, foarte, foarte largă, deci va trebui să o limitaţi într-un fel.
Ama elektrik de çok, çok geniş, o yüzden bir anlamda daraltmak gerek.De az elektromosság egy nagyon tág dolog is, amit le kell szűkíteni.
Ama elektrik de çok, çok geniş, o yüzden bir anlamda daraltmak gerek.Elektrizität ist aber sehr, sehr breit, man muss sie also quasi eingrenzen.
Ama elektrik de çok, çok geniş, o yüzden bir anlamda daraltmak gerek.하지만 전기라고 하면 범위가 너무 넓으니, 개념을 좀 좁힐 필요가 있겠습니다.
Ama elektrik de çok, çok geniş, o yüzden bir anlamda daraltmak gerek.Maar elektriciteit is ook zeer, zeer breed. Daarom moet je eigenlijk wat inzoomen.
Ama elektrik de çok, çok geniş, o yüzden bir anlamda daraltmak gerek.Mais l'électricité c'est aussi très, très vaste, alors vous devez, en quelque sorte, la réduire
Ama elektrik de çok, çok geniş, o yüzden bir anlamda daraltmak gerek.Ma l'elettricità è anche un tema molto ampio; devi piuttosto restringere il campo.
Ama elektrik de çok, çok geniş, o yüzden bir anlamda daraltmak gerek.Pero la electricidad también es sumamente amplia, entonces debes especializarla.
Ama elektrik de çok, çok geniş, o yüzden bir anlamda daraltmak gerek.Но електричеството също е много, много обширно, така че трябва някак да се стесни.
Ama elektrik de çok, çok geniş, o yüzden bir anlamda daraltmak gerek.אך חשמל הוא גם דבר מאוד מאוד רחב אז אתה צריך לצמצם אותו.
Ama elektrik de çok, çok geniş, o yüzden bir anlamda daraltmak gerek.لكن مجالات الكهرباء - أيضاً - واسعة جداً جداً؛ لذا فعليك أن تحددها نوعاً ما.
Ama elektrik de çok, çok geniş, o yüzden bir anlamda daraltmak gerek.電力を供給する素晴らしい手段でありながら