Ana içeriğe geç
Sözlük

anlamda ile cümle

anlamda kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Bu devletler birbirleriyle hem askeri hem de ekonomik anlamda rekabet halinde olmuşlardır.Эти государства конкурировали друг с другом военным и коммерческим путём.
Resmi anlamda bir devlet veya cumhuriyet olmasa da kendi davranış kurallarıyla yönetildi.Хоть в формальном смысле она не была ни государством, ни республикой, регулировалась собственным кодексом.
Bazen elektronik puro da aynı anlamda kullanılır.Иногда подобным же образом используется тампонная печать.
Bu anlamda erdem ruhun özgürlüğüdür ya da ruhsal özgürlüktür.А где свобода, там и дух.
Batman eleştirel ve finansal anlamda başarı sağlayıp, 400 milyon doların üstünde hasılat yaptı.«Бэтмен» был финансово успешен, заработав в общей сложности более $400 миллионов.
Günümüzde Türkçede halen bu anlamda kullanılmaktadır.За пределами Туркмении он используется и по сей день.
Bir Çin atasözü birbirini seven çiftler mecazi anlamda için söyle der: "İki mandarin ördeği suda oynuyor".Китайская поговорка о любящей паре — «две мандаринки, играющие в воде» (кит. трад.
G41, ticari anlamda çok fazla başarı gösterememiştir.Модель 91 не достигла большого успеха на рынке.
Ancak yine de, "analitik" terimi daha geniş anlamda kullanılmaktadır.В настоящее время понятия «синтез» и «анализ» химических веществ используются в более широком смысле.
Bu, onun ciddi anlamda yaptığı ilk katkıdır.Он по сути был первым, кто занялся этими материалами всерьёз.
Bir sözcüğün hangi anlamda kullanıldığını bağlamına göre belirleriz.Смысл этой фразы зависит от того какой критерий был использован.
Gerçekte ne amigdalin ne de laetril gibi türevleri hiçbir anlamda vitamin değildir.Ни Амигдалин ни «Лаэтрил» не являются витаминами.
Bu bir anlamda "toplumsal sözleşme" geleneğinin devam ettirilmesi olarak görülmektedir.Это возможно лишь путём «общественного договора».
Aynı anlamdaki sözcüklerin tekrarlanmasıyla meydana gelen rediflerdir.Припев выполнен из повторяющейся последовательности слов.
Ciddi anlamda, insanları rahatsız eder.И это беспокоило людей.
Klasik anlamda bir kaleye benzememektedir.Замок только на вид кажется фортом.
Ailenin tüm bireyleri ona bir anlamda aşık olurlar.Все члены организации влюблены в неё.
Ancak yolun ciddi anlamda bakıma ihtiyacı vardır.К работе относится со всей серьёзностью.
Bu kelimenin yanında han kelimesi de benzer anlamda kullanılır.Ниже термин используется именно в этом значении.
Bir anlamda sihrin kimyasını simyadan ayırmalıyız.Нам нужно отделить химию магии от алхимии, так сказать.
Genellikle üç olası anlamda kullanılır.Обычно, оно выражается в трех разных формах.
Politik ve kültürel anlamda gerçekleştirilebilir.Термин может использоваться в культурном, политическом или лингвистическом контексте.
Kalite mutlak anlamda en iyi, en sağlam, en dayanıklı, en güzel değildir.Бог — Высшая Душа, наиболее добродетельная и совершенно непорочная.
31 Mayıs 1837) modern anlamda palyaçoluğun babası, komedyen.1837), английский актёр, клоун, «отец» современной клоунады.
"What's My Name?" ticarî anlamda da başarılı oldu.(«Кому можно доверять?») принёс группе коммерческий успех.
Taraftarlarının aksine iki kulüp arasında olumsuz anlamda bir çekişme yoktur.Не должно тебе решать спор двух рабов.
Bütün tesisleri ile ikmal edilen liman 1962 yılında modern anlamda işletmeye açılmıştır.Порт, со всей обновлённой инфраструктурой, был введёны в эксплуатацию в 1962 году.
Bu anlamda cins isimler daha genel bir anlam belirtirler.На первый взгляд обычное название несет в себе более глубокий смысл.
Terim, diğer ülkelerde de benzer anlamda kullanılmaktadır.Название употреблялось также в отношении аналогичных должностей в некоторых других странах.
Ama romantiksel anlamda bir ilişki yaşamamışlardır.Он ничего не смыслит в романтике.
Minkowski diyagramı terimi hem genel hem de bir şeye özgün olarak iki anlamda da kullanılıyordu.Термин «диаграмма Минковского» используется как в общем, так и в частном смысле.
Müzikal anlamda getirebileceklerinin sınırı yok.Но имеющие с ним мало общего в музыкальном плане.
Her anlamda yardımcı olmaya çalışır.И он помогает им, несмотря ни на что.
Agatha Christie bu anlamda ün yapmıştır.К этой версии склонялась Агата Кристи.
Korn bir anlamda eski sesine dönmüştür.Сегодня Рейн частично протекает по древнему руслу.
Kuran'da birçok ayette, bu kökten türemiş birkaç farklı anlamda olan kelimeler bulunmaktadır.На поле появляются монстры, над которыми написаны различные слова.
Romanın yenilikçi yapısı eleştirmenleri bir anlamda şaşırtmıştır.Мнение критиков о романе неоднозначно .
Bildiğimiz evrensel anlamda kabul edilen kronoloji yanlıştır.Современной наукой гипотеза признана ошибочной.
Her anlamda bütün akrabalarım da tanıdıklarım da.«Ба! знакомые все лица.
Bir anlamda Divan edebiyatında manzum hikâyelerin yazıldığı bir biçim olarak da tanımlayabiliriz.Насколько исторически достоверным является сюжет, описываемый в книге Бытия?
Albüm, eleştirmenlerden olumlu tepkiler aldı ve ticarî anlamda önemli başarılar elde etti.Альбом получил положительные отзывы критиков и стал коммерчески успешным.
"Do What U Want" yayımlandıktan sonra eleştirmenlerden genel anlamda olumlu geri dönüşler aldı.После выпуска «Do What U Want» получил положительные отзывы от критиков.
Celâlî “saki” ile anlamdaş oldu.Это и было «классическое» сайко.
Biyolojik anlamda, iki cinsiyet vardır: Kadın ve erkek.Категория рода имеет два значения: мужской и женский.
Bu manada bu muharebenin kazanılması Ruslara pratik anlamda bir kazanç getirmemiştir. ^ Баиов А.Так и в этой позиции выигрыш коня белыми в действительности не даёт им преимущества: 28.
Tarım alanında da gerçek anlamda bir değişiklik olmadı.По существу, не удалось осуществить изменения в аграрной области.
Bu anlamda en çok Rusya’nın çaba gösterdiği görülmektedir.В этом смысле очень интересно, как будет действовать российское правительство.
1659 yılında Pascal ciddi anlamda hastalanmıştır.В 1957 году Джейн серьёзно заболела.
Zaten Osmanlı ordusundaki reform çalışmaları ciddi anlamda devam etmekte ve yeniden düzenleme sağlanmakta idi.Вооружённые силы Сербии прошли долгий путь реформирования и переустройства.
Bu anlamda Nicolai Sinai sureleri yapısallıklarına göre 3 farklı kategoriye ayırmaktadır.Как и в случае с гидронимами, метод переименований можно подразделить на 4 категории.
Bu anlamda iyilik ve kötülüğün kaynağı aslında Melek Tavus'tur.تفضيل الملائكة، وهل خواص البشر أفضل من خواص الملائكة؟ وبيان الخلاف في ذلك.
Roma hukuku daha geniş anlamda 17. yüzyılın sonuna kadar Avrupa'nın büyük bölümünde uygulanmaya devam etti.واستمر القانون الروماني، بمعنى أوسع، في أن يُطبق في معظم أنحاء أوروبا حتى نهاية القرن ال 17.
Genel anlamda eğitim almış insanlar göç etti. (tahminler: 70,000 anında, 300,000 toplamda).توقفت بعد فترة وجيزة (التقديرات: 70000 على الفور 300000 على العموم).
Günümüzde kabul gören yaklaşım ise, gerçek anlamda hukuk (hak/adalet) üstünlüğüdür.والمتدينُ هو المسلم المطيع المقرُّ بالجزاء والحساب يوم الميعاد، وهو خير العباد.
Young, modern anlamda enerji dönemini tanımlayan ilk kişi oldu.ويُعتبر يونغ أول من استخدم مصطلح "طاقة" بالمعنى المعروف في العصر الحديث.
Şekli anlamda, anayasa değildir.أما بالمعنى الشكلي ليس دستورًا.
Sessiz filmi Metropolis (1927) modern anlamda bilim kurgu filmlerinin babası olarak kabul edilir.يشار فيلمه الصامت متروبوليس (1927 ) على أنها ولادة أفلام الخيال العلمي الحديثة.
Maddi anlamda, anayasadır.وبالمعنى المادي دستور.
Bu devletler birbirleriyle hem askeri hem de ekonomik anlamda rekabet halinde olmuşlardır.تنافست هذه الدويلات مع بعضها البعض سواء عسكرياً أو تجارياً.
Hem olumlu hem de olumsuz anlamda kullanılabilir.إذآ الأمر نفسي وسلبي في نفس الوقت .
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod