Ana içeriğe geç
Sözlük

anlamda ile cümle

anlamda kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Ancak kurulan devlet, uluslararası anlamda tanınmadı.Hallinto ei ollut kansainvälisesti tunnustettu missään kansainvälisessä järjestössä.
Mayalar yerli amerika halklarından gerçek anlamda bir yazı sistemine sahip olan tek uygarlıktı.Mayat olivat ainoa yksityiskohtaisen kirjoitustavan kehittänyt Amerikan alkuperäiskansa.
Film, ticari anlamda başarılı olamadı.Elokuva ei menestynyt kaupallisesti.
Fakat, birkaç sene boyunca cinsel anlamda beraber olmadılar.Sisarukset eivät ole olleet tekemisissä toistensa kanssa enää vuosiin.
Döviz, dar anlamda (çek, poliçe gibi) yabancı parayı temsil eden belgeler.Vastaavasti veloiksi luetaan taseen vastattaviin vieraaksi pääomaksi merkityt erät.
2005 yılında kurulması hedeflenen parti resmi anlamda kurulamadı.Kohdetta ei myöskään tarkastettu vuoden 2005 inventoinnissa.
Şok genel anlamda aşırı büyüklükteki kuvvetler için kullanılır.Erotukseksi äärelliselle lukumäärälle käytetään äärettömille joukoille lukumäärän mittana mahtavuutta.
Ancak oyundaki yön bulma kötü anlamda eleştirildi.Pelin yhteistyötä ylistettiin mutta sen liiallisesta painottumisesta ongelmanratkontaan kritisoitiin.
Her anlamda yardımcı olmaya çalışır.Sitä tukee kaikilla osa-alueilla tiedustelu.
Bir anlamda Savaş Zayiatı'nın tam tersidir.Oleellisinta on siis ensin sodankäynnin kokonaisidea.
Modern Columbus teknolojik anlamda gelişmiş bir şehir olarak varlığını sürdürmektedir.Το σύγχρονο Κολόμπους έχει αναδειχθεί ως μια τεχνολογικά εξελιγμένη πόλη.
Ancak askeri terminolojide daha geniş bir anlamda kullanılmaktadır.Χρησιμοποιείται εκτενώς στην στρατιωτική ορολογία.
Sessiz filmi Metropolis (1927) modern anlamda bilim kurgu filmlerinin babası olarak kabul edilir.Η σιωπηλή ταινία Μετρόπολις (1927) αναφέρεται ως η απαρχή των σύγχρονων ταινιών επιστημονικής φαντασίας.
1949 - Küba, İsrail'i diplomatik anlamda tanıdı.1949 - Η Κούβα αναγνωρίζει το Ισραήλ.
Kendisi gerçek anlamda uluslararası bir sanatçıdır.Θα ήταν ένα παγκόσμιο καλλιτεχνικό γεγονός!
Ailenin tüm bireyleri ona bir anlamda aşık olurlar.Ωστόσο, η υπόλοιπη παρέα την αγαπά όπως και να έχει.
Ancak yine de, "analitik" terimi daha geniş anlamda kullanılmaktadır.Ο όρος "αναλυτική", ωστόσο έχει ευρεία χρήση.
Fakat ilk geniş anlamda kullanılan yolcu jeti Boeing 707 olacaktı.Το πρώτο αεριωθούμενο επιβατικό αεροπλάνο του δυτικού κόσμου με εμπορική επιτυχία ήταν το Boeing 707.
Sadece Âşıklar Hayatta Kalır eleştirel anlamda oldukça iyi bir sonuç çıkardı.Το Μόνο οι εραστές μένουν ζωντανοί έλαβε θετικές αξιολογήσεις από τους κριτικούς.
Bu anlamda Evren de büyük bir evdir.Η πόλη είναι επίσης το σπίτι σε μια μεγάλη ισπανική μειονότητα.
Bu anlamda, Fisher, Haldane ve Wright'ın çalışmaları popülasyon genetiğinin disiplinini oluşturmuştur.Το έργο των Φίσερ, Χαλντέιν και Ράιτ, ίδρυσε τον κλάδο της γενετικής των πληθυσμών.
Ben Bazen genel anlamda bir dans-pop albümüdür.Το άλμπουμ έχει γενικά μια dance-pop και electronic ατμόσφαιρα.
Bunun yanında Homo erectus gerçek anlamda iki ayak üzerinde dik yürüyen ilk Homo türüdür.Επιπλέον ο Homo erectus υπήρξε ο πρώτος ανθρώπινος πρόγονος που προχωρούσε τελείως όρθιος.
Bu anlamda Tanrı bir töz'dür, yani kendinde bir nedenle ve zorunlu olarak Tanrı (causa sui) vardır.Η ουσία για να γίνει πραγματική πρέπει να λάβει ύπαρξη μέσω κάποιας αιτίας (του Θεού).
Romanın yenilikçi yapısı eleştirmenleri bir anlamda şaşırtmıştır.Η καινοτόμος δομή του προβλημάτισε κάπως τους κριτικούς.
Güncel siyasal ve toplumsal olaylara yaklaşımı yalındır ve bu anlamda şiiri siyasal bir şiirdir.«Ποτέ δεν είναι οι μέρες ποιητικές και ακριβώς γι' αυτό χρειάζεται η ποίηση.
Ancak burada kastedilen, modern anlamda çoban değildir.Και ούτε αριστερός με τη σύγχρονη έννοια.
Bazen elektronik puro da aynı anlamda kullanılır.Μερικές φορές παρασκευάζεται και ηλεκτρολυτικά.
Pek çok aktörün aksine, Brennan'ın kariyeri gerçek anlamda asla inişe geçmedi.Όπως και πολλές άλλες ιστορίες του Μπαρκς, αρχικά δεν είχε τίτλο.
Denizci, ticari ve amatör anlamda denizcilik işiyle uğraşanlara denir.Ναύτες και αξιωματικοί θεωρούσαν εαυτούς συνεταίρους στη δράση.
Bugünkü anlamda sempozyumların adının ve yapılış amacının kaynağıdır.Εις το εξής συ θέλεις είσαι η αιτία και ο σκοπός των διαλογισμών μου.
Yani, bir anlamda, First Arsch gizli bir gruptu.Συχνά ο πρώτος δακτύλιος είναι ένα σώμα.
Kısa süreli bir gama-ışın patlaması yaşama ciddi anlamda zarar verebilir.Η μεταβολή στη φωτεινότητα θα μπορούσε να είναι πολύ επιζήμια για τη ζωή.
Birçok gelenekte yılan kimi zaman olumlu, kimi zaman olumsuz anlamda kullanılmıştır.Έτσι, σε κάποιες περιοχές της περιόδου είναι θετική και σε κάποιες αρνητική.
Hem olumlu hem de olumsuz anlamda kullanılabilir.Μπορεί να χρησιμοποιηθεί είτε για θετικούς είτε για αρνητικούς σκοπούς.
Basit anlamda Yunan tarihçileri bu bölgeyi anmak için bu ismi kullanmışlardır.Οι ακόλουθες μεγάλες πόλεις πήραν ελληνικά ονόματα κατά τη διάρκεια αυτής της περιόδου.
Fakat o zamanlar bizim bildiğimiz anlamdaki Sincaplar'dan epey farklılardı.Αυτά τα εδέσματα ήταν πολύ διαφορετικά από αυτά που είναι σήμερα γνωστά ως τηγανίτες.
Ruhani anlamda evlilik, kadın ile erkeğin ruhlarının bir bütün olmasıdır.Η Αίγυπτος αναγνωρίζει μόνο τον γάμο μεταξύ άνδρα και γυναίκας.
Young, modern anlamda enerji dönemini tanımlayan ilk kişi oldu.Young er den første som anvender termen energi i moderne betydning.
Ticarî anlamda "Somebody That I Used to Know", Gotye'nin en başarılı şarkısı oldu.Kommercielt blev "Somebody That I Used to Know" Gotyes mest succesfulde sang, og blev også hans signatursang.
Genelde de siyasal alanda bu anlamda kullanılmaktadır.Især bruges begrebet på denne måde inden for politik.
Bir taş alet en genel anlamda taştan kısmen veya tamamen elde edilmiş herhangi bir alettir.Et stenredskab er ethvert redskab, der er lavet helt eller delvist af sten.
Cansız, verdiği bir röportajında, "Bir anlamda ailemi terk ettim.I reflektion over, hvordan hun blev politisk engageret, sagde hun senere: "På en måde forlod jeg familien.
Bunun yanında Homo erectus gerçek anlamda iki ayak üzerinde dik yürüyen ilk Homo türüdür.Trods navnet var homo erectus ikke det første menneskelignende væsen, som gik på to ben.
Romanın yenilikçi yapısı eleştirmenleri bir anlamda şaşırtmıştır.Romanens innovative struktur forvirrede kritikerne en smule.
Viyana'nın eski Doğu Bloku ülkelerine coğrafi yakınlığı bu anlamda dikkat çekicidir.Den geografiske nærhed til den forhenværende østblok bemærkes særligt i denne sammenhæng.
Charles, 1527 yılında öldüğünde aile bir anlamda sona erdi.Ved hans død i 1576 gruppen var næsten færdig.
Modern anlamda 1969 yılında yapılan yarışmanın ilk galibi ise Fransız bisikletçi Jacques Anquetil'dir.Den første vinder af det "moderne" Baskerlandet Rundt (1969) var Jacques Anquetil.
Korn bir anlamda eski sesine dönmüştür.Jeg er vendt tilbage til en nærmest gammeldags lyd.
İslamda insan mutlak anlamda hür değildir.Mennesket er ikke fuldt rationelt.
Bunun yanı sıra ciddi anlamda tarıma da etkisi vardır.Det betyder også, at handlinger i den virkelige verden har virkelige konsekvenser.
Terim, diğer ülkelerde de benzer anlamda kullanılmaktadır.Begrebet er efterfølgende også brugt om lignende bevægelser i andre lande.
Carey’e göre beraber takıldılar ancak cinsel veya duygusal anlamda bir yakınlaşmaları olmadı.Hun fortæller at de bare hang ud og intet seksuelt eller intimt fandt sted.
Müftü ile benzer anlamda da kullanılmaktadır.Der gives point efter samme system som for kørerne.
Müzikal anlamda getirebileceklerinin sınırı yok.Populærmusikken kan ikke ignoreres i denne musikalske sammenhæng.
Birleşik Krallık'ta bu sözcük hala bu anlamda kullanılmaktadır.OSS'er bruges stadig i denne form.
Bir anlamda bu tanım metropolitan alan tanımıdır.Det er defineret som en Site of Metropolitan Importance.
Kendisi gerçek anlamda uluslararası bir sanatçıdır.Han er i dag et feteret internationalt kunstnernavn.
14 yaşında ise profesyonel anlamda ilk kaydını yaptı.I en alder af kun 14 år underskrev han sin første pladekontrakt.
1949 - Küba, İsrail'i diplomatik anlamda tanıdı.Året efter havde 94 stater givet Palæstina diplomatisk anerkendelse.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod