Bu çeşitli şeylere anlamaya çalışarak bakınıyordum.Mindenféle dolgokat kutattam és próbáltam megérteni.
Bu çeşitli şeylere anlamaya çalışarak bakınıyordum.Queste erano le varie cose che stavo guardando mentre cercavo di capirlo.
Bu çeşitli şeylere anlamaya çalışarak bakınıyordum.Tohle byly různé věci, na které jsem se díval, když jsem se tomu snažil porozumět.
Bu çeşitli şeylere anlamaya çalışarak bakınıyordum.Toto sú rozličné veci, na ktoré som sa pozeral, keď som sa to snažil pochopiť.
Bu çeşitli şeylere anlamaya çalışarak bakınıyordum.Voilà les différentes choses que j'examinais en essayant de comprendre.
Bu çeşitli şeylere anlamaya çalışarak bakınıyordum.Wziąłem pod lupę wiele różnych spraw, gdy próbowałem to zrozumieć.
Bu çeşitli şeylere anlamaya çalışarak bakınıyordum.Υπηρχαν διάφορα πράγματα τα οποία κοιτούσα όσο προσπαθούσα να το καταλάβω.
Bu çeşitli şeylere anlamaya çalışarak bakınıyordum.Вот те вещи, которые я рассматривал, когда пытался понять.
Bu çeşitli şeylere anlamaya çalışarak bakınıyordum.Ось, які речі я розглядав, намагаючись зрозуміти.
Bu çeşitli şeylere anlamaya çalışarak bakınıyordum.Това бяха различните неща, които гледах, когато се опитвах да я разбера.
Bu çeşitli şeylere anlamaya çalışarak bakınıyordum.אלו היו הדברים השונים שהתבוננתי עליהם במהלך נסיוני להבין זאת.
Bu çeşitli şeylere anlamaya çalışarak bakınıyordum.هذه هي الأشياء المتنوعة التي كنت أبحث فيها و كنت أحاول أن أفهمها.
Bu çeşitli şeylere anlamaya çalışarak bakınıyordum.様々なことを見てきました ただ そのすべてを説明するには
Bu da demek oluyor ki, çoğu kişi bu anlamaya verin.Co oznacza, że większość ludzi poddaje się gdy próbuje ją zrozumieć.
Bu da demek oluyor ki, çoğu kişi bu anlamaya verin.Il sistema bancario è complicato, e così la gente rinuncia a capirlo.
Bu da demek oluyor ki, çoğu kişi bu anlamaya verin.מה שאומר שרוב האנשים מוותרים על לנסות להבין את הנושא.
Budistler tüm yaşamlarını varoluşun doğasını anlamaya çalışarak geçirirler.Buddysta spędza całe życie, próbując zrozumieć naturę istnienia.
Budistler tüm yaşamlarını varoluşun doğasını anlamaya çalışarak geçirirler.Budiștii își petrec toată viața încercând să înțeleagă natura existenței.
Budistler tüm yaşamlarını varoluşun doğasını anlamaya çalışarak geçirirler.De Boeddhist tracht zijn hele leven de aard van existentie te begrijpen.
Budistler tüm yaşamlarını varoluşun doğasını anlamaya çalışarak geçirirler.Die Buddhisten verbringen ihr Leben mit dem Versuch, die Natur des Daseins zu verstehen.
Budistler tüm yaşamlarını varoluşun doğasını anlamaya çalışarak geçirirler.I Buddisti passano tutta la vita a cercare di capire la natura dell'esistenza.
Budistler tüm yaşamlarını varoluşun doğasını anlamaya çalışarak geçirirler.불교 신자는 존재의 본질을 이해하려 노력하며 평생을 보내죠.
Budistler tüm yaşamlarını varoluşun doğasını anlamaya çalışarak geçirirler.Les Bouddhistes passent toute leur vie à tenter de comprendre la nature de l'existence.
Budistler tüm yaşamlarını varoluşun doğasını anlamaya çalışarak geçirirler.Los Budistas pasan toda su vida a intentando entender la naturaleza de la existencia.
Budistler tüm yaşamlarını varoluşun doğasını anlamaya çalışarak geçirirler.Буддисты проводят свою жизнь, стараясь понять природу бытия.
Budistler tüm yaşamlarını varoluşun doğasını anlamaya çalışarak geçirirler.Будистът прекарва целия си живот, опитвайки се да разбере естеството на съществуването.
Budistler tüm yaşamlarını varoluşun doğasını anlamaya çalışarak geçirirler.הבודהיסט מקדיש את כל חייו לנסיון להבין את טיב הקיום.
Budistler tüm yaşamlarını varoluşun doğasını anlamaya çalışarak geçirirler.أما البوذيون فقد أمضو حياتهم يحاولون فهم الوجود
Budistler tüm yaşamlarını varoluşun doğasını anlamaya çalışarak geçirirler.私たちの広告は下着姿の 子供を賞賛するようなものです
Bu girişim aslında üniversitelerdeki... ...yabancı öğrencileri nasıl bulacağını anlamaya çalışıyordu.이 스타트업은 각 대학의 외국인 유학생들에 대해 파악하고자 했어요
Bu girişim aslında üniversitelerdeki... ...yabancı öğrencileri nasıl bulacağını anlamaya çalışıyordu.المؤسسة الناشئة كانت تسعى لمعرفة طريقة إبجاد طلاب أجانب في الجامعات.
Bu girişim aslında üniversitelerdeki... ...yabancı öğrencileri nasıl bulacağını anlamaya çalışıyordu.まず学生を簡単に定義して アーキタイプを組み立てました
Bu gözlemcinin ne gördüğünü anlamaya çalışalım.이 사람이 무엇을 어떻게 볼지 생각해 보는 거에요
Bu gözlemcinin ne gördüğünü anlamaya çalışalım.Řekněme, že nějaký pomeranč přímo tady. Prostě ignorujte všechny ty věci nalevo. Dívám se na pomeranč.
Bu gözlemcinin ne gördüğünü anlamaya çalışalım.Więc pomyślmy, co osoba dokładnie stąd faktycznie zobaczy
Bu gözlemcinin ne gördüğünü anlamaya çalışalım.Нека да кажем, че има портокал точно тук. Игнорирайте всичко, което е от ляво. Погледнете портокала.
Bu gözlemcinin ne gördüğünü anlamaya çalışalım.בוא אני אצייר לו גבות בוא נחשוב מה הבן אדם הזה
Bu i anlamaya çok daha fazla olduğunu dışarıDetta är så mycket mer än jag kan räkna ut allt är arrangerat
Bu i anlamaya çok daha fazla olduğunu dışarıDette er så meget mere end jeg kan regne ud det er alle arrangeret
Bu i anlamaya çok daha fazla olduğunu dışarıEspero que eu não machucar a mãe eo pai para inventores a partir de um certian
Bu i anlamaya çok daha fazla olduğunu dışarıIch bin so verwirrt das ist so viel mehr als ich herausfinden kann aus es ist alles angeordnet
Bu i anlamaya çok daha fazla olduğunu dışarı이게 내가 알 수있는 것보다 훨씬 더 아웃
Bu i anlamaya çok daha fazla olduğunu dışarıRemélem, nem fáj anya és apa a feltalálók
Bu i anlamaya çok daha fazla olduğunu dışarıSper că nu te doare mama si tata pentru inventatori de la un certian
Bu i anlamaya çok daha fazla olduğunu dışarıTako sem zmeden
Bu i anlamaya çok daha fazla olduğunu dışarıВсичко е уредено аз трябва да четете коронарна пред всички
Bu i anlamaya çok daha fazla olduğunu dışarıזה כל כך הרבה יותר ממה שאני יכול להבין החוצה
Bu i anlamaya çok daha fazla olduğunu dışarıهذا هو أكثر من ذلك بكثير مما كنت يمكن معرفة خارج
Bu i anlamaya çok daha fazla olduğunu dışarıそれは、すべての配置だ
Bu işin altından kalkabilir, ama o kadınlardan anlamayan bir sersem.Ele dá conta do trabalho dele, mas é um pateta que nunca compreendeu as mulheres.
Bu işin altından kalkabilir, ama o kadınlardan anlamayan bir sersem.Es bueno en su trabajo, pero es un bruto que nunca ha entendido a las mujeres.
Bu işin altından kalkabilir, ama o kadınlardan anlamayan bir sersem.Han kan klare sit job, - - men han er et fjols, når det gælder kvinder.
Bu işin altından kalkabilir, ama o kadınlardan anlamayan bir sersem.Han klarar av sitt jobb- -men han är en tölp som inte förstår sig på kvinnor.
Bu işin altından kalkabilir, ama o kadınlardan anlamayan bir sersem.Potrebbe lasciare a qualcun altro il suo lavoro, ma non ha mai capito il cuore di una donna.
Bu işin altından kalkabilir, ama o kadınlardan anlamayan bir sersem.Työ häneltä sujuu, mutta hän ei ole koskaan ymmärtänyt naisia.
Bu işin altından kalkabilir, ama o kadınlardan anlamayan bir sersem.Z pracą sobie radził, ale to osioł, który nigdy nie rozumiał kobiet.
Bu işin altından kalkabilir, ama o kadınlardan anlamayan bir sersem.Τα πάει καλά στη δουλειά, αλλά με τις γυναίκες είναι σκέτο βόδι.
Bu işin altından kalkabilir, ama o kadınlardan anlamayan bir sersem.С работой он справляется, но он простофиля, который никогда не понимал женщин.
Bu işi üstlendiğimde gerçekten vizyonumun ne olması gerektiğini anlamaya çalıştım:Chciałam dokładnie określić swoją wizję. Chciałam dokładnie określić swoją wizję.
Bu işi üstlendiğimde gerçekten vizyonumun ne olması gerektiğini anlamaya çalıştım:Hogyan tudjuk valóban megváltoztatni a gyerekek kapcsolatát az ételhez?