İletişimi anlamaya çalışmak da bize etkileşimi düşündürüyor.Când zicem "comunicare", ne gândim la interacţiuni.
İletişimi anlamaya çalışmak da bize etkileşimi düşündürüyor.Gdy myślimy o komunikacji, chodzi nam o interakcję.
İletişimi anlamaya çalışmak da bize etkileşimi düşündürüyor.Het is een taal, dus een vorm van communicatie.
İletişimi anlamaya çalışmak da bize etkileşimi düşündürüyor.Když přemýšlíme o komunikaci, uvažujeme o interakcích.
İletişimi anlamaya çalışmak da bize etkileşimi düşündürüyor.Khi chúng ta nghĩ đến trao đổi, chúng ta nghĩ đến sự tương tác.
İletişimi anlamaya çalışmak da bize etkileşimi düşündürüyor.상호적인 작용이라고 할수 있죠.
İletişimi anlamaya çalışmak da bize etkileşimi düşündürüyor.Ko o tem razmišljamo, razmišljamo o odnosih.
İletişimi anlamaya çalışmak da bize etkileşimi düşündürüyor.Kun puhumme viestinnästä, puhumme vuorovaikutuksesta.
İletişimi anlamaya çalışmak da bize etkileşimi düşündürüyor.Når vi tænker på kommunikation, tænker vi på interaktion.
İletişimi anlamaya çalışmak da bize etkileşimi düşündürüyor.När vi tänker på kommunikation, tänker vi på samspel.
İletişimi anlamaya çalışmak da bize etkileşimi düşündürüyor.Quand nous pensons communication, nous pensons interactions.
İletişimi anlamaya çalışmak da bize etkileşimi düşündürüyor.Quando pensamos em comunicação, pensamos em interações.
İletişimi anlamaya çalışmak da bize etkileşimi düşündürüyor.Quando pensiamo alla comunicazione, pensiamo alle interazioni.
İletişimi anlamaya çalışmak da bize etkileşimi düşündürüyor.Saat kita berpikir tentang komunikasi, kita berpikir tentang interaksi.
İletişimi anlamaya çalışmak da bize etkileşimi düşündürüyor.Wenn wir über Kommunikation nachdenken, denken wir an Interaktionen.
İletişimi anlamaya çalışmak da bize etkileşimi düşündürüyor.Y cuando nos referimos a comunicación, se trata de interacciones.
İletişimi anlamaya çalışmak da bize etkileşimi düşündürüyor.Κι όταν σκεφτόμαστε την επικοινωνία, σκεφτόμαστε τις αλληλεπιδράσεις.
İletişimi anlamaya çalışmak da bize etkileşimi düşündürüyor.Когато мислим за комуникация, мислим за взаимодействие.
İletişimi anlamaya çalışmak da bize etkileşimi düşündürüyor.Коли ми говоримо "спілкування", маємо на увазі взаєморозуміння.
İletişimi anlamaya çalışmak da bize etkileşimi düşündürüyor.Мы думаем об общении и взаимопонимании.
İletişimi anlamaya çalışmak da bize etkileşimi düşündürüyor.כאשר אנו חושבים על תקשורת, אנו חושבים על אינטראקציות.
İletişimi anlamaya çalışmak da bize etkileşimi düşündürüyor.وعندما نفكر بالتواصل ، نحن نفكر بالتفاعل
İletişimi anlamaya çalışmak da bize etkileşimi düşündürüyor.相手のボディランゲージは 自分に何を伝えているのか?
İletişim kurmaya başladığında benlik bilinci gelişti ve bir şeyleri anlamaya başladı.Ketika dia mulai berkomunikasi dan ia mendapatkan kepercayaan diri dan dia mengerti bahwa ada ...
İletişim kurmaya başladığında benlik bilinci gelişti ve bir şeyleri anlamaya başladı.그는 자기 자신에 대해 인식하기 시작했고 실제로는
İletişim kurmaya başladığında benlik bilinci gelişti ve bir şeyleri anlamaya başladı.När han började kommunicera och få en känsla för sig själv, och han förstod att det fanns...
İletişim kurmaya başladığında benlik bilinci gelişti ve bir şeyleri anlamaya başladı.Quando ha iniziato a comunicare, ad acquisire coscienza di se e capire che...
İletişim kurmaya başladığında benlik bilinci gelişti ve bir şeyleri anlamaya başladı.Si a început sa comunice și să aibă un sens despre el și sa înțeleagă ca era...
İletişim kurmaya başladığında benlik bilinci gelişti ve bir şeyleri anlamaya başladı.Когда он начал общаться и осознал себя, и он понял что было...
İlk başlarda rastgele hareket ediyor ve sonrasında nasıl göründüğünü anlamaya çabalıyor.Anfänglich bewegt sie sich zufällig, und dann versucht sie herauszufinden, wie sie aussehen könnte.
İlk başlarda rastgele hareket ediyor ve sonrasında nasıl göründüğünü anlamaya çabalıyor.Inizialmente, fa qualche movimento casuale, e poi cerca di capire che aspetto potrebbe avere
İlk başlarda rastgele hareket ediyor ve sonrasında nasıl göründüğünü anlamaya çabalıyor.Kezdetben véletlenszerűen mozog, utána pedig megpróbál rájönni, hogy néz ki.
İlk başlarda rastgele hareket ediyor ve sonrasında nasıl göründüğünü anlamaya çabalıyor.가장 먼저 무작위로 움직임을 하나 시도해봅니다. 그리고는 스스로가 어떤 구조로 돼 있는지
İlk başlarda rastgele hareket ediyor ve sonrasında nasıl göründüğünü anlamaya çabalıyor.Αρχικά, κάνει κάποιες τυχαίες κινήσεις και μετά προσπαθεί να καταλάβει με τι μπορεί να μοιάζει.
İlk başlarda rastgele hareket ediyor ve sonrasında nasıl göründüğünü anlamaya çabalıyor.Вначале она делает произвольные движения, и затем пытается выяснить, как она могла бы выглядеть.
İlk başlarda rastgele hareket ediyor ve sonrasında nasıl göründüğünü anlamaya çabalıyor.Спочатку вона робить якісь випадкові рухи, а тоді пробує прикинути, як може виглядати.
İlk başlarda rastgele hareket ediyor ve sonrasında nasıl göründüğünü anlamaya çabalıyor.בהתחלה, היא עושה תנועות אקראיות, ואז היא מנסה להבין איך היא נראית --
İlk başlarda rastgele hareket ediyor ve sonrasında nasıl göründüğünü anlamaya çabalıyor.بدايتا، تقوم ببعض الحركات العشوائية وتقوم بعد ذلك بمحاولة معرفة ما قد يكون شكلها
İlk başlarda rastgele hareket ediyor ve sonrasında nasıl göründüğünü anlamaya çabalıyor.自らの形を探ろうとします いろいろなことを考えているんでしょうね
İlk başta, sponsorun kim ve niyeti ne, bunu anlamaya çalışıyorum.Entonces, normalmente trato de saber, primero que todo, ¿quién es el patrocinador y cuál es la motivación?
İlk başta, sponsorun kim ve niyeti ne, bunu anlamaya çalışıyorum.그리고 무엇보다도 스폰서가 누구이며 동기가 무엇인지 파악해봐야 하는데
İlk başta, sponsorun kim ve niyeti ne, bunu anlamaya çalışıyorum.Próbuję wtedy zrozumieć, po pierwsze, kto za tym stoi (tj. czyj to pomysł) i jaka jest jego motywacja?
İlk başta, sponsorun kim ve niyeti ne, bunu anlamaya çalışıyorum.І я також намагаюся зрозуміти, перш за все, хто спонсор та яка мотивація?
İlk başta, sponsorun kim ve niyeti ne, bunu anlamaya çalışıyorum.وأنا دائما ما أميل لأعرف قبل كل شيء، من هو الراعي؟ وما هو الحافز؟
İlk başta, sponsorun kim ve niyeti ne, bunu anlamaya çalışıyorum.技術部門の担当者ではなく この会社の経営陣の意向であるべきです
İlk olarak, bilimsel açıdan bu mekanizmanın nasıl çalıştığını anlamaya çalışmak ilgi çekici bir şey.Zaprvé, už jen z vědeckého pohledu je zajímavé, jak to celé vlastně funguje.
İlk olarak, bilimsel açıdan bu mekanizmanın nasıl çalıştığını anlamaya çalışmak ilgi çekici bir şey.קודם כל זה מעניין פשוט מבחינה מדעית.
Incil'deki her cumleyi Tanri'nin ne amacla yazdigini mi anlamaya calismaliyiz?보수적인 시각으로 바라보아야 하는 걸까요?
Incil'deki her cumleyi Tanri'nin ne amacla yazdigini mi anlamaya calismaliyiz?מעין גרסת סקליה של התנ"ך?
Incil'deki her cumleyi Tanri'nin ne amacla yazdigini mi anlamaya calismaliyiz?كنوع من نسخة سكاليا من الإنجيل
Incil'deki her cumleyi Tanri'nin ne amacla yazdigini mi anlamaya calismaliyiz?像是一種Scalia(美國大法官)式的聖經?
Incil'deki her cumleyi Tanri'nin ne amacla yazdigini mi anlamaya calismaliyiz?聖書はどのようにして書かれたのか
İndus Vadisi Uygarlığı'nı anlamaya çalışırken, karşılaştığımız sorunun birebir kopyası.이해하려고 할때 저희들이 묻는 질문이 바로 이런 것들이지요.
İndus Vadisi Uygarlığı'nı anlamaya çalışırken, karşılaştığımız sorunun birebir kopyası.lorsque nous essayons de comprendre la civilisation de la Vallée de l'Indus, qui exista il y a 4000 ans.
İndus Vadisi Uygarlığı'nı anlamaya çalışırken, karşılaştığımız sorunun birebir kopyası.כאשר אנו מנסים להבין את תרבות עמק האינדוס, שהתקיימה לפני 4,000 שנה.
İndus Vadisi Uygarlığı'nı anlamaya çalışırken, karşılaştığımız sorunun birebir kopyası.عندما نحاول أن نفهم حضارة وادي السند، التي كانت قائمة قبل 4000 سنه
İndus Vadisi Uygarlığı'nı anlamaya çalışırken, karşılaştığımız sorunun birebir kopyası.我々が現在直面している問題なのです インダス文明と ほぼ同時期に
İnsanlar; bu adamı, bu adamın ne yaptığını bildiğini anlamaya başladılar.As pessoa estão começando a perceber que esse cara, definitivamente sabe o que está fazendo.
İnsanlar; bu adamı, bu adamın ne yaptığını bildiğini anlamaya başladılar.Die Menschen begannen zu verstehen, dass er wusste, was er tat.
İnsanlar; bu adamı, bu adamın ne yaptığını bildiğini anlamaya başladılar.사람들은 이 사람이 자기가 뭘 하고 있는지 제대로 알고 있다는 사실을 깨닫기 시작했습니다