Son kullanıcıyı anlamaya çalıştık, bu olayda, Sevitha gibi insanlardı.Naozaj sme sa snažili pochopiť koncového používateľa, v tomto prípade ľudí ako Sevitha.
Son kullanıcıyı anlamaya çalıştık, bu olayda, Sevitha gibi insanlardı.Nos propusimos comprender al usuario final, en este caso, gente como Sevitha.
Son kullanıcıyı anlamaya çalıştık, bu olayda, Sevitha gibi insanlardı.Nous avons cherché à comprendre l'utilisateur final, ici, des gens comme Sevitha.
Son kullanıcıyı anlamaya çalıştık, bu olayda, Sevitha gibi insanlardı.Opravdu jsme se snažili porozumět cílové skupině uživatelů, v tomto případě lidem jako Sevitha.
Son kullanıcıyı anlamaya çalıştık, bu olayda, Sevitha gibi insanlardı.Próbáltuk megérteni a végső felhasználót, ezesetben olyanokat, mint Sevitha.
Son kullanıcıyı anlamaya çalıştık, bu olayda, Sevitha gibi insanlardı.Pyrimme ymmärtämään tuotteen viimekäden käyttäjiä, tässä tapauksessa sellaisia ihmisiä kuin Sevitha.
Son kullanıcıyı anlamaya çalıştık, bu olayda, Sevitha gibi insanlardı.Staraliśmy się w pełni zrozumieć potrzeby użytkowników, w tym wypadku, osób jak Sevitha.
Son kullanıcıyı anlamaya çalıştık, bu olayda, Sevitha gibi insanlardı.Tentámos compreender o utilizador final, neste caso, pessoas como Sevitha.
Son kullanıcıyı anlamaya çalıştık, bu olayda, Sevitha gibi insanlardı.We probeerden echt de eindgebruiker te begrijpen, in dit geval mensen als Sevitha.
Son kullanıcıyı anlamaya çalıştık, bu olayda, Sevitha gibi insanlardı.Wir haben uns wirklich bemüht, den Endverbraucher, in unserem Fall Leute wie Sevitha, zu verstehen.
Son kullanıcıyı anlamaya çalıştık, bu olayda, Sevitha gibi insanlardı.Πραγματικά προσπαθήσαμε να καταλάβουμε τον τελικό χρήστη, σε αυτή την περίπτωση ανθρώπους σαν τη Σεβίθα.
Son kullanıcıyı anlamaya çalıştık, bu olayda, Sevitha gibi insanlardı.Ми дійсно прагнули зрозуміти кінцевого користувача, в даному випадку, таких людей, як Севіта.
Son kullanıcıyı anlamaya çalıştık, bu olayda, Sevitha gibi insanlardı.Мы попытались понять конечного потребителя, в данном случае, таких людей как Севита.
Son kullanıcıyı anlamaya çalıştık, bu olayda, Sevitha gibi insanlardı.Наистина се опитвахме да разберем крайния потребител, в този случай - хора като Севита.
Son kullanıcıyı anlamaya çalıştık, bu olayda, Sevitha gibi insanlardı.השתדלנו מאוד להבין את משתמש הקצה, במקרה הזה, אנשים כמו סוויתה.
Son kullanıcıyı anlamaya çalıştık, bu olayda, Sevitha gibi insanlardı.لقد حاولنا حقاً أن نفهم حوجة المستخدم النهائي، في هذه الحالة أناس مثل سيفيزا.
Son kullanıcıyı anlamaya çalıştık, bu olayda, Sevitha gibi insanlardı.セビータのような人たちを 本当に理解しようと努めました 既存のものに捕らわれず
Sonra bu ülkeye psikoloji okumaya geldim ve mutluluğun kökenlerini anlamaya çalışmaya başladım.Aztán eljöttem ebbe az országba pszichológiát tanulni és próbáltam megérteni a boldogság effajta gyökereit.
Sonra bu ülkeye psikoloji okumaya geldim ve mutluluğun kökenlerini anlamaya çalışmaya başladım.Entonces vine a este pais a estudiar psicología y empecé tratando de entender sobre las raices de la felicidad
Sonra bu ülkeye psikoloji okumaya geldim ve mutluluğun kökenlerini anlamaya çalışmaya başladım.그러다 결국 저는 이 나라로 와서 심리학을 공부하게 되었고 이러한 행복의 근원에 대해 연구하기 시작했습니다.
Sonra bu ülkeye psikoloji okumaya geldim ve mutluluğun kökenlerini anlamaya çalışmaya başladım.Lalu saya datang ke negara ini untuk belajar psikologi dan mulai mencoba memahami akar kebahagiaan.
Sonra bu ülkeye psikoloji okumaya geldim ve mutluluğun kökenlerini anlamaya çalışmaya başladım.Nato sem prišel v to državo študirat psihologijo in poskušal razumeti poti do sreče.
Sonra bu ülkeye psikoloji okumaya geldim ve mutluluğun kökenlerini anlamaya çalışmaya başladım.Pak jsem přijel do USA studovat psychologii a snažil jsem se pochopit, v čem tkví kořeny štěstí.
Sonra bu ülkeye psikoloji okumaya geldim ve mutluluğun kökenlerini anlamaya çalışmaya başladım.Så kom jeg her til landet for at studere psykologi og jeg startede med at prøve at forstå grundene til lykke.
Sonra bu ülkeye psikoloji okumaya geldim ve mutluluğun kökenlerini anlamaya çalışmaya başladım.Sau đó tôi đến đất nước này để theo học ngành tâm lý học tôi bắt đầu cố gắng để tìm ra gốc rễ của hạnh phúc.
Sonra bu ülkeye psikoloji okumaya geldim ve mutluluğun kökenlerini anlamaya çalışmaya başladım.Toen kwam ik naar dit land om psychologie te studeren en ik probeerde deze wortels van geluk te begrijpen.
Sonra bu ülkeye psikoloji okumaya geldim ve mutluluğun kökenlerini anlamaya çalışmaya başladım.Μετά ήρθα στην Αμερική να σπουδάσω Ψυχολογία και ξεκίνησα την προσπάθεια να κατανοήσω τις πηγές της ευτυχίας.
Sonra bu ülkeye psikoloji okumaya geldim ve mutluluğun kökenlerini anlamaya çalışmaya başladım.Тогава дойдох в тази страна да уча психология и започнах опити да разбера тези корени на щастието.
Sonra bu ülkeye psikoloji okumaya geldim ve mutluluğun kökenlerini anlamaya çalışmaya başladım.ואז באתי למדינה הזאת ללמוד פסיכולוגיה והתחלתי לנסות להבין את שורשי האושר.
Sonra bu ülkeye psikoloji okumaya geldim ve mutluluğun kökenlerini anlamaya çalışmaya başladım.ثم أتيت إلى هذا البلد لأدرس علم النفس وبدأت في محاولة فهم جذور السعادة هذه
Sonra bu ülkeye psikoloji okumaya geldim ve mutluluğun kökenlerini anlamaya çalışmaya başladım.そうして幸せの根本は何かを理解しようという試みに着手しました このグラフは 多くの人が説明してきたものです
Sonraki iki videoda ise, bunun çizgi integralini nasıl etkilediğini anlamaya çalışacağız.Y luego en los siguientes dos videos despues de este, trataremos de ver que
Sonraki iki videoda ise, bunun çizgi integralini nasıl etkilediğini anlamaya çalışacağız.وبعد هذا الفيديو سنطرح موضوعين ونحاول ان نشاهد فيها
Sonunda dilin yapısını anlamaya başlayacağız.Así, finalmente, encontraríamos el significado de esa estructura.
Sonunda dilin yapısını anlamaya başlayacağız.Infine, proveremo a spiegare a noi stessi il significato di questa struttura.
Sonunda dilin yapısını anlamaya başlayacağız.그리고 최종적으로 우리는 이 계산의 의미를 알 수 잇게 될 것입니다.
Sonunda dilin yapısını anlamaya başlayacağız.לסיום, נלמד להבין את משמעות המבנה.
Sonunda dilin yapısını anlamaya başlayacağız.例えばこの場合すべて足すと6になりますが
Sorun şu ki: Anlayan kişileri anlamayanlardan önce... onlarla ticaret yapmadan önce nasıl bulursunuz?A probléma az, hogy hogy találod meg azokat, akik vevők rád mielőtt azokkal kezdenél foglalkozni, akik nem?
Sorun şu ki: Anlayan kişileri anlamayanlardan önce... onlarla ticaret yapmadan önce nasıl bulursunuz?Bagaimana Anda menemukan orang yang seperti itu sebelum Anda berurusan dengan mereka?
Sorun şu ki: Anlayan kişileri anlamayanlardan önce... onlarla ticaret yapmadan önce nasıl bulursunuz?Het probleem is: hoe vind je die mensen voor je zaken met ze doet, versus de mensen die het niet snappen?
Sorun şu ki: Anlayan kişileri anlamayanlardan önce... onlarla ticaret yapmadan önce nasıl bulursunuz?Problém je, jak najdeme ty, co nás chápou ještě než jim prodáme naše zboží vs. jak najdeme ty, kteří ne.
Sorunun köklerini anlamaya çalışıp hali hazırda yapılanlardan etkilenmemeye çalıştık.Chúng tôi cố gắng hiểu nguồn gốc của vấn đề chứ không chỉ thiên về những gì đã có.
Sorunun köklerini anlamaya çalışıp hali hazırda yapılanlardan etkilenmemeye çalıştık.Intentamos comprender la raíz del problema en lugar de dejarnos influir por lo que ya existe.
Sorunun köklerini anlamaya çalışıp hali hazırda yapılanlardan etkilenmemeye çalıştık.Kami mencoba memahami akar permasalahannya daripada terpaku pada apa yang sudah ada.
Sorunun köklerini anlamaya çalışıp hali hazırda yapılanlardan etkilenmemeye çalıştık.또 이미 존재하는 것들 때문에 편견에 사로잡히지 않고 문제의 원인을 이해하기 위해 노력했습니다.
Sorunun köklerini anlamaya çalışıp hali hazırda yapılanlardan etkilenmemeye çalıştık.Nous cherchons à comprendre les causes du problème plutôt que d'être influencé par ce qui existe déjà.
Sorunun köklerini anlamaya çalışıp hali hazırda yapılanlardan etkilenmemeye çalıştık.Próbáltuk a probléma gyökerét megérteni ahelyett, hogy elfogultak lennénk aziránt, ami már létezik.
Sorunun köklerini anlamaya çalışıp hali hazırda yapılanlardan etkilenmemeye çalıştık.Pyrimme ymmärtämään ongelman ytimen emmekä painottaneet toimintaamme sen mukaan, mitä on jo olemassa.
Sorunun köklerini anlamaya çalışıp hali hazırda yapılanlardan etkilenmemeye çalıştık.Siamo andati alla radice del problema senza farci influenzare da ciò che già esiste.
Sorunun köklerini anlamaya çalışıp hali hazırda yapılanlardan etkilenmemeye çalıştık.Snažili sme sa porozumieť koreňu problému a nie zakladať na tom, čo už existuje.
Sorunun köklerini anlamaya çalışıp hali hazırda yapılanlardan etkilenmemeye çalıştık.Snažlili jsme se porozumět podstatě problému, spíš než být zaujatý tím, co již existuje.
Sorunun köklerini anlamaya çalışıp hali hazırda yapılanlardan etkilenmemeye çalıştık.Staraliśmy się dojść do źródła problemu, zamiast patrzeć na już istniejące rozwiązania.
Sorunun köklerini anlamaya çalışıp hali hazırda yapılanlardan etkilenmemeye çalıştık.Tentámos entender a raiz do problema em vez de termos como ponto de partida aquilo que já existe.
Sorunun köklerini anlamaya çalışıp hali hazırda yapılanlardan etkilenmemeye çalıştık.We proberen de kern van het probleem te begrijpen liever dan verder te gaan in de richting van wat al bestaat.
Sorunun köklerini anlamaya çalışıp hali hazırda yapılanlardan etkilenmemeye çalıştık.Προσπαθούμε να κατανοήσουμε τη ρίζα του προβλήματος παρά να περιοριστούμε από αυτά που ήδη υπάρχουν.
Sorunun köklerini anlamaya çalışıp hali hazırda yapılanlardan etkilenmemeye çalıştık.Ми спробували зрозуміти суть проблеми, замість того, щоб опинитися під впливом вже існуючих рішень.
Sorunun köklerini anlamaya çalışıp hali hazırda yapılanlardan etkilenmemeye çalıştık.ניסינו להבין את שורש הבעיה במקום להיות מוטים מהפתרונות הקיימים.
Sorunun köklerini anlamaya çalışıp hali hazırda yapılanlardan etkilenmemeye çalıştık.نحن نحاول فهم جذور المشكلة عوضاً عن أن نصبح منحازين للشئ الموجود بالفعل.
Sorunun köklerini anlamaya çalışıp hali hazırda yapılanlardan etkilenmemeye çalıştık.本質的な問題を理解しようと努めました そしてこの問題を解決できる