Hangisinin daha büyük olduğunu anlamaya çalıştım şaşırtıcı bir sekilde ikisi de aynıЯ попытался вычислить, какой из них больше, но это почти невозможно.
Hangisinin daha büyük olduğunu anlamaya çalıştım şaşırtıcı bir sekilde ikisi de aynıניסיתי להבין מי מהם גדול יותר וזה כמעט בלתי אפשרי.
Hangisinin daha büyük olduğunu anlamaya çalıştım şaşırtıcı bir sekilde ikisi de aynıحاولت العمل على معرفة أيهما أكبر , وتقريباً كان من المستحيل المعرفة .
Hangisinin daha büyük olduğunu anlamaya çalıştım şaşırtıcı bir sekilde ikisi de aynı計測はほとんど不可能でした 二つとも人間の手になじむように作られているからです
Hayat üzerine inanılmaz bir deneyim; zamanın derinliğini anlamaya başladığımız zaman bu deneyim de başladı.Det var et utrolig udsyn på livet, og det begyndte virkelig da vi begyndte at forstå tiden dybte.
Hayat üzerine inanılmaz bir deneyim; zamanın derinliğini anlamaya başladığımız zaman bu deneyim de başladı.E o imagine incredibilă a vieţii, care a început când am înţeles vechimea timpului.
Hayat üzerine inanılmaz bir deneyim; zamanın derinliğini anlamaya başladığımız zaman bu deneyim de başladı.Es ist eine umwerfende Sicht auf das Leben, und es begann, sowie wir die Tiefe der Zeit verstanden.
Hayat üzerine inanılmaz bir deneyim; zamanın derinliğini anlamaya başladığımız zaman bu deneyim de başladı.E' uno sguardo incredibile sulla vita, ed è iniziata quando abbiamo iniziato a capire la profondità del tempo.
Hayat üzerine inanılmaz bir deneyim; zamanın derinliğini anlamaya başladığımız zaman bu deneyim de başladı.이 현상은 우리에게 삶의 도무지 믿을 수 없는 부분에 대해 보여주며, 우리가 죽음에 대해 이해하기 시작할 때 정말로 시작됩니다.
Hayat üzerine inanılmaz bir deneyim; zamanın derinliğini anlamaya başladığımız zaman bu deneyim de başladı.Tämä on ihmeellinen elämänkatsomus ja se todella alkoi ymmärtäessämme vihdoinkin ajan syvyyden.
Hayat üzerine inanılmaz bir deneyim; zamanın derinliğini anlamaya başladığımız zaman bu deneyim de başladı.Ten wspaniały wgląd w życie mógł mieć miejsce tylko gdy zaczęliśmy rozumieć czas.
Hayat üzerine inanılmaz bir deneyim; zamanın derinliğini anlamaya başladığımız zaman bu deneyim de başladı.Това е невероятен поглед към живота, и всъщност започна, когато започнахме да разбираме дълбините на времето.
Hayat üzerine inanılmaz bir deneyim; zamanın derinliğini anlamaya başladığımız zaman bu deneyim de başladı.Это невероятный взгляд на жизнь, появившийся, когда мы начали осознавать глубину времени.
Hayat üzerine inanılmaz bir deneyim; zamanın derinliğini anlamaya başladığımız zaman bu deneyim de başladı.זה מבט מדהים על החיים, וזה התחיל ממש ברגע שהתחלנו להבין את עומק הזמן.
Hayat üzerine inanılmaz bir deneyim; zamanın derinliğini anlamaya başladığımız zaman bu deneyim de başladı.إنه نظرة مدهشة عن الحياة وقد بدأت بالفعل حينما بدأنا نفهم هذا العمق عن الحياة
Hayat üzerine inanılmaz bir deneyim; zamanın derinliğini anlamaya başladığımız zaman bu deneyim de başladı.我々が時間の深みを 理解し始めてから後のことです 過去の時間を刻めるようになってから
Hem pür dikkat anlamaya çalışıyor hem de korkmuş gibi.Je zaujatý a vyděšený zároveň.
Herkes kafasını kaşıyarak neler olduğunu anlamaya çalışır.어찌 된 일인지 갈피를 못 잡곤 하죠
Herkes kafasını kaşıyarak neler olduğunu anlamaya çalışır.ويحتار الناس مما يجري.
Herkes kafasını kaşıyarak neler olduğunu anlamaya çalışır.それはメインストリーム市場に まだ参入できていないからです
Her kültür kendini anlamaya çalışır,Chaque culture essaie de comprendre,
Her kültür kendini anlamaya çalışır,Elke cultuur probeert dezelfde vraag te beantwoorden:
Her kültür kendini anlamaya çalışır,Fiecare cultură încearcă să se înțeleagă,
Her kültür kendini anlamaya çalışır,Jede Kultur versucht, sich selbst zu verstehen,
Her kültür kendini anlamaya çalışır,Každá kultura se snaží porozumět sama sobě.
Her kültür kendini anlamaya çalışır,Każda kultura stara się siebie zrozumieć.
Her kültür kendini anlamaya çalışır,모든 문화는 스스로를 이해하려고 노력하고 있습니다.
Her kültür kendini anlamaya çalışır,'Mi mundo' nos dice por qué sale el sol, por qué nacemos.
Her kültür kendini anlamaya çalışır,Minden kultúra megpróbálja magát megérteni,
Her kültür kendini anlamaya çalışır,Mỗi một nền văn hóa luôn cố gắng tự hiểu chính mình,
Her kültür kendini anlamaya çalışır,Ogni cultura cerca di comprendere sé stessa,
Her kültür kendini anlamaya çalışır,"Porque é que existimos?"
Her kültür kendini anlamaya çalışır,Setiap kebudayaan berusaha memahaminya masing-masing,
Her kültür kendini anlamaya çalışır,Κάθε πολιτισμός προσπαθεί να καταλάβει τον εαυτό του,
Her kültür kendini anlamaya çalışır,"Защо съществуваме?"
Her kültür kendini anlamaya çalışır,Каждая культура стремится постичь себя,
Her kültür kendini anlamaya çalışır,כל תרבות עושה מאמצים להבין את עצמה.
Her kültür kendini anlamaya çalışır,كل ثقافة تحاول ان تفهم نفسها
Her kültür kendini anlamaya çalışır,「なぜ私達は存在するのか?」
İkisi de yaşanmadı. Bu işi üstlendiğimde gerçekten vizyonumun ne olması gerektiğini anlamaya çalıştım:Als ich diese Aufgabe übernahm, versuchte ich herauszufinden, welche Vision mich leiten würde:
İlan diyordu ki "Psikologlar hafızayı anlamaya çalışıyorlar.A reklám így szólt:
İlan diyordu ki "Psikologlar hafızayı anlamaya çalışıyorlar.Dał ogłoszenie: Psychologia i pamięć.
İlan diyordu ki "Psikologlar hafızayı anlamaya çalışıyorlar.De advertentie vermeldde: "Psychologen willen het geheugen begrijpen.
İlan diyordu ki "Psikologlar hafızayı anlamaya çalışıyorlar.El anuncio decía:
İlan diyordu ki "Psikologlar hafızayı anlamaya çalışıyorlar.구인광고에는 "심리학자들이 기억력에 대해 연구하려 합니다.
İlan diyordu ki "Psikologlar hafızayı anlamaya çalışıyorlar.L'annonce disait :
İlan diyordu ki "Psikologlar hafızayı anlamaya çalışıyorlar.Mainos sanoi: "Psykologit haluavat ymmärtää muistia."
İlan diyordu ki "Psikologlar hafızayı anlamaya çalışıyorlar.Og annoncen sagde, "Psykologer vil forstå hukommelsen.
İlan diyordu ki "Psikologlar hafızayı anlamaya çalışıyorlar."Psicólogos querem perceber a memória. "Queremos melhorar a memória das pessoas,
İlan diyordu ki "Psikologlar hafızayı anlamaya çalışıyorlar.Reclama spunea:
İlan diyordu ki "Psikologlar hafızayı anlamaya çalışıyorlar.Und die Anzeige lautete:
İlan diyordu ki "Psikologlar hafızayı anlamaya çalışıyorlar.V inzerátu stálo:
İlan diyordu ki "Psikologlar hafızayı anlamaya çalışıyorlar.Η σχετική διαφήμιση έγραφε:
İlan diyordu ki "Psikologlar hafızayı anlamaya çalışıyorlar.В оголошенні йшлося: "Психологи хочуть зрозуміти пам'ять.
İlan diyordu ki "Psikologlar hafızayı anlamaya çalışıyorlar.И в рекламе было сказан:
İlan diyordu ki "Psikologlar hafızayı anlamaya çalışıyorlar.ובמודעה נכתב: "פסיכולוגים מנסים להבין את הזכרון,
İlan diyordu ki "Psikologlar hafızayı anlamaya çalışıyorlar.وكان الإعلان المنشور يقول، "علماء نفس يريدون فهم الذاكرة،
İlan diyordu ki "Psikologlar hafızayı anlamaya çalışıyorlar.人々の記憶を良くするため
İletişimi anlamaya çalışmak da bize etkileşimi düşündürüyor.Ak máme na mysli komunikáciu, myslíme na interakcie.
İletişimi anlamaya çalışmak da bize etkileşimi düşündürüyor.Amikor kommunikációra gondolunk, emberi kapcsolódásokra gondolunk.