Albüm ticarî anlamda da başarılı oldu.Album cũng đã thành công về mặt thương mại.
Her anlamda ondan birçok şey öğrenebilirsiniz.Qua những lần trải nghiệm, bạn sẽ học được rất nhiều thứ.
Genelde de siyasal alanda bu anlamda kullanılmaktadır.Nó cũng được sử dụng thường xuyên trong chính quyền.
Yani, bir anlamda, First Arsch gizli bir gruptu.Nhóm cơ bản là nhóm đồng luân thứ nhất.
30-06 Springfield'in askeri anlamda kullanımının son örneği Vietnam Savaşı'nda yaşanmış oldu.Loại đạn.30-06 Springfield vẫn còn được sử dụng cho đến những năm 1970 trong chiến tranh Việt Nam.
Her anlamda yardımcı olmaya çalışır.Giúp đỡ mọi người bất cứ lúc nào.
Sancak terimi birçok dilde aynı anlamda kullanılmaktadır.Cách dùng các thuật ngữ trên cũng rất đa dạng ở từng nước.
Şarkılar genelde geleneksel anlamdaki tempo veya ritimden yoksundur ve tipik olarak çok uzundur.Các nhạc khúc thường rất dài và thường thiếu đi nhịp (rhythm) hay beat theo nghĩa thông thường.
2012'de "Bensiz Yapamazsın" single'ı ile profesyonel anlamda müzik hayatına başladı.Anh được biết với single đầu tay "Please Don't Go" năm 2015.
Bunun nedenini soranlara ise, gerçek anlamda evlenmeyeceğini çünkü zaten Tevrat ile evli olduğunu söyledi.Trong một bài phỏng vấn, bà tiết lộ mình biết tin dữ lúc ghi hình Why Did I Get Married Too?.
İtiraf filminin her iki bölümü eleştirel anlamda iyi bir sonuç çıkardı.Diễn xuất diễn viên hai bản đều được nhiều ý kiến đánh giá tốt.
Bu anlamda iyilik ve kötülüğün kaynağı aslında Melek Tavus'tur.良い天使と悪い天使(悪魔)に仮託して人物の内的葛藤を表現する手法は中世劇にまで遡ることができる。
Mayalar yerli amerika halklarından gerçek anlamda bir yazı sistemine sahip olan tek uygarlıktı.マヤ人はアメリカ大陸では唯一で真の文字体系も残した。
Dar anlamda aile (evlilik birliği); sadece eşlerden oluşan birlikten meydana gelir.配偶者のある者は、配偶者と共同してのみ養子縁組をなすことができる。
Temelinde idealist bir söylemdir, ancak günümüzde küçümseyici bir anlamda kullanılmaktadır.もともとは理想主義的な言葉であるが、現在では軽蔑的に使われている。
Film, ticari anlamda başarılı olamadı.映画は、商業的に成功しなかった。
Ancak yine de, "analitik" terimi daha geniş anlamda kullanılmaktadır.「形容詞‘解析’ (analytic) は、むしろ全局的の意味において用いられる。
Yani, her analitik fonksiyon yerel anlamda fonksiyonun kendi Taylor serisi tarafından temsil edilir.これはすべての解析関数は局所的にテイラー級数によって表されることを意味する。
Ancak yolun ciddi anlamda bakıma ihtiyacı vardır.だけど、仕事に向かう姿勢はとても真面目。
Bu anlamda beden, okuyup anlamlandırılması gereken bir kitap gibidir.縦読み(たてよみ)とは、言葉遊び(折句)の一種。
Birine dokundurmak amacıyla söylenmiş imalı söz (mecazi anlamda).誰に対しても敬語で話す礼儀正しい人柄。
Olumlu anlamda aptal hissetmenize neden olacak." dedi.外柔内剛の姿勢で臨まれると良いでしょう」と述べたという。
Carol eleştirel anlamda büyük bir başarı gösterdi.メアリーは説得に成功した。
Bu bir anlamda, fayda teorisinin 18.-19. yüzyılda gelişeceğinin bir habercisi idi.ある意味で、これは18世紀から19世紀における功利主義の発展の前兆であったともいえる。
Uluslararası anlamda B'Day, oldukça olumlu reaksiyon aldı.『P.T.』 はおおむね好意的な反応を受けた。
Kendisi gerçek anlamda uluslararası bir sanatçıdır.彼が純正な芸術家だつたからである。
Özellikle pozitivist anlamda deneyciliği değerlendirmişlerdir.特に優秀だと状況判断で機動する。
Oyuncu bu anlamda ödülü kazanan ilk Afrikalı oyuncu olmuştur.アフリカ系アメリカ人女優として初の同賞受賞者となった。
Hayvani bir yazar, bunu olumlu anlamda söylüyorum.快楽主義者で、我侭で甘ったるい口調で話す。
Bir anlamda aynı anda iyiyi ve kötüyü temsil etmektedir.守備面では良い面と悪い面を併せ持つ。
Faiz, ekonomi biliminde iki anlamda kullanılmaktadır.科学分野では、両方の意味で使われる。
Böylece, gerçek anlamda ilk naklen yayın gerçekleştirilir.当然ではあるがそのあとに本当のクロージングは放送している。
Aynı anlamdaki sözcüklerin tekrarlanmasıyla meydana gelen rediflerdir.同じ単語を繰り返すように喋るのが特徴。
Bu anlamda ben, Mükemmel'i genel olarak beğendim.とにかく完璧な男性が好み。
Yaptığımız değerlendirmeler hükümete, bu anlamda bir uyarıdır." dedi.この基準に照らしていえば、我々がイラクにつくった政府はとてつもなく素晴らしいものでした」。
En geniş anlamdan aile, ev halkı olarak bir çatı altında yaşayanlardan meydana gelir.さらに悪いことにそれぞれの家族が一つ屋根の下に同居することになった。
Plüton konusunda bilimsel anlamda bir bildiri yayınlamak zorunda kaldı.彼は科学的視点でプラトンを研究した。
Dolmak fiili ile dolma aynı anlamda değildir.)ただし、一般に振幅と位相は等しいとは限らない)。
İslamda insan mutlak anlamda hür değildir.故に完全なイスラーム国家ではない。
Tarım alanında da gerçek anlamda bir değişiklik olmadı.農地改革にはやる気が全く見えなかった。
Albüm ticarî anlamda da başarılı oldu.このアルバムも商業的に成功を収めた。
Her anlamda yardımcı olmaya çalışır.様々な局面で彼方をサポートしてくれる。
Geniş anlamda aile fertlerinden tehcirde ölenlere atıfta bulunulur.奴隷同然の過酷な環境に家族の死。
Genel anlamda deniz için kullanılır.その成り立ちから、おもに海上で用いられる。
Sözcük genel anlamda insanların kötü şeyler görmesi demektir.悪党(あくとう)は、 一般に悪人を意味する語。
Mosuo toplumunda geleneksel anlamda "evlilik" kurumuna raslanmaz.ムブティ族の社会では結婚料金は習慣にはなっていない。
Aynı şekilde onu bir anlamda öldüren Ajan Smith'de.最終的に依頼を受けたスミス同盟に殺されている。
Teoremin tersi genel anlamda doğru değildir.この定理の逆は一般には成り立たない。
Geniş anlamda dağıtım Ocak 2008'de gerçekleşti.)このイニシアティブの実際の展開は2008年1月に行われた。
Bir grup erkeğin bu anlamda birbirlerine ihtiyaç duyduklarını kabul etmenin nesi yanlış?なぜそんなに男から愛されたいのか椿や昴などほかの兄弟には理解できない。
Bu iki albümde ticari anlamda bir başarı yakalayamamıştır.このアルバムはビルボードで2位など商業的な成功を収めた。
Kok; gerçek anlamda bir kömür değildir.つまり、厳密に言えば峡谷ではない。
Genel anlamda, nötron saçılma deneyleri atomların nerede oldukları ve ne yaptıklarını anlamamıza yardım eder.例えば線虫のニューロンを調査している研究者は、神経系の部分がどの様な能力に貢献しているかを知ることで神経系を説明しようとする。
Adı tamamen coğrafî anlamda verilmiştir.名称は地理名称から採られた。
Dünya'nın çizilen her haritası, yukarıdaki anlamda bir koordinat sistemi tarif eder.それぞれの脳の輪郭や体積は地図上の座標系にマッピングされる。
Müzikal anlamda getirebileceklerinin sınırı yok.ミュージックに久我の項は存在しない。
Bu anlamda bir sabit bağlantı (permalink) işlevi görür.これ以降望とは強い絆で結ばれている。
Şok genel anlamda aşırı büyüklükteki kuvvetler için kullanılır.必殺技I 強力な上位武装を使用する。
Bu, Roma Cumhuriyeti'nin askeri anlamda en etkin devriydi.这是罗马共和国军队最活跃的时期。
Kok; gerçek anlamda bir kömür değildir.那根本不是真正的中冷泉。